izdiham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izdiham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013-10-23

"İzdiham" dergisi, 14


İzdiham Dergisinin 14.sayısı “Kıyametin Yaşayan Çocuklarıyız” manşetiyle çıktı. 2 ayda bir yayınlanmaya başlayan İzdiham, son üç sayıda olduğu gibi 1.500 baskıyla satışa girdi. Türkiye’de bulunan bütün NT Mağazaları’nda satışa çıkan İzdiham’ın 14. sayısında şiir, öykü, sinema, müzik, felsefe bölümleri bulunuyor. 
İzdiham her zaman olduğu gibi Kapı bölümüyle açılıyor. Kapı bölümünden sonra Cioran’ın Behlül Dündar tarafından çevrilen metni 3. sayfada yer alıyor. “O, Onların Dünyasından Değildi.”
Gökhan Arslan‘ın Benim Mavi Cinnetim ve Atakan Yavuz’un İlerleme Raporu dergide ilk sayfalarda yer alan şiirlerden. Kendine has üslubuyla dikkat çeken Berkan Ürgen “Cinnet Senin Ayaklarının Altındadır” diyor.
Derginin sinema bölümünde Merve Çetin, bir Fransız filmi olan “La fille sur le pont”u değerlendiriyor. Hep Haksız Hep Hiç kitabının yazarı Yasin Kara ise yazdığı denemenin adı  ”Öğrendiklerimden Yaşadığım Çok Şey Var”. Bülent Parlak ise yazdığı şiirde şunu söylüyor. işte o gün söylemiştim bu sözü / Sen az zamanda çok sigara içenlerin de Rabb’isin /diye.
Feyza Özcan “Burası Defolu Dahilerin Olduğu Bir Yer O yüzden Ağarıyor Medetlerim”, Ufuk Akbal Yaz Beşlemesi denemeleriyle dergide yer alıyor. Mihraç Cerrahoğlu hikayede son zamanlarda göze çarpan isimlerden. Cihan Ülsen’in şiirini adı ise Suyun Öte Yakası.
Kitap kritğinde ise Sadık Hidayet’in Diri Gömülen‘i var. Halil Öztürkci‘nin yaptığı kitap kritiğinde Sadık Hidayet’in yaşamına dair anekdotlar ve satırlar yer almakta.
İlk Müslüman Türk Fotoğrafçı olan Rahmizade Bahaeddin Bediz Bey Ahmet Cora‘nın kaleminde vücut bulmuş. Emeti Saruhan Eczane, Ayşe Olgun ise  Her şey Dahil 33 Yaşında anlatılarıyla, Kaan Burak ŞenBabamın Kaldığı Yerden Ölüyorum, Affet, Çağrı Oruk Öğrenim Kredimiz Ve Aklımızda Hep İskender,Alican Kızılcıklı Mağara Sonatı yazılarıyla yer almakta.
Fatma Şengil Süzer, Mahmut Özkızıl, Cengizhan Konuş, Hüsameddin Bayraklı‘nın da dergide şiirleri olan diğer isimler.

Not: İzdiham Dergisi, tüm NT Mağalarında yer almakta. Bulamadığınız takdirde lütfen izdiham@gmail.com‘a bildiriniz.

2009-05-11

İzdiham 5 !

'Yaşamak sağlığa zararlıdır.' diyerek farklı bir duruşla kültür- sanat dergileri arasındaki yerini alan İzdiham ‘ın beşinci sayısı çıktı.Her sayısında kalbe doğrudan inen bir sözü olan İzdiham, bu defa, ‘’Hepimiz ölecek yaştayız…’’ dedi.

‘Kapı’yı araladıktan sonra Baudelaire ‘ nin Au Lecteur / Kar’ie isimli şiirini Alişanzade İsmail Hakkı Bey’in 1912’ de yaptığı çevirisi ile okuyoruz.

İzdiham beşinci sayısında entelektüel kavramını ele alıyor ve bu bağlamda sorgulayıcı, kafa karıştıran yazılar sunuyor. Hakan Göksel, kibrin en entelektüel halini ‘ Tanrı yazarlar ‘ diye ifadelendiriyor. Okuma yönünde gidişatın düzeltilmediği taktirde ‘’ elimizde sadece Tanrı yazarına biat etmiş kul okuyucular’’ ın kalacağını söylüyor. Dilek Akıcı Tayanç ‘ın ‘ Ruhu çifte kavrulmuş bilgi koleksiyoncuları’ isimli yazısı entelektüel ve bilgeliğe dair esaslı bir bakış. Ahmet Can, entel bir leke izi olarak ‘ Entelektüalizm ‘ i kapsamlı bir şekilde değerlendiriyor ve ekliyor : ‘’ Nihayetinde her şey çürüyecektir ; bilgi, keşif, yalnızlık…’’

Özer Turan ‘’ yağmur’’köşesinden sesleniyor,’’Entel,tarihle konuşan adam’’ yazısında aydın ve entelektüele farklı bir yerden bakmış.

Bilal Can, Marx’ a ‘’ O bir hırsız ‘’ diyor ve komünistleri uyanmaya davet ediyor. Sartre’ yi Halil İbrahim Polat’ın kaleminden okuyoruz. ‘’Ey cemaat Rahmetli Jean Paul kardeşinizi nasıl bilirdiniz ?’’ diye sormayı da ihmal etmiyor yazar. Zeliha Yurdaer ‘’Yalnız Gezen’in acıklı itirafları’’ nda Jean Jack Rousseau ‘nun tezatlıklarla dolu hayatını anlatmış.

Russell’i de Tuğçe Karagöz’ün kaleminden okuyoruz.

Sinefil78 ,‘’Burjuvazinin gizemli çekiciliği ‘’ filmini çeşitli açılarla değerlendiriyor ve filme dair bakışın ne olması gerektiği yönünde bilgi veriyor.

‘’Kalemden damlayan cinayet kokuları odanın dört bir yanını sarıyor’’ ken Umut Aydın, ‘’ Eskidik mi? ‘’ diye soruyor.

Nazan Bekiroğlu ile yapılan söyleşi faydalanılacak bir kaynak olarak derginin sayfalarındaki yerini almış.’’Akıl tek şey değildir.’’ Röportajdan hemen sonra Ahmet Murat ‘ın ‘’Toprak ve tarih’’ isimli şiirini okuyoruz ,içte kalan bir sızı ile.

Nefise Karataş, ‘’Islık’’ adlı denemesinde soruyor: ‘’ Doğru mudur yeşiline tavaf ettiğim türbede aşk şehitlerinin sahte olduğu?’’

Emine Şimşek, hep konuşanlar listesinde adı ilk sırada olan ;ama yoklama kağıdında adı kayda geçmeyen yıkanmak istemeyen çocuğu bir kitabın sayfalarından çağırıyor.

Mustafa Celep’in üzgünlüğü büyük şeylerden: ‘’ Benim adımdır bu durgunluk bu serinlik bu üzüntü bu boğulma’’

Bülent Parlak, evin taze gelininin canını çok sıktığı bardağın acısını yaşamış, onun mutfakta yalnız kalması şairin içini yakmış: ‘’ Kim duyacak şimdi bu bardağın sesini / Birkaç aya kalmaz musluk da bozulunca ‘’

Müesser Yeniay, yerinde durmayı bir çiçekten öğrenmiş, ‘’Çiçek köyü’’nden sesleniyor.

Ali Senkoş, dünyada dev,Türkiyede cüce diye nitelendirdiği Hayri Dev’i tanımamız için ‘’ Bir Fransız kaşifin onu keşfetmesini bekledik.’’ diyor.

Derginin kapağındaki fotoğraf herkeste farklı bir his uyandıracak ve arka kapağındaki o söz : ‘’İstanbul ve yeryüzü hüznü avutacak gibi değil…’’ hepimizin kalbine düşecek.



İrtibat:

www.izdiham.com

2009-02-28

"İzdiham" dergisinin 4. sayısı çıktı !


İlk sayısından itibaren sıra dışı bakışıyla edebiyat severlerin beğenisini kazanan kültür- sanat dergisi İzdiham, dördüncü sayısında dosya konusu olarak farklı inançlarda “çile” kavramını inceliyor.

Dergiyi bulacağınız adresler aşağıdadır. Ayrıca www.kitabus.com adlı kitap satış sitesinden sipariş verebilirsiniz...

Ahmet Can, kaybetmenin çeşitlerini anlatıyor ve giriş yazısıyla “kaybın” kazancını kutsuyor.


Dilek Akıcı’nın giriş yaptığı “çile”, Özer Turan’ın, İslam tasavvufunda “kapı”yı gönlündeki aşkla zorlayanların başındaki Bişr-i Hafi yazısıyla devam ediyor. Selin Yankı, “Allah’ın vaat ettiği ülke için lekesizliği seçenlerden “ Hristiyan keşişlerin ruhsal yolculuğuna kalem değdirirken; Ayşe Büşra Erkeç, bizi İslam tasavvufunda tekamülüyle örnek, Divan-ı Hikmet piri Ahmet Yesevi’nin iklimine götürüyor.


Mevlana’nın “aşkın yedi şehrini gezdi de biz ancak bir sokağın dönemecindeyiz” dediği Feridüddin-i Attar’ı Bilal Can’ın satırlarında okurken, evrensel dil müziğe geçiyoruz ve Gül Çiğdem’in kaleminden Qawwali’nin deli dervişi Nusret Fatih Ali Khan’ın arayışını takip ediyoruz. Dünyanın en eski ruhsal öğretilerinden, sembollerin yorumları, nefis terbiyesiyle insanın Tanrı ile olan bağını kurmaya çalışan Kabala ve Yahudi Mistisizmine, Zeliha Yurdaer’in yazısında değiniliyor.


İzdiham, dünya sinemasını unutulmazlarına Sinefil78’in “Sarhoş Atlar Zamanı” eleştirisiyle irdelemeye devam ediyor.


İzdiham, tasavvuftan sinemaya, müzikten kitaplara, özgün bakış açısının yanında bu sayısında farklı bir söyleşiyle de dikkat çekiyor. Tarık Tufan, söyleşide, Meksika Sınırı’ndan sinema yapımcılığına, medyadan edebiyata birçok konuya samimiyetle cevap veriyor.


Dünya edebiyatından hiçbir yerde rastlamayacağımız Stefan Zweıg, Anton Çehov’un intiharı yazısı ve Tatar Çölü kitap tanıtımını ise keyifle okuyoruz.


Ve şiir…

Melek Avcı “uzak kuşlara” seslendi.

Halil İbrahim Polat Aşkın İzdihamını dillendirdi. Mustafa Yeşilkaya “Sahne Yine”, Nihan Z. “ Devam Etmeyen Biri” dedi.


Emel İrtem ise “seni seviyem” dedi bir duvar yazısından ilhamla. Bunu “kendisi demedi”.

Billah duvar dedi…


Bülent Parlak kaybetmenin ağıdını yakan büyüyememiş bir çocuğun sesiyle “ben aslında büyürdüm yaşamak düşseydi bunca insandan payıma ” dediği şiirinde içimizdeki çocuğun yüreğine dokundu.

Hasıl-ı kelam “çocukluğunun vebasından kurtulamamış” İzdiham, dördüncü sayılarıyla, her şeye rağmen “kaybetmek güzeldir” diyor.

HAŞİYE: Kazanan, kaybeden, büyüyen, büyümeyen, çocuk kalmak isteyen herkes okuyabilir.

İrtibat:
www.izdiham.com

2008-07-28

İzdiham


İzdiham: "Yaşamak Sağlığa Zararlıdır"


Yaşayarak sağlığımıza zarar verdiğimiz her geçen gün “ karşıdan karşıya geçerken eli bırakılan çocuklardık” diyerek yayın hayatına yeni bir kültür sanat dergisi başladı… İzdiham…
Derginin kapağında yer alan “Yaşamak Sağlığa Zararlıdır” cümlesi daha dergiyi elinize alır almaz gözünüze çarpıyor. Bugünlerde bizlere sürekli fındık, fıstık, karpuz yedireceğiz derken aslında yaşamı ve yılları tükettiğimizi aklınıza getiriyor manşetteki cümle ve haklılar diyorsunuz.
Luis Bunuel’in unutulmaz film sahnesi ile Picasso’nun karıncalı eli bir araya getirilerek değişik bir tasarım oluşturmuş İzdiham. Derginin ikinci sayfasıyla birlikte çok güzel bir tasarımla karşılaşıyorsunuz. Rahat, okunaklı, insanı yormayan bir sayfa tasarımı ile karşılaşıyorsunuz.
Derginin ilk sayısında Mehmet Girenizli, damarlarında kan yerine müzik dolaşan Bach ile müziğin dengesine kalem değdirirken, Zeliha Yurdaer, şahin görünümlü ruhunda militarist fırtınaları gizleyen dünya sinemasının imparatoru Akira Kurosawa ile Rashomon’un Kapısı’nı aralıyor.
Açlığın etkisini resimlerinde görüp geleceğine dair kaygıya düşen, akılların üzerine deliliğini boyayan Van Gogh’u, kendi mektuplarının içindeki ruhuyla bize tekrar anımsatıyor Özer Turan.
Aydoğan K., aç karnına okunmasını tavsiye ettiği “Açlık” ile midenin kitabını yazan Knut Hamsun’a değiniyor.
Dilek Akıcı; Türk sinemasının kültürümüze verdiği zararları inceleyerek, sinemamızın cenazesini kaldırıyor. İzdiham okuyucu rahatsızlarından mevtayı kaldıracak gönüllü imam arıyor!..
“Tanrım artık bir ateist olduğum için beni affet ama sen hiç Nietzsche okudun mu” diyerek yeraltından seslenen John Fante, Şeyda D. Erdem’in “burkuluş”undan okuyuca ulaşıyor.
Dünya Edebiyatı’nın “kırıklar”ından Jery Kozinski’ye değinen Fahrettin Dede; pergelle çağ okumalarına değiniyor. A. Can Trajedik’in “siyasi bir partiden derleme makas denemesi” ise sağlıktan ziyade toplum ahlakına zarar vereceği endişesiyle kısaltılıyor.
İzdiham, sağlığa şiirle zarar vermeye devam ediyor.
“İç sıkıntısı deliliktir, intihar ettirir” teşhisini koyan Antonin Artaud’a karşı :
“Doktor! Siyahlardan siyah göklerden gök yaram var” diyerek acil yardım çağırıyor.
Ve inanıyor: “Senin koşmana bakıp yaşamana inandım” diyor koşaradım giderken şiir yolunda.
Hakan Göksel’in yönetmenliğinde yayınlanan İzdiham’ın ilk sayısında Ahmet Can Kanser Zahi…, Zafer Ekin Karabay Trafik şiiri ile düş kazasında yitirilmiş çocukluğumuza geri döndürüyor bizleri. Züleyha Karadeniz Çirkin Kadın adlı eserinde şöyle sesleniyor bir şair yalnızlığıyla: Köşe başındaki köpekle arkadaş oldum; ben sırtını okşuyordum o gözlerime bakıyordu.
Emine Şimşek yenilgisine dergideki şiirinde Şanlı Yenilgi ismini takarken, “Doktor! Kirli bir elbiseden soyunacağım, içim yok” diyen Zuhurberk Silikhayta bize uzaklardan sesleniyor. Kentin Aşk Gerillası Serkan Engin, Noter Huzurunda Ölümünü ilan eden Bülent Parlak ve masalının huylarıyla yoğrulan Mustafa Yeşilkaya diğer şiiri olan şairler…
İzdiham , yaşamın en zehirli yerinden, “ bir şey ki haddini aşar, zıddına göç eder” diyerek bir kapı aralıyor…
İlk sayısı olmasının verdiği heyecanla çıktığı belli olan bu güzel derginin sonraki sayılarında İzdiham eğer kendini bulursa ülkede epey konuşulacağa benziyor…


Emine Şimşek


İrtibat Tel:

0 506 894 19 44
http://www.izdiham.com