aşkıne-hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşkıne-hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-08-21

'Aşkın (e) Hali' dergisi, şiirimizde manifestolar dosyası ile çıktı

Temmuz-Ağustos-Eylül 2012, Sayı: 27

Magazin dünyasında yaşıyoruz artık malumunuz. En büyük zevkimiz, özel hayatların kapısını aralamak. Popçular, topçular, karaborsacılar, falancalar filancalar… Ünlü olan herkes bolca işgal ediyor gündemimizi. Hatta ünsüzler için bir sayfa açıp ünlendirme işlemi yapılıyor, hemen ardından yeni bir sekme açılarak hayatları gözler önüne seriliyor. Peki, bize ne tüm bu olanlardan? Bizi üzen taraf şu ki, edebiyatçılar da bu furyadan faydalanma çabasındalar. Magazin sofrasına oturmak için çırpınıyor edebiyatçılarımız. Gündeme gelebilmek için ona buna sataşmalardan tutun da dergilerinde, internet sayfalarında küçük düşürmelere kadar her türlü çabaya rastlayabiliyoruz. Eseri konuşulmuyor ne yazık ki yazarlarımızın. Kim kimin dostuysa övgüler övgüler… Kim de düşman saflarındaysa vay haline. Yergiler yergiler ve hatta küfürler… Nesnel duruş hakkın rahmetine kavuştu artık. Böyle düzeysiz bir düzen oluşturuluyor edebi dünyada. Yanlış anlaşılmasın. Sözümüz narsistelere değil. Çoğu yazarda vardır bu. Günahı varsa da kendi boyunlarına. Kızdığımız, kendilerinden başkasını küçümseyen, ötekileştiren, yerden yere vuranlar. Kendilerini edebiyatın patronu ilan etmeye çalışıyor bahsettiğimiz grubun mensupları. “Biz yazarız, diğerleri okur. Bizim dışımızdakilerin ne haddine şair/yazar olmak, dergi çıkarmak!” Bu anlayış hâkim ne yazık ki bu üstatlarda(!). Hal böyleyken nedir bizlere düşen? Elbette ki işimizi yapmak. ‘Müstesna Küfürler Antolojisi’nde yer almaya hiç mi hiç niyetimiz yok çok şükür. Herkes işini yapsın sevgili dostlar, varsın herkes manifestosunu yayınlasın. Şiirini/yazısını yazsın, yayımlasın. Kalitesi olan zaten kalibre testinden geçecek ve geleceğe kalacaktır. Gerisi de bir zaman sonra silinip gidecektir edebiyat tarihinden. Nedir bu tahammülsüzlük anlamak mümkün değil. ‘Mavi’ akımı da ortada bugün, ‘Garip’ akımı da, ‘İkinci Yeni’ de, ‘Hececiler’ de. Kim hangi akımın şiirini seviyorsa onu okusun. Şair de varsın benimsediği manifesto bağlamında şiirler yazsın. Bu yüzyıla kadar Halk Edebiyatı ile Divan Edebiyatı kardeş kardeş yaşamadılar mı? Kim hangini seviyorsa ona yöneldi. Eleştiri olacak elbette, ama küfür ile eleştirinin aynı şey olmadığını bilmek kaydı ile. “Eleştiri = övgü ya da yergi.” anlayışından vazgeçerek. Tartışmadan kaçmak mı? Asla! Ancak edep ölçüsünde. Edebiyat dünyasında söz sahibi olanların, mensubu oldukları dünyayı tahlil etmeleri gerektiğini haddim olarak hatırlatmayı vazife biliyorum: İlla edep, illa edep!

Bizim için hassas olan noktalara dikkat çektikten sonra bu sayı için neler hazırladık, kısaca değinelim. Zengin içerik ve nitelikli bir sayı ile karşınızdayız. Öyküye ağırlık verdik bu sayıda. Necip Tosun ile ‘Türk Öykücülüğü Üzerine’ yaptığımız söyleşi bunu kanıtlar nitelikte. Ayrıca Yıldız Ramazanoğlu, Ayşe Kilimci, Recep Şükrü Güngör, Müge İplikçi gibi Türk öyküsünün usta isimleri öyküleriyle dergimiz sayfalarını şereflendirdiler. Poetikaya da daha fazla önem vereceğimizin müjdesini verelim. Modern Türk Şiirinde Manifestolar dergimizin çok önemsediği konulardan birisi idi. Bir dosya ile bu konuya mercek tutalım istedik. Bu bağlamda Ali K. Metin, Oğuz Tümbaş, Ali Emre, Hüseyin Peker gibi Türk şiirine hizmet etmiş olan isimlere sorular yönelttik ve manifestolar hakkındaki görüşlerini aldık. Ahmet İnam ve Murat Soyak da şiir hakkındaki görüşlerini yazdıkları poetik yazılarla okura seslendiler. Şiire gelince Nurettin Durman, Âdem Turan, Taner Cindoruk, Halil İbrahim Polat, Suavi Kemal Yazgıç, Eyyüp Akyüz, Mehmet Okumuş ve Özcan Canpolat bu sayının şairleri. Deneme türünde ise Kemal Sayar, Kenan Yaşar, Metin Demirci, Ahmet Savaş Özpınar ve Fahrettin Gün’ün denemelerini zevkle okuyacaksınız. Son olarak İbrahim Eryiğit, Sezai Karakoç’un dergicilik ve yayıncılık serüveni hakkında hazırlamış olduğu inceleme yazısı ile aramızda.

Bu arada geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan şair Abdürrahim Karakoç’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Ne mutlu ona ki iyi şairler ölmez!

Yeni sayıda buluşmak temennisiyle… Ramazan ayınızı ve bayramınızı kutluyor, bereketli zamanlar diliyoruz.

Eyyüp Akyüz



İrtibat:
askinehalidergisi@hotmail.com

2012-06-06

Yayın Dünyasının Gözbebekleri

Yayın Dünyasının Gözbebekleri başlığını verdiğim bu dergi ve kitap tanıtım yazıma geri dönüşlere göre ilgi iyiydi. Hem dergileri insanlara tanıtmak adına hem de bu güzide dergileri sizlerin istifadesine sunmak açısından yararlı bir yazı demeti olacağını ümit ediyorum.

Gaziantep’ten çıkıp gelen Serencam dergisiyle yazı demetine devam edeyim. Serencam dergisi, Genç Yazar ve Sanatçılar Derneğince çıkarılıyor. Yayın yönetmenliğini Gülşen Gazel’in yaptığı dergide ağırlıklı olarak deneme yazıları mevcut. Sanatalemi.net’in yazarlarından Bestami Yazgan’ın da bir şiiri bulunuyor. Bana ulaşan dergi 1 sayı. Sadık Yalsızuçanlar, Gülşen Gazel, Gülnaz Eliaçık, Nergihan Yeşilyurt, Recep Şükrü Güngör ve Nihat Dağlı yayın dünyasından aşina olduğumuz isimlerden bazıları… İstanbul dışında dergicilik zor zanaattır. Dağıtım başlı başına bir derttir. Buna rağmen dergi çıkarma cesareti takdire şayandır. Bu bakımdan Serencamın uzun ömürlü olmasını diliyorum. Dergiye ulaşmak isteyenlerse www.serencamdergisi.com adresini ziyaret edebilirler.

Yayın dünyasına katılan her yeni dergi, yeni bir heyecan… Ayrıca bu kulvarda bir şeyler söylemesi bakımından da önemli. Her ne kadar dergilerin çok olmasından şikâyet etsek de o derginin çevresinden başlayarak dalga dalga yayılması ve okur yelpazesini genişletme azmini de önemsiyorum. Bu düşünceler arasında elime yeni bir dergi geçiyor. Acemi dergisi… Acemi dergisi, adından da anlaşılacağı üzere hiçbir iddiası olmayan okul dergi olarak çıkmaktadır. Bir şeyler yazma heyecanıyla kaleme sarılan eller; şiir, öykü, inceleme ve söyleşilerle bizleri selamlıyor. Acemi dergisine her ne kadar yeni çıkmış desem de 3. sayısı elime ulaşmış durumda. İki ayda bir yayımlanan dergiye ulaşmak isteyenler www.acemidergisi.com sitesini ziyaret edebilirler. “Sanat Toplumun Vitrinidir” spotuyla Dilek Nigar Aksakal ile yapılan söyleşiye dikkat çekilmiş. Baskısı ve kapak resmiyle de göz dolduran cinsten. Ömrünün uzun olması dileğiyle.

Ve sırada Çorum’dan gelen bir dergiyle devam etmek istiyorum. Çorum deyince de meşhur Çorum leblebisi akla gelmiyor değil, her ne kadar canımız Çorum leblebisi çekmiş olsa da Aşkın (e) Hali dergisine şöyle kısaca bakınca belki isteğimizi bastırırız… Kenan Yaşar, Metin Demirci ve Eyyüp Akyüz’ün çekip çevirdiği dergi üç ayda bir yayımlanıyor. Elimde 26. sayısı mevcut… Şiir, Deneme, Öykü ve Makalelerle dergi bir bahar çeşnisine bezenmiş durumda. Aşkın (e) Hali dergisine ulaşmak isteyenler ise www.askinehali.com adresini kullanabilirler.

Yıllar önce sanatalemi.net sitesi vesilesiyle gördüğüm ve irtibata geçmemle birlikte tanıdığım Temrin dergisinden bahsetmek istiyorum. Derginin Genel Yayın Yönetmenliğini Şeref Yılmaz yapıyor. Şiirleriyle okur kitlesini oluşturan Elif Nuray ise derginin editörü… Her ay muntazaman çıkan dergi, 50. sayısına ulaşmış durumda. Başlangıçta yazarlık okulu öğrencilerinin yazılarını yayımlayabilecek bir uygulama sahası olan dergi zamanla usta çırak ilişkisinin harmanlandığı bir yere dönmüş durumda. Emin adımlarla yoluna devam eden Temrin dergisinin son sayısında “Kemal Tahir’in Romanlarında Eşkıyalık” konulu inceleme yazısı dikkat çekiyor. Sezgin Selvi’nin kaleme aldığı bu yazı okunası. Şiir ve öykülerle bezenen dergide inceleme yazıları da mevcut. Sıra dışı boyutuyla ve her ay birbirinden ilginç kapak resimleriyle de göz dolduran Temrinin daha nice sayılara merdiven dayamasını diliyorum. Temrin dergisine ulaşmak isteyenler, www.temrindergisi.com adresini ziyaret edebilirler.

Dergiler arasında yüzerken bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kişiliğiyle her zaman örnek aldığım, güzel insan Selçuk Alkan’ın Aşk Güzergâhının Gizemi isimli romanı Kent Kitap yayınları arasından çıktı. Günümüzden geçmişe giderek Hüdayi hazretlerini ve dolayısıyla İstanbul’u konu alan bu romanın çıktığını duyurmuş olayım. Şu anda kitabı okuyorum inşallah okuduktan sonra naçizane bir tanıtım yazısı yazmayı ümit ediyorum.

Türk Dili dergisiyle devam edelim, Türk Dil Kurumu tarafından her ay yayımlanan derginin Nisan 2012 (724.) sayısı elimde. Sadece abonelerine ulaştırılan dergide özellikle Prof. Hamza Zülfikar’ı beğeniyle takip ediyorum. Türk Dil Kurumu eski başkanlarından da olan Hamza Zülfikar’ın yazılarıyla Türkçe’mizin güzelliklerini daha iyi anlıyor ve zaman zaman da geçmiş ile günümüz arasındaki dil mukayeseleri yapma şansı yakalıyoruz. Türk Dili dergisinde de hikâyeler, şiirler mevcut ama akademik yönünün de olduğunu unutmamak lazım. Buna rağmen herkesin kolayca anlayacağı ve okunası dergiler arasında olduğunu söylemekte fayda var. Dergiye ulaşmak için www.tdk.gov.tr adresini kullabilirsiniz.

Yayımlandığı ilk günden beri takip ettiğim Dil ve Edebiyat dergisi şu zamanlarda biraz daha halka açılmaya başlamış desem yanılmış olmam sanırım. Daha çok akademik seviyede ilerleyen dergi son zamanlarda halka da hitap edecek şekilde içerikleri zenginleştirmiş durumda. Zaman zaman sosyal konulardaki ağırlığını da hissettirse de edebiyat kulvarında önemli konulara imza atıyor. F klavye kullanımı ve Anayasanın Dili gibi sosyal konularda da önemli girişimleriyle dikkatlerini üzerine çektiğini biliyoruz. Ayrıca İstanbul’da düzenlenen çeşitli edebiyat yarışmalarıyla da gençlere edebiyatı sevdirme noktasında önemli girişimlerde bulunduğu yadsınamaz. Türkiye Dil ve Edebiyat derneğince yayımlanan dergi 42. sayısına ulaşmış durumda. “Muhafazakar Sanat Neyi Koruyor?” kapak yazısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Birbirinden güzel deneme, inceleme, gezi yazılarının yanı sıra dergi ve kitap tanıtımlarının yer aldığı dergi yeni yüzüyle bizlere adeta tebessüm ediyor. Dergiyle iletişime geçebilmek için www.ded.org.tr adresini kullanmanız mümkün.

Dergiyi çıktığı günden bu yana takip ediyorum dedim de günlerin ne kadar hızlı geçtiğini anımsadım bir an. Bu kadar hızlı geçen zaman karşısında acaba birbirimize olan vefa duygusunu ne derece yerine getiriyoruz, biraz durup bunu düşünmek gerekiyor sanırım. Demek ki edebiyat kulvarında gezerken sosyal konular da zihnimize aksediyor.

Edebiyat bazen de değirmende öğütülür… Yazılar yazıldıktan sonra biraz dinlensin diye beklenir ya. Çayı atar atmaz içilmez haliyle, biraz beklemek ve demlenerek tadını alması sağlanır. Bu tabiri yazılar için de kullanırız. İşte ha demlemek ha değirmende çevirmek aynı şey olsa gerek derken Sakarya’dan çıka gelen Değirmen dergisinden bahsetmemek olmaz. Hemşehrim Rüstem Budak’ın büyük himmetlerine haksızlık etmiş olurum sonra… Değirmen dergisinin elimdeki sayısı 29-30-31 Ocak-Haziran 2012. 432 sayfadan oluşan bu hacimli dergi tam arşivlik. Kitapseverlerin mutlaka edinmesi gereken ve elinin altında başvuru kaynağı olarak kullanacak bir dergi olduğunu hatırlatmak isterim, çünkü “Yüzyılın Dergileri 1900-2000” başlığıyla bu yüzyıl içinde edebiyatımızda yer edinmiş dergilerden bahsediliyor. Çok önemli olan bu sayının yakın zamanda tükeneceğini düşünüyorum. Bitmeden almak için, www.degirmendergisi.com adresine müracaat etmeniz kâfi…

Bu yazımda yedi dergiyi tanıtma imkânı buldum. Bana ulaşan ve bu köşede tanıtmamı istediğiniz dergiler, yayınlar olursa eafsin@hotmail.com adresiyle iletişim kurarak bana bildirebilirsiniz.

Bu arada sanatalemi.net’in kurucusu Mehmet Nuri Yardım hocamızın, kendisiyle müsemma olan Edebiyatımızın Güler Yüzü isimli kitabının yeni baskısı Yağmur Yayınevince yapılmış. Söz sanatını nüktedanlıklarıyla da dile getiren ustaların hayatlarındaki bu ilginç anekdotların olduğu eser, her edebiyatçının, edebiyata ilgi duyanların elinde olması gerekir. Bu eseri yeni baskıyla edebiyat dünyamıza kazandıran Süleyman Özdemir beyi de tebrik etmek istiyorum. Edebiyata dair önemli kazanımlar sağlayan Yağmur Yayınevinin bu duruşu önemli. Edebiyat, hepimizin ortak mirasıdır, dolayısıyla onu paylaşmak, anlatmak, yaymak da görevimizdir.

Erol Afşin

2011-05-03

Aşkın (e) Hali dergisi 'deneme' özel sayısıyla çıktı

Aşkın (e) Hali Edebiyat Dergimizin 21. Sayısı Deneme Özel Sayısı olarak çıkmıştır.) Deneme özel sayımızda ülkemizin deneme türünde hatırı sayılır yazarlarını ağırlamaktan mutluyuz. Bu mutluluğa neden olan değerli yazarlara özellikle teşekkür ederiz. Sağ olsun yazarlar isteğimizi geri çevirmediler ve kimi yazar isteğimize zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdı, kimi yazar da bir denemeyle katkıda bulundu. Bu güzel bir dayanışmadır ve edebiyatçı nezaketidir. Biz edebiyatçılar birbirimizi yadırgamayız. Dünyanın neresinden olunursa olunsun hangi makam ve mevkide bulunulursa bulunulsun yazarlar birbirlerine karşı bir tanışıklık hissederler. Bu duyguyu sanırım yazarlar hep yaşıyorlardır. Şimdiye kadar Nazım Hikmet’in ya da Mehmet Akif’in kötü karakterli şahıslar olabileceği gibi bir şey aklımdan hiç geçmedi. Her halde bu şahıslarla karşılaşsaydım fikirleri anlayışıma aykırı da olsa onları hiç tereddüt etmeden evimde ağırlardım. Mesela ben onların yanlış söyleseler de yalan söyleyeceklerine hiç ihtimal vermem. Dahası edebiyatçıların menfaat gibi bir ön niyetlerinin olması düşünülemez. Nedense “insan çiğ süt emmiştir” sözüne edebiyatçıları bir türlü dâhil edemiyorum. Sanırım bu durum sözün, anlamın ve kalemin bir sunumudur. Deneme özel sayımızın başyazısında belirttiğimiz gibi biz yazarlarımızdan gelen yazıları olduğu gibi dergiye koyduk. Aksi durumda nezaketsizlik doğardı. Ayrıca yazarlarımızın yazılarını bize ulaşım zamanlamasına göre sıraladık. Yazıları sıralamada beğenimizi kullanmadık; çünkü yazı yazan yazarlar biz istedik diye gönderdiler yazılarını. Kendi öncelikleri ile gelseydi bu yazılar, biz de önceliklerimizi kullanırdık. Böylece biz okuyucuya çeşit imkânı sunduk. Hem eskisini koyduk denemenin, hem de güncelini; araya da soru- cevapları. Yazarların rağbet ettiği bir yazı türü olmasına rağmen deneme pek fazla irdelenmedi şimdiye kadar. Deneme sadece zevkle yazıldı zevkle okundu. Öyle ki denemeye ait kişiye özellik, bazen denemeye deneme özelliklerini kaybettiriyor. Hatta bazen denemenin bir düz yazı türü olduğu unutulup şiire kayıldığını görmek mümkün. Bir de biz, okuyucu ve yazarlardan eleştiriler bekliyoruz. Sanırım bu bizim hakkımızdır. Olumlu ya da olumsuz fark etmez. Eleştiriler ekmeğimiz aşımız bizim. Biz onlarla önümüzü göreceğiz.

Metin Demirci




İrtibat:
Kültür Sitesi No: 119 / ÇORUM
askinehalidergisi@hotmail.com
www.askinehali.com

2011-02-09

Aşkın E Hali dergisi, deneme özel sayısı çıktı


Aşkın E Hali dergisi 21.sayı deneme özel sayısı olarak çıktı. Abone olmak ya da bu özel sayıyı istemek için:
askinehalidergisi@hotmail.com
0 532 355 99 12
0 364 225 11 16
0 546 441 25 32

2009-06-04

"Aşkın e-Hali" dergisi 4 yaşında

Edebiyat dünyasına renk katan, her sayısında yeni ve kaliteli yazarlarıyla okuyucusunun karşısına çıkan "Aşkın e-Hali" edebiyat dergisi'nin 4. yaşına 14. sayıyla girdiği bildirildi.

Derginin kurucularından Şair Paşa Çeten'in de anıldığı 14. sayıda yine birbirinden değerli yazarlar eserleriyle boy gösteriyor. Her 3 ayda bir yayınlanan derginin bu sayısında dergi yazarlarından Eyyüp Akyüz'ün Yolcu Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Kalender ile yaptığı söyleşi de yer alıyor. Bilal Can'ın 'Ey Acı' adlı şiiri dikkat çekici. Bu sayıda Suavi Kemal Yazgıç "Gri Düğmeler" başlıklı öyküsüyle yer alıyor. Bu sayıda derginin kurucularından Paşa Çeten'in kaleminden bir şiire de yer verilmiş. Derginin 14. sayısında eserleriyle yer alan şair ve yazarlar şöyle: Metin Demirci, Kenan Yaşar, Turgut Uzdu, Nurettin Durman, Mesut Doğan, Canan Al, Mehmet Okumuş, Mustafa Uçurum, Abdullah Şanal, Teoman Şahin, Halit Yıldırım, Erol Akkuş, Mehmet Şamil Baş, Bedran Yoldaş, Murat Soyak, Selçuk Pak, Büşra Nur Yüksel, İlker Gören, Mustafa Gelen, Ayhan Öztürkoğlu, Halil Coşgun, Erhan Gökhan Çağıran, Fikret Oğuztürk, Murat Canbolat, Mesira Meriç, Ramazan Yaşar, Ahmet Yılmaz Tuncer, Toprak Saygın, Ziya Akyürek ve Mehmet Aydınkal.


İrtibat:
Albayrak Caddesi Yaşar Çenesiz Apt. No:6/2 ÇORUM
askinehalidergisi@hotmail.com
www.askinehali.com

2009-01-28

Aşkın e-Hali 13...


..ve nihayet 13

Bu uzun soluklu yürüyüşümüzün 13'üncü adımında yine edebiyat doluyuz ve bir o kadar öfke!...

Metin Demirci siyonist mezalime dikkat çekiyor ilk nefeste... Gazze'de akıtılan kan, yüreklerimizde açılan derin yarıklardan sızıyor... Sözü "kalemle öğreten"e bırakıyoruz...

Kenan Yaşar bu sayıda "esmer sözler"i ile çıkıyor karşımıza... Nurettin Durman "caddenin ölümü"ne tanıklığını kağıda dökerken, Mehmet Okumuş yalnızlığa çekiliyor... Filistin sevdalısı Cevat Akkanat "pegasus", Mehmet Şamil ise "neşve" ile okuyucuya şiirin tadını bir kez daha hatırlatıyor... Kültürümüzün koruyucularından Mustafa Özçelik "tılsım"lı sözleriyle yine bahar getiriyor kıyılarımıza... ve Asım Gültekin de bizlerle!... Uçtuk Gittik !... Hem yazdı hem konuştu. Asım Hoca’yı Eyyüp Akyüz konuşturdu.

A. Vahap Akbaş "taksi" diyor bu sayımızdaki ilk şiirinde. Toprak Saygın "İyi şiirin ayak sesleri"ni duymaya çağırıyor bizleri... Paşa Çeten; Aşkın e-Hali'nin yüreği Paşa ağabeyimizi "yol gibi"si ile bir kez daha yâd ediyoruz... Mustafa Celep şiirin hayat dolu bir yürüyüş olduğunu görmemize vesile oluyor 13'üncü adımda... Mesut Doğan “Kırkıncı Basamak”ta… Genç şairlerimizden Bilal Can "ey yüzüm bin parça" ile kapımızdan giriyor en içimize... Yine genç şair ve yazarlarımız Emine Şimşek ve Asude Zeynep Toprak geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor... Mustafa Uçurum gölgelere inat hayatı çağırıyor...

Öykü ustaları Recep Şükrü Güngör ve Bedran Yoldaş da aramızdalar…


İşte 13'üncü adım ve işte BİZ !

Esmer Sözler / Kenan Yaşar / Şiir

Ezim İşleri / Metin Demirci / Deneme

Caddenin Ölümü / Nurettin Durman / Şiir

Eltiler ve Bakire / Recep Şükrü Güngör / Öykü

Pegasus / Cevat Akkanat / Şiir

Yalnızlık Çeker İnsanı / Mehmet Okumuş / Deneme

Neşve / Mehmet Şamil / Şiir

Hayal İle Meyal / Adem Turan / Öykü

Tılsım / Mustafa Özçelik / Şiir

Beyaz Bir Haber: Asım Gültekin / Eyyüp Akyüz / Söyleşi

Uçtum Gitti! / Asım Gültekin / Deneme

Taksi / A. Vahap Akbaş / Şiir

İyi Şiirin Ayak Sesleri / Toprak Saygın / Deneme

Yol Gibi / Paşa Çeten / Şiir

Acizlik Kader Değil / Bedran Yoldaş / Öykü

Ağlayamıyorum / Ramazan Yaşar / Şiir

Kırkıncı Basamak / Mesut Doğan / Şiir

Değişiklik / Kenan Yaşar / Öykü

Yarına Ağıt Düne Gazel / Halit Yıldırım / Şiir

Bir Hayat Dolu Yürüyüştür Şiir / Mustafa Celep / Makale

Ey Yüzüm Bin parça / Bilal Can / Şiir

Balad Şiir / Dr. İrfan Yılmaz / İnceleme

Bir Rüya Gördüm / İskender Cüre / Şiir

Şiir ve Şairlik Üzerine / Murat Canbolat / Makale

Fırsat Vermedin / Nuh Comba / Şiir

Üç Şehir / Gülsen Özdemir / Deneme

Salıncak Zincirleri / Emine Şimşek / Şiir

Şiiri Tartışmak / Durdu Şahin / Deneme

Akşam Oturması / Asude Zeynep Toprak / Öykü

Uçurtma / Serpil Tuncer / Şiir

Dokunma / Sedat Erdoğdu / Şiir

Hiç Bir Şey Gibi / Rabia Gelincik / Mektup

Kızgın Taşların Üzerinde Çocuk Sesleri / Mesira Meriç / Şiir

Aşk ve İrfan Üzerine / Teoman Şahin / Makale

Daraldım Gölgelerden / Mustafa Uçurum / Şiir

Sıladaki Gurbet / Sevim Göçmen / Öykü

Arnavut Kaldırımları / Tülay Bilgin / Şiir

Kur’an’ın Bakış Açısında... / Mehmet Aydınkal / Deneme

Unutuşlar / Merve Bayraktar / Şiir

İhtiyacım Var / Birsen Ayvaz / Mektup

Yolum / Semra Dal / Şiir

Nun ve Kalem / Halit Yıldırım / Tanıtım

Kitaplar Arasından / Nihal Demir / Tanıtım

Gani Aksan

İrtibat:
Albayrak Caddesi Yaşar çenesiz Apt. no:6/2 ÇORUM
0546 441 25 32
www.askinehali.com
askinehalidergisi@hotmail.com

2008-12-06

Dergileri İnceleme Rahlesi

1- Aşkın e-Hali Edebiyat Dergisi 12.Sayı Ekim-Kasım-Aralık 2008

Şiirin damar atışlarının,nabız vuruşlarının taşrada duyulduğunu söylemek durumundayız. Şiir bahsinde en temel tutumun samimiyet olduğu unutulmamalı. Taşrada çıkan dergilerde yayınlanan şiirler ,merkezde merkezi temsil eden dergilerde yayınlanan şiirlere nazaran daha sıcak daha içten olduğu hemen daha ilk mısrada kendini belli eder. Her şiir bir fetih hareketidir ve taşrada kendiliğini açığa çıkartan şairlerin ilk şiir manevraları,bu fetih duygusunun heyecanını taşır:kendini keşfetmenin heyecanını. Bu durum sadece şiir için söz konusu değildir,deneme ve diğer edebi türler için de geçerlidir. Devasa şehirlerde yaşanan insan ilişkilerindeki yapaylık,taşrada yazıya dayalı olarak kurulan dostluklar için bahis konusu edilemez. Bir anlamda taşrada Anadolu’ da daha kalıcı birliktelikler kuruluyor, yaşanıyor.

Taşrada çıkan her dergi yeni bir hamle hareketidir,dünyayı tanıyor olmanın atılımına sahiptir. Edebiyatta bir tazelik fikri,taşraya geniş bir hareket alanı sağlıyor. Kaygısı olmayanın ahlakı da yoktur. Dünyaya söyleyecek sözü olmayanın beyhude bir arayış içinde olduğunu söyleyebiliriz. Çorum’da 12. sayısına ulaşan Aşkın e- Hali dergisini okuyup bitirdikten sonra yukarıdaki fikirler hatırıma geliverdi,bu samimiyet ve çabaya kayıtsız kalamayacağımı düşündüm. Yazı ,söz ,samimiyet ve karşılık bulma noktasında dergi için yapılan Mehmet Okumuş söyleşisi,en fazla dikkatimi çeken,beni en çok etkileyen bir konuşmaydı. Edebiyatta sahicilik üzerine tekrar düşünmeme vesile oldu. Şöyle der Okumuş, söyleşinin bir kısmında:

‘‘Samimiyet aslında sözlerden yansır. Yazan sözü ne kadar sahiplenmişse söz de o kadar sahibini sahiplenir. Ve söz insanın yazdığında okunan bir karşılık bulmuşsa güzellik yahut çirkinlik adına orda bir samimiyet vardır. Çünkü sancısı kelimeye siner insanın. Hani deniliyor ya "her işin başı ahlaktır" diye. Bence sonraki aşama bu. Her şeyin başı kaygıdır aslında. Kaygısı olanın ahlakı olur. Buna bağlı olarak samimiyetiniz ortaya dökülür. Yani fazladan bir anlatıma gerek yoktur. Sözler , söze sadıksanız , "söz" lemek istediğiniz varsa okur sizi. Ve sonra da yazar. Burada ,ilham değil kastım; söyleyecek sözleriniz varsa, ilk mısralar tecelli olur,sonrakiler o tecelli dahilinde samimice dökülürler."

Dergide açık açık etkilendiğim yazılardan biri de Mustafa Uçurum’un "Herkes Gibi" adlı denemesi oldu. Bu denemeyi önemli kılan yazarın duyarlılığı ve uyarıcılığıdır . Uçurum bu yazısıyla sessiz sedasız denemeci kimliğini ispatlamıştır. Teknolojik bir buhrana doğru sürükleniyoruz der yazının bir kısmında. Yazının ana iletisi, temel fikri ‘kendi’ olmak,özgün bir kişiliğe sahip,olayların ve durumların farkında olmaktır. Dil ve üslup bakımından sade bir söyleyişe dayalı bir yazı yazmış Uçurum. Kendini okutabiliyor. Dileğimiz bu yazıların çoğalması ve daha geniş açılımlarla devam etmesidir.

Mustafa Özçelik ‘Gelenekten Geleceğe Şiirimiz’ adlı yazısında gelenek sorununu ele alır. Özçelik’ in vurgusu geleneğe yöneliktir daha çok. Şiirde yeniliğin gelenek birikimini esas alarak gerçekleşeceğine inanır. Özçelik’e göre gelenekten yararlanma meselesi bir yönüyle dine bir yönüyle çeviri kültürüne diğer yönüyle de medeniyet tercihine bakan bir meseledir. Bu bahiste Tanpınar gibi düşünür: ‘Devam ederek değişmek, değişerek devam etmek’ . Biz şiirde yenilik deyince özde yapılacak bir yeniliği anlıyoruz. Ve her yeniliğin yaşayan insan ve yaşanan hayatla bir bağının olması gerektiğini düşünüyoruz. Biçim denemeleri devrinin geçtiğine inanıyoruz,yapılacaksa eğer ruhta bir yenilik arayışına girmek gerekir. Yenilik bahsinde önümüzde tek örnek var:Sezai Karakoç şiiri.

Karakoç ,geleneksel biçimlere yeni bir öz yeni bir şahsiyet kazandırmıştır. Geleneği bir ihya hareketidir Karakoç’un şiiri. Onda her biçim yeni bir çehreye bürünmüştür. Canlı ve yaşayan organik biçimler toplamıdır gelenek. Çünkü zamanın duyarlığı esas alınarak yazılmışlardır.

Bizce dergide yayınlanan en iyi şiir ‘ ne olduysa aniden oldu’ şiiriyle Nurettin Durman’a ait olan şiirdir. Canlı ,konuşmaya dayalı,insani bir çehresi var bu şiirin. ‘‘ gene yüzüm olsun diye ikindi vakti orada/ evet tam ikindi vakti deniz kenarındaki/ hamid-i evvel camiinin kubbesiyle/ insanı kendine çeken serinliği arasında/ sessizce ama sessizce/ ne olursun tanrım/ kalbimi yumuşat dedim’’

Aşkın e-Hali edebiyat dergisinin günümüz şiirine dair eleştirel denemelere ağırlık vermesi durumunda bir hareketlilik kazanacağını söyleyebiliriz.


2.Kuşluk Vakti Aylık Edebiyat Seçkisi Kasım 2008 Sayı-7

Kuşluk Vakti yedinci sayısıyla yine dopdolu. Dergi her geçen gün büyüyor,bu gerçek. Bu gerçeğin açılımını sunan yazılarla karşılaşıyoruz dergide. Said Konar’ın kitap tanıtım yazısı, Nazife Şişman’ın yazma gerekçesini sunan metni , Kuşluk Vakti’ne düşünsel bir boyut katmış.Nazife Şişman’ın yazı etkinliğine dair metninin genç kadın yazarlar için öğretici bir yazı olduğunu söylemek mümkün. Sibel Eraslan ile yapılan söyleşi,yazarın Siret-i Meryem adlı kitabı için arka bahçe niteliğinde. Söyleşinin bir bölümünde ‘Yalnızlığı bilinçli tercihtir yazarlık. Cesaret ve bedel ister.’ der,Eraslan. Kimi yazarlar içinse yazarlık,yalnzlığın bilinçli çoğaltımıdır. Yazı yazmak , çoğalmayı,anlamla zenginleşmeyi temel alır. Yazı,varoluşsal bir etkinlik aynı zamanda. Dünyaya anlam verme, soruna kökensel bir bakış getirmedir. Yazar hemen her zaman en dipte olandır. Kavrayışta köklere inendir.

Kuşluk Vaktinde usta yazarımız Rasim Özdenören’e dair bir portre çalışması var. Bu yazıların tümüne olumlu bakıyoruz ancak bu kadarla kalınmamalıydı diyoruz. Daha çözümleyici çalışmalar da yer alabilirdi dergide. Dergideki yazarların Özdenören’e onun öykü ve fikir dünyasına,hayattaki duruşuna dair izlenimleri, bir öykü ve düşünce yazarı olarak Özdenörenin komplekssiz kişiliğini,mütevazi duruşunu yansıtıyor. Bu önemli. Öncelikle genç yazar ve edebiyatçılar için önemli. Ben eski kafalıyım bu anlamda. Günümüz edebiyatçılarında,günümüz şairlerinde gördüğüm kibri hiç hoş karşılamam. Yazdığımız her metin bizi daha bir mütavazi kılmalı diyorum. Mevlânâcıyım ben, dirilişçiyim bu anlamda. Başım göğe ermez usta işi bir şiir yazdığımda. Bu bağlamda İsmail Güleç’in Mesnevi Sadece Mesnevi Midir adlı yazısını kardeşim gibi gördüğümü söylemek isterim. Bu toprakların ruhundan sesleniyor çünkü.Değerlerimizden konuşuyor,bizi konuşuyor.

Kuşluk Vakti ,şiir konusunda bir yoğunluğa sahip değil henüz. Derginin şiddetle genç şiire, genç şaire ihtiyacı var. En büyük eksiği şimdilik bu. Bunun yanında Yusuf Kaplan örneğinde olduğu gibi iddialı, meselesi olan yazılar yer almalı dergide.

Yusuf Kaplan’ın yazısının tartışmalı tarafları var. Kaplan, eleştirisini günümüz şiirine getirseydi katılabilirdik. Günümüz şirinin istikamet fikrinden büyük atmosferden yoksun oluşunun köklerini İkinci Yenide arayabiliriz pekala. Öncelikle Yusuf Kaplan bir şair ve eleştirmen değil. Şiire dair eleştirel ölçütleri baz almalıydı. İkinci Yeniyi hapishane değil şiire getirilen bir özgürlük(özellike şiirde kelimenin yeri,dil-içi imkanlar bakımından)olduğunu söyleyeceğiz. İkinci Yeni Türk modernleşmesinin yüz ıdır. Yusuf Kaplan, modern insanın serüvenini hayata tutunma arayışını Turgut Uyar’ın şiirinden okuyabilirdi mesela. İnsanın yabancılaşma olgusunu Edip Cansever özelinde ele alabilirdi. Sezai karakoç şiirini yeni-gerçekçi açıdan işleyebilirdi.Hakeza Cemal Süreya,Ece Ayhan,Ülkü Tamer,İlhan Berk şiirlerini modernizm bağlamanında inceleyebilir,çözümleyebilirdi. İkinci Yeninin merkezinde duran adam Sezai Karakoç’tur. Şiirde medeniyet pespektifi Karakoç’la zirveye taşınır. Ama Karakoç’un şiirine sadece medeniyetçi bakış açısından yaklaşmak da bizi şiirden uzakaştırabilir. Şiirde hüküm cümleleri şiire dair yaklaşımlar kucaklayıcı olmalı. İkinci Yeni her anlamda bir imkandır,İkinci Yeniyi doğru okumak gerekiyor.Bu şiir hala bu imkanı bu vasfını koruyor.

Artık Kuşluk Vakti’nin düşünsel bir ağırlığı var ve öyle inanıyorum ki özellikle şiir üzerine düşünen genç şairlerin poetik metinlerine yer verdiğinde her sayısıyla ivme kazanan bir dergi olacaktır.


3.Edebiyat Ortamı Dergisi, Kasım – Aralık 2008 , Sayı:5

Ankara’da yayın hayatını sürdüren Edebiyat Ortamı Dergisi, sessiz ve derinden yürüyüşüne devam ediyor. Dergi önemli yazılara yer veriyor bünyesinde. Aslında hiç de sessiz bir yürüyüş değil bu. Edebiyat Ortamı, Cahit Zarifoğlu’ nun Mektuplarına yer vermekle okurlara taze bir heyecan , yeni bir renk kattı. Biz bunu derginin yeni bir atılımı olarak görüyoruz. Mektupların yayınlanması , aynı zamanda yeni bir hamledir kanaatimizce. Benim asıl üzerinde duracağım şey, Zarifoğlu’nun Mavera dergisinde , dergiye gelen ürünleri değerlendirdiği Okuyucularla köşesinde yazdığı yazılar. Mektupların kitap bütünlüğüne kavuşması tabii ki hepimizin arzusu. Üstelik şairin oradaki iradesi ve kararlılığı karşısında çoğumuzun öğreneceği bir şeyler mutlaka vardır. Bu çalışmanın dergi yöneticilerini ilgilendiren bir tarafı da var. Özellikle bir edebiyat dergisinin idaresi,devamlılığı, dağıtımı, yönlendiriciliği, özverisi ,teşvik edişi ,sevk edişi, gibi bir çok konularda öğretici yönleri var. Ancak Zarifoğlunu’ nun Okuyucularla köşesinde yazdığı yazıların kitap bütünlüğüne ulaşmasını , şairin şiire yaklaşım biçimini,önerilerini,tavsiyelerini,eleştirilerini,
kuşatıcılığını,kucaklayıcılığını, şiir görüşünü yansıtması bakımından daha çok istiyor,daha çok önemsiyorum. Bu , aynı zamanda genç şairler için de önemli. Sadece şiir gençleri için değil eleştirmenlere de seslenen bir tarafı o yazıların. Eleştirmenler de o yazılardan kendilerine düşen payları
alacaklar ,nasipleneceklerdir. Zarifoğlu’nun kendisine gönderilen şiirleri ele alış biçimi, yaklaşım tarzı her bakımdan öğretici olurdu doğrusu. Ben de Edebiyat Ortamına bu yazıların da bir kitap şekline dönüşmesi yönünde öneride bulunabilirim. Üstelik bu, şiirin gizli has okuyucuları için de beklenen bir şey. Harika olurdu, verimli olurdu, besleyici olurdu.

Edebiyat Ortamı, sessiz yürüyüşünü eleştirel çalışmalarla tetiklemeye devam ediyor. Edebiyat Ortamı , büyük işler yapıyor aslında. Dergide yayınlanma imkanı bulan şiir değerlendirme-eleştiri yazıları , Edebiyat Ortamı’na eleştirinin özellikle modern eleştirinin kalesi olma yönünde ivme kazandırıyor, güç veriyor. Dergide sözümüzü teyit eden yazılar da mevcut. Arif Ay’ın Şiir ve Tahkiye , A. Cüneyt Issı’nın İlhan Berk Şiiri Üzerine ,Arif Ay’ın ve Turan Karataş’ın düzenli olarak yazdığı Dergiler Arasında ve YazıSaati bölümleri Edebiyat Ortamı’na canlılık katan çalışmalar. Arif Ay’ın Sezai Karakoç şiiri üzerine yazdığı yazıya bir işaret koyalım. Zira Arif Ay’ın yazısını önemli kılan , yazının genelini kapsayan manifesto havası. Çağımıza ilişkin diri cümleler kuruyor Ay.

Dergiye şiirleriyle katkıda bulunan isimler şöyle: Osman Sarı, Emre Döğer, Gözde Burcu Narin, Mehmet Aycı, Fatih Yavuz Çiçek, Sedat Turan.

Edebiyat Ortamı’ında dikkatimi çeken,ilgi duyduğum,uğraş edindiğim alan itibariyle önemli bulduğum, aynı zamanda kim ne derse desin 2008’in en iyi,üzerinde düşünülmeğe değer poetik metinlerinden olan İsmail Karakurt imzalı Korkunun İpinde İçimizi Gören Jonglör adlı yazı oldu. Nefis bir yazı. Karakurt yazısında bakın ne diyor: ‘‘Ne zaman ki şiir , bir devingenlikle,bir hava ile şairin hayatını dört bir yandan kuşatır; işte böyle bir durumdayken şair, iyi bir şiirle insanların içini görür yahut da insanların içlerini görmesini sağlayabilir.’’ Karakurt , şiir-gerçeklik-okuyucu ilişkisini ele aldığı yazısında bizi bir kez daha dünya geçekliği ve imge-rüya konusunda düşünmeye çağırıyor. Edebiyat Ortamı’ında bu tarz yazılar çoğalmalı diyoruz. Bu yazılar aynı zamanda dergiye ağırlık veren düzey kazandıran yazılar.

Edebiyat Ortamı’nın bu derinlikli yürüyüşünü yürekten destekliyoruz.

Mustafa Celep

Kaynak:

http://mncelep.blogcu.com/

2008-08-14

"Aşkın e- Hali" edebiyat dergisi


Zoru Başarmak

Zor iştir Türkiye'de dergicilik. Kaliteyi ortaya koyarken yeterli abone desteğini alamayınca bağımsızlığını kaybetme riski vardır. İlgi ve destek alma adına işlevin dışında aykırı duruşlar sergilemek zorunda kalmak her zaman mümkün. Yaptığınız edebiyat dergiciliği ise olaya ilk elden üç-sıfır yenik başlamışsınız demektir.
Türkiye'nin edebiyat dergilerine büyük ihtiyacı var. Her yolun çıkmaza dönüştüğü böylesi dönemlerde, kurtuluş pusulası yine edebiyattan olacaktır. Dergiciliğin kalbi tam bu noktada atıyor. Edebiyat dergileri ihtiyaç duyduğumuz oksijeni sağlayacak verimli bahçelerdir. Ayrıca dergiler, düşüncenin heybetli kaleleridir desek abartmış olmayız.
Bir ülkede düşünce damarlarının tıkanması ile dergiciliğin inişe geçmesi arasında sıkı bir bağ vardır diye düşünüyorum. Zira dergiler, ham düşünceden insanı uzaklaştırır ve derin düşünmeye davet ederler. Bir düşünce disiplini koyarlar ortaya.
Bir başka açıdan bakıldığında görülecektir ki dergiler bizi, gazetelerin eriştiremediği derinliklere eriştiriyorlar. Dergiler kitapların veremediği sıcaklığı sunuyorlar. Televizyon kanallarında göremediğimiz ayrıntıların farkına vardırıyorlar ve bizi farklı bakış açılarıyla tanıştırıyorlar.
Dergiler; tarihin, coğrafyanın, sanatın, kültürün, bizi biz eden değerlerin araştırma merkezleridir. Hal böyle iken, Türkiye'de genel anlamdaki dergicilik diğer sanayi ülkelerine oranla 30-40 yıl geride kalmıştır. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda dergi satışları gazete satışlarının önünde yer alır. Ülkemizde ise dergi satışları ve okunma oranları son derece düşüktür.
ABD'de Dergi Yayıncılığı Birliği 250 yıl önce kurulmuştur. Türkiye'de böyle bir birlik halen yoktur. Bizde dergiler saksıda kiraz yetiştirecek kadar dar bir imkanla yola çıkmaktadırlar. Üstelik teknik imkansızlıklar da saksıdaki fidanları bahçeye taşımayı engelliyor.
Burada iş okuyucuya düşüyor. Türkiye'de edebiyat öğretmenleri ayda bir dergi alsa bile bu sorun çözülür diye düşünüyorum. Acısına yaktığı ağıtı, sevdiğine söylediği sözleri, arzuhalini anlattığı kelimeleri edebiyatçılardan alan insanımızı, edebiyat dergilerine sahip çıkarak bedelini ödemeye çağırıyorum.

Kenan YAŞAR

İÇİNDEKİLER
Zoru Başarmak / Kenan YAŞAR / Başyazı
Kalabalık Ölümler / Kenan YAŞAR / Şiir
Her Yazara Lazım Bilgiler / Metin DEMİRCİ / Söyleşi
Sayıklamalar / Mehmet OKUMUŞ / Şiir
Mavi Emzikli Çocuk / Mehmet Atilla MARAŞ / Şiir
Sapla Samanı Karıştırmadan.../ Mehmet AYDIN KAL/ Eleştiri
Kuşsu Sessizlik / Metin DEMİRCİ / Şiir
Hastaneye Karşı / Eyyüp AKYÜZ / Şiir
Firari İdik / Burak KILIÇ / Şiir
Kayıp Öykü / Kenan YAŞAR / Şiir
Gece / M. Şehmus GÜZEL / Öykü
Ne Olur / Halit YILDIRIM / Şiir
Geçer Dedim / Özay SAĞLAM / Şiir
Ölüme Mektup / Sedat CEVHER / Mektup
Ölümden Mektup / Sedat CEVHER / Mektup
Baharımızı Kaybettik / Mustafa UÇURUM / Deneme
Modern Hikayeler ve Üç Şık / Gülsen ÖZDEMİR / Deneme
Bizim Hayatlar / Hakan VELİDEDEOĞLU / Şiir
Rüzgar Kanatlıydı Aşk / Salim KANAT / Şiir
Açılışa Davet / H. Mustafa AKTAŞ / Öykü
Aşk'a ve Maviye / Meral ULUDAĞ / Öykü
Yirmi dört / Selçuk PAK / Şiir
Kaptana Var İki Sözüm / Melike KURTARAN / Şiir
Miraç / Metin DEMİRCİ / Deneme
Tutku / Mustafa ÖZKİREMİTÇİ / Şiir
Izdırap / Ramazan YAŞAR / Şiir
Son Durakta Veda / Sevini GÖÇMEN / Deneme
Duasız Çocuk / Tülay Bilgin / Propos
Yar Benim Gibi / Nuh Comba / Şiir
Şarkılarda Sen Vardın / Fikret OĞUZTÜRK / Şiir
Akli Firarim / Sedat ERDOĞDU / Şiir
Şiir Tahlili / Çelebi ÖZTÜRK / İnceleme
Şiire Görev Biçmek Şairin ve .../ A. Vahap AKBAŞ / Deneme
Ehil Olan Elini Kaldırsın / Teoman ŞAHİN / Deneme
Bize Gelen Kitaplar / Kenan YAŞAR / Tanıtım


İrtibat:
Albayrak Caddesi Yaşar çenesiz Apt. no:6/2 ÇORUM

Kenan YAŞAR Gsm 0 532 355 99 12 Büro : 225 11 16

Paşa ÇETEN Gsm 0 543 243 54 79

Metin DEMİRCİ Gsm 0 546 441 25 32

E-m@il : askinehalidergisi@hotmail.com
http://www.askinehali.com/