yenidünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yenidünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2011-07-07

Dünyada bir yolcu gibi ol

Yeni Dünya dergisi Temmuz 2011 sayısında yolun, yolcunun ve yolculuğun doğasını dosyalıyor…

Yeni Dünya dergisi gönül dünyamızın kapısını bu sayıda yollara yöneltmiş. Kapak dosyası olarak gideceği yolu bilen ‘’yolcu’’ yu konu alan dergide Hakka varan yolcunun izlediği yoldan, yoldaki halinden, ilk yolcu Hz Adem (as) ve Efendiler Efendisi Hz Muhammed (sav) yol hallerinden ve yol hazırlıklarından zengin içerik ve örneklerle bahsedilmiş.

Rasim Özdenören Yolculuk Yöneliştir yazısıyla bizleri ilk dünya yolcusu Hz Adem’in yolculuğuna götürüyor.

İnsan durduğu yerde bile, içindeki sonu gelmez yolların yolcusudur..satırlarıyla Vehbi Vakkasoğlu yolculuğu sadece bedene aitliğinden çıkarıp asli yolculuktan bahsederek yol merhalelerini açıklıyor.

Dünya hayatı bakımından verimli tatillerimizi; ahiret hayatı bakımından pozitif yönde etkilemenin yollarını etkin bir şekilde Prof.Dr Süleyman Uludağ imzasıyla öğreniyoruz.

Yolcu konulu bu sayımızda elbetteki Seyyah Sufi Evliya Çelebinin yolculuklarından ve manasından bahsederek Mustafa Özçelik kaleme alıyor.

En güzel yolcu Hz Muhammed (sav) in seyahat adabından ve yol dualarından Prof.Dr Mehmet Emin Ay tatil yolcularına güzel ve hayırlı bir yolculuk için gerekli yolları ekliyor kapak dosyasına.

Gündem de Mustafa Özcan Ortadoğu’daki değişimlerden ve Türk nefretinin nasıl sevgiye dönüştüğünden bahsediyor. Ulusalcıların Amerikan ve İsrail merkezli küreselleşmeyi uzaklaştırabilmek için islami değerlere yaslanmaları gerekliliğini vurguluyor.

Yanıdibimizde ağır bir imtihandan geçen Suriye halkı gündemde Adem Özköse ile yapılan özel röportaj ile konu oluyor. Suriye halkına kendi devletinin yaptığı eziyet ve işkenceleri yıllardır Suriye de yaşayan Adem Özköse derin boyutlarıyla dile getiriyor.

Ansiklopedik bilgi değerinde ülkemizdeki ezanın yolculuğunu Muharrem Coşkun’un Türkçe ezan ve dine müdahalenin öyküsü araştırma yazısında açıklığa kavuşuyor. Kürtçe ezan okunmasından sonra akıllara gelen ‘’Türkçe Ezan ‘’ okunan yıllara dair bütün soru işaretlerine gerçek bilgi eşliğinde Coşkun ışık tutuyor.

Özel röportajlarla zengin içeriğine daha da renk kazandıran dergimiz Dr Ebubekir Sifil Hocayla kitaplar, kaynaklar ve metodlara dair bir söyleşi sunuyor bizlere.Oyuncak Tamirhanesi kitabı Yazarı Metin Karabaşoğlu ile kitabın merkezinde iç meselelerin konuşulduğu keyifli ve öğretici bir röportaj yer alıyor. Ruhun İmkanları deşifre edilmeli diyen Yazar Mehmet Ali Bulut ile ruhun deşifresini “Ruhun Deşifresi” kitabı çerçevesinde çözüyoruz.

Kalemdar ile yine gönül tellerimizi titretiyor ve manevi yolculuğumuza satır aralarında çıkıp gönül meclislerine ulaşıyoruz. Mutlak seferi Allah’a (cc) varıncaya kadar hiçbir menzilde eğilmeyen mürid olmak duasıyla sayfaları gönüllerimize işliyoruz.

Yolcunun hali, yolun yolcuya verdikleri ve yolcuya dair her düğümün bir bir açıldığı bu sayıda yol üzerinde olan biz yolcular için alınacak çok değerli öğüt ve bilgileri derinlemesine bu sayıda bulmak mümkün. Yolun her basamağında sağlam bir adım atıp varacağınız hedefe eğilmeden bükülmeden varmak için Yeni Dünya’nın bu sayısında bize güzel bir rehber oluşturuyor.


Elif Zeynep Çiftçi

2011-02-20

'Yeni Dünya' dergisinde eğitim dosyası

Yeni Dünya dergisi Şubat 2011 sayısını sadece Türkiye'nin değil tarih boyunca bütün insanlığın belki de en önemli meselesi olan insan eğitimine ayırmış... Dergi, Türkiye'de eğitimin ana değerlerimize olan yaklaşımını sorgulamış.

Yeni Dünya dergisi Şubat sayısını sadece Türkiye’nin değil tarih boyunca bütün insanlığın belki de en önemli meselesi olan insan eğitimine ayırmış… ‘Türkiye’de Eğitimin Değeri Var mı?’ diyerek Türkiye’de eğitimin ana değerlerimize olan yaklaşımını sorgulamış.

Kapak dosyada, Rasim Özdenören, yaratılmışlar içinde eğitilebilir olarak var edilmiş insanoğlunun bu ilahi hediyeyi nasıl çarçur ettiğini güzel metaforlarla süsleyerek tesirli şekilde dile getirmiş.

Eğitimci yazar Hüseyin Akın, hakiki eğitimin, fıtrata uygun doğru bilgi ve tecrübelerin sevgi ile aktarıldığı insani bir sistem olması gereği üzerinde durmuş.

Her yaştan okuyucunun ‘Aile Hekimi’ eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu, yeniden ailenin yapı taşı olduğu bir eğitim modeline dönülmesinin kaçınılmazlığını uygulanabilir tavsiyeler çerçevesinde tasnif etmiş.

Eğitimci yazar Veysel Kafalı, Batı eğitim sisteminin empozelerine karşı, gelenekten beslenen, değişen sosyal ve kültürel şartlara uygun ve gençliği kucaklayıcı yöntemlerle eğitimcilerin ve öğrencilerin motivasyonunun arttırılması ihtiyacını ifadelendirmiş.

Psikolog Mehmet Dinç, tek görevinin bilgi vermek olduğunu düşünen eğitim anlayışın ciddi şekilde fonksiyon değiştirmesinin zaruretini dile getirirken problemlere, kaynağına inerek kalıcı çözümler bulmanın, çocuğu/insanı doğayla barıştırmanın kaçınılmazlığını ayrıntılandırmış.

Prof.Dr. Mehmet Emin Ay, ‘Önce insan olmak’ merkezinde ‘Değerler Eğitimi’ konusunda resmi müfredatın yetersizliğini vurgulayarak bir değerler eğitimcisi olarak yapıcı tespit ve tekliflerde bulunmuş.

Adnan Çelik, ‘İnternet Çocukları’na alternatifler üreterek ‘hakkı tavsiye etmeyen kapitalist sistemler’e direnmenin toplumsal yönü üzerinde durarak meseleyi eğitimden öte alanlara aktaran açılımlarda bulunmuş.

Halil Etyemez, Esan Gül, Alpaslan Durmuş, Erol Erdoğan, Ali Hakkoymaz, Fahri Sevimli, Sait Çamlıca, Abdülaziz Tantik, Yusuf Tanrıverdi, Ali Erkan Kavaklı gibi eğitimci ve yazarlarla yapılan söyleşiler de dosyayı zenginleştirmiş ve renklendirmiş.

Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin irtihallerinin 27. sene-i devriyesi için hazırlanmış çok özel bir dosyanın da sayfaları arasında yer aldığı dergide, ayrıca Prof.Dr. Mahmut Erol Kılıç’ın, Prof. Dr. Bilal Kemikli’nin Metin Karabaşoğlu’nun, Mustafa Özçelik’in Ali Haydar Haksal’ın ve İsmail Halis’in entelektüel yelpazesi geniş yazılarını okumak mümkün.

Şubat sayısının röportaj konukları ise bu ay Millet Kütüphanesi eski müdürü M. Seyhan Tayşi ve esas duruş sahibi yazar Atasoy Müftüoğlu olmuş çok keyifli söyleşilere imkan hazırlamış.

Velhasıl, Yeni Dünya dergisi yine bir ay süreyle masalarımızın üzerinden inmeyecek dolu dolu bir sayıyı günışığına çıkarmış.

Hasan Hafif

2010-09-27

Kur’an bizim kalbimize de iner mi?

Yeni Dünya Dergisi, Kur’an’ın Özel Dünyasına Giriyor…

Yeni Dünya Dergisi, Ağustos ve Eylül sayılarını, “İnsanlığın Kurtuluş Rehberi Kur’ân” künyesiyle nüzulünün 1400. yılında, her ayetinde, her harf ve kelimesinde birlerce hikmet ve sır saklı mucize kitabımız Kur’an-ı Kerim’e ayırmış. Efendimiz s.a.v’e “Ya Rasulullah, her peygamberin bir mucizesi var; sizin mucizeniz nedir?” diye sorulduğunda “Benim mucizem Kur’an’dır” buyurdukları Yüce Kitabımız, insanın, Firavunlardan yana mı Musalardan tarafa mı tavır alması gerektiğini çağlar ötesi bir dil, üslup ve usul ile bütün insanlığa seslenerek ifade etmeye devam ediyor.

Yeni Dünya Kur’an Özel Sayı’sında Prof.Dr. Mehmet Emin Ay, Prof.Dr. Mahmut Erol Kılıç, Prof.Dr.Ali Akpınar, Prof. Dr. Bedri Gencer, Prof.Dr. Ejder Okumuş, Doç.Dr. Abdurrahman Kasapolu, Dr.Mehmet Sürmeli, Dr. Mahmut Ay, Kur’anı Kerim’in daim diri olan kelâmına ve onun ebedi muhatabı olan insan okuyuculara önemli mesajlar gönderiyor.

Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof.Dr. Raşit Küçük, Prof.Dr. Faruk Beşer, Dr.Ebubekir Sifil, Hattat Hüseyin Kutlu, Hafızı Kurra Harun Soydaş ile yapılan söyleşilerde dün bugün ve yarına dair bir çok sual cevabını buluyor.

Rasim Özdenören, Vehbi Vakkasoğlu, Hamdi Boydak, Abdullah Yıldız, Hüseyin Akın, Metin Karabaşoğlu, Muhsin İlyas Subaşı, Mehmet Ali Bulut, Derya Güney ve Senai Demirci’nin yazıları, Kur’an iklimine daha toplumsal ve seyreltilmiş bir anlayış zemini üzerinden değiniyor.

Başta kültür sanat olmak üzere toplumumuzun temsil özelliği taşıyan Orhan Gencebay, Prof.Dr.İskender Pala, Ahmet Taşgetiren, Faruk Mercan, Mümtaz Er Türköne, Zekai Tunca, Prof.Dr.Toktamış Ateş, Ertuğrul Erkişi, Ahmet Yenilmez, Oral Çalışlar, Nazlı Ilıcak, Hasan Celal Güzel, İhsan Kalkavan, Prof.Dr. Nevzat Tarhan gibi renkli simalarıyla yapılan Kur’anı Kerim’in hayatlarındaki yerine dair kısa söyleşiler de değişik bir toplum profili okuması yapmamıza fırsat veriyor.

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu’nun Kur’an’ı Kerim’in engin atmosferine kalbimizi açmamız yönündeki teşvik ve tavsiyelerinin yer aldı yazısı ise önemli vurgular içeriyor.

Yeni Dünya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı dergi ile ilgili şunları söylüyor:

“Yeni Dünya Dergisi, âlemleri şereflendirişinin 1400. yılında Yüce Kitabımıza olan şükran borcumuzu ifade ve onun sağaltıcı tesirinden daha çok istifade etmek için Ağustos ve Eylül sayılarının sayfalarını Kur’an-ı Kerim’e ayırdı. Bütün insanlık için bir rahmet olarak indirilen Kitabımızı nasıl daha iyi anlayabileceğimizi, onunla irtibatımızı nasıl daha kuvvetlendirebileceğimizi araştırmaya yöneldik sahasında uzman isimlerin yardımıyla. Bizleri mutlu eden bir güzel gelişme de bu sayımızı Almanya’daki kardeşlerimizle paylaşmak oldu. Bizi heyecanlandıran, bir o kadar da sorumlu kılan bu özel sayının, her bakımdan ‘özel’ olması için azami dikkat ve gayret sarfedilmiştir. Yine de kusurlarımız olmuş ise yüksek müsamahalarınızı dileriz. Dileriz bütün okuyucularımız için Yüce Kitabımızla gönül gönüle bir hayat sürdürebilmemiz için, istifadesi yüksek kaynak çalışmaların güzel bir başlangıcı olur bu özel sayı. Emeği geçen bütün isimsiz kahramanlara tekrar tekrar teşekkür ediyor, cümle İslâm âlemi için hayırlara vesile bereketli bir bayram diliyoruz.”

Yeni Dünya Dergisi Kur’an Özel Sayısı, akademik seviyesi, toplumsal kucaklayıcılığı ve görsel titizliği arşivlerde yerini alması gereken özel bir sayı niteliğinde. Ultra-ekonomik 'özel' ücretlendirmesi de hizmete saygının güzel bir nişanesi.

Biz de emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Dileriz okuyanı, tavsiye edeni, anlayanı ve duacısı çok olur...



A.Kerim Sencer


HaberKültür.Net

2010-07-12

Gazze Özgür Oluncaya Dek!

Yeni Dünya dergisi Temmuz sayısında “Gazze Özgür Oluncaya Dek” manşetiyle arşivlik bir sayıya imza atarak çıkıyor okurlarının karşısına...

Bazı hadiseler vardır umulan ve hedeflenenin çok üstünde hayırlara vesile olur.

Gazze’de uzun yıllardır yaşananların ve umudunu hiç kaybetmeden hayata tutunan çocukların gülen yüzleri, tarihe beyaz bir sayfa açılması için tetikleyici bir vazife gördüler adeta. Mavi Marmara Barış Harekatı, bir millet ruhunun, bir ümmet şuurunun silkinişi anlamına geliyordu. Mavi Marmara, gündemimiz, Mavi Marmara umudumuz, Mavi Marmara geleceğimiz olmuştu.

Bütün dergilerin ‘Mavi’ çıkmasını bekliyorduk için için. Mavi Mavi baksınlar, Mavi Mavi konuşsunlar istiyorduk. Öyle de yaptı bir çoğu. Sayafalarına misafir etti Özgürlük Filosu’nu. Fakat beklenen vurgu, Yeni Dünya dergisinden geldi. Sayfalarının bir kısmını değil tamamını Mavi Marmara rüzgarına açmıştı Yeni Dünya.

“Gazze Özgür Oluncaya Dek” manşetiyle arşivlik bir sayıya imza atıldığını gördük umutla. Mavi Marmara’nın Özgürlük Yolculuğu’na ayrılmış sayı, her cümlesi satır satır okunacak, heyecan aşk ve ideal tazeleyen sıkı yazılarla doluydu. Mikrofonlarını Mavi Marmara’nın ve Masmavi bir dünyanın kutlu direnişçilerine uzatarak çok önemli tanıklıklar gündeme taşınmıştı.

“Bu, ne yaptığını, neye dayanarak yaptığını bilen akıllı ve gönüllü direniş erlerine sorduk; neler hissettiklerini, neler yaşadıklarını, ne getirdiklerini, ne götürdüklerini…” diyerek…

Ve her zamanki o Yeni Dünya manifestosuna uygun bir satır arası vurgu da kendini hissettiyordu yine. Nefsimizin bitmez tükenmez zalim arzularını İsrail, garip yüreğimizi Gazze ve hakka adalete susamışlığımızı da ruhumuzun dinamik kuvveleri gibi düşünmemizi istiyordu dergi sayfaları bizden.

Dergi, “En iyilerimizi şehit verdik” diyecek kadar saf yürekli, gadre uğradığı hapishanelerde belki düşmana hidayet ulaşır zannıyla tenzir ayetleriyle saf tutup namaza duracak kadar cesur ve ferasetli, başından sonuna kadar sefere destek verip diğer milletlerden gönüllülerin de sağ salim yerlerine ulaştırılması için bütün şartları hazırlayan devletlileriyle milletimiz yeniden bir destan yazmıştır.” cümleleri ile birliğin ve beraberliğin akıllı ve şuurlu izdivacına çağırıyor bizi.

Yeni Dünya, çağrısına kulak verilmesi gereken bir ağabey dergi olarak yoluna vakarla devam ediyor. Bu kendine has davudi sesin, hoş sedalara hasret gökkubbesinde daimi yankılar bırakmasını diliyoruz.

Yavuz Gencer

2009-02-20

"Yeni Dünya" Filistin


"Yeni Dünya" dergisi “Ümmetin Ortak İmtihanı Filistin” dosyasıyla okuyucusunu uyanıklığa çağırıyor.

Yayın Yönetmenliğini Mahmut Bıyıklı’nın yaptığı uzun soluklu bir yürüyüşü olan ender yayınlardan ve birisi olan Yeni Dünya Dergisi Şubat sayısını, İsrail’in Gazze’ye yönelik gayrı hukuki, gayrı insani, gayrı ahlaki harekâtının gölgeli günleri içinde kanayan yaramız Filistin davasına ayırmış. Dergi, sağlam imzalı yazılarla açık yüreklilik ve gür bir sesle bizi bugünü ve yarını “müslümanca” değerlendirmeye çağırarak ortak vicdan ve irfanımıza sesleniyor. Derginin kapağını çevirdiğimizde şu anlamlı vurgu ile karşılaşıyoruz: “Bizler, Filistinli kardeşlerimizin Hz. Hüseyn Efendimizin manevi himayesi altında birer direniş eri kılınmakla şereflendirildiklerine ve onların yüksek himmet ve feragatleri sayesinde bu aziz ümmet üzerindeki bir çok bela ve musibetin kaldırılacağına dair kat’i bir inanç besliyoruz. Dileğimiz, yüreğimiz ve beynimizle bir ekip halinde verdiğimiz mücadelenin Yüce Rabbimiz katında fiili bir dua olarak kabul görmesidir.” Rasim Özdenören, Vehbi Vakkasoğlu, Halil İbrahim Kutluay, Ali Haydar Aksal, Murat Yılmaz, Turan Kışlakçı, Hüseyin Selamcı, İbrahim Şimşek, Hüsnü Mahli.. gibi önemli isimler, konuyu bir çok boyutu ile ele alarak zihin açıcı bilgi ve yönlendirmelerde bulunmuş. Ayrıca Dergi’de geçen ay ilki yayınlanan birbirinden güzel ilahi kasetleriyle tanıdığımız ilahiyatçı eğitimci-yazar Prof.Dr. Mehmet Emin Ay’n imzasını taşıyan “Mali Krizin Reçetesi Kur’an’da” başlıklı yazı dizisi, gündem ve günceli birlikte kucaklaması ve Müslüman aklını uyanıklığa sevketmesi açısından önemli.

Dergideki ikinci önemli dosya ise 12 Şubat 1984’te / Medine-i münevvere’de ahırete intikal etmiş etmiş Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin mübarek hayat kesitlerine dair tesbit ve hatıralardan oluşuyor. Muhammed Hamidullah’ın kendisi hakkında “Hz.Muhammed’in tek başına bir ümmetini gördüm” dediği Sami Ramazanoğlu Hazretleri, zamanının irşad kutbu olarak biliniyor. “Ölü kalpler dirilmesi, insanlığı kana boyayan nefsi sıcak ve soğuk savaşların son bulması” için bu büyük Allah dostunun hatıraları ufuk genişletici notlar ile dolu… Müslümanların yeniden birlik olabilmeleri için genç neslin bu öncü isimleri mutlaka tanıması gerekiyor.

Yeni Dünya Dergisi 15 yılı aşkın bir zamandır gündemini hiç değiştirmeden esas duruşunu devam ettiriyor ve haktan yana tavrını bir kez daha okuyucuna gösteriyor. Bilhassa gazeteci-yazar Hüsnü Mahli ile gerçekleştirilmiş söyleşinin mutlaka okunması ve üzerinde düşünülmesi gereğine yeniden işaret ediyor yeni hamleleriyle adından çok söz ettireceğe benzeyen dergiye yayın hayatında başarılar diliyoruz.

Salih Eren


İrtibat:
Kariye Mah. Uçbeyi Sok. No:7/2
Edirnekapı / İSTANBUL
(212)635 83 95
(533)668 01 77
editor@yenidunyadergisi.com
www.yenidunyadergisi.com

2009-01-29

"Yeni Dünya" Dergisi

Dergilerin kültür ve sanat dünyamızın hür kaleleri olduğunu yıllar evvel üstat Cemil Meriç haykırmıştı. Merhum Üstad “Dergi hür düşüncenin kalesi” derken çok doğru söylemiş… Sahiden de benim çocukluk yıllarımda da dergilerin tartışılmaz bir saygınlığı vardı.

Hatırlıyorum da benim çocukluğumda çıkan dergileri- en azından bizim eve giren – afallıyorum. Ne çok dergi vardı o yıllarda. Üstelik hepsi anlı şanlı yazarların yazdığı başbakanın, bakanların devlet erkânının dahi takip ettiği dergiler idiler. Türk Edebiyatı, Töre, Hisar, Doğu Türkistan, Kırım Emel, Erciyes, Kubbealtı ve daha niceleri…

Hatırlıyorum da Taha Akyol Töre Dergisinde yazıyordu o zamanlar. “Jakobenizm” başlıklı yazılarını o yıllarda anlamaya çalışıyordum aklım sıra… Sonra Türk Edebiyatı Dergisinde merhum Ahmet Kabaklı gibi nice zirve isimler yazıyordu. Kabaklı Hocanın “Temellerin Duruşması” adını verdiği yazı dizisini de hiç unutmuyorum…

Zaman aktı, devir değişti…

Ve şimdi pek de hatırlamadığımız o güzel insanlar nereye gittiler bileniniz var mı?

O güzel insanlar iyi atlara binip gittiler… Ve biz arkalarından bakakaldık unutası…

İşte o dergili yıllarımı bana son zamanlarda yeni baştan hatırlatan güzel dergilerimiz de var artık… Kubbealtı, Somuncu Baba, Keşkül, Mostar, Moral Dünyası, Berceste, Yedi İklim ve Yeni Dünya Dergisi bana o yılları hatırlatıyorlar…

Yeni Dünya Dergisi ile iki yılı aşkın bir zamandır tanışıyoruz.

Yeni Dünya Dergisi tasavvuf ağırlıklı yayın yapan güzide bir yayın organı. Dergi kuşe kâğıda basılıyor, oldukça hacimli ve kaliteli. Ciddi bir emeğin ürünü olduğu ilk bakışta göze çarpıyor. Günümüzün en önemli ve değerli yazarlarının ilim ve irfanlarıyla derginin sayfalarını nakışladıklarını görüyoruz. Kimler yok ki bu yazarların arasında… Mahmut Sami Ramazanoğlu, Vehbi Vakkasoğlu, Dursun Gürlek, Prof.Dr. Mustafa Kara, Mustafa Armağan, Saliha Erdim, Ayşe Sevim, Prof.Dr. Mehmet Emin Ay, Prof.Dr. Hamdi Döndüren, Rasim Özdenören, Prof.Dr. Süleyman Uludağ, Ömer Döngeloğlu, Ali Haydar Haksal, Mehmet Davut Göksu gibi gerçekten de günümüzün yıldız isimlerinin ilim ve irfanlarıyla sayfalarını aydınlattığı bir dergi Yeni Dünya Dergisi…

Her anlamda birinci sınıf yayın yapan bu güzel derginin mutfağında kim mi var? Hemen söyleyeyim ki kendisini tanıyorsunuz. Sitemizin Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı Beyefendi aynı zamanda Yeni Dünya Dergisinin de yayın yönetmeni… Mahmut Bey genç bir arkadaşımız. Bir eğitimci, edebiyatçı ve gerçekten de kalp gözü açık pırıl pırıl bir kültür adamı. Öyle ki Mahmut Beyin sanat ve estetik zevkinin yansımalarını da dergide bulmak mümkün. Dergi hem göze, hem ruha hitap ediyor. Bu anlamda ben gerçekten de değerli arkadaşımızı, yönetmenimizi buradan kutlamak istiyorum. İyi ki oradasınız Mahmut Bey diyorum…

Yeni Dünya Dergisi, birçok bölgede ve şehirde temsilcilik açmış ve ana bayilere kadar ulaşıp kurumsallaşmış bir dergi aynı zamanda. Bu her derginin başına gelmeyecek kadar büyük bir armağan ve de güzel bir şans diyebiliriz.

Yeni Dünya Dergisi yalnız değil.

Yanında bir kızkardeşi var ki adı “Hanımefendi”… Hanımefendi Dergisi değerli Eğitimci-Yazar Saliha Erdim Hanımefendinin yönetmenliğinde hanımlara özeliyle hitap eden bir dergi. Mesleğinde başarılı olmuş hanımlarla söyleşiler, özel bilgiler, edebi ve tasavvufi yazıların yayınlandığı gerçekten de hem özel hem de güzel bir dergi.

Hanımefendinin bir de yavrusu var. Adı “Beyza”… Beyza Çocuk Dergisi çocuklarımız için kaleme alınan yazıların, resimlerin, bilgilerin yayımlandığı cici bir dergi. Özellikle çocuklarımıza çocuk dergilerini mutlaka ama mutlaka okutmanın elzem olduğu gerçeğini bir kez daha buradan belirtmek isterim. Zira bu satırların sahibi de yıllar önce “ Türkiye çocuk Dergisi” ile selamlamıştı edebiyat ve sanat dünyasını. Çocuklarımızı lütfen çocuk dergileriyle buluşturalım sözümü tekrarlıyorum…

Yeni Dünya Dergisi, ciddi anlamda dosyalarla çıkıp geliyor her ay… Kimi zaman Ezan, kimi zaman Kutlu Doğum, kimiz zaman Mevlana, kimi zaman Şehircilik konularıyla okuyucusuna farklı pencerelerden bakma fırsatını sunuyor ve ötelere efsunlu kapılar aralıyor.

Öyle zannediyorum ki Şubat Sayısı hüzünle yola çıkmıştır bile.

Biz bu dergiyi tanıyoruz artık ve kendimizden biliyoruz. Bekliyoruz. Gerçekten de bizlere yepyeni dünyalara kapılar aralayan ve upuzun seyr ü seferlere çıkaran bu dergiyi çıkaranları, yazanları ve okuyanları buradan bir kez daha teşekkürlerimi bildiririm.

Seyr ü sefer dedik aklımıza geldi.

Yeni Dünya Dergisinin bir de sesi var diyelim. “Seyr FM”… Kurulalı sanırım ki iki yıl oluyor ama yaptığı yayıncılık takdire şayan diyebilirim. Seyr FM, gerek kültür programları gerekse dini ve felsefi programlarıyla büyük beğeni toplayan ve kısa zamanda ciddi bir dinleyici kitlesine kavuşmuş bir radyomuz. Allah yollarını ve bahtlarını açık eylesin inşallah.

Yeni Dünya Dergisinin Şubat sayısını sabırsızlıkla bekliyoruz. İnşallah dosya konusunu da sizler için yazmak imkânı buluruz. Şimdilik…

Muhabbetle Efendim…


Meryem Aybike Sinan


Kaynak:
www.sanatalemi.net

2009-01-18

2008 Yılında Dergi Çalışmaları: Özel Sayılar ve Dosyalar

“Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür.” Cemil Meriç

Hür tefekkürün kalelerinden seslenen özgür sesleri, sıcak ve taze nefesleri dinlemek gerek… Dergi çıkarmanın ve dergiyi istikrar ile devam ettirmenin ne kadar zor olduğu herkesin mâlumu... Hâl böyle iken dergiler, edebiyat bahçesinin nadide gelincikleri gibi duruyor önümüzde… Bir sade rüzgârın hücumuyla dağılıverecek nazenin gelincikler gibi…

Gönül istedi ki, edebiyat bahçesinin bu has çiçekleri bir yazının etrafında toplansın, demet olsun. Bir yıl boyunca dergilerimiz hangi konular üzerinde durmuş, hangi çalışmalara ağırlık vermiş, hangi özel sayılar ve dosyalara imza atmış; haberimiz olsun.

Yayın dünyasında önemli bir iz bırakan, edebiyatımızın kalbi dergilerin bir yıl boyunca hangi özel sayılar, dosyalar ve konularla okuyucuyu selâmladığını daha somut ve daha derli toplu görmek için yazıldı bu yazı... Ne yazık ki, takip alanımıza girmeyen dergilerimizin yazıda yer almaması kısmî bir özre sebebiyet verse de asıl konunun “edebiyat” çerçevesiyle belirlenmiş olması ve yazının belirli bir hacimle sınırlandırılması bu özrü hafifletici sebepler arasında sayılabilir. Yine değinmeyi çok istediğimiz hâlde Dergah, Yolcu, Edebiyat Ortamı, Yüzakı, Sultan Şehir ve Buruciye Edebiyat gibi dergilerimize özel sayı yahut dosyaya yer ayırmamaları, sanal âlemden kaynaklanan bazı iletişim sorunları vb. nedenler yüzünden yer verilememiştir; lâkin her biri kütüphanemizde, gönülhânemizde her daim ayrı bir yerdedir.

Dergilerin kâğıt kokulu, mürekkep dokulu sayfaları çevrilsin ve dergilerimiz bu yıl bohçasına neler koymuş, gözler önüne gelsin. Alfabetik sıra ile…


AYVAKTİ


Gece zifiri karanlığa büründüğü vakit, dolunay gökyüzünden geceye ışık dağıttığı vakit sessizliğin ortasına “hoş bir seda” gibi düşüyor Ayvakti…
Yayın Yönetmenliğini Şeref Akbaba’nın yaptığı Ayvakti Dergisi, edebiyat çizgisinden taviz vermeden ilerleyerek, okuyucuya eşsiz vakitler sunmaya devam ediyor. Derginin Mart-2008 sayısında Yahya Kemal Beyatlı dosya konusu edilirken aynı sayıda konu olarak işlenen Kar da dikkatleri çekiyor. Bilhassa derginin sonunda yer alan merhum Yahya Kemal’e ait “Kar Mûsikîleri” dosyaya oldukça mutabık düşüyor.

Ayvakti’nin Nisan-2008 sayısı ise sanatının ellinci yılında Erdem Bayazıt’a ayrılıyor. Erdem Bayazıt ölmeden birkaç ay önce yapılan bu dosya, belki de şairin ölüm yolculuğuna çıkarken yanına alacağı son hediyelerden biri olarak akıllarda kalıyor.

Derginin Haziran sayısında ağırlıklı konuyu yine başka bir üstad, Necip Fazıl teşkil ediyor.

Balkanların incisi, medeniyetimizin hilâli Bosna Hersek ise derginin Eylül sayısında baş köşeye oturmuş, Mostar Köprüsü’nden âdeta selâm yolluyor.

Yıllara ve yollara meydan okuyan dergilerden biri olarak yayın hayatını idame ettiren Ayvakti’nin 100. sayısı fırından çıkmak üzere ve aç beyinlerin dimağını doyuracak tazelikte…


BERCESTE

Genel Yayın Yönetmenliğini Ümit Fehmi Sorgunlu’nun yaptığı Berceste’nin Yayın danışmanları ise Kayseri’nin çok önemli iki ismi, Bekir Oğuzbaşaran ve Vedat Ali Tok. Berceste’nin 2008 yılı boyunca hazırladığı özel sayı ve dosyaların sayısı epey fazla… Gelenekten beslenip gündemi takip ederek seçilen “konu”lar ve “şahıs”lar etrafında mümkün mertebe iki ayda bir özel sayı yahut dosyaya imza atan Berceste, bu yıl toplam yedi farklı özel çalışma ile meraklısına “merhaba” diyor.

Derginin bu yılki ilk dosyayı Abdullah Satoğlu adına… Şubat sayısını teşkil eden bu dosya ile Abdullah Satoğlu sevenlerine hoş bir hediye sunulmuş. Berceste’nin Nisan sayısında, nisan yağmurları gibi kalbimize düşen ve emsalsiz bir inciye dönüşen rahmet ve muhabbet peygamberimiz, Peygamber Efendimiz özel sayısı işlenmiş. Derginin bir diğer özel sayısı sanatının kırkıncı yılında Bekir Oğuzbaşaran’a ait… Haziran ayında ve yaklaşık otuz farklı yazıyla vücuda getirilen sayı, yaşayan edebiyatçılara duyulan vefanın göstergesi… Berceste’nin Temmuz sayısında ise ölümüyle edebiyat dünyasını yasa boğan iki isim konu edilmiş: Cengiz Aytmatov ve Dilaver Cebeci. Aynı hüzün ve aynı yas Ağustos sayısında da sürdürülmüş ve Erdem Bazayıt son yolculuğuna şiirlerle, yazılarla uğurlanmış. Günümüz insanının nesirden koptuğu ve kısa yazılara, kısa şiirlere yöneldiği bu çağda Berceste Dergisi, nesre hak etttiği değeri vermek amacıyla Eylül ayında Hikâye özel sayısı hazırlamış. Vefatının ellinci yılında Yahya Kemal özel sayısı ise derginin dosyalara yönelik son çalışması…

Yaklaşık yedi yıldır her ay vitrinde görücüye çıkan Berceste, Şubat ayında 80. sayısı ile okura merhaba diyecek.


BİZİM KÜLLİYE


Kar altında açmış kardelenler gibi büyük bir azim ve kararlılıkla çıkan Bizim Külliye, Elazığ’dan duyurduğu gür sesi tüm Türkiye’ye ulaştırmaya devam ediyor. “Bizim” olanı bize anlatarak, gökkubeye hoş bir seda bırakarak yolculuğuna devam eden Bizim Külliye’nin Genel Yayın Yönetmenliğini Nâzım Payam üstleniyor.

Daha önceki yıllarda Tasavvuf Edebiyatı, Edebiyatımızda Kadın, Edebiyatımızda Doğu-Batı, Eleştiri, Edebiyatımızda Çocuk, Edebiyatımızda Gurbet, Edebiyatımızda Aydın, Edebiyatımızda Küreselleşme, Edebiyatımızda Sağ-Sol, Edebiyatımızda Felek, Edebiyatımızda Tip ve Karakter, Türkçe, Şehir ve Cengiz Aytmatov özel sayı ve dosyalara imza atan dergi, 2008’de de edep kokulu bahçelerden güller devşirmeye devam ediyor. Yazarlar ve Yayınevleri’ni işlediği 35. sayısıyla yazar-yayınevi ilişkilerini ve meselelerini edebiyat gündemine taşıyor. Bizim Külliye’nin 36. sayısında okuyucusuna sunduğu dosya ise Yazarlar ve Hatıraları. Edebiyatımızın ünlü isimlerine ve onların edebî hatıralarına yer veren dergi, okuruna yazarları daha yakından tanıma ve edebiyatımıza samimi pencereler açma fırsatı sunuyor.

“Hatırlanmayı ve hatırlatmayı birlikte yaşamak” için… Bizim Külliye’nin 37. sayısı ise Ahmet Kabaklı’ya ayrılıyor. “Elazığ’ın yetiştirdiği ve Türk düşünce hayatına armağan ettiği Kabaklı hoca” birçok yazarın kaleminde can bularak memleketinde nefes almaya devam ediyor. Bizim Külliye 38. sayısında, diğer sayılarında olduğu gibi edebiyatımızın mühim konularına değinmeye devam ediyor ve Edebiyatımızda Edebî Türler ile nazmın ve nesrin dünyasına yeni pencereler açıyor.

Gün geçtikçe boy veren, boy verdikçe yeşeren ve yeşerdikçe meyveye duran Bizim Külliye, 39. sayısında Edebiyat ve Tarih dosyası ile karşımıza çıkacak.


HECE ve HECE ÖYKÜ


Yazı İşleri Müdürü İbrahim Çelik olan Hece’nin Yayın Yönetmenliğini Hüseyin Su sürdürüyor.

Derginin 133. sayısı Mehmet Âkif Ersoy’a ayrılmış ve özel bir sayı hazırlanmış. Takiben 134. sayıda dosya konusu olarak Yazınsal Türlerin Sınırları işlenmiş.

Çeşitli yazarların yer aldığı bu sayıda bilhassa edebiyatımızda türler üzerine kalem oynatılmış. Hece’nin 136. sayısında yer alan bir başka dosya konusu ise Çağdaş Filistin Şiiri…Hece, neredeyse her sayıyı diğer dergilerden farklı bir konuyla süslüyor. Derginin 137. sayısında ise Edebiyatta Dönüşümler/Başkalaşımlar dosyası yer almış. Hece’nin 138, 139 ve 140. sayıları birleştirilerek tek bir özel sayı hâlinde okuyucuya sunulmuş: Modernizmden Postmodernizme. Düşüncede, edebiyatta ve sanatta modernizmden postmodernizme geçişin sürecini ele alan dergi kapsamlı bir çalışma ile görücüye çıkmış. Derginin Eylül ayında çıkardığı son sayıda ise Tehlikeli Alaka Edebiyat ve Deneysellik işlenmiş.

Hece Öykü’nün çalışmalarından ise, kısaca şu şekilde bahsetmek mümkün:
25. sayısıda dosya konusu olarak Çağdaş Filistin Öyküsü işlenmiş, 26. sayıda hikâyeye dair ele alınan Öyküde Bilinçakışı Tekniği yer almış, 27. sayının dosya konusu Çağdaş Suriye Öyküsü olarak belirlenmiş ve son olarak 28. sayıyla Eylül ayında elimize geçen Dünden Bugüne Türk Öyküsü adlı çalışma derginin 2008 yılına son noktasını koymuş.


İSTANBUL BİR NOKTA DERGİSİ

Gerek şekil gerekse muhteva bakımından nev’i şahsına münhasır bir dergi olan İstanbul Bir Nokta’nın Yayın Yönetmeni Mürsel Sönmez… Renki kapak tasarımı ve edebiyatla yıkanmış içeriği ile dikkati çeken dergi, özel sayılar ve dosyalar bakımından bir iki çalışmaya imza atarak yılı tamalıyor. İstanbul Bir Nokta’nın ilk çalışması Ocak 2008’e ait. Ocak ayının Muharreme tesadüf etmesi sebebiyle İstanbul Bir Nokta, Kerbelâ, Muharrem ve Hz. Hüseyin dosyası oluşturmuş. Derginin bir diğer özel sayısı ise Eylül 2008’de hazırlanmış. Kısmen de olsa 80. sayısıyla Ramazan özel sayısına imza atan derginin 84. sayısını ise dört gözle bekliyoruz.


KUBBEALTI AKADEMİ MECMUASI

Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı bünyesinde çıkan Kubbealtı Akademi Mecmuası, yılların emek ve birikimiyle bugünlere dek gelebilmiş nadir dergilerden… İlim, fikir, sanat ve edebiyat ustalarının hizmet ve emek kokan çalışmalarını her taşına yansıtan Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, Türk kültürünü tek kubbe altında toplamaya devam ediyor.

“İlim, fikir ve sanatta Türk milletine has târihten gelen değerleri esas tutarak, nesilleri, millî bir düşünce ve sanat merkezi etrafında toplamaktır. Bu gayeye erişmek için ilim ve fikirde, sanatta, dilde, sosyal sâhada ve neşriyatta muhtelif çalışmalar yapmak” gayesi ile yola çıkan vakıf, Kubbealtı Akademi Mecmuası ile edebiyat ufkuna yelken açıyor.

Daha önce Sâmiha Ayverdi, Mevlânâ, Nihad Sami Banarlı gibi özel sayıları okura sunan dergi, 2008’in Ekim ayında hazırladığı Yahya Kemal özel sayısı ile üstadı günümüze taşıyor.

Dergi 2009’un Ocak ayısında çıkardığı Türkçe özel sayısı ile yeni yıla “merhaba” diyor.

Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın 150. sayısı ise meraklıları tarafından iple çekiliyor.


KUŞLUK VAKTİ

Gece nöbetinin gündüze devrettiği vakit, kuşlar yuvalarından çıkıp tabiata gülümsediği vakit, uzak diyarlardan sesi gelir bülbülün. Bir güle nağme yakarken bülbül, kuşluk vaktinde sesi duyulur bir gün… Bir bülbül gibi sesini uzak diyarlardan, tüm Türkiye’ye duyuran dergilerden biri de Kuşluk Vakti… “Gece ve gündüz… Birisi siyah birisi beyaz… Karanlıktan aydınlığa geçişin vaktidir kuşluk vakti…”

Manisa’da çıkan, Sahibi ve Yazı İşleri Sorumlusu Salih Güzel olan derginin editörlüğünü ise Fatma Zehra yapmakta…

Henüz yavru bir kuş olmasına rağmen getirdiği sesle birçok kesmin fikrini ve hissini okşayan Kuşluk Vakti, daha şimdiden birbirinden kaliteli sayılara imza atmış. Derginin bilhassa 6, 7 ve 8. sayılarında yer alan İkinci Yeni yazıları büyük bir ilgiyle okunup tartışıldı. Medeniyet, Şiir ve Modern Türk Şiiri’nin yeniden ele alındığı sayılar, denemeler, şiirler, günlükler, söyleşiler, hikâyeler ve tanıtım yazıları ile süslenerek alıcısına sunulmuş.

Kuşluk Vakti’ne bu uzun ve çileli yolda sabır ve başarı dilekleri ile…


KÜLTÜR DERGİSİ

Bir milleti ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biri de şüphesiz millî kültürdür. Kültürün tarihten devralınıp gelecek kuşaklara aktarılmasında en önemli söz hakkı ise edebiyata aittir. Edebiyatın kalbi olan dergiler ise mâzî ve âti arasında en sağlam köprülerden biridir.

Kültür dergisi, geçmiş ve gelecek arasında en sağlam köprülerden biri olarak yayın hayatını azim ve özveri ile sürdürmeye devam ediyor. Yazı İşleri Müdürlüğünü Sümeyra Güldal’ın yaptığı derginin Yayın Editörü ise Fatih Güldal…

2008 yılında ESKADER tarafından ödüle lâyık görülen dergi, aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği’nden de yılın dergisi ödülünü aldığını müjdeledi.

Üç aylık kültür, sanat ve araştırma dergisi olan Kültür, bahar sayısında 1. Dünya Savaşı özel sayısı ile savaşın siyasî tarihinin yanısıra sosyal ve ekonomik boyutunu da ele alan bir çalışmaya imza atmış. Savaşın gerçeklerini etraflıca bir çalışma ile gün yüzüne çıkaran dergi, savaşın bitişinin 90. yıldönümünde okuyucuları tarihî bir sahneye davet etmiş. 11. sayısında 555. yılında Fetih özel sayısı ile zaman tünelindeki yolculuğuna devam eden Kültür, tarihin en büyük hadiselerinden birini günümüze yeniden taşımış. Kültür, diğer dergilerden farklı bir çalışma hazırlayarak Osmanlı’da Çocuk özel sayısıyla Osmanlı sosyal hayatında çocuğa verilen değere yönelmiş. 2008’in kış sayısında Seyyahlar ve Seyahatnâmeler özel sayısıyla okuyanları manevî bir seyahate çıkaran dergi, mâzî ve âti arasında sağlam köprüler kurmuş.

Kültür’ün dört gözle beklenen gelecek sayısı ise Rumeli… Kültürümüz bâkî kalır umuduyla…


SOMUNCU BABA

Fırından yeni çıkan somunlar gibi taze ve sıcak bir muhabbet sunan Somuncu Baba, ekmeğin kokusu ve emeğin buğusunu birleştirerek aç gönülleri doyurmaya devam ediyor.
Somuncu Baba, Malatya’da var gücüyle yürümekte... Genel Yayın Yönetmenliğini Sebahaddin Ateş, Yayın Editörlüğünü ise Musa Tektaş’ın yaptığı dergi, 2005 yılından itibaren aylık periyotlarla edebiyat soframıza misafir oluyor. Ağırlıklı olarak dinî konular seçen ve işlediği temalarla ahlâk penceremizi aydınlık ufuklara açan derginin bu yılki tek özel sayısını Osman Hulusi Efendi çalışması teşkil ediyor.

Haziran 2008’de hazırlanan bu özel sayıyla mutasavvıf bir şair ve bir vakıf insanı olan Osman Hulusi Efendi’yi yâd etme gayesi ön plana çıkıyor.

99. sayısıyla yeni yıla giren derginin 100. sayısı merak ve iştiyak ile bekliyoruz.


TÜRK EDEBİYATI

Asırlık bir çınar gibi ayakta duran ve son 36 yıllık edebiyatımızın en yakın şahitlerinden biri olan Türk Edebiyatı, nefesini kesmeden sesini yükseltmeye devam etmekte…

Genel Yayın Yönetmenliğini Beşir Ayvazoğlu’nun yaptığı dergi, 2008 yılı boyunca birçok özel sayı ve dosyaya imza atmış. Derginin ilk dosyası Ocak 2008’e ait… Ocak ayının Muharreme tekabül etmesiyle Muharrem dosyası hazırlayan dergi, zengin bir çalışmaya imza atmış. Derginin 412. sayısını teşkil eden Şubat sayısı ise, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Tarık Buğra ağırlıklı bir çalışma olarak okura sunulmuş. İşlediği konularla dikkati üzerine çeken dergi, Nisan sayısında Ölüm dosyası ile ruhanî âlemlere kapılar aralamış. Türk Edebiyatı’nın kendine has bir diğer özel çalışması ise Haziran ayına ait… Mahalle kavramına değinerek, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” temini hatıra düşüren dergi, ilgi çekici çalışmalarıyla edebiyatımızda mahalle kavramını işliyor. Derginin sayfa itibarı ile en geniş sayılarından biri olan 417. sayı, İkinci Meşrutiyet 100 Yaşında adlı özel çalışması ile okuru selâmlıyor. Tarih ile edebiyatın iç içe olduğu bu özel sayı, okuyanların dimağını okşuyor. Türk Edebiyatı’nın sayfa bakımından zengin bir diğer özel sayısını Ağustos ayına tekabül eden 418. sayısı oluşturuyor. Cengiz Aytmatov özel sayısı ile edebiyat gündeminde iz bırakan dergi, ünlü yazara son hediyesini yollayarak vefa borcunu ödüyor. Türk Edebiyatı’nın diğer dergilerde yıl boyunca rastlanılmayan bir diğer dosyası ise Kâşgarlı Mahmud’a ait. Kâşgarlı Mahmud 1000 Yaşında adlı dosya çalışması ile Kâşgarlı Mahmud’un doğumunun 1000. yılını yâd eden dergi, okuyucudan tam puan alıyor. Derginin 2008 yılındaki son sayısı ise Kasım ayına ait… Vefatının 50. yılında Yahya Kemal özel sayısı hazırlayan dergi renkli içeriği, farklı resimleri ve özgün çalışmaları ile göz dolduruyor.


YEDİ İKLİM

Edebiyat dünyasında edebini hâlâ muhafaza eden ve “gerçek edebiyat dergiciliği”nin zorlu yollarında taviz vermeden ilerleyen dergilerden biri de hiç şüphesiz Yedi İklim’dir.

Genel Yayın Yönetmenliğini Ali Haydar Haksal’ın üstlendiği dergi, yedi ayrı iklimin bahçelerinden devşirilmiş çiçekler sunar edebiyat bahçesine…

Daha önce Mevlânâ, Peygamber Efendimiz ve Mehmed Âkif Ersoy özel sayıları ile gönülleri okşayan dergi, 2008’i de seçkin ve zengin çalışmalarla tamamlıyor. Şubat-Mart 2008 sayısında “Sebep Ey” diyerek gökyüzüne kanat açan dergi, Erdem Bayazıt özel sayısı ile öteleri müjdeliyor. Erdem Bayazıt’ın ölümünden önce hazırlanan bu çalışma bir nevi ölmeden önce ölümsüzlüğü tattırıyor. Yedi İklim’in diğer özel sayısını ise Oruç oluşturuyor. Sözün orucunu tutan ve az sözle çok şey anlatan derginin bu özel sayısı ise Eylül 2008’e tekabül ediyor. Necip Fazıl özel sayısıyla üstadları anmaya devam eden dergi, Aralık sayısında ise Yahya Kemal özel sayısı ile çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. Edebiyatımızın usta isimleri, usta kalemlerle anılarak ahde vefanın en güzel misalleri sergileniyor.

Mâsivâ’dan Mâverâ’ya uzanan yolda, Yedi İklim her daim yolculukta…


YENİ DÜNYA DERGİSİ

Üzerinde yaşadığımız dünyanın kasvet zincirleriyle ve maddiyat ipleriyle örülü olduğu bu zamanda kendi iç âlemine yolculuk yapacağı “yeni dünya”lar arıyor insan. Bu yeni dünya kimi zaman bir şahıs, çoğu zaman bir kitap ve bazen sıcak bir dergi oluyor âdeta…

Yeni Dünya dergisi de, içinde bulunduğu dünyanın zindanlarından kaçmak ve manevî bir iklimde buluşmak isteyenlerin menzili… Yeni Dünya, çizdiği ve izlediği yol ile “Gönül dünyamıza açılan kapı”dan içeri girerek farklı âlemlerin tadına vardıran bir dergi…

Yeni Dünya’nın Genel Müdürlüğünü Hüseyin Cerrahoğlu, Yazı İşleri Müdürlüğünü ise Mahmut Bıyıklı yapmakta…

Daha önceki yıllarda Kutlu Doğum, Mevlânâ, Şehir, Fatih Sultan Mehmed gibi özel sayılara imza atan Yeni Dünya Dergisi, 2008’in Ağustos ayında Nasreddin Hoca özel sayısı ile vitrine çıkıyor. “Nükte ile Hikmeti Birleştiren Sûfî Nasreddin Hoca”nın güldürürken düşündüren mizacı ile, sûfi kimliği de alınıyor. Yıl içerisinde diğer dergilerden farklı bir şahsa yönelip Nasreddin Hoca’yı kaleme döken dergi, büyük nükte ve hikmet ustasını doğumunun 800. yıldönümünde yâd ediyor.

Yeni Dünya dergisi, bir başka özel çalışmasıyla Aralık ayında, Mehmed Âkif Ersoy dosyası oluşturarak okuyucuyu selâmlıyor. “Bir Ahlak ve Karakter Âbidesi” olarak Mehmed Âkif Ersoy’un bütün yönleriyle ele alındığı 182. sayı vefatının 72. yılında millî şaire ayrılıyor.

Türk kültür, sanat ve edebiyatına hizmet eden kıymetli dergilerimizi bu uzun yolculuklarında muhabbet ile selâmlıyorum. Hür tefekkürün kaleleri hiç yıkılmasın, ilelebet bâkî kalsın ümidiyle...


Senem Gezeroğlu

2008-12-21

"Yeni Dünya" dergisinde Mehmet Âkif



Yeni Dünya Dergisi son sayısını Mehmet Akif Ersoy'a ayırdı. Usta yazarların Akif'i anlattığı derginin Yayın yönetmeni Mahmut Bıyıklı'nın giriş yazısı şöyle:

Kasım 1873’te Fatih’te yaşadığı ülkenin manevi çehresini güzelleştirecek bir çocuk dünyaya geliyordu. Babası Fatih Medresesi müderrislerinden Tahir Efendi, annesi ise Emine Şerife Hanım. Emir Buhari Mahalle mektebi, Fatih idadisi, Fatih Merkez Rüştiyesi ve Baytar mektebi Âkif’in resmi eğitim çerçevesini teşkil ediyor. Ama bunun yanında ona rahatlıkla üzerindeki Rabbani istidatları keşfederek ve muhteşem rehberinden gözünü hiç ayırmayarak edeb, tazim ve azimetle “kendini yetiştiren adam” adam diyebiliriz.

Mehmet Âkif denilince belki en önce bahis konusu edilmesi gereken onun, Tanzimat sonrası gelişen yeni şiir anlayışının en büyük şairlerinden biri olduğunun neden üzeri örtüldüğü ve çarpıtıldığıdır. Mehmet Âkif, meşrutiyet döneminin en büyük şairlerinden biridir; hamasi, destanvârî şiirimizin zirvesidir. İslâm ve Batı hakkındaki derin bilgisi, kanaatleri, azmi, itidali ile her cenahtan ve her nesilden insanın muhabbet ve hayranlığını kazanmış; şiiri şahsiyetini şahsiyeti şiirini yansıtan ve tamamlayan bir müstesna isimdir.

Yeni yetişen bir neslin Mehmet Âkif’i hakiki hüviyetiyle tanıyamaması, onun sanat ve şahsiyetinin sağlam çizgilerini bilmemesi büyük bir eksikliktir. Türk şiirinin bu dâhiyane mert ve mümin sîmâsını hakkıyla tanımak, şiirimizin ve düşünce tarihimizin aydınlık ve ahlâkî geleceği açısından bir zaruret arzetmektedir.

Her büyük şahsiyetin çağına verdiği bir karşılık ve çağından aldığı bir aks-i sadâ vardır. Mehmet Âkif, çağında anlaşılmış, sevilmiş sayılmış ve takib olunmuş bir şairdir. Ne öncesinde ne sonrasında cemiyet meselelerini onun kadar tutarlı ve bütünlük içinde işleyebilen bir şaire rastlıyoruz. Üslûbundaki incelik ve o ferasetli sadelik, ancak, kalbinin dili olmadığı için bîzâr olan, şiiri hayatın kendisi olarak kavrayan, ihlâsın bu en muhkem kalesine nasib olmuştur.

Fakat Mehmet Âkif’in hayat safhalarındaki hüsran bundan sonraya rastlamaktadır. Millî mücadele sonrasında Cumhuriyetin ilanıyla birlikte şiirin siyasetle kol kola girdiği dönemdeki uzlaşmaz sükûtu, iki niyetli rejim muhiblerini ziyadesiyle ürkütmüştür. Bu ahlâk tanımayan marazî vehim, Millî Mücadeleye bil-fiil katılmış, hayatın hakikatini yüreğinin samimiyetiyle mezc ederek şiir hâlinde eritmiş bu yüce ruhlu insanı, Millî Mücadeleye katılmadığı gibi böyle bir mücadelenin imkân dâhilinde olabileceğine bile ihtimal vermemiş manda-himayeci çift yürekli bir avuç zevâtın hedef tahtası hâline getirmiştir. Ve nihayetinde Türk tarihini, Türk şiirini, 1923’ten başlatma sevdasında düşmüş, redd-i miras etmiş bir zihniyetin, tutarsız, bilgisiz ve haksız çığlıkları, bu gönlü hüzünler kulübesine dönen ince ruhlu asil adamı gönüllü bir sürgüne sevk etmiştir.

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma;
Sessiz yaşadım; kim, beni, nereden bilecektir...

diyecek tevazuyu hayat edinmiş bir asil ruhun, mukaddes dinini örnek yaşayışıyla taçlandıran, Ahlak ve karakter abidesini imkanlarımız ölçüsünde sınırlı bir dosyayla anıyoruz. Rabbimiz milletimize nice Akif şahsiyetli nesiller nasib etsin efendim. Selam, saygı, muhabbetle…

İrtibat:
www.yenidunyadergisi.com

2008-08-31

"Yeni Dünya" dergisi


“Yeni Dünya” dergisinin 178. sayısı ( Ağustos 2008 ) yayımlandı. Derginin bu sayısında Hoca Nasreddin hakkında bir dosya çalışması yapılmış. Bu konu kapsamında yer alan isimler ve yazı başlıkları şöyle:
“Dünyanın En Tebessümlü Gerçeği Nasreddin Hoca- Vehbi Vakkasoğlu
“Bir Düşünme Biçimi Olarak Mizah ve Nasreddin Hoca Fıkraları’nın Tasavvufî Değeri”- Ömür Ceylan
“Nasreddin Hoca’nın Kapısında Az Tebessüm”- Ali Haydar Haksal
“Gülmek Anlamaktır”- Elif Bilge Ceylan
“Güldüren Evliya Nasreddin Hocamız”- Mustafa Miyasoğlu

Merhum Erdem Bayazıt hakkında Rasim Özdenören’in bir yazısı var. Bu yazıda bir döneme tanık oluş belirgin. Hatıralar eşliğinde: “Erdem Bayazıt’la Yolculuğumuz”

Mustafa Armağan, tarih okumalarına devam ediyor: “Dolmabahçe Camii’ni Müze Yapan Zihniyet”.

Derginin bu sayısında Mehmet Şevki Eygi ile yapılmış bir söyleşi de yer alıyor.

“Nükte İle Hikmeti Birleştiren Sûfi Hoca Nasreddin” ifadesi dergi kapağında yer alıyor. Kültür ve medeniyetimizin güzel insanlarına dair önemli bir dikkat, güzel bir çalışma. Selâm ile…


İrtibat:

Kariye Mah. Uçbeyi Sok. No:7/2
Edirnekapı / İSTANBUL
(212)635 83 95
(533)668 01 77
editor@yenidunyadergisi.com
http://www.yenidunyadergisi.com

2008-07-21

"Yeni Dünya" dergisi

Tatil Yok Tebdil Var

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte çeşit çeşit tatil önerileri gündemimize kendiliğinden geliveriyor. Bir anlamda mutlaka tatil yapmalısın anlayışı bize dayatılıyor. Oysa kadim geleneğimizde bize tatil değil hep sefer öğütleniyor iç ve dış muarızlarımıza karşı hep zafer öğütleniyor. Şimdi modern zamanların işleyişine baktığımızda hayatındaki her şeyi çiğneyerek çok çalışmak gibi yüksek bedelli bir anlayış ile karşılaşıyoruz. Bunun sonucunda da çılgınlar gibi eğlenmek krallar gibi tatil yapmak. Çağın propaganda araçları bilinçaltlarına ezerek yükselmeyi kırarak büyümeyi helal haram dengesini gözetmeden kazanmayı bunları en azgın biçimde de tatilde eritmeyi yüklüyor. Aslında gerçek tatil denge ve uyumla mümkün. Peki bu denge ve uyum o kadar kolay mı? Değil elbette. Hakikatte tatil dinlenmeyi yeniden üretime geçmek için enerji toplamayı gerekli kılarken bize sunulan tatil seçenekleri çoğu zaman bedeni dinlendirip ruhu altüst edebilmekte. Pekiyi ruhun huzura ermediği bir tatilin bedene faydası var mı? Tatil için tatil köyü şart mı? Tatil anlayışımız sağlıklı mı?Bu ve benzeri sorulara cevaplar üreten Yenidünya dergisi Temmuz sayısında Tatil anlayışını yeniden masaya yatırıyor. Önceleri karşı durduğumuz aramızdaki mesafeyi koruduğumuz meselelere zamanla nasıl duyarsızlaştığımızı sorgulayan dergi ‘alışmak aşınmaktır’ cümlesiyle zihnimizi arınmaya çağırıyor.Usta kalemlerin engin düşüncelerini paylaştığı derginin temmuz sayısında Vehbi Vakkasoğlu Tatil Yok Tebdil Var yazısıyla Mehmet Emin Ay ise tatili manevi kazanca dönüştürmeliyiz yazısıyla okuyucularını tatil üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.Rasim Özdenören 80 yıllık cumhuriyet dönemini sorguladığı yazısını Türkiye’de Laikliği besleyecek kültür yoktur cümlesiyle özetliyor.Mustafa Armağan farklı bir üslupla ve hikâye tekniğiyle ele aldığı yazısında bir ilköğretim öğrencisinin babasına sorduğu ‘Tarihimizi bize niye kötü gösteriyorlar baba’ sorusuna cevap veriyor.Genç kuşağın önemli isimlerinden Ayşe Sevim ise farklı bir açıdan Ladikli Ahmet Ağa portresini okuyucunun irfanına sunuyor.Dergi editörü Mahmut Bıyıklı’nın Prof Dr Mustafa Kara ile yakın dönemin önemli şahsiyetleri üzerine yaptığı geniş röportaj ve dolu dolu kültür sanat sayfalarıyla Yenidünya dergisi son sayısında okuyucuyu dingin bir yolculuğa çıkarıyor.Okurlarına her ay Hanımefendi dergisi ve Beyza Çocuk dergisini hediye eden dergiye 2126358396 no’lu telefonlardan ulaşabilirsiniz.
Elif Bilge Ceylan