iskele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iskele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-01-13

İskele’de üçüncü mevsim

“Edebiyat mesleğimiz değil, meselemiz.” parolasıyla Aydın’dan yola çıkan İskele bu kez “Kışları göç içimizedir.” diyerek selamlıyorlar okuyucularını.

İkinci sayısının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş olmasına rağmen bu sayıyı elinize alınca göreceksiniz ki dergideki usta ve genç yazarların kalemleri hala sıcak. Hele ki şu soğuk günlerde sıcak bir çay ya da kahveyle İskele de iyi gider hani. Çay demişken mutlaka bahsetmemiz gereken bir husus var. Geçtiğimiz Şubat ayında İskele, Aydın’da bir de mekâna kavuştu: Demhane… İçinizi ısıtacak sohbetlerin ve edebiyat demli çayların bolca olduğu bu mekânı bir gidin görün deriz. İskele’nin bu sayısı için Demhane’nin çok önemli olduğunu da ayrıca belirtmeliyiz.

Baharlarda görmeye alışık olduğumuz İskele’nin ilk kış sayısı olan bu sayı, diğer iki sayıdan hem sayfa hem de içerik olarak daha dolu. Bu sayının göze çarpan yazılarına değinecek olursak: Kapakta da yer alan Necip Fazıl Kısakürek’ in 25 Şubat 1970 tarihinde Konya’da vermiş olduğu konferansın bir kısmı (bildiğimiz kadarıyla yazılı olarak ilk defa yayınlanıyor), Mehmet Önal’ın “Hikmetin Evrensel ve Bütüncü Yapısı” isimli makalesi, Mehmet Yeter’ in Dücane Cündioğlu üzerine yazdığı inceleme yazısı ve Ali Haydar Öztürk’ün, ellili yıllarda, bir dergi çıkarma münasebetiyle yaşadığı, pek değerli anılarını bizlerle paylaştığı “Unutulan Bir Kültür Ocağı: İsmail Hami Danişmend’in Evi Hava Palas” bunlardan bazısı.

Yazar kadrosu neredeyse tamamen oturmuş olan İskele’nin bu sayısında Ömer Karataş, Kağan Aksoy, Hüdayi Can, Ferhat Çakıröz, Akın Özkan ve Kemalettin Bal yazılarıyla; Okan Aksoy ve Keşşaf Çelebi şiirleriyle, İskele’de sizleri bekleyenlerden.

Şimdilik bayi dağıtımı olmayan İskele’yi, Üsküdar İskele gazete bayi başta olmak üzere bazı belli başlı noktalarda bulmak mümkün. Bunun yanında derginin internet sayfaları vasıtası ile de talepte bulunabiliyorsunuz.

İrtibat:
http://iskeledergisi.wordpress.com/

2010-12-08

'İskele' dergisi der ki: Hayatlar güzele aksın

Geç kaldık. Suçumuzun farkındayız. Ne kadar ikna edici olabilir bilmiyorum ama gerçekten hafifletici sebeplerimiz vardı. Kimimiz bütünlemeye kimimiz finale kaldı. Bunlardan dolayı bir türlü sırtlanamadık “yaz ’10″un naif yükünü. Şimdi teslim oluyoruz sizlere. Huzurunuzda -veya huzursuzluğunuzda-, karşınızda da değil, yanınızda yerimizi alıyoruz samimiyetinizi paylaşarak.

Hayatlar güzele aksın istiyoruz. Bunun için de güzel her neredeyse ona ulaşmaya çalışıyoruz. İlk sayımızdan bir hayli farklı bu 2. sayımızı, bu istencimizin ürünü olarak ortaya koyuyoruz.

Bu sayımızda Rasim Özdenören’le gerçekleştirdiğimiz söyleşi konusunda büyük emeği olan Ömer Karataş’a ve Mehlika Toyga’ya minnettarız. Bunun yanında, dergimizin sesini duyurma hususunda yardımlarını esirgemeyen Ali Çolak’a, Mahmut Bıyıklı’ya ve Cesur Küçük’e şükranlarımızı sunuyoruz.

Son olarak, ölümünün hayatına doğduğumuz şu huzur mahrumu dünyada, bileklerimizdeki akıntının gemileri dahi yürüteceğine olan inancımızı da paylaşarak, sizleri dergiyle baş başa bırakıyoruz.

İçindekiler:

Şiir:
Mehmet Önal – Bu Kavissiz Kentlerde
Asım Aksoy – Uzun Atlama Dersleri
Safa Arslan – Artık Adımlar
Okan Aksoy – Meteor
Okan Aksoy – Diye
Ömer Karataş – Gece Yakamozlar ve Gereklilik Kipi

Deneme:
Ömer Karataş – Radyolu Günler Efendim
Hüdayi Can – Heykelli Park
Ferhat Çakıröz – Nocturnal Gloom
Kağan Aksoy – Erken Bir Veda Yazısı Ya Da Niçin Yazıyorum
Akın Özkan – Sevemedim Vedaları

İnceleme:
Ali Haydar Öztürk – Anadolu’da Ahiliğin Tarihi ve Gelişimi
Mehmet Haldun – Bir Edebiyatımız Vardı Ona Ne Oldu

Söyleşi:
Rasim Özdenören İle Söyleşi

Hikâye:
Mehlika Toyga – Mor
Asım Aksoy – Yaşamak
Mücteba Sezen – Radhe Krishna
Asaf Ali – Güneş Nöbeti


İrtibat:
http://iskeledergisi.wordpress.com
iskeledergi@gmail.com

2010-05-16

Yeni bir dergi: "İskele"

İskele’den

Yazmak, diyordu bir şair, fâniliğin saldırısına karşı bazı insanların göstermiş olduğu reflekstir. Tam bir yıl önce bizi sonsuz sularda bu yolculuğa çıkaran şey de galiba bu refleksti. Hiçbirimizin "mesleği" değildi edebiyat ama "meselemiz" in ta kendisiydi. Bunun için de vaktimizden bir mesai saati ayırmadık edebiyata. Ona ömrümüzün tamamını mesai kılma niyetinde olduk, rüyalarımız da dâhil.

Bu sulara ineli bir yıl oldu demiştim. Başladığımız bu yolculukta sise de maruz kaldık, rüzgârların hırçınlıklarına da. Ama bir hayalimiz vardı ve bu hayal ile direndik tüm bunlara. Ve şimdi sığınma talebimizi kabul eden bu iskele’deyiz. Hayalimizin gerçekleştiğine şahitlik eden gözlerimiz artık ufku gözlüyor. Yoldan çıkarak yola çıkmış birilerini bekliyoruz. İskele'miz, ortak itirazlarımız ve ortak aşklarımızla buluşabileceğimiz bir yer olsun istiyoruz.

Şimdi isteğimiz bir kenarda bekleyedursun, devam ediyor yolculuklar. Kiminiz yolculuğuna iskele'de mola verip devam edecek, kimimizin yolculuğu da bu iskele'den başlayacak. Ama hepimiz kendimizce güzel olanı paylaşmak için yolda olacağız. Sıyrılıp bir şeylerden yolda olmak... Bu bile ayrı bir güzellik belki de. Sözü daha fazla uzatmadan, sizi güzelliklerimizle baş başa bırakmak istiyorum.

Hepiniz hoş geldiniz efendim ve bir sonraki sayıda görüşünceye kadar hepinize hayırlı yolculuklar...

*

‘İskele’ye Sığınma Talebi!
Dergi sayısındaki artışın tartışıldığı şu sıralarda edebiyat dünyası yeni bir dergiye daha merhaba dedi: İskele. Üç ayda bir çıkacağı açıklanan mevsimlik dergi iskele; bahar 2010 diyerek yolcuları ağırlamaya başladı. Şiir, hikâye, deneme, inceleme, foto-yorum, kitap tanıtımı ve film tahlili gibi pek çok kültürel ürünü 32 sayfaya sığdırabilmiş bir dergi.

İlk sayı için çok hoş bir kapak seçilmiş. Melankolik bir iskele resmi koymaktansa renk uyumuyla dikkat çeken güzel bir resim kullanılmış. İskeleden bakar gibi bakıyorsunuz martılara. Karagöz veya fayrap’ın aykırı kapaklarına benzemese de ilk sayı için gayet başarılı.

Tasarımı da gayet hoş. Ne çok cafcaflı ne de çok sade. Gözü yormayan, rahatça okunabilecek bir mizanpaja sahip. Salt yazı yok, arada üzerinde gözlerinizi yürütebileceğiniz resim ve fotoğraflarla desteklenmiş eserler.

İlk sayısında bir dosya yahut kapak konusu olmasa da farklı farklı konular hakkında çeşit çeşit ürünlerle zenginleştirilmiş bir içerik var. Bundan sonraki sayılarda -tabii devamı gelirse- bir dosya beklediğimizi belirtelim.

Gençlerin çıkardığı bir dergi olmasından mütevellit ağırlığını genç yazarlar oluştursa da Ali Haydar Öztürk, Mehmet Önal, Hüdayi Can ve Ömer Karataş gibi isimlerin eserleri de var ilk sayıda. Bu saydıklarımız dışında; Mehlika Toyga, Ersin Poyraz, Okan Aksoy, Akın Özkan, Mücteba Sezen, Kağan Aksoy, Safa Arslan, Asım Aksoy, Asaf Ali, Mustafa Ali Varol, Zahide Erdoğan ve Keşşaf Çelebi bu sayıya katkıda bulunan diğer isimler.

Hayırlı olsun diyoruz. 1 yıl gibi bir süre doğmayı bekleyen bu dergi bakalım nasıl karşılanacak Türk edebiyatında.

*

Dergi şu an için Türkiye’de 19 ilde kitapçılar ve kitap kahvelerde bulunabiliyor. Bu sayı daha da artacakmış birkaç hafta içinde. Dilediğiniz takdirde irtibata geçip [iskeledergi@gmail.com] adresinize de dergi gönderilmesini isteyebiliyorsunuz.

Mithat Demir


"İskele" irtibat:
iskeledergi@gmail.com