kün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013-02-04

‘Kün Edebiyat’ dergisinde Çocuk Edebiyatı dosyası


Kün Edebiyat bu sayısında, çocuk edebiyatının bugünkü durumunu, olanı ve olması gerekeni ortaya koyuyor.
 Çocuklarımız tozdan topraktan mahrum yaşıyor artık.  Çamura belenemiyorlar, toprağı avuçlayamıyorlar.
Çiçeği, böceği, dalı, yaprağı tanımıyorlar. Yaşamak şöyle dursun, nefes almanın bile zor olduğu apartmanlarda, bol ışıklı, bol panolu caddelerde, sirenlerin, motor seslerinin, kornaların birbirine karıştığı şehirlerde yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Sonra, sırtlarına daha oyun çağındayken dünya endişesi yükleniyor çocuklarımızın. Birer yarış atı hâline getirip, kaybetme şansı vermeden koşturuyoruz onları. Nereye kadar? Çocuk oyun demektir oysa. Masal demektir, körebe demektir, saklambaç demektir, çelik çomak demektir. Hiç birini bilmiyor çocuklarımız. Oyun saati gibi saçma sapan bir sınırlandırmanın ortasında, bilgisayar ekranlarında doyurmaya çalışıyoruz onların oyun açlığını. Tabii olarak yetmiyor bu. Son derece kırılgan, şahsiyeti oturmamış, mücadele edecek güçten yoksun, analiz melekesi gelişmemiş, özgüveni eksik ve bunların hepsinin sonucu olarak yetersiz nesiller yetiştiriyoruz farkında olmadan. Bir noktada daha ihmal ediyoruz çocukları.
Okuma ihtiyaçlarını da bilgisayar üzerinden gideren çocuklarımız, edebiyatın o ruh-efzâ ikliminde teneffüs edemiyorlar. Edemiyorlar çünkü çocuklara yönelik hazırlanan kitaplar, nasihat etmekten, kural öğretmekten ve dolayısıyla can sıkıcı olmaktan öteye pek gidemiyor. Oysa çocuğa has bir edebiyat diline çok ciddi olarak ihtiyaç var. Kün Edebiyat bu sayısında, bu ihtiyacı konu edinmiş. Çocuk edebiyatının bu günkü durumunu, olanı ve olması gerekeni ortaya koymaya çalışmış.
İletişim: kun_yayin@hotmail.com

2012-07-15

Yeni bir edebiyat, sanat dergisi: 'Kün'


Anadolu’nun tam ortasında yeni bir edebiyat dergisi çıktı.

Yozgat’ta yayın yapan Kün Yayıncılık bünyesindeki Kün Edebiyat ilk sayısıyla okurla buluştu. “Taşra ve Edebiyat” dosyasıyla çıkan ilk sayıda ilgi çekici yazılar ve şiirler yer alıyor. Taşradaki edebî faaliyetlerin ne durumda olduğu, taşranın merkeze nasıl baktığı, taşrada yazar olmanın ne anlama geldiği gibi konuların farklı yazarlar tarafından kaleme alındığı dergide şiir ve öyküleriyle genç yazarların yoğunlukta olduğu göze çarpıyor. Ayrıca, son dönem Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden İmdat Avşar’la yapılan söyleşi de yine taşra merkezli edebiyat üzerine… Yine taşra edebiyatı ile ilgili olarak yapılan soruşturmada, Türk edebiyatının önemli isimleri görüş bildirmişler. Cihan Okuyucu, Şeref Akbaba, Ethem Baran, Emir Kalkan, Mehmet Nuri Yardım, Vedat Ali Tok, Gökhan Tunç, Mehmet Gürbüz, bu soruşturmada görüş bildiren isimler. Geçtiğimiz ay vefat eden şair Abdurrahim Karakoç’un ardından kaleme alınan üç yazı da dergiyi zenginleştiriyor.

Kün Edebiyat, içeriği yanında görsel tasarımıyla da dikkat çekiyor. Kapak fotoğrafı olarak kullanılan illüstrasyon modern ile gelenekseli harmanlayan bir Ahmet Yozgat çizgisi.

Tamamı taşrada bulunan isimlerden oluşan yazar kadrosunda; denemeleriyle Kenan Erdoğan, Ziya Avşar, Faruk Çolak gibi akademisyenlerin yanı sıra, Siyami Yozgat, Mehmet Ali Çakır, Ahmet Yozgat, Celal Kapusuzoğlu, İhsan Kurt, Süleyman Çınarer, Ali Tavşancıoğlu, Ömer Faruk Ünalan, Lütfi Ayhan, Halil Derviş, Selami Celeboğlu, Hüseyin Akbaş, Akın Uyar gibi isimler yer alıyor. Öykülerde, Ahmet Yozgat, Mustafa Çiftçi, Ercan Köksal, Üzeyir Süğümlü, Yasemin Yıldız, şiirlerde ise Mehmet Güneş, Nur Saka, Mehmet Binboğa, Ahmet Keskinkılıç, Şakir Yücesoy, Emir Arslan Karapaça, Yusuf Özcan, Hasan Çekerek, Payidar Zaraman, Ali Bozok, Fatih Kocatepe imzaları var.

İki ayda bir yayınlanacak olan Kün Edebiyat’ın yayın ilkeleri, derginin editör yazısında şu şekilde belirtiliyor: “Her şeyden evvel şunu belirtmekte fayda var ki, hiçbir dünya görüşüne, hiçbir ideolojiye yaslanmayacağız. Dünyaya ya da ötesine nereden bakarsa baksın, söyleyecek sözü olan herkese kapımız açık olacaktır. Çünkü biz her bireyin sadece insan olmaktan dolayı değerli, her sözün insana kattığı ile önemli olduğuna inanıyoruz. Ancak tamamen bir başıbozuk çetesi olmayı da istemiyoruz. Moda tabiriyle bizim de bazı kırmızı çizgilerimiz var. Edebiyatı edeb dairesi içerisinde yapacağız. Milletin değerlerine saygılı olacağız. İnsanlık onuruna muvafık düşmeyen hiçbir düşünceye prim vermeyeceğiz.”