2013-09-25

"Muhafazakâr Düşünce" Dergisi "Değerler" Özel Sayısı



   Son yıllarda hem ülkemiz de hem de uluslararası entelektüel dünyada de­ğerlerle ilgili çalışmalara ilgi giderek artmıştır. Çağımızın “hoşgörü”, “öteki”, “savaş”, “barış, “özgürlük” gibi temel problemlerini göz önüne alır­sak “Değerler”in bu yükselişi tesadüfü olmasa gerek. Aydınlanmayla bir­likte başlayan “değerler”in değersizleştirilmesi anlayışı, hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak beklenmedik olumsuz sonuçlar doğurdu. Aydın­lanmanın “akıl”ın güvencesinde kurmaya çalıştığı modern toplum, temel değer olarak meşrulaştırdığı “bilim”i, bütün değerlerin mihenk taşı olarak görüp sanattan dine kadar bütün alanları bu mihenk taşının sıkıdenetimine tabi tuttu. Bu meşrulaştırmanın aracı ve atölyesi de modern eğitim sistemi oldu. Bugün bunun sıkıntılarını her alanda derinden hissetmekteyiz. De­ğerlerin boşa çıkartılması yalnızca felsefede derin krizlere yol açmakla kal­madı, toplumda da telafisi pek de kolay olmayacak sonuçlara yol açtı. Değer kavramı “Nasıl bir dünyada yaşamalıyız?” sorusuyla doğrudan ilgilidir. Bugün bu soruyu sormanın zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir.
Muhafazakâr Düşünce Dergisi değerlerle ilgili çalışmalara katkı yapmak amacıyla bu sayısında konuyu geniş bir alanda tartışmaya açmıştır.
Sadık Türker “Malumat – Bilgi Ayrımı ve Bilginin Teşhisi” başlıklı ma­kalesinde malumat (information) ve bilgi (knowledge) arasındaki ayrımı fel­sefi bir açıdan ele almakta ve bilginin epistemik karakterine dikkat çekmek­tedir. Malumatın salt hafızanın (hatırlamanın) konusu olduğunu fakat bilgi­nin bunun ilerisinde şu özelliklere sahip olduğunu tartışmaktadır; yanlışla­yıcı ya da doğrulayıcı olma, şüphe içerme, soru sorma ya da sorun oluş­turma, kavramsal ayrım ya da kavramsallaştırma yapma, herhangi bir ma­lumatı bilgiye dönüştürecek biçimde yeniden ifade etme.
Hakan Gündoğdu “Evrimci Etiğin Sorunları ve Antony Flew” başlıklı makalesinde Antony Flew’in evrimci etiğe ilişkin eleştirel değerlendirmeleri üzerinde durmaktadır. Makalede ele alınan bazı temel sorular şunlardır: Ev­rimci etik Doğalcı/Tabiatçı Yanlış’a düşüyor mu?, Mutlak bir ilerlemeci ge­lişme yasası gerçekten var mı?, Böyle bir yasa gerçekten var olsa bile o insa­nın ahlaki özgürlüğüyle çelişmez mi? İlerleme yasası, ahlaki iyi için bir ölçüt verebilir mi?, “Doğa yasası”, “en uyumlu olanın hayatta kalması”, “doğal seçilim” gibi ifadeler yanlış mı anlaşılıyor? Sadece hayatta kalmak ahlaken tek başına istenebilir bir şey midir? Aygün Akyol “İslam Ahlak Felsefesinde Değerler Eğitimi” başlıklı makalesinde İslam filozofu İbn Miskeveyh açısın­dan değer eğitiminin özellikle aile bağlamında önemi üzerinde durmaktadır. Fikri Gül “Bir Değer Olarak İnsan Hakları ve İnsan Hakları Bilincinin Gelişi­minde Demokrasinin Rolü” adlı makalesinde insan hakları bilincinin gelişme­sinin demokrasi bilincinin gelişmesiyle paralel olduğunu ele almaktadır.
Ömer Faik Anlı “Bilim Sosyolojisi Bağlamında Bilimin Dışsal Belirleyen­leri Olarak Değerler” başlıklı makalesinde Robert Merton’un ve Paul Feye­rabend’in sosyal bir fenomen olarak bilimsel bilgiye ve bilime felsefi-sosyo­lojik yaklaşımlarını incelemektedir. Anlı, Merton’un, bilim ethosu’nda te­mellenen bilimin özerkliğinin, özgür toplum ve ilerleme için anahtar ko­numda olduğu görüşüne karşı Feyerabend’ın çoğulcu, özgür toplumun, ge­leneklerden ve ideolojilerden korunduğu gibi bilim tarafından çok fazla et­kilenmekten de korunması gerektiği görüşünü tartışır.
Nazmi Avcı “Hilmi Ziya Ülken’de Muhafazakârlığın Temeli: Bilgi ve De­ğer” başlıklı makalesinde Hilmi Ziya Ülken’in muhafazakârlık tiplemesinde Yunus Emre’yi nasıl bir örnek insan olarak gördüğü incelenmektedir. Yunus Emre’nin “hoşgörü meziyetli değer” anlayışı, onun dinlerde ortak olanı, in­saniyi bulup görünüşü ve gösterişi aşmasını ve evrensel bir kişilik olmasını sağladığı ayrıca, dini, değerlerle bütünleştirerek insanlık ve doğruluk olarak yaşadığı ele alınmaktadır.
Murat Satıcı “Modernleşme-Değerler Sorunu ve Sinemamıza Yansıması” başlıklı makalesinde Türkiye’de modernleşmenin algılanış tarzının toplum­sal, kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan yeni modern değerler ile geleneksel eski değerler arasında bir çatışma alanı doğurduğunu ileri sürülmekte ve bu çatışmanın Türk sinemasındaki örneklerini ele almaktadır. Vefa Taşdelen “Varoluşun Anlamı Sorunu” makalesinde insanın en temel sorusunun felsefi anlamda varoluşumuzun anlamı sorusu olduğunu ele almakta ve bu soruya verilen cevapları geniş bir bağlamda tartışmaktadır. Sorunun hâlihazır bir ce­vabının olmadığını, aslında bu cevabı bulma serüveninin benliğimizi oluş­turması bakımından önemli olduğunu ileri sürmektedir.

Muhafazakâr Düşünce Dergisi’nin Değerler sayısına makaleleriyle katkı veren kıymetli yazarlara ve derginin hazırlanmasında büyük emeklerinden ötürü S.Ertan Tağman’a teşekkür ediyoruz.   

Hiç yorum yok:

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com