özgün düşünce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgün düşünce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2009-04-24

"Özgün Düşünce" dergisinde sol, sosyalizm, İslamî sol dosyası


İlk sayısıyla çeşitli çevrelerde büyük yankı uyandıran üç aylık İslami Düşünce Dergisi Özgün Düşünce, 2. sayısını ‘Sol, Sosyalizm, İslami Sol’ ana başlığıyla yine dikkatleri üzerine çekti.

Girişi yazısında ‘Aydınlanma’ kavramının tarih okuması olduğu kadar aynı zamanda bir gelecek okuması da olduğunu belirten Özgün Düşünce, Wallerstein’in dünyaya miras bırakılan üç önemli siyasal sistemin -muhafazakârlık, liberalizm ve sosyalizm-, üç perspektifin de cumhuriyetçi bir yönetim biçiminde uzlaşsa da demokratik ve monarşik dizgeler arasındaki savrulmalar, daha uzun süre tartışılacağını vurguluyor.

I. Enternasyonal devriminde anarşistlerin dışlanması, II. Enternasyonal devrimle Marksist ‘devrim’ yanlıların kazanmasıyla, sosyalizmin gidişatının belirginleştiğini ve bu süreçte 1917 devriminin bir anlamda ‘aydınlanma’nın radikalleştirilmiş bir biçimi olduğunu belirtilirken, sosyalizmin Avrupa’da dışlandığı, otokrat bir modele tıkandığı, liberalizm ve muhafazakârlığınsa alternatifler haline geldiği belirtiliyor. Soğuk savaş dönemindeki bu muvazaalı hegemonya çatışası içerisinde, İran’ı bölgesel bir kapitalist güç olarak görmek mümkünken, Cezayir’den Irak’a kadar yayılan Arap politikasında ise Müslümanların Mısır merkezli Nasırcı bir Arap sosyalizmi bloğu oluşturulma çabası içinde olduğu ifade ediliyor.

Nasıl ki Fransız ve Rus Devrimlerinden sonraki dünyaları, bu devrimleri dikkate almaksızın okumak ve anlamak mümkün değilse, 1979 sonrası dünyası da, İslam Devrimi dikkate alınmaksızın anlaşılamayacağı ifade edilirken, 1968 kuğunun son şarkısı olarak nitelendiriliyor.

Özgün Düşünce’nin bu sayısında İslamcılıkla sol arasındaki ilişkiler kadar, sol, sosyalizm ve İslami sol gibi kavramlar üzerinde durmaya, bu kavramları irdelemeye ve bu kavramları bugün gelmiş olduğumuz noktadan ‘okumaya’ çalışılıyor. Öte taraftan İslamcılığa ilişkin açmış olunan tartışmalar, bu sayıda da devam ediyor.

İkinci sayısıyla Özgün Düşünce İslamî Hareket(ler) boyunca ortaya konulan değerler, devinimler, modernizmin getirdiklerine dair yeryüzünün bir umudu, sancısı olma vasfını da taşıyor. Bu değerler silsilesine; değer üretmede “kutsalın ve geleneğin” rolünü üslenerek pozitivizmde tebarüz eden yeni paganlığın saldırısına karşı, ilahi vahyin tüm çağlara hitap eden sesini dillendirmeye çalışıyor.

Sorumlu olan ‘ben’in özne mi yoksa fert mi olarak tanımlanması gerektiği; bireylik ve bireycilik ayrımı ve Batı bireyliği ile İslam şahsiyetçiliğinin ayrımları kadar, kişiselliğin temsilinin ahlaki, toplumsal ya da ontolojik bir düzlemde kabul edileceği de tartışmaya açık.

İkinci sayısında Sol, Sosyalizm ve İslami Sol kavramlarını irdeleyen bu dergiyi, okuyucunun ellerine bırakıyoruz, Allah ellerimizi bırakmasın.

Ümit AKTAŞ
İslamcılık ve Sol/Sosyalizm Ekseninde, Türkiye’de Sosyopolitik Değişim Üzerine Bir Analiz
Abdülaziz TANTİK
İslam ve Sosyalizm
Mehmet KAR
Türk Solunun ‘Birikim’i
Abdulaziz KIRANŞAL
‘İslami Sol’un Kur’an Perspektifi
Mustafa YILDIZ
Bir İslamcının ‘Kapitalizm ve Sosyalizm’ Hakkındaki Düşünceleri
Ümit AKTAŞ
İslami Sol, Tecdid ve Kavramsal/Sembolik Üretim
Asım ÖZ
Türkiye’de Sol, Edebi Kamuda Toplumcu Gerçekçilik Yazınsal gerçekçilik Gerilimlerine Genel Bir Bakış
Ali BULAÇ
Birey Üzerine!
Menderes ÇINAR
Türk İslamcılığı: İslamcı Pragmatizmden Demokratik Pragmatizme
Cihan AKTAŞ
Kadın Yazarlarda Göç ve Kimlik
Ahmet Sait AKÇAY
Bir Kimlik Sorunsalı Olarak Hidayet
Mehmet TURGUT
Tezkire ve İslamiyat Dergilerindeki Sol İslam Tartışmaları Hakkında Bir Değerlendirme
Abdulgaffur IŞIK
Bir Adalet ve Özgürlük Sistemi Ya da İslam’ın Kapitalizm İle Çatışması
Emrah ATİLLA
Panorama: Kerim Devletten Kurt Devletine



Yunus Emre Tozal

2009-02-04

Yeni dergi: "Özgün Düşünce"

"Başlamak her zaman coşkulu, umutlu ve direnden bir emeği ve afaka doğru çıkmış bir sabrı dillendirir. Yüklenmiş olduğumuz "emanet" omuzlarımızda taşınamaz bir yük gibi dursa da, o emanet omuzlarımızda iken, "biz" olduğumuzun farkına vararak adımlarımızı daha bir coşkulu, dikkatli, heyecanlı ve daha da sorumlu olarak atarız. Aslında bu emanet bizim omuzlarımızda da değil, kalbimizde ve beynimizdedir. Bir geleneğin mahsulü olduğu gibi, bir emeği de görevlendirendir. Hep yeni başlangıçlara gebe ve her dem şafak gibi ışımak, bir başak gibi filizlenmek üzeredir. Biliriz ki, tarihe karşı sorumlu olanlar ve topluma söylenecek sözü bulunanlar için ne söz ne de umut asla tükenmeyecektir. "Söz"ün bir eylem olduğu kerte, "okuma"nın topluma deklarasyonu ve tebliği ile yükümlü olduğumuz bir misyonu açığa çıkarır."

Yukarıdaki paragraf Üç Aylık İslami Düşünce Dergisi olan Özgün Düşünce'nin Başlarken ki bölümünden ilk paragraftı. Yeni bir bakış açısı elde edinerek, farklı perspektifleri de safına davet ederek çoğulluğu parçalanma ve kafa karışıklığından öte, bakma biçimlerindeki katmanlaştırmaların tanıklık edeceği sosyopolitik bir sureti de ortaya koyuyor Özgün Düşünce.

'Bana eşyanın hakikatini öğret' niyazında bulunan peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.) da evrenle insan arasında anlam kapısını aralamanın peşinde olup, kozmik ilişkinin hikmetini sorgulayarak yol haritasını bulabilmenin çabasındaydı. Çünkü kula kul olmanın, insanın insana feda edilmesinin zulüm olduğunun bilincindeydi. Zulüm, bir şeyi yerinden etmek değil miydi?... İnsanı yerinden etmek en büyük zulüm değil miydi?...

İlk sayısında bir dönemin suskunlaşan, iktidar heyecanı ve bozgunluğunu bir arada yaşayıp dili iktidarla kesilmeye çalışılan İslamî düşüncenin, son yıllarda açılmaya, çoğalmaya, daha gür bir şekilde söylenmeye başlandığı bir zaman diliminde olmanın da sorumluluğu ve yüküyle, İslamî düşüncenin diline farklı bir soluk getirerek daha gür şekilde söylenmeye başlamasına tanıklık ediyor Özgün Düşünce. Müslüman bir sufî ve düşünür olan Réné Guénon (Abdul Vahid Yahya) Modern Dünyanın Bunalımı adlı eserinde insanı robotlaştıran modern hayatın felsefesini ele alırken, düşünsel eylemin sistematiğinde felsefeyi hikmete ulaşmak için kullanılan bir araç olarak görür. Ona göre vahiy saf bilgiye ulaşmak için biçilmiş kaftandır. Ve modern dünyanın açmazını şöyle ifade eder: "Maddî iktidar, manevî otoriteden bağımsız olmak ve sonra siyasal amaçlarla kullanacağını iddia ederek onu kendisine bağlamak isteyince, her tür hiyerarşinin altüst olduğu bir durum baş gösterir; bu da, daha başka zorbalıklara yol açacak olan ilk zorbalıktır." İşte bu noktada, bu gibi dergilerin varlığını anlamlı ve gerekli kılan bir başka husus da ortaya çıkmaktadır: tarihe tanıklık etmek.

İslamî Hareket(ler) boyunca ortaya konulan değerler, devinimler, modernizmin getirdiklerine dair yeryüzünün bir umudu, sancısı olma vasfını da taşıyor. Özgün Düşünce bu değerler silsilesine; değer üretmede "kutsalın ve geleneğin" rolünü üslenerek pozitivizmde tebarüz eden yeni paganlığın saldırısına karşı, ilahi vahyin tüm çağlara hitap eden sesini dillendirmeye çalışmaktadır.

İlk sayısında İslamcılık kavramını irdeleyen bu dergiyi, okuyucunun ellerine bırakıyoruz, Allah ellerimizi bırakmasın.

İslamcılık Düşüncesi / Dün - Bugün - Yarın
Ali Bulaç

İslamcılık: Tercihi Olmayan Bir İmtihan Hâsılası
Abdurrahman Arslan

İttihad-ı İslam, İslamcılık ve İslami Hareket(ler)
Bir Kriz Sürecinde Strateji Arayışları

Ümit Aktaş

İranlı Genç Kuşakların Tesettür Yorumları
Cihan Aktaş

İslamcılığa Dair
Abdülaziz Tantik

İslamcılık Hakkında Bazı Mülahazalar
Veli Karataş

Manevi Alanın Yeniden İnşasında Sezai Karakoç
Ahmet Sait Akçay

Modern Türkiye'de Ulemanın Tükenişi
Mustafa Yıldız

Muhalif İslamcılığı Krizi
Yahya Ayyıldız

İsyan Hakkı – Savunma Hakkı
Dilaver Demirağ

Sezai Karakoç Sempozyumu
Vahdettin Işık

Dini ve Etnik Ayrımcılık Sempozyumuna Kısa Bir Değini
Mustafa Kaylı

İslamlaşmak – Said Halim Paşa
Davut Özgül


Yunus Emre Tozal


İrtibat:
Kirmasti Mah. Kıztaşı Cad. Nalbant Demir Sokak No: 2–4 Fatih / İstanbul
0212 635 99 19