selâm-ı evvel ile;
tasvirlerden mürekkep 'tasavvur' dergimizin yirmibir'inci hâli, uzun bir yaz dinlencesinin ardından yine/yeniden sanal mekânında sunulmuştur.
tasavvur ekibi olarak, bizi bu vakte ve sayıya nasip eden allah'a hamd ederken, geçip giden her an'dan bize ilim/irfan/kalite miras bırakmasını ve daha güzel sayılara vâsıl eylemesini, ramazan vakti eşiğinde niyâz ediyoruz.
bu vesileyle, ramazan vaktinizin/bayramınızın hoş/hoşnut olmasını dileriz.
tasavvur yirmibir'in muhtevâsı şöyle:
fikir
- hacı kalfa: faydasız nasihatlar
- yasin çetin: güç ve kullanma şekilleri
- burak tabaş: karıncanın isyankâr hâlleri
- sacide ortaçay: 90 sonrası yaşanan toplumsal süreçte nuri bilge ceylan
sineması
- m. nihat malkoç: seherde içe dönüş!.
- can yılmaz: uyan
nefes
- hasan şen: anılarla son akşam yemeği
- h. sare özcan: bir râbıta eş(l)iğinde boyun büküş
- mirat bârân: cinnet
- burak tabaş: gidecektir elbet
- yahya kurtkaya: ses
- yasin çetin: gülümsemek
- abdulkadir akdemir: hasretinden eşkin verir sözlerim
- sümeyye betül: her dün kaza/ her gün kader
- elif zehra aydın: masrafsız
- h. kübra soyhan: sefer
dilmaç:
- aldous huxley: kedilerden öğütler (tercüme: bünyamin kasap)
- johann wolfgang goethe: annesine bir mektubu (tercüme: ayşe serra dilek)
- charles dickens: çocuğun hikâyesi (tercüme: yahya kurtkaya)
- halil cibran: güzellik (tercüme: mehmet kandemir)
- heinrich heine: ölüm soğuk bir gecedir (tercüme: mustafa sadık metin)
- cesar vallejo: kara haberciler (hüseyin kara)
kıraat:
- burak tabaş: avrupa mektupları
- ali çiçek: otuz neş'e
- yahya kurtkaya: hayatın kâsesine edebiyat doldurmak
- ayşe serra dilek: işaretler
- m. fatih kutan: şehir: içimde bir meleğin kıpırdayışı
- muhabbet: ihyanur bağce
ves'selâm...
İrtibat:
www.tasavvur.org
tasvirlerden mürekkep!
heybe@tasavvur.org
tasavvur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasavvur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2008-09-27
2008-07-15
20.Tasavvur
es’selâm! tüketilen her mevsim, alın yazımızdan sökülüp atılan birer kurşun gibi. yaşarken farkına varamadığımız bu kurşunlar, çıkartıldıktan sonra acıveriyor bize. oysa biz, acı’larımızla yaşamayı sevenler kervanı. fakat,mülayim görünen bu tavrın bâtınında ziyâdesiyle sert bir tavır vardır. ‘düştüysem sana bakarken düştüm’ diyebilen bir zihin zemininde inşâ ederizgururu. allah’a, inanca ve aşka dâir taşıdığımız, taşıyabildiğimiz bütünacı’ların şerefine inanırız, güveniriz. bu böyle!...insanlar taş gibi bana yabancıağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlardabir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsao ışıksız pencereden ben onu bile bile duymuyor gibiyim. bu şehirden gidiyorum gömerek geceyi içime sabahın hüznünü beklemeden gidiyorum bu şehirden. erdem bayazıt…yirminci tasavvur, ‘erdem bayazıt’ ve ‘ahmed yüksel özemre’ merhumlarının azîz hatırâlarına ithaf olunur. ves’selâm!
İrtibat:
2008-06-08
"Tasavvur" dergisi

es’selâm! ne gelir, ne gider hesabı, bizim hesabımız değildir! bizim bir hesabımız varsa dahî; asıl hesap sahibi o’dur. bize düşen, bir iç tezkiyesinden ibarettir. bize düşen, ağaçlar çiçeğe durduğunda; sütler kaymağa, gece ağarmaya durduğunda, buna mukâbil bir şeylerin ağarmaya durmasıdır, sol yanımızda!sol yanımızda büyüttüğümüz bir çocuk, bir çocuk elleri mü’min, bir çocuk gözleri müşfik! bize düşen, hesaplar üstü bir hesabın müridi olup, gölge altında ebedî kalınmayacak olan bu tenefüs saatinde, aklı selim, kalbi mutmain tutmaktan başka ne ola! kasıp kavuran şedid bir rüzgâr, vardır! biz, bahar esenliği dilerken, inadına tufan; inadına kış! olsun!!! buna ezelden idmanlı bir kavim bu, sol yanında çocuk büyüten kervan! biz, bu kervanın sâkinleri. bu kervan, o’na muhâcir. yol da o’nun, yolcu da; han da o’nun, hancı da. peki nedir bu, alevden kütleleri avucuna almış da, sol yanımıza musallat olan, us’umuzdaki soytarı! krallara soytarılık yapmak yaraşmaz, kalbi çocuk olana! zira, çocuk görür kim kral, kim çıplak! ondokuzuncu vakittir, tasavvur için! yoldayız, kervandayız! bu yolda olmak fiili, korkuyu musallat etmemeli bize. yol belli, menzil belli; yolcu belli, nâzil belli. terennüme devam, teskin bir kalb ile. şâir dedi:“gam çekme, böyle gitmez bu devran,nihayet sonuncu durağa gelir.” (nfk)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)