kurtuba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurtuba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2011-01-16

'Kurtuba' dergisinin 7.sayısı çıktı

kurtuba'nın yedinci sayısı çıktı.

bu sayıda ne anlattınız dediğinizi biliyoruz. bu sayıda köklerimize döndük. yani sine-i millete. çıktığımız yere. filize durduğumuz topraklara. velhasıl-ı kelam, anadoluya döndük. anadoludaki damarın nabzına şahitlik ettik, yerliliği konuştuk, bir anadolu hareketi olan mavi marmara'yı sarayburnu'nda karşıladık.

abdullah yıldız'la anadolu damarını ve bir gençlik hareketi olan mücadele birliği'ni konuştuk. keşmir'e en içten ve diplomatik selamlarımızı gönderdik. milli görüşü yazdık. konyalı bir dergi olan alfabe'yi anlattık.

ez cümle; bir kez daha hem yaşadık hem yazdık. bilirsiniz, biz yaşamadan yazamayanlardanız.

2010-10-07

Afrika Afrika duy sesimizi !

'Kurtuba' dergisinin 6. sayısı çıktı.

Taşradan emanet aldığı heyecanla yola devam eden Kurtuba bu sayısında "afrika afrika duy sesimizi" dedi.

M. İhsan Turgut, dünden bugüne Afrika'yı tartıştı, Ahmet Tek Türkiye-Afrika ilişkilerinin seyrini masaya yatırdı.

Barış Öztürk Amerika'da hispanikler tarafından kuşatıldığı sırada Pakistanlı bir Müslüman tarafından kurtarıldığını anlattığı yazısında Amerika'da Müslüman olmanın alametlerini ve ittihad-ı islam'ı anlattı.

Adem Özköse kendisiyle yapılan cennete otostop merkezli söyleşide, "Allah'a anlatacak bir hikayemiz olmalı" cevabıyla Kurtubalıları mest etti. Dergide bize hayatın iman ve cihad olduğunu bir kez daha hatırlatan Bahattin Yıldız konuşuldu.

Editörlüklerini Ahmet Tek ve Barış Öztürk'ün yaptığı Kurtuba, her zaman ki gibi yine şöyle bitti: "Kurtuba bizi heyecanlandırıyor"

İrtibat:
www.kurtubadergisi.com

2010-07-11

Kurtuba [5] çıktı

Kurtuba Dergisi’nin beşinci sayısı çıktı. Türkiye sathında dağıtımlara başlandı.

Bu sayıda Kurtubalılar olarak Mavi Marmara Devrimi’ni selamladık. İslamcı-liberal ittifakını tartışmaya açtık. Ömer Lekesiz’le İslamcılık, Sağcılık ve Muhafazakarlık merkezli edebiyata dair geniş bir söyleşi yaptık.

Dostumuz Faruk Yücel’i vefatının birinci yıldönümünde bir kez daha andık. Yayınladığımız dört öyküyle, Kurtuba’nın öykü damarını canlı tutmayı sürdürdük. The Molla Kasım ümmeti bir kez daha sigaya çekti, biz de el pençe divan durduk.

Ezcümle; bir kez daha İttihad-ı İslam’a inanan kardeşlerimizle dertleştik.

İletişim:
www.kurtubadergisi.com

2009-03-28

Kurtuba’nın ikinci sayısı çıktı !..


Dergide, Hakan Albayrak’ın çok acayip fotoğrafları var. Her şey Kadir Metin'in Aksiyon'da çalışırken, arşive girmesiyle başlamış. Tempo Dergisi'nde Hakan Albayrak ve Nihat Genç'in çok ilginç fotoğraflarını bulmuş. O dönemleri bilirsiniz… Bugünün “siyaset danışmanı” Ruşen Çakır, bir “mühtedi” gibi dolaşmadık cemaat bırakmıyor, bizimkiler ise neredeyse minbere çıkarıp müminlere hutbeler verdirecekler… İşte o Ruşen Çakır'ın dikkatini “efsanevi dergi” Çete çekmiş ve iki “milli”tan ile bir röportaj yapmış. Kadir Metin, Ruşen Çakır'a ulaştığında o röportajı hatırlamış fakat fotoğrafları ben de bile yok demiş.

Sonra görev Kurtuba'nın genç editörü Barış Öztürk'e düşmüş. Basın müzesinde arşiv taramasına girmiş, Tempo Dergisi'nin binlerce dosyasını okumuş ki neredeyse ahlakı bozulacakmış. En sonunda röportaja ve fotoğraflara ulaşmış. Fotoğrafların bir kopyasını alıp Çemberlitaş'tan Sultanahmet'e doğru muzaffer bir komutan edasıyla yürümüş.

Dünya Vicdan Günü'nde, Konya'dan elinde dergilerle gelen Selman Maltaş'ta vardı. O zaman gördük ki Kurtuba'nın ikinci sayısı çıktı. İkinci Kurtuba ilk sayısında yer alan kadroyu tamamen korumuş ve çıtayı yükseltmiş.

Barış Öztürk'ün titiz çalışması sonucu ele geçen fotoğraflar da derginin sayfalarında kendine yer bulmuş.

Muhittin Güleş, Kadir Metin, Alper Gencer ve Murat Menteş, Hakan Albayrak dosyası için görüş belirtmişler.

Fatih Mutlu ile bir röportaj yapılmış.

Ümmühan Atak güzel bir yazı yazmış.

Mehmet Serhan Tayşi üstaddan, Kurtuba'nın “ne demek olduğuna dair” görüşler alınmış.

Hatice Algın, şiir üzerine tahliller ve inceleme yazılarına devam etmiş.

Kurtuba Dergisi'ne İstanbul'da; Ağaç, Zen ve Bisav'dan ulaşabilirsiniz. Ayrıca gönüllüler aracılığıyla Kurtuba Anadolu'nun dört bir yanına yayılıyor. Taşra satış noktaları için derginin internet sitesini ziyaret etmeniz gerekecek.


Cesur Küçük

İrtibat:
www.kurtubadergisi.com
kurtubadergi@gmail.com

2008-12-30

"Kurtuba" dergisi çıktı !..


Kurtuba Andlaşması

“Duyarlı her insanın zihninde mutlaka bir Endülüs metaforu vardır. Endülüs kimilerine göre: gemileri yakacak kadar idealize olmanın resmi.

Kimilerine göre: yakılan yüz binlerce kitap sonrası, koca bir medeniyetin hafızasının yok edilmesi, kimilerine göre: ittifak kurmuş bir haçlı zihniyetine karşı, parçalara bölünerek iç çatışmalar yaşayan bir toplumun, tecrübe edilmiş hazin sonu.

Kimilerine göre: Gerek ilmî, gerek kültürel ve gerek sanatsal anlamda insanlığa müthiş katkılarda bulunmuş anıtsal ve efsanevî bir abide.

Kimilerine göre: batılılar tarafından Müslüman oldukları gerekçesiyle katledilmemek için, hristiyan olduklarını söyleyen ve gizli Müslüman olarak hayatlarını idame ettirmek isterken, batılıların hışmından yine de kurtulamayan Moriskoların tarihe attıkları imza.

Kimilerine göre: Ebu Abdullah'ın annesi Valide Sultan Fatıma'nın, El Hamra Sarayı'nı bir daha dönmemek üzere terk ettikleri sırada, Gırnata'nın hakim tepesinde ağlayan Endülüs'ün son hükümdarı olan oğluna; “Bir yiğit gibi savunamadığın şey için şimdi bir kadın gibi ağla” ağıtını yaktığı tarihin en nedametli mekânı.

Fetih, hakimiyet, medeniyet, bölünme ve soykırım gibi beş farklı dönemi bir arada yaşayan Endülüs'ü ve dolayısıyla Endülüs'ün başkenti Kurtuba'yı bir metafor olarak anlamlı bulduğumuz için dergimizin adını “Kurtuba” koyduk. Çünkü yaşadığımız bu çağda, dünya coğrafyasının her bir karış toprağı bir kez daha Kurtuba tecrübesine şahitlik ediyor.

Özet olarak söylemek gerekirse; “Her yer Kurtuba ve yeryüzündeki bütün Müslümanlar bir yanıyla Kurtubalı”.

İslam dünyasının dirilişine tanıklık etmek için kurduğumuz dergimiz acı tazeleyen değil, ümit tazeleyen bir dergidir.

Kaygı üretenlere değil, proje üretenlere dikkat çeken bir dergidir. Kendisini mikro milliyetçiliğin sınırları içine hapsedip dünyaya kapılarını kapatan Müslümanlara, İslam olmanın alameti İttihad-ı İslam (yani bütün dünyada İslam birliği) idealini hatırlatan bir dergidir. Söz medeniyetinin varisleri olarak edebiyatı önceleyen bir dergidir.

Ruhu harekete geçirmeyen edebiyatı görmezden gelen bir dergidir. “Nihayet iktidar olduk, yakında muktedir de olacağız” diyenlere, özeleştiri olmadan özneleşemeyeceğimizi dikte eden bir dergidir. Kitle dergisi olmayıp özne dergisi olacağına söz veren bir dergidir. Esaslı bir duanın, yolu yarılamak anlamına geldiğinin farkında olan bir dergidir.

Yıkıcı değil kurucu bir dergidir. “Yeniden başlamak için güzel bir gün” sözünü sarfedenlere kapılarını ardında kadar açan bir dergidir. Doğulu olup batıyla arasındaki kapanmamış hesabın farkında olan bir dergidir. Çay demlemesini bilen muhabbet ehli adamlara selam duran bir dergidir. Ruhunda Kudüs kaynayan bir dergidir.

Ez cümle:

Bir dergi çıkarmak bir dua etmektir. Allah duamızı kabul buyursun.”

Kurtuba

Şu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtan bir haber: KURTUBA dergisi çıktı !.. Hayırlı olsun dostlar, bereketli olsun. Nice güzelliklere, iyiliklere…Selâm ve muhabbet ile

İrtibat:
http://www.kurtubadergisi.com
kurtubadergi@gmail.com

2008-10-10

Kurtuba'nın 40. Sayısı


İnternet üzerinde yayın hayatına devam eden Kurtuba Edebiyat Kültür ve Sanat Dergisi’nin 40. sayısı yayımlandı.

Yeni sayıya Sezai Karakoç’un, “Siz Fırat’ı ve Dicle’yi bıçakla kesebilir misiniz? Burası senin burası benim diyebilir misiniz? Oysa Fırat ve Dicle, şırıltılarıyla kendi mecralarında akarken bize diyorlar ki, ‘sen nasıl parçalanmazsan, bir bütünsen, ben de bir bütün olarak, yalnız türkün, yalnız arabın, yalnız kürdün değilim. Hiç kimse bana tek başına sahip çıkmasın. Ben İslam milletinin suyuyum, onun can damarıyım. Siz de bundan ibret alınız ve parçalanmayınız, bölünmeyiniz’. İşte bize coğrafya böyle sesleniyor” sözleriyle başlayan dergide bu hafta, 19 Ekim 2003 yılında Hakk’a yürüyen Aliya İzzetbegoviç için hazırlanan dosya dikkat çekiyor.

Aliya İzzetbegoviç dosyasında Suphi Giz, Bilge Kral’ın hayat hikâyesini anlattığı portre çalışmasıyla, Salih Demirhan, Ayvaz Dede ve Aliya İzzetbegoviç denklemine temas ettiği, “Gelecekler, Çok Kalabalık Gelecekler” başlıklı enfes öyküsüyle ve Selman Maltaş, Aliya’nın aksiyonuna dair yazdığı, “Aliya Sen Olmasaydın” adlı soruşturmasıyla yer alıyor.

Kurtuba Dergisi yazarlarından Hatice Algın'ın, Mustafa Kutlu’nun son yayımladığı kitabı “Huzursuz Bacak” kitabına dair hazırladığı “Sevgili Okur’a” başlıklı dosya 40. sayının ürünleri arasında bulunuyor

Dergide son dönemde yazdığı hikâyeleriyle büyük beğeni toplayan Yavuz Akengin, “İnsani Bir Yer” adlı hikâyesiyle, Leyla Marankoz, “Seherin Çanları” şiiriyle ve son olarak Ceyhun Emre Teoman, “Ayn-ı Ali” isimli deneme tadındaki yazısıyla okuyucularını bekliyor.

Selman Maltaş


İrtibat:
www.kurtubadergisi.com
kurtubadergi@gmail.com

2008-09-05

İkinci Yılında Kurtuba Dergisi


Bir dergi çıkarmak bir dua etmektir. Hayata kayıtsız kalmak yerine hayata müdahil olmaktır. Varlığı sorgulamaktır. Ruhun dışa vurumu olan insan faktörüne yönelmektir. Muştulanmış bir dirilişin ardından yürümektir. Allah ile dost olabilmek için atılan bir adımdır. Kalp atışlarını kontrol altına almaktır. Öğrenmektir. Savaşmaktır. Ayakta kalmaktır. Dik durmaktır. Tarihe tanıklık etmektir. Alınıp verilen her soluğa bir şerh düşmektir. Yerdeki bir taşı kaldırıp kenara koymaktır. Sezai Karakoç’un işaret ettiği, “İnsanlık, tekrar bu medeniyetin muhasebesini yapmak ve peygamberlerin yolu olan hakikat medeniyetine dönerek yenilenmek, tazelenmek, yeni bir ruh ve hayat kazanmak, dirilmek zorundadır; insanlığın ruhu bu yeniden doğuşa gebedir” hakikatine can-ı gönülden bağlı olmaktır. Umudunu yitirmemektir. Umut aşılamaktır. Karamsar düşünceleri yok etmektir. Akideyi öncelemektir. Her ne şartta olursa olsun arkaya dönüp bakmamaktır.

Urvetu’l-Vuska, Mihrap, Sırat-ı Mustakim, Menar, Sebilu’r-Reşad, Darü’l-Fünun, Tercümanu’l-Kur’an, Diriliş, Hareket, Büyük Doğu gibi yolumuzu aydınlatan dergileri kendimize örnek alıyoruz. Onların açtığı ayak izlerine basarak yürüyoruz. Hikmetin kutlu ışığını gözlüyoruz. Yaptığımız edebiyatın vahiyden ilham alan bir istikameti olmasını ilke ediniyoruz.

Yola çıkarken şunu söylemiştik: “Bizim bir dergimiz var demeyeceğiz, bizim söyleyecek bir sözümüz var diyeceğiz.” Allah’a şükürler olsun ki, geride bıraktığımız bir yılda sizden aldığımız tepkiler bize doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Bir taraftan edebiyatın nirengi noktaları üzerinde hareket etmeye gayret gösterirken, diğer taraftan dünyanın farklı bölgelerinde cereyan eden olaylara kayıtsız kalmadık. Ki nasıl kayıtsız kalabilirdik ki! Filistin, Lübnan, Kosova, Somali, Pakistan, Almanya, Bosna ve diğer bütün İslam coğrafyaları bizim büyük ülkemizin birer parçasıdır. Biz onlara kayıtsız kalırsak, tarih de elbet bize kayıtsız kalacaktır. Biz onları yok sayarsak, tarih de elbet bizi yok sayacaktır. Biz iman ediyoruz ve diyoruz ki: “Var olmak istiyorsak, elbet var edeceğiz.”

Yeni yayın dönemimizin bu ilk sayısında Yıldız Ramazanoğlu Kurtuba’yı yazdı ve bu yitik medeniyetimize dair şu çarpıcı tespitlerde bulundu: “Bize düşen iç çekmek değil, bu muhteşem birikimle yükselmek, yürekten, derinden ilgilenip gereken çıkarımlarda bulunmak ve şimdimizin kutlu toplumunu, her şeyden önce bir insan olarak varoluşumuzun sırlarını keşfederek, ilahi rızaya uygun olarak en parlak şekilde inşa etmenin yollarını aramaktır.”

Bu sayıda tarafımdan hazırlanan, “Varlık Noktasındaki Hareket” başlıklı dosya ile hareket olgusunun merkezinde yer alan ruh realitesine atıfta bulunarak, temelleri sağlam bir dirilişin ipuçlarını aramaya çalıştık

Bünyamin Karabaş, toplumsal bir vakıa olarak sıla fenomenini, “İstanbulcular Gelmiş” başlıklı denemesiyle gözler önüne serdi. Hikâye tadındaki bu çalışmasıyla gurbeti analitik bir şekilde inceledi.

Dergimiz kadrosuna yeni yayın döneminde dahil olan Yavuz Akengin, “Delinin Düşleri Kanlı Olur” isimli öyküsüyle ve Ceyhun Emre Teoman, “Makamdan Makama Evla, Demden Deme Alâdır” başlıklı denemesiyle okurların karşısına çıktı. Son olarak Sümeyye Ş. Akkök’ün, “Nâr-ı Beyza” ve Leyla Karaca’nın “Hezâr veya Andelîb” isimli şiirleri yeni sayımızın ürünleri arasında yer aldı.

Bir diriliş provası olarak gördüğümüz Ramazan ayımızın hayırlar getirmesini dileriz.

Yeni sayılarda görüşmek ümidiyle.

Saygılarımızla.

Selman Maltaş

İrtibat:
http://www.kurtubadergisi.com
kurtubadergi@gmail.com
selmanmaltas@gmail.com

2008-07-12

Kurtuba 36

İnternet üzerinden yayın hayatına devam eden Kurtuba Dergisi'nin 36. sayısı çıktı. 5 Temmuz 2008 tarihinde kaybettiğimiz Diriliş Şairi Erdem Beyazıt'la ilgili olarak, Selman Maltaş, Cesur Küçük ve Sümeyye Küçük'ün hazırladıkları "Erdem Bayazıt Dosyası" dikkat çekiyor. Selman Maltaş, "Gidenlerin Ardından: Adil Erdem Bayazıt", Sümeyye Küçük, "Dördüncü Güzel Adam" ve Cesur Küçük, "Buradan Bir Acı Kanamış Boyuna" başlıklı çalışmalarla dosyaya katkı yapıyorlar. Cumhuriyet tarihimizin önemli simalarından olan Osman Yüksel Serdengeçti'ye dair Suphi Giz'in hazırladığı portre okuyucularını bekliyor. Ayrıca Sümeyye Ş. Akkök'ün, "Ateş" isimli şiiri ve V.Hüseyin Kaya'nın, "Öykü-Masal" isimli hikaye yeni sayının ürünleri arasında yer alıyor.

2008-06-30

"Kurtuba" dergisi


Merhaba değerli dostlar. Yaz ayına girdik. Havalarla birlikte gündem de ısınıyor. Özellikle kapatma davasıyla açığa çıkarılan kaotik ortam, yeni gelişmeleri doğuracak gibi gözüküyor. Sistemin kendisiyle yüzleşmesi olarak tabir edebileceğiz ve bir çok tabunun yıkılmasıyla sonuçlanması muhtemel bu süreç sadece Türkiye’ye değil, genelde dünya siyasetine, özelde ise İslam dünyasının geleceğine etki edecek. ABD seçimleri öncesinde ortada dolaşan söylentilere bakacak olursak, kısa bir süre sonra ABD ve Terör şebekesi İsrail İran’a saldıracak. Ancak, Irak ve Afganistan’da batağa saplanan ABD’yle; Filistin’de HAMAS’ın ve Lübnan’da ise Hizbullah’ın ardı ardına aldığı zaferlere engel olamayan terör şebekesi İsrail’in, tıpkı Türkiye’deki darbe taraftarları gibi akıllarını başlarına almaları gerekiyor. Yoksa bu süreç hakikaten onların sonu olacak… Türkiye’deki elit kesimde olacağı gibi.

Dergimizin 35. sayısında geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleştirilen “Darbeye Karşı Ses Çıkar” eylemine dair Hatice Algın’ın hazırladığı, “Oradaydık” başlıklı dosyayı dikkatlerinize sunuyoruz. Mesira Meriç’in, Filistinli Şair Mahmut Derviş’in şiirlerini tahlil ettiği, “Siyah Şiir” adlı çalışma yeni sayımızın ürünleri arasında yer alıyor.

Türkiye ve Filistin’de son dönemde yaşanan gelişmeleri mercek altına alan Selman Maltaş’ın, “Aleyhinize Delil Olarak Kullanılacaktır” isimli dosyasına dikkatinizi çekiyoruz.

Hüseyin Kaya’nın “Huzur Evi” adlı hikayesiyle birlikte, Kübra Çomaklı’nın, “Kıyamet Senfonisi” ve Sümeyye Ş. Akkök’ün, “Kızıl Vadi” şiirlerini sayfalarımızda bulabilirsiniz. Ayrıca, Gerçek Hayat Dergisi’nin 400. sayısı dolayısıyla hazırlanan kutlama yazısı da bu sayımızda olacak. Son olarak Dergimiz Çizeri Hatice Büşra Gülcan’ın çizgi çalışmasını dergimizde bulabilirsiniz.

Yeni sayılarda buluşmak ümidiyle.

Saygılarımızla.

Selman Maltaş