mavera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mavera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-05-20

Mardin'de Mavera saatleri

Diyarbakır Havalimanı'ndan hareket ettikten yaklaşık bir saat sonra, saat 12 sularında Mardin'deydik. Günlerden 11 Mayıs 2012, Cuma...

Harika bir Mardin güneşinin selamını aldık. Mardin, her zaman Mardin'dir. Sıcağıyla, çöl toprağından bozma yaylasıyla, insanın gözünü korkutan yamaçlarıyla...

Ama yeni Mardin'i arkada bırakıp bizim bildiğimiz baba ocağı Mardin'in yamaçlarını tırmanmaya başladığınızda sırtınızdan akan ter bile rahatsız etmekten çıkıp üzerinize garip bir ferahlık sunuyor.

İnsan hayret etmekten, hayran olmaktan kendini alamıyor. İnsanoğlunda meğer istediği takdirde ne gayret olurmuş! O sarp tepenin yamaçlarına inşa edilen sıradan evler bile harika birer sanat ürünü... Camilerin insanın yüzüne üflediği serinlikten yapılmış hayat iksiri... Kalın taş duvarların burada iki işlevi var, birisi o yamaçlarda bu binaları kavi tutturtmak ise, diğeri de binanın içini dışarının soğuğundan ve sıcağından sıyanet etmeye yönelik...

O gün akşama kadar Mardin'in daracık sokaklarında, bazı yerleri yaya olarak, bazı yerleri bize tahsis edilmiş otobüsle dolaştık. Her şey güzeldi, insanlar, evler, üst üste yığılmış taş binaların manzarası, Maraş'ın Düvenönü çarşısını andıran çarşısıyla her şey... Bunca güzellik arasında hüzün veren tek şey, o güzelim sokakların bakımsızlığı, uçuşan kâğıt parçacıkları, tozlardan oluşmuş uçuşan kümecikler...

Ertesi gün (Cumartesi, 12 Mayıs) ziyaretimizin asıl nedenine yönelik Türk Edebiyatında Mavera Hareketi başlıklı program gerçekleştirildi. Programdan önce Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bediî Omay ile kuliste bir çay içimlik sohbetimizde, onun 1980'li yıllarda henüz Ankara Fen Lisesi öğrencisiyken Mavera dergisine gidip geldiğini, orada bazı hizmetlerde bulunduğunu öğrendik. Daha sonra programın açılışındaki selamlama konuşmasında da dergiyle ilgili anılarını paylaştı. Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Oflaz da bir selamlama konuşması yaptı ve panele geçildi. Panel yöneticisi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Beyhan Kanter idi. İlk sözü bana verdi. Benim konuşma konum "Mavera Dergisini Doğuran Koşullar" idi. Daha sonra sırasıyla Mustafa Özçelik:"Bir Edebiyat Mektebi Olarak Mavera", Mehmet Atilla Maraş: "Şiir Sanatının Okumaya Çalıştığı Bir Alan: Mavera" ve Şaban Abak: "İslamın Savunma Kaleleri Olarak Dergilerimiz: Büyük Doğu'dan Mavera'ya" konulu konuşmalarını gerçekleştirdiler. Dinleyicilerin sorularının cevaplandırılmasıyla toplantı kapatıldı.

Salonda programı izleyenlerin ilgisi ve dikkati takdire değerdi.

Ayrıca bizlerden ilgisini esirgemeyen Mardin Artuklu Üniversitesi öğretim üyelerinin, öğrencilerin içten ilgisi hepimizin göğsünü kabarttı. Mardin'e geldiğimiz akşam Üniversitenin Şark Odası'ndaki sohbet havası orada buluşanların birbiriyle kaynaşmasını pekiştirdi. Mardin Valisinin müzikolog Alâeddin Yavaşça'yı da sohbete daveti gecenin sürprizi oldu.

Başta Panele katılmak istemelerine rağmen bilahare mazeretleri dolayısıyla katılamayan Prof. Fatih Andı ile Prof. Nazif Gürdoğan da orada olsaydılar kuşkusuz program daha da zenginleşmiş olacaktı.

Programın organizasyonunda saha hizmetlerini başarıyla üstlenip götüren Yrd. Doç. Dr. Adnan Oktay'ın emeği olmasaydı bu program kalitesinden çok şey kaybederdi. Elbette programın her safhasında desteği, katkısı ve teşviki ile Rektör Serdar Bediî Omay ile Dekan Mustafa Oflaz'ın ve Yrd. Doç. Dr. Beyhan Kanter'in katkısı her türlü takdirin üstündeydi. Bizlere gösterdikleri candan ve sıcak ilgi hafızalarımızda her zaman tazeliğini koruyacaktır. Hepsine Mavera ailesi olarak şükran borçluyuz.

Rasim Özdenören


Yeni Şafak
17 Mayıs 2012

2012-05-07

Mardin Artuklu Üniversitesinde 'Mavera' dergisi konuşulacak

Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü tarafından organize edilen “Türk Edebiyatında Mavera Hareketi” başlıklı program, 12 Mayıs 2012 tarihinde, saat 10.00’da gerçekleşecek.

"Mavera" dergisi hakkında konuşacak isimler: Rasim Özdenören, Ersin Nazif Gürdoğan, Şaban Abak, Mehmet Atilla Maraş, Mustafa Özçelik.

İlk sayısı Aralık 1976'da yayınlanan "Mavera" aylık edebiyat dergisi... Kurucu kadroda bulunan şair ve yazarlar daha önce Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat gibi dergilerde yazmışlardı. Bu şair ve yazarlar, "Yedi Güzel Adam" diye Cahit Zorifoğlu'nun bir şiir kitabına ad olacaklardı. Bu yedi güzel adamın altısı şair, hikâyeci ve yazardır. Kurucu altı kişi şu isimlerden oluşmaktadır: Erdem Bayazıt, Ersin Gürdoğan, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu. Yedincisi ise yazar olmayıp ancak sözü, saatlerce konuşsa bile dinlenebilen, dönemin en önemli sohbetçisi diye bilinen Hasan Seyithanoğlu'dur.

Bu dergide, edebiyat ve medeniyet arasında sürekli bir ilgi kurulmaya çalışıldı ve bu doğrultudaki fikriyatın gelişmesi için yazılar yayımlandı. Mavera dergisi, 163 sayı (14 cilt) yayınlandıktan sonra 1990'da kapandı. Kendi sahasında uzun ömürlü bir sanat ve edebiyat dergisi olarak edebiyat tarihimizde yerini aldı.


Abdullah Birokur

2008-08-25

Geçmiş zaman dergileri: "Mavera"

Mavera, aylık edebiyat ve düşünce dergisi.

Daha önce çoğunlukla Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat dergilerinde ürünleri yayımlanan Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Aleaddin Özdenören, M. Akif İnan ve Nazif Gürdoğan’ın kurucusu olduğu Mavera dergisinin ilk sayısı Aralık 1976'da yayınlandı.

Dönemin yenilikçi genç yazar ve şairleri olarak parlamış olan bu altı imzanın yanında yazar olmayan arkadaşları Hasan Seyithanoğlu da yedinci kurucu olarak yer aldı.

Cahit Zarifoğlu'nun "Yedi Güzel Adam" isimli eserinde bu kadroyu anlattığı kabul edilir.

Mavera dergisi çıkış gerekçesini, Rasim Özdenören'in kaleme aldığı bir mektupla kamuoyuna duyurdu.Derginin ilk sayısında yer alan bu mektupta Mavera'nın çıkış amacı ve üstlendiği misyon şöyle özetleniyordu: "Mavera, bir yaşama biçimi halinde öz uygarlığımızı yeniden yürürlüğe koyma davasını güdenlerin edebiyat alanındaki bir buluşma yeridir."

Başlangıçta ağırlıklı olarak modern Türk Edebiyatının öncü metinlerinin yayınlandığı dergide, 1979'dan itibaren günün politik atmosferi içinde Afganistan, Filistin ve Hama gibi İslam coğrafyasının mazlum ve muzdarip köşelerine yönelik bir ilginin öne çıkışı dikkat çekti.

Sahipliği işadamı Bahri Zengin'e geçen Mavera dergisinin yönetimi İstanbul'a nakledildikten sonra ise kurucu kadronun katkılarının azaldığı ve adı duyulmamış genç yazarların ürünlerinin dergi sayfalarında daha fazla yer tuttuğu görüldü. Ne var ki Mavera'nın asıl genç kadrosu Yedi İklim, Yönelişler, Aylık Dergi gibi yayınlarda boy göstermeye başlamıştı.

Bu dönemde derginin yayın çizgisini etkileyen belirsizlik ve yönetim alanındaki istikrarsızlık Mavera'nın misyonunun sona erdiği görüşünün benimsenmesine yol açtı.Dergi 163 sayı (14 cilt) yayınlandıktan sonra 1990'da kapandı.

Mavera'da sıkça rastlanan diğer imzalar şunlardır: Kadir Tanır,Ali Haydar Haksal, İlhan Kutluer, Ali Göçer, Alim Kahraman, Hasan Aycın, Mustafa Ruhi Şirin, Mustafa Özçelik, Osman Sarı, Alâaddin Soykan, İbrahim Sadri, Mustafa Aydoğan, Avni Doğan, Ebubekir Eroğlu, Meral Maruf, Seyfettin Ünlü, Şaban Abak, Mustafa Yürekli, Cumali Ünaldı.