özgün irade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgün irade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-11-20

'Özgün İrade' dergisi



Özgün İrade dergisi, Kasım 2012 sayısını Müslümanların İktidarla İmtihanı kapağıyla çıkardı. Dergide dosya konusu bağlamında bir çok yazı dikkat çekiyor: Ak Parti ve Müslümanların İktidarla İmtihanı-Ümit Aktaş, İslam Coğrafyasında Yeni İktidar ve Kaygılar-Ferhat Özbadem, Ak Parti, Eğitim ve İlkesizlik-Ali Öner, İktidar Sarhoşluğu-Fatma Yazıcı Turan, Ak Parti Bir Umut mu Yoksa Sapma mı?-Hasan Postacı, Dünden Bugüne Müslümanlar ve İktidar-Nuri Yılmaz, Mü’min Hakkın Temsilcisidir-Bakiye Marangoz, İktidarla Deneniş-Adil Akkoyunlu.
Başyazıda yine Ramazan Kayan var ve yazı içeriği dosya konusuyla aynı, İktidarla İmtihanımız. Diğer bazı konu başlıkları ve yazarları ise şu şekilde: Müslüman Zihnin Problemleri-Necip Cengil, 8 Ekim tarihinde ebediyete doğru yol alan Abdulcelil Hocanın anısına yazılan Ve Bir Alim Daha Hakk’a Yürüdü: Abdulcelil Candan-Muhammed Azdir, seri halinde yazı yazmayı kendine bir gelenek olarak addettiğini sandığım(ki önceki sayılarda tam altı bölüm halinde “Kur’an’ı Anlamamak Günahtır” başlıklı yazılar yazdı.) güzel Müslüman Hasan Eker ağabeyinTelevizyon İslamı ve Hocalar yazısı üzerinde durulmayı hak edici nitelik taşıyor. Ayrıca Ümit Aktaş’ın Aşk Terapi isimli yeni çıkan kitabı üzerine Esan Gül ile yaptığı söyleşi: Aşk Ruhun Özgürlüğüdür başlığıyla kitapla ilgili geniş bilgi veriyor.
Ümit Aktaş ağabeyin elinin değdiğini hissettiren Özgün İrade’ye daha nice güzel ve hayırlı sayılar diliyorum.

Fatih Pala
İrtibat:  
0212 635 99 19

2011-02-02

'Özgün İrade' dergisi

Özgün İrade dergisi şubat ayı sayısı "Bin Ali’yi kim izleyecek?" manşeti ile tüm bayilerde.

Tunus diktatörü Zeynelabidin Bin Ali’nin ülkeden kaçmak zorunda kalması olumlu ve sevindirici bir haber. Tunus halkının ahı tuttu ve zalimlerin iktidarı payidar olamadı. Temennimiz, öncelikle Tunus’ta halkın iktidara gelmesi, özgürlük ve adaletin hâkim kılınmasıdır. Bin Ali gitti ama sistemi hâlâ iktidarda. İnşallah sistemi de kendisi gibi devrilecektir.

Bununla birlikte bölgedeki diğer diktatörlerin de aynı akıbete uğraması Müslüman halkların genel bir beklentisi ve umudu. İnşallah ilk sırada Filistin’deki işbirlikçi Mahmud Abbas var. Onun hakkında yayınlanan belgeler, Abbas’ı da Bin Ali’nin yanına gönderecek önemde. El-Cezire’nin yayınladığı belgelere göre Abbas ekibi, Kudüs’ün büyük kısmını İsrail’e devretmeyi öneriyor, ancak işe bakın ki İsrail bunu bile yetersiz bularak kabul etmiyor.

Ortadoğu’da Batı’nın kurduğu işbirlikçi düzen artık dikiş tutmuyor, sistem her yanından dökülüyor. Bin Ali’yle başlayan sürecin domino taşları gibi ilerlemesi pek çok kimsenin genel beklentisi. Ancak gelişmelerin seyrini zamanla görebileceğiz.

Bu konuda Ortadoğu uzmanı Halil Çelik ile yapılan söyleşi oldukça açıklayıcı ve kapsamlı. Zevkle okunacak ve faydalanılacak bir söyleşi oldu.

Şubat ayı şehitler ayı

Şehitlerimiz, geleceğimizi aydınlatan deniz feneri gibiler. Kanlarıyla yaktıkları işaret fişekleri, bizler için rahmet vesilesidir. Şubat ayı, şehitler yönüyle bereketli bir ay. Malcolm X’ten Hasan el-Benna’ya, Metin Yüksel’e kadar pek çok güzide şehidimizi rahmetle anıyoruz. Konuyla ilgili olarak Ali Rıza Akgün’ün Hasan el-Benna portresi ile Ferhat Özbadem’in “Şahit olalım ki şehit olabilelim” adlı makalesi konuya ilişkin değerli yorum ve analizleri barındırıyor.

Laubali olmak sorumluluktan kaçmaktır

Bu ayın dosya konusu ise laubalilik. Günümüzde İslami hassasiyetlerin dejenere olduğuna şahit olmaktayız. Müslümanlar İslami ölçülere riayet hususunda daha lakayt davranabilmekte, laubalilik sergileyebilmekteler. Laubalilik maalesef hayatın hemen her alanında kendini gösteriyor. Siyasetten ticarete, eğitimden düşünceye, ibadetten aileye kadar çeşitli alanlarda hassasiyet yitimiyle karşılaşıyoruz. Neme lazımcılık, salla gitsincilik, böyle de olurculuk bir kanser gibi büyüdükçe büyüyor, bir kurt gibi içten içe kemirdikçe kemiriyor.

“Besairu’l-Kur’an” adlı Kur’an tefsiri ile “Besairu’l-Ehadis” adlı hadis çalışması olan ve Konya’da ikamet eden Ali Küçük Hoca, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı. “Asıl sorun vahyi bilmemektir” diyen Ali Küçük Hoca, günümüz Müslümanlarının önceki ehli kitap gibi “işittik ve isyan ettik” demiyorlarsa da hal ve tavırlarıyla “işittik ve unuttuk” dediklerini ifade ediyor. Dosyaya katkıda bulunan Beşir İslamoğlu ise “Laubali olmak sorumluluktan kaçmaktır” diyor.


NT ve tüm seçkin kitapçılardayız


Bu aydan itibaren dergimizi Türkiye’deki tüm NT şubelerinde bulabilirsiniz. Türkiye çapında yaklaşık 110 NT şubesi aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaşabilmeyi umuyoruz. Okurla bağımızı güçlendirecek ve aramızdaki mesafeyi kısaltacak adımlarımız devam edecek.

2011-01-14

“Mahalle baskısı yok, beyazların arsızlığı var.”

“Mahalle baskısı yok, beyazların arsızlığı var.” Özgün İrade dergisi 81. sayısıyla raflarda yerini aldı.

Özgün İrade’nin bu ayki dosya konusu olarak “mahalle” seçilmiş. Kültürümüzde önemli bir motiftir mahalle. En az aile kadar insan hayatına dahildir. Mahalle üzerine Türkiye’nin önemli sosyologlarından Doç. Dr. Ergün Yıldırım ile verimli ve dolu dolu bir söyleşi yapılmış. Mahallenin geçmişte inancın toplumsallaştığı bir mekân olduğunu söyleyen Yıldırım, apartman ve sitenin mahalleyi öldürdüğünü belirtmiş.

Tophane’deki olaylarla birkez daha gündeme oturan “mahalle baskısı” kavramına da değinmiş Yıldırım Hoca. Modern beyazların geleneksel yaşam alanlarına sarkarak arsızlık sergilediklerini iddia eden Yıldırım, “mahalle baskısı” tartışmalarına farklı bir boyut getiriyor.

“Geçmişte bütün toplumlarda olduğu gibi Müslümanlarda da mahalle, inancın kolektif kimlik olarak yaşandığı, üretildiği ve aktarıldığı ana merkezdi. Birbirlerini tanıyan, camide ibadette buluşan, sokak ve meydanında her dem yüz yüze gelen insanların yeriydi.”

“Mahalle sınırlarını aşarak “birey” olarak yaşadığını söyleyen modernler de pervasızca Tophane’ye sarkıyorlar. Onun varlığından onay almadan onun hayatına zıp diye atlamak tam manasıyla arsızlıktır. Modernlerin, sanatçıların, eğitimlilerin ve beyaz kentlilerin arsızlığı…”

Dosya konusunda Ramazan Kayan’ın “Müslüman Mahallesinde Salyangoz” ile Beşir İslamoğlu’nun “Mahalle Baskısından Statü Baskısına” isimli yazıları konuyu derinlemesine ele alıyorlar.

Dergide sadece dosya konusu ele alınmamış elbette. Edebi metinler de derginin sayfalarında yer almış. Bu metinlerden özellikle biri çok dikkat çekici. Eğer duygusal yazılardan da hoşlanıyorsanız Adil Akkoyunlu’nun “Cinci” adlı hikâyesi tam size göre.

Murat Karaca

2009-05-11

'Özgün İrade' dergisi

Aylık olarak yayınlanan Özgün İrade Dergisi’nin 61. sayısı (Mayıs 2009) okuyucuyla buluştu. Derginin bu ayki kapak konusu; ‘Türkiye Nereye Gidiyor?’ üstbaşlığıyla ‘Stratejik Ortaklık mı Model Ortaklık mı?’

Dergilerin bir bir elektronik ortama taşındığı bir zamanda Özgün İrade Dergisi basılı olarak çıkıp okuyucu ile buluşmakta ısrar ediyor. Her ay istikrarlı bir şekilde çıkan Özgün İrade Dergisi 6. yılın ilk sayısını (61.sayı) da çıkardı. 5 yıldan beri hedefi hep doğruya ulaşma ve doğruları işaret ederek halkın din ile barışmasını sağlamak olan derginin yeni sayısı yine dopdolu…

Gündem yazılarından, düşünce yazılarına, Kur’an’dan Siyere, söyleşiden edebiyat yazılarına ve kitap tanıtımlarına kadar birçok değerli yazar Özgün İrade dergisine renk ve ahenk kattılar. Özellikle Rasim Özdenören’le yapılan söyleşide ‘Demokrasi ve İslam’ ilişkisine dikkat çekerek okumanızı tavsiye ediyoruz.

Derginin içeriği:

Ali Bulaç / Irak’ta Şiiler ve Şiilik

Abdulaziz Tantik / Uzun İnce Bir Yoldayız

Ramazan Kayan / Nebevi Dert

Ümit Aktaş / Alternatif ve Özgür Bir Toplum Oluşturmak

Yahya Ayyıldız / Stratejik Ortaklıktan Model Ortaklığa

Cihan Aktaş / Yerli Yerinde Bir Ölüm

Mehmet Cengiz / Pemgamber Ocağı Böyle mi Olur?

Rüstem Budak / Medeniyetlerin Geleceği

Mehmet Altepkin / Tevekkül (Allah’a Tam Güven)

Necip Cengil / Kulluk Hayatın Ölçüsüdür

Yunus Emre Tozal / Yakın Tarih İncelemesi: Göçün ve Kentin Siyaseti

Mehmet Kızılay / Mütemadiyen Merhaba

Söyleşi / Rasim Özdenören