ayvakti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayvakti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2014-02-07

"Ay Vakti" düşünce, kültür ve edebiyat


Ay Vakti dergisi 148. sayısıyla yürüyüşünü sürdürüyor. Derginin bu sayısı edebiyatımızın her türünden seçilmiş eserlerle kışın ortasında bir bahar çiçeği gibi duruyor.  Derginin giriş kısmında uhuvvet vurgusu öne çıkıyor. Gündeme dair sağduyulu bir yaklaşım sergilenerek meselelere ölçülü bir bakış açısı getiriliyor.  Dr.Nizomiddin Murodi’nin “Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî ve Klasik Uygur Edebiyatı “isimli incelemesi ve Engin Elman’ın “Macid Macidi Sinemasında Su-Balık Metaforları” isimli sinema yazısı derginin öne çıkan yazıları.

Ay Vakti bu sayısında da siz değerli okuyucularına bir fikir ve edebiyat ziyafeti sunuyor.  Hayırlı okumalar…



İçindekiler:

PARADOKS-Şeref Akbaba-Deneme

BİRİ İKİ GÖRMEK –Semra Saraç-Deneme

PLATON’DAN PLOTİN’E SANAT-II-Necmettin Evci-İnceleme

RÜYANÂME  -Burhan Barak-Öykü

YIRTIK BİR RESMİN KALP ATIŞI-Mehmet Baş-Şiir

MEVLÂNÂ CELALEDDİN-İ RÛMÎ VEKLASİK UYGUR EDEBİYATI-Dr.Nizomiddin Murodi-İnceleme

KIŞIN HAKKI-Onur Akbaş-Deneme

OKUMAK, OKUMAK VE YAZMAK-İsmail Bingöl-Deneme

GÖRÜNTÜLER -Mustafa Ökkeş Evren-Öykü

FİRAK- Ayhan Sağmak-Deneme

UZUN BİR HÜZÜN- KAR YAĞMASA -Selami Şimşek-Şiir

Müjdat Er-Şiir

HİÇLİK-Semra Saraç –Öykü

BURSA’DA, ŞİMDİKİ ZAMANDA BAŞKA HİÇBİR ŞEY...Abdullah Şevki-Deneme

ACININ TASVİRİ-Adem Özbay-Şiir

KOCAMUSTÂPAŞA-Dilara Pınar Arıç-Deneme

MACİD MACİDİ SİNEMASINDA SU-BALIK METAFORLARI-Engin Elman-Sinema

KUYU –Fahri Ayhan-Öykü

BİR DİRİLİŞ SAVAŞÇISI SEZAİ KARAKOÇ-İlhan Aygül-Deneme

ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?  Musa Özer-Deneme

EY AYNA-Nurşah Karaca-Öykü

PALYAÇO-AYIN-SAD-Rasim Demirtaş-Şiir

MAVİ BAVUL ORADA MI? - Samet Kara –Öykü

ŞİRÂZE’DEN ŞİRÂZE’YE SAKLI MEKTUPLAR 83.-Mektup

2013-09-23

Ay Vakti dergisinin 146. yürüyüşü

Ay Vakti 146. sayısını üç bölüme ayırmış. Aramızdan ayrılarak baki âleme sefer eyleyen Mustafa Miyasoğlu ve Sedat Umran’ı unutmayan dergimiz yaşarken de unutmadığı bu iki güzel insana birer bölüm ayırmış. Üçüncü bölüm ise kanayan yaramız Mısır için ayrılmış
Dergimizin giriş yazısı gündemimiz ile ilgili can alıcı sorular soruyor;
“Ağaç kesildi, bir hayvan öldü diye feveran edenler.
Soruyoruz, neredesiniz?
Balkanlar’da, Doğu Türkistan’da, Irak’da, Afganistan’da, Myanmar’da, Somali’de, Sudan’da,
Çeçenistan’da, Libya’da ve diğer zulüm gören ülkelerde on binler ölürken neredeysek oradayız diyorlar.”
Dergimiz yaşanan tüm bu zulümlere karşı çözüm olarak ise “İslam Birleşmiş Milletleri dâhil, dünyaya şekil verecek yeni oluşumlara ihtiyaç var ve bunlar olmadığı sürece kan akmaya devam edecektir.” Diyerek bizi birliğe ve dirliğe davet etmektedir.
Yine dopdolu içeriğiyle okuyucularını bekleyen dergimizin içeriği aşağıdadır.
Hayırlı okumalar..

Rüyalarım İçin Uyandır-Semra SARAÇ

MUSTAFA MİYASOĞLU
Devrinin Efendisi Bir Aydın -A. Vahap AKBAŞ
Üstad Miyasoğlu -Şeref AKBABA
Mustafa Miyasoğlu’na Dair -Bekir OĞUZBAŞARAN
Velud Projeler ve Kadim Kültürde Kökler-Recep GARİP
Mustafa Miyasoğlu’na Veda -Mustafa ÖZÇELİK
Dostum Mustafa Miyasoğlu -Muhsin İlyas SUBAŞI
Hasbi Bir Dost: Mustafa Miyasoğlu -Recep SEYHAN
Gümüş Kanatlı Kartalım -Emre MİYASOĞLU
Bir Hatıra, Bir Hikâye ve Bir Güzel İnsan: Miyasoğlu -Eyyüp AZLAL

SEDAT UMRAN
Gittiniz Taş Atarak Denizlerimize... -Özcan ÜNLÜ
Şair Sedat Umran Neyimiz Olur? -Nurettin DURMAN
Sedat Umran Metafiziği -Recep GARİP
Sedat Umran’la Darül-Aceze’de -İlhan ŞENER

 MISIR
Ah! Rabia El-Adeviye -Semra SARAÇ
Kahire’de Adeviye Meydanında -Nurettin DURMAN
Kan Şiiri -Mehmet AYCI
Haykırır Meydanlar Mısır’da -Mehmet BAŞ
İntikamımızı Al Ya Müntakim -Selami ŞİMŞEK
Kalbimi Götürdün Çocuk -Adem ÖZBAY
Dejenere -Selma ÖZEŞER
Babil -Sertaç GEREÇ
Muhammed el Biltaci’nin Şehit Kızı Esma’ya Mektubu
Toprağın Dedikleri -Şemsettin ÜNLÜ
Kitaplık -Fatih PALA

2013-07-17

Ay Vakti 145. sayısında

Ay Vakti yürüyüşüne devam ediyor. Ay Vakti 145. sayısında yine dopdolu bir içerik ile karşımızda. Yıllardır uyguladığı geleneği bozmayan Ay Vakti bu Temmuz-Ağustos sayısında da sayfalarını yeni yazarlara açmış bulunuyor. Derginin gezi olaylarına değindiği giriş yazısında ki şu satırlar İslam dünyasının kanayan ve bir türlü dinmeyen yaralarını dile getirmekte...

“Ramazan ayına yine buruk giriyoruz. Irak’ta işgal sonrası, her gün onlarca insan şehit ediliyor. İki milyona yakın şehid, yetim, dul, sakatın hesabını sömüren işgalcilerden kim soracak? Suriye’de ölenlerin sayısı yüz bine, ülke dışına çıkanlar yüzbinlere ulaştı. Esad kendini kurtarmaya, ortalığı mezhepçiliği körükleyerek ateşe vermeye çalışıyor.

Gazze’de İsrail ablukası ve zulmü devam ediyor.

Doğu Türkistan’da,  Arakan ’da Müslümanlara yapılan zulüm şiddetini artırarak sürüyor.


“Ağzım kurusun ey adli ilahi” mi diyelim.
Oruç kalkan, Oruç diriliş, kurtuluş olsun.
Hatırlatmadığımız zulüm görenleri, yoksulları da hatırlayalım.
Kendimize gelelim, kendimiz olalım.”

Dergimiz  özgün ve zengin muhtevasıyla  okuyucularını bekliyor. Hayırlı okumalar…

İçindekiler:

Deneme
Edebiyatçı Olmanın Sorumluluğu /Recep GARİP
Ahlaklı Bir İsyankâr /İlhan AYGÜL
Umut Muştucusu /Mahmut BIYIKLI
Çocukluk Fotoğraflarım /Faik ÖCAL
Ramazan Sofrası /Ayhan SAĞMAK

Şiir
Nedamet Bilmeyen Kapılar Önünde /İsmail ÇOLAK
Böyle Durdum /Yavuz ERTÜRK
Cihat ALBAYRAK /Göz Hakkı Şiirler
Hasan TİYEK /Hıçkırıklar Karışır Sesime
Ne Özgür Yalnızlar Ne de Özkör Anlar/Hicret Kübra KAÇAR
Bir Terapistin Kaygıları /Kemal Can AÇIK
Yalnızlık /Necati Atilla SOYKAN
Bonus /Rasim DEMİRTAŞ
Sesini Yitirmişlerin Ağıtı /Cemil AYDIN
Üç Failatün /Hikmet KIZIL
Peri Kızı /Ahmet ÇELEBİ
Papatya /Ali YAŞAT
Firar /Hacer YILMAZ
Bulur Kurar Gibi /Uğur YÜRÜYEN

Öykü
Düşünen Gölge /Semra SARAÇ
Hoşgeldin Beşir Fuad, Güle Güle Ben /Özlem DOĞAN
Terzi Çırağı /Nurşah KARACA
Teşi /Hamdi ÜLKER
Gül ile Bülbül /Burhan BARAK
Cevelan /İbrahim ARPACI
Temmuz /Nur MUŞKARA
Fısıltı: s /Dilara Pınar ARIÇ

İnceleme
Şairler ve Şiirler Ersin Özarslan /Mehmet Ragıp KARCI

Gezi
Şiirin Öncülüğünde Bişkek’teyiz /Şeref AKBABA

Sinema
Atları da Vururlar /Abdullah Ömer YAVUZ

Mektup

Şiraze LXXVII

2013-03-19

“Ay Vakti” çiçeklerle açıyor


“Ay Vakti” dergisinin 143.sayısı çıktı.
Ay Vakti Mart -Nisan sayısıyla raflardaki yerini aldı. Gündemini kendi belirleyen ve emir aldığı bir patronu olmayan dergimiz “Müslüman gündemi belirleyendir gündemi belirlenen değil” çizgisinde hareket etmenin şuurunda yoluna revan oluyor.
“Her çalışmanın görünmeyen kahramanları var” diyerek derginin mutfağındakileri unutmuyor ve herkese emeklerinden dolayı teşekkür ediyor. Okuyucularından yeni dönemle ilgili fikirlerini almak isteyen dergimizin yeni önerilere kapısı açık.
Dergi edebiyatın her türünden seçkin eserlerle yine dopdolu…
İçindekiler:
Şiir
A.Vahap Akbaş-Uzaklara Bilet, Alaaddin Soykan-Sabra Dağ Duman Kaydolmak, Selami Şimşek-Yara Söylemeyin, İsa Karaarslan –Beyaz Bir Uykusuzluk, Mehmet Baş-Annem
Deneme:
Adem Turan -Kış Halleri–5, Onur Akbaş -Nisan’a Küsmek Olmazdı, Faik Öcal -Hacı Ağa’nın Çırası, Hilal Buğan –Söz, Sukuta Dokundu, Şeref Akbaba -Söz
Öykü:
Naz Ferniba-Cezada Elif Şehri, Semra Saraç -İçinde Olmadan, Senem Gezeroğlu-Görüşme, Süheyla Hanönü-Kuş Kalbi, Dilara Pınar-İnsomnia’nın Saati
İnceleme:
Ahmet Sezgin-Kavram Kargaşasının Sebep ve Sonuç İlişkileri, Mehmet Baş- Diriliş Düşüncesi Ekseninde Millet Kavramına Bir Bakış, Mustafa Uğurlu –Mehmet Akif’in Divan Şiirine Bakışı
Kitap:
Recep Garip-“Doğu’nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç” Üzerine
Sinema:
Engin Elman-İran Sineması Ve Memleketimden Sanat Manzaraları, Abdullah Ömer Yavuz-Tepenin Ardından Paranoyanın Sessiz Çığlığına
Mektup:
Şiraze LXXVI

Mehmet Baş

İrtibat: 
ayvakti@gmail.com

2013-02-18

'Ay Vakti' dergisinde buluşmak

Ay Vakti’nin Ocak-Şubat vakti geldiAy Vakti dergisi sanki uzun bir maraton koşucusu gibi. Yıllar gelip geçtikçe daha da gençleşerek koşusuna devam ediyor. Derginin kıstası belli. Ne şan ne de şöhret peşinde. Onun tek derdi insanlığa hizmet edebilmek.
Ay Vakti gündemlerin ötesinde ki bir gündemden Hak ve hakikat gündeminden seslenmekte. 
Propagandaların ve reklâmın her türlü algı yanılgısının tohumunu ektiği bir çağda en sade ve vakur haliyle karşımızda.
Yeni bir diriliş soluğu yeni bir bakış sayfalar arasından edebiyat soframızın başköşesine kuruluyor.
Dergi hem dış hem de iç estetik açısından yine dopdolu.
İnşirah isimli denemesinde; “Güçlükle beraber bir kolaylık olacağına inandık. Gerçekten inandık. Muhammedi olmak, bir işi bitirince diğerine başlamaktır. Ve O’na yönelmektir.” diye başladığı yazısıyla Şeref Akbaba umudun ve sorumluluğun muştusunu yakıyor.
Nice sayılara nice yıllara diyerek dergiyi selamlıyoruz…
İçindekiler:
Deneme:
İnşirah / Şeref Akbaba -Estetik ’in Anlamı -II / Necmettin Evci - Şahadetnâmedir / Onur Akbaş -Gün Olur / Ramazan Özer -Özledim... / Esra Ekinci - Hatırlanmak, Duygusunu Hatırlamak / Hasan Tiyek -Kitlenin Gücü / İsmail Bingöl
Şiir:
İstanbul / Mehmet Baş - Nasıl Söylesem Seni / Nurettin Durman -Ses / Mustafa Özçelik -Trenler Miydi Onlar? / A.Vahap Akbaş- Sır / Selma Özeşer -Tuleytula ya da Toledo / Sertaç Gereç- Firak / Taner Taştekin
Öykü:
Ruhun Çöküşü / Üzeyir Süğümlü -Rüzgâra Karşı Uçar Acemi Kuşlar / Bülent Gündoğan -
Yarım Kalan Oyun / Fahri Ayhan - Hoşça Bak İnsana / Semra Saraç -Tutsaklıktan Kurtarılmış Bir Gece Hikâyesiydi Bu / Ayşegül Tozal
İnceleme:
Nâbî’de Hikmetin Hikmeti / Eyüp Azlal
Araştırma:
Erzurumlu Unutulmuş Bir Sûfî Şâir: Müderris Muhammed Nûreddin Efendi / Selami Şimşek
Sinema:
The Matrix Gerçek mi Sanal mı? / Yunus Emre Tozal
Mektup:
Saklı Mektuplar LXXV / Şiraze

2012-11-26

'Ay Vakti' dergisinin 141. sayısı


Gelincikler açan bir kapakla bize kışın ortasında baharı müjdeleyen dergimiz , 141 sayısı ile karşımızda.
Mevlana"nın Aşkımı Bizim Aşklarımız mı incelemesiyle Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük , Aşkın Yüceliği isimli denemesiyle Prof. Dr. Ömer Özden bu sayımızda aşkın ön plana geçtiği bir muhtevayla gönüllerimize misafir oluyorlar. Ayrıca tanzimat döneminin büyük yazarı Ahmet Mithat Efendi ve büyük şairi Abdulhak Hamit Tarhan bu sayımızda iki inceleme yazısıyla yad ediliyor. 
Dergilerin aydın yetiştirmekte ki önemine dikkat çeken editör yazısında sanat ve kültürün uzun soluklu bir yol olduğunu emek gayret ve sabır istediğini söylüyor.
Gündemimize ait konulara değinerek bütün sorunların çözümünün islam kardeşliğinde yattığını belirtiyor. Dergimiz meselesi olan bir yüreğin derdi olan bir müminin şuur ufkundan sesleniyor okuyucusuna.
Ve her zaman ki gibi yine dopdolu bir içerikle karşımızda.. Dergimizin içeriği şu yazılardan oluşuyor:

Deneme:
Aşk’ın Yüceliği- Ömer Özden
Şiirin Yedi Tepesinden İstanbul’a Bakmak- Onur Akbaş
Üşüyorum, Ama Anlatacaklarım Var - Şeref Akbaba
Şiir:
Gül Kokan Gülüşler Bitti - Selami Şimşek
Endülüste Bir Nehir - Sertaç Gereç
Kayboluş - Mehmet Baş
Kardeşçe- Selma Özeşer
İlam - Müjdat Er
Üşen-geç- Necip Fazıl Akkoç
Öykü:
Leyla ve Mecnun -Burhan Bara
Muhabbet Çeşmesi - Bülent Gündoğan
Gönül Muhasebesi- Ercan Köksal
Gocuk - Fatma Pekşen
Aşkın Kayıp Kitabı..Lâ - Yahya İncik
Mülteci - Ayla Coşkun Ceren
İnceleme:
Estetik’in Anlamı - Necmettin Evci
Mevlânânın Aşkı mı? Bizim Aşklarımız mı?- Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük
Ölümünün 100. Yıldönümünde Ahmet Mithat Efendi'nin Kültür Mirası - Mustafa Miyasoğlu
Abdülhak Hâmid Tarhan’ın Büyüklüğü- Doç.Dr İhsan Sâfi
Ali Haydar Haksal’ın Hikâyeciliğine Dair- Recep Garip
Sinema:
Siyaset ve Sanatın Ortasında Festivaller- Abdullah Ömer Yavuz
Kitap:
Çağların Küreselinde Kaybolmaya Karşı Direnen Adam Olmak- Fatih Pala
İnsan, Deniz ve Hayat - Zeynep Kavcı
İslam Dünyasında Kitabın Tarihi - Şeyma Betül Akbaba
Mektup:
Şirâze- Saklı Mektuplar
Hayırlı okumalar...


Rıfat Cantekin

2012-09-08

'Ay Vakti' dergisi 12. yılında


Uzun soluklu yayın periyoduyla 140. sayısına erişen dergimiz edebiyatımızın ve fikir dünyamızın önemli bir misyonunu yerine getirmenin ve milli kültürümüze hizmet etmenin kıvancıyla 12. yılını kutluyor.

Değişik ve çarpıcı kapak tasarımlarıyla her zaman dikkatleri üzerine çeken Ay Vakti bu sayısında bu zamana kadar eserlerine yer verdiği tüm yazarların isimlerini kapağına taşıyarak dostluğunun gelip geçici bir dostluk olmadığını göstermiştir.

Yine zengin ve dopdolu içeriğiyle okuyucunu selamlayan dergimiz dünyanın değişik yerlerinde ve Arakanda Müslümanlara yapılan zulümleri lanetlerken Müslümanları bir olmaya ve birbirlerine sımsıkı kenetlenmeye çağırmaktadır.

Edebiyatın her alanından seçtiği seçkin eserlerle 140. sayısında da yine dopdolu olan dergimizin bu sayısında yer alan eserler ve yazarlar şu isimlerden oluşmaktadır.

Denemeleriyle;
“Kırbaçlanan Ağıtlar Gibi’’ Şeref AKBABA-"Kalemlerin Rengi "Faik ÖCAL-"Selahaddin’in Kitabı" S. Ahmet KAYA-"Şehir "Berrin SÖNMEZ-“Denemeler”in Yazarına Göre Şüphe... “ İsmail BİNGÖL-"Eylül ve Ramazan "Esma BUDAK yer alırken

Şiirleriyle;
"Dağ Gazeli"Mustafa ÖZÇELİK-"Cinayetler Konvoyu"-Nurettin DURMAN-"Annesi Ölen Kızın Saçlarını Kim Tarar "Selami ŞİMŞEK-"Bir Yanım Hep Arakan "Selma ÖZEŞER-"Kanar Coğrafyası Vicdanın "Mehmet BAŞ-"Yalnız Şiiri Vardır Şiiri Olanın" İsa KARAASLAN-"Dokunursa Ağlarım "Mustafa KÜÇÜKTEPE-"Anne, Babamı Bir Daha Görebilecek miyim? "Selim AKDEMİR-"Kulbe-i Ahzan "Taner TAŞTEKİN-"Sağanak" Hilal BUĞAN-"İkinci Kez" Semra SARAÇ yer almaktadır.

"Orta Asya’dan Tuna’ya " isimli gezi yazısıyla Abdullah Ömer YAVUZ okuyucularımızı seyahat ikliminin büyülü atmosferine taşımaktadır.

Öyküleriyle yer alan yazarlarımız ise;
"Cezada Elif Direnci "Naz FERNİBA-"Çilek, İpek Böceği Ve... "Ömer ESKİ-"Elif Uzunca "
Fatma PEKŞEN-"Mavi Bir Kuşun Kanadında Yitip Giden Özgürlük "Nurşah KARACA-
"K. Durağında” isimli öyküsüyle "Ahmet DURMUŞ'dur.

İncelemeleriyle;
"Sanat ve Estetik Üzerine" Necmettin EVCİ-"Şiirselliğin Hüküm Sürdüğü Öyküler; Zemheri" Ercan KÖKSAL yer almaktadır.

Kitap tanıtımlarıyla;
"Herşey ‘‘Birdenbire’’ Oldu "Senem GEZEROĞLU ve “Türk Şiirinin Beyaz Kartalı Bahaettin Karakoç” Mehmet BAŞ okuyucularını selamlamaktadır.

Yepyeni sayılarda görüşmek dileğiyle..

Hayırlı okumalar...

2012-08-14

Ay Vakti, 139

Ay Vakti dergisi Temmuz-Ağustos sayısında birçok dergi editörünün bir türlü cesaret edemediği ve görmezden geldiği yeni kalemlere imkân vererek bir derginin aynı zamanda bir okul olabileceğini gösteriyor.

Günler bir ırmak gibi akmaya devam ederken yeni sayısıyla yolculuğunu sürdüren dergimiz güzelliği şiar edinmiş bir gündemin kalbinden, değişmez olan bir hikmet penceresinden ve bir edep kalesinden dünyaya seslenmeye devam ediyor.

“Hüsn-ü niyet sahibi olmak mümin tavrıdır. Her eylem, her söz, her iddia, fiiliyata dönüşen her şeyin hesabı var. Rabbim bizi gereksiz amelden uzak tutsun.” Diyen Şeref Akbaba hocamız “Yeni imzalara imkân tanıyan atölye dergilerine de sahip çıkalım. Dergi kapağına bakarak, tanıdık kimse yok diye almamazlık etmeyelim diyerek edebiyatımızı yaşatacak önemli bir konuya parmak basmaktadır.

İstese tümüyle tanıdık isimlerden bir dergi çıkaracak imkânı olmasına rağmen yeni kalemlere yer vermek gerçekten çok önemlidir.

Bu noktada Ay Vakti dergisi Temmuz-Ağustos sayısında birçok dergi editörünün bir türlü cesaret edemediği ve görmezden geldiği yeni kalemlere imkân vererek bir derginin aynı zamanda bir okul olabileceğini gösteriyor.

Birçok derginin kendi içine kapanık ve bir iktidar kurgusu çerçevesinde kimseye fırsat vermeyen tavrından farklı olarak yeni kalemleri teşvik ederek değişimin ve yenilenmenin altını çiziyor. Birçok yazarın ilk yazısını yayınladığı dergimiz yollar açan ve yol arkadaşlarına sahip çıkan bir duruşla nelerin önemli olabileceğini bize gösteriyor.

Ay vakti yeni sayısında da edebiyatın her rengini bünyesinde barındıran bir dosya ile okuyucularına seslenmeye devam ediyor.

Derginin içeriği şu yazılardan oluşuyor;
Kitaplarla Baharı Yaşamak -II- / Recep GARİP /Deneme- Zamana Selam / A.Vahap AKBAŞ /Şiir-Özü Görmek / A.Vahap AKBAŞ /Şiir-Abdurrahim Karakoç’u Farklı Kılan / Muhsin İlyas SUBAŞI /Hatıra-Hüdhüd / Süheyla HANÖNÜ /İnceleme-Ölüleri Uyandırma Evi / Selma ÖZEŞER /Şiir-Gidelim Bu Şehirden / Adnan SAYIM /Şiir-Su / Mehmet AKSU /Deneme-Sahib-i Yetim / Bülent GÜNDOĞAN /Öykü-Ahmet Hamdi Tanpınar’a Mektup / Ömer HATUNOĞLU /Deneme- Şair ve Masal / Tülay GÜR YILMAZ /İnceleme-Bir Simitlik Hayat / Turhan YILDIRIM /Öykü-Uzun Yola Dair Birinci Söz / Erol ERDOĞAN-Yunus’un Şiirlerinde Yol Metaforu / Salih UÇAK-Bir Vakıf Kursam / Talip ÇUKURLU /Deneme-Kardelen Çiçeğinin Rüyası / Hasan TİYEK /Şiir-Özgeçmiş / Necip Fazıl AKKOÇ /Şiir-Adı Yok / Muhammet Yahya KARATAŞ-Gri Deniz / Murat ARSLAN /Öykü-Su ve Zaman / Ferhat DEMİR /Şiir-Kurban / Abdülbaki KÖMÜR /Şiir-Göçebe Hayat / Fahri AYHAN /Öykü-Çarpıldığım Hakikat / İsmail ÇOLAK /Şiir-Çiçeklerin Bilgisi / Mehmet SÜMER /Şiir-Hayat / Sedat YILMAZ /Şiir- Okuma Mezarlığı / Yahya İNCİK /Öykü-Aldanmak ve Unutmak / Semra SARAÇ /Öykü-- -Sündüs Döşeği / Mehmet BAŞ /Kitap-Abdurrahim Karakoç’un Mihriban’ı Metin Erksan’ın Sevmek Zamanı/ Abdullah Ömer YAVUZ /Sinema

Ay Vakti için her birimizin yapacağı çok şey var. Yürüyüşe devam. Hayırlı okumalar…

Rıfat Cantekin

2012-07-09

'Ay Vakti' dergisinin 139. sayısı

Temmuz-Ağustos 2012

Dergimizin Temmuz-Ağustos sayısı için hemen her yıl, yeni isimlere daha çok yer ayıralım diye niyet eder, o istikamette de dergiyi hazırlamaya başlarız. Sonrasında olduğu kadarıyla yetinir,diğer aylardan daha çok yeni imzaya yer veririz.Dergi okurunun ve yazı gönderenlerin bilmesi gereken husus şudur.Yeni imzalar, teşvik amaçlı dergiye alınmış çalışmalar var.Eleştirilsek de, genç kalemlere yer vermeye devam edeceğiz.Ay Vakti’nde yazmaya başlamış, hangi alanda yazıyorsa özgün bir şekilde çalışmasını sürdüren ve uzun soluklu dergide yer alan arkadaşlarımızın Ay Vakti’nden kitapları çıkıyor.Bizim kendilerinden farklı konularda çalışmalar talep ettiğimiz yazarlar, şairler, akademisyenler olmakla beraber, dergi ailesinden olan kalem erbabı, kardeşlerimiz, büyüklerimiz de var. Dergi halkasında yer almaları hasebiyle onlar besleyici, yol gösterici de olurlar zaman zaman.Yeni isimler önemli.

Ancak, çalakalem yazılmış her çalışma da dergilere gönderilmemeli.Şiir ya da farklı alanda çalışmalar gönderenler yayınlanmadı diye sitem edip, darılıp, hatta yazmayı terk edip bir köşeye çekilmemeliler.Dergilere; şiir, öykü, deneme yayınlamak için çalışmalarımızı gönderelim elbette, ama yetenek alanımızda gelişmeler kaydetmek için de bir dergi halkasında uzun soluklu yer almaktan imtina etmemeliyiz.Yersiz mukayeselerden de kaçınmalıyız.Teşvik amaçlı dergiye alınmış çalışmalardan hareketle değerlendirmeler yapmak hakkaniyetten uzaklaşmaktır.Eserimiz bir kıymet arz ediyorsa, bir dergi görmese diğeri görecek, dergiler göremese de zaman içinde o yerini bulacaktır.İşte benim yazdıklarım bu kategoriden demeyin hemen… Bu da kendimizi aldatmak olur. Her yazdığımızı yayına sunmamız da gerekmiyor. Sanat mahreçli çalışmalar yaparken, yayınlatmak için gönderirken iki defa düşünmeli, tekrar tekrar gözden geçirmeliyiz. İşimize bakalım. Nitelikli çalışmalar yapalım.

Yeni imzalara imkân tanıyan atölye dergilerine de sahip çıkalım. Dergi kapağına bakarak, tanıdık kimse yok diye almadığımız, abone olmadığımız dergilerin kapısını çalıyoruz. Zihni ferahlık olsun diye kimi hususları aydınlatmak istedik.

Hüsn-ü niyet sahibi olmak mümin tavrıdır. Her eylem, her söz, her iddia, fi iliyata dönüşen her şeyin hesabı var. Rabbim bizi gereksiz amelden uzak tutsun.

Hareketlenelim biraz. Ay Vakti için her birimizin yapacağı çok şey var. Yürüyüşe devam.

İrtibat:
P.K. 160 Kadıköy/İSTANBUL
0216 341 11 66
ayvakti@gmail.com

2012-05-13

Ay Vakti ve Şeref Akbaba

Bu hafta epeyce bir zaman ihmal ettiğim bir dostu ve çalışmalarını konu edineceğim. 12 yıldır Ay Vakti adlı edebiyat dergisini çıkaran şair ve akademisyen dost Şeref Akbaba'nın yeni baskısı yapılan Ay Olun İnsanlar adlı şiir kitabı, bu ihmalin telafisine zemin hazırladığı için mutluyum. Çünkü ilahiyat tahsilinin özümsemesi olan İslâm dünya görüşünün için için tüttüğü bu kitabı ele almak, benim için bambaşka bir sevinç ve umut kaynağı oldu bunu da ayrıca anlatacağım.

Daha önce Ay Vakti dergisinin Medeniyet Özel Sayısı münasebetiyle benden de yazı istediği için ilişkimiz kurulan Şeref Akbaba'nın pek çok özelliği yanında, bir kısım insanda artık görülmeyen vefalı ve hak bilir tavırları da önemlidir. Ay Vakti adlı edebiyat dergisinin yanında Ay Vakti Kitapları da yayınlayan Şeref Akbaba'nın az bulunur bir yayıncı olduğunu da ifade etmeliyim. Bu arada şiirleri yanında kendi denemelerini bir araya getiren Kar Mumu adlı kitabıyla birlikte, derginin yazarlarından Necmettin Evci'nin Yaşamak Öldürür Beni adlı deneme kitabı, Naz Ferniba'nın Zemheri adlı hikâye kitabı ile Şiraze'nin Saklı Mektuplar'ını da yayınlamıştır. Kısacası, incelikli bir şair yayıncılığın gereğini de yapmıştır.

AY VAKTİ DERGİSİ

12 yıldan beri yayınlanan, bazı yaz aylarını iki sayı birlikte çıktığı için 144 veya daha fazla çıkması gerekirken 138. sayıya ulaşan Ay Vakti, bir düşünce, kültür ve edebiyat dergisi olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye çalıştığını görüyoruz. Bu derginin bazen sadece şiir, hikâye ve deneme gibi saf edebiyat türlerindeki ürünlerle çıktığını görüyoruz, slogan ve propaganda gibi basit okuyucu avlama yollarına tenezzül etmediğini söyleyebiliriz.

Pek çok bakımdan temiz yüzlü bir dergi olan Ay Vakti'nin "entel modalar"a ihtiyaç duymadığı gibi, sanat ve edebiyat ürünlerini dinî, ideolojik veya politik söylemlerle sunmak kurnazlığına tenezzül etmeyişi de az bulunur bir yayıncı haysiyetini ifade eder.

Bütün bunlar Şeref Akbaba'nın başarısındaki faziletini ortaya koyar. O bakımdan dergisinde yazı yazan herkesin de az-çok bu tavra iştirak ettiğini söyleyebiliriz. Çünkü bu dergide 10 yıldan beri yazıp da hiç de popüler olmak gibi kolay ve para kazandıran bir rezilliğe râzı olmamak aslında bilerek yapılmış bir seçimdir. Burada ortaya koyduğu eserlerle politik veya akademik bir kariyer peşinde olmamak, aslında bazı gençler için istikbal vaat etmese de gerçek bir aydın-sanatçı ve düşünce adamı olmanın ilk şartıdır. Şeref Akbaba'nın yanında bu dergiye hizmet eden, eser verenler bahtiyardır. O yüzden kendilerini kutlamak istiyorum.

Sadece son sayısındaki yazılarla yazarlarından söz etmek bile Ay Vakti'nin bizim için önemi, kimliği ve değeri hakkında bir fikir verebilir:

Şeref Akbaba'nın Kaf Dağı adlı denemesinden sonra A. Vahap Akbaş ve Nurettin Durman'ın şiirleriyle başlayan dergi sayfaları şu deneme ve incelemelerle devam ediyor:

Kitaplarla Baharı Yaşamak - I / Recep Garip, Hattat Ali Hüsrevoğlu ile Söyleşi / Asuman Güzelce, Sait Faik Sadece İstanbul'u Yazdı / Fahri Tuna, Fetih 2012 - Osmanlı Tarihinin Sinema İle İmtihanı / Abdullah Ömer Yavuz, Bir Yürüyüşü Taçlandıran Kitaplar / Necmettin Evci. İncelemeden başka çok sayıda deneme ve hikâye-öykü de dergide yer alıyor.

Bu isim ve metinlerin derginin yapısı ve muhtevası hakkında bir fikir vereceğini sanıyorum. Ayrıca dergilerle ilgilenen herkesin bu 12 yaşındaki dergi ile bir yerde karşılaşmış olması muhtemel... Yalnız okuyucu ve yayıncılarla yazarlar tarafından yeterince sahip çıkılmadığını sandığım Ay Vakti'nin sanat ve edebiyatla ilgilenenlerden daha çok ilgi görmesini ve çıkmadığı zaman gerçekten üzüleceğini ifade eden samimi desteklerini bekliyoruz...

Başlangıçta Alaeddin Özdenören, Nurettin Durman, Özcan Ünlü, Recep Garip, Nurullah Genç, Adem Özbay, Jan Devrim, Abdullah Yıldırım, Hakan Özbek, Ferman Karaçam, Arif Dülger gibi isimlerle yayına başlayan, sonra da Necmettin Evci, Naz Ferniba ve Şiraze gibi pek çok genç isme yer verdiği görülen derginin ekol olma çabası açıkça görülüyor.

Cemil Meriç'in sevilen ifadesiyle, "Hür tefekkürün kalesi" olmayı kendilerine şiar edinen Ay Vakti editörü Şeref Akbaba ile çalışma arkadaşlarını hep hayırla anacağız. Çünkü gerçekten hür tefekkür sahibi olmak amacındaki insanların entelektüel faaliyetleri ancak böyle hasbî güzelliklere meftun insanlar eliyle gün yüzüne çıkabilir. Bunun nasıl bir fedakârlık ve gayretle sürdürülebildiğini ancak bizim gibi bu tür işlere girişmiş olanlar bilebilir.

Bu işin bir tesellisi var, o da bu türden işlere önem verenlerin takdirleridir. Bir de şu atasözünü hatırlatalım: Akarsuyu Allah besler... Devam gönül dostları, Allah sizinle...

Güzel dualar, temennilerle Ay Vakti yaşatılabilir, ama bu iş desteksiz olmaz!

ŞEREF AKBABA'NIN ŞİİRLERİ

Öncelikle Şeref Akbaba'nın yalnızca bir şair olmadığını ifade edeyim. Bu yüzden onunla ilgili biyografik bilgilere ihtiyaç var:

1959 yılında, Erzurum'un Ilıca ilçesi Ömertepe köyünde doğan Şeref Akbaba, ilk ve orta öğrenimini Erzurum'da bitirdikten sonra A.Ü. İlahiyat okumuş... Adana ve İstanbul'da çeşitli okullarda öğretmenlik yaparken İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı'nda doktora yaptı. Erzurum'da Genç Kuşak dergisini yayınladığı gibi 1990'da Yeni Sıla'yı çıkardı. Çeşitli gazetelerde ve dergilerde yazıları yayınlandı, şiirleriyle de tanındı.

Şeref Akbaba, Ay Olun İnsanlar adlı şiir kitabı yanında Kar Mumu adlı deneme kitabıyla da tanınmıştır. Bu arada Ay Vakti Konuşmaları adlı dergilerde yayınlanan söyleşileri kitaplaştırdığı gibi, Uluslararası İletişim adlı ortak kitap yayınladı ve henüz kitaplaşmamış bir doktora tezi de hazırladı: II. Meşrutiyet Dönemi Türk Basın Tarihinde Beyanül Hak Gazetesi.

Ben onun hocalığı kadar akademisyenliğinin de bir kültür ve edebiyat dergisi çıkarmasına ciddi bir katkıda bulunduğuna inanıyorum, ama bu faaliyetin temelinde incelikli şiirlerinin önemli bir etkisinin olduğunu sanıyorum. Çünkü daha çok dergilerdeki şiirleriyle tanımaya çalıştığım Şeref Akbaba, çağdaşları sayılabilecek 1980 sonrası şairlerinin pek çoğundan farklı bir yönü var; İkinci Yeni hastalığına itibar etmiyor. Bu tarafıyla kutluyorum... Ay Vakti dergisinde de bu türden hastalık yansıtan şiirlere pek rastlanmıyor; bu da güzel...

Şu gerçeği bu vesileyle ifade etmek istiyorum:

Sezai Karakoç'un İkinci Yeni öncüleriyle daha başlangıçta yolunu ayırdığı, Cahit Zarifoğlu'nun da 1965'ten sonra kurtulduğu İkinci Yeni hastalıklarından kurtulamayan ve bir çeşit ergenlik hastalığı gibi bu etkiyi sürdüren Milliyetçi ve Müslüman çevrelerde yetişen gençlerin bilmediği bir şey var, bunu onlara açıklamakta fayda görüyorum:

İkinci Yeni eski şiirimizde Sebk-i Hindu denilen bir şiir anlayışının Sürrealizme bulanmış kötü bir kopyasıdır ve bir şey kendi kültürünüzden gelmiyorsa yanlış adrese gitmişsiniz demektir. Nedim ile Şeyh Galib'i yeterince dikkatle okusanız böyle züppeliklere özenmenin bir anlamı olmadığını anlarsınız. Bunun ne türden bir ikinci elden kopya olduğunu Suut Kemal Yetkin'in 1960'lı yıllarda yayınladığı iki ciltlik Sürrealizm adlı kitabında okuyabilirsiniz. Sezai Karakoç'u Âkif, Yahya Kemal ve Necip Fazıl çizgisi dışında okuyunca da hiç anlayamazsınız. Cahit Zarifoğlu'nu anlamadan İsmet Özel'le ancak bu kadar olabilir bu iş...

Şiirden anlayan bu işin bir dil meselesi olduğunu bilir ve Türk şiirinin kendi mecrasında gelişmesini sürdürdüğünü görür. Bu mecra içinde kendi şiirini yazanlar elbette alkışlanır. Bir insanın kendi şiirini yakalaması kolay olmaz, bunun için yıllarca bekleyerek, gözleyip yaşadıklarını bir tür damıtma yoluyla ifade edebilmek için beklemeye râzı olması, az yazması gerekir. Okuduğundan ve yaşadığından çok yazanların dehası yoksa yandıklarının resmidir. Herkes Verlaine değil elbette ki denizi görmeden deniz şiiri yazabilsin...

Ay Olun İnsanlar adlı kitabının ismini sorana şöyle cevap veriyor Ş. Akbaba:

"Öze dönüş, ritmik yürüyüş ve hicret elifi... Gecenin ay'la bütünleşerek yüreğimize taşıdığımız, bizden olmasını istediği çok şey var. Tevbenin, değişkenliğin, yeni bir güne hazırlanmanın nöbetini tutar insan. Günah sendromu yumuşar. Kirlerinden arınmak isteyenler için eşref saatidir. Ve sükuneti gergef gibi işleyen gece, ay'ın eşliğinde ruh yüceliğine çağırır, olgunlaşmaya davet eder. Bu sese kulak veren ya da erişenler farklılıkları yakalarlar. Ay, tarih olmuş, dirilişin remzi olmuştur. Bu sebeple de insanları ay olmaya davet ettik."

Yeni baskısında üçte bir oranında ilave şiirler olan Ay Olun İnsanlar adlı kitabı benim gibi severek, tekrar tekrar okursunuz umarım. Bir Erzurumludan Kehribar şiirini, Kör Testere'yi, Ayazma'yı ve Tevbe Duvarına Asılmışsa Aşk'ı okumak elbette ayrı bir zevk...


Mustafa Miyasoğlu


Millî Gazete
13 Mayıs 2012

2012-05-03

'Ay Vakti' meşalesi yanmaya devam ediyor

Mayıs-Haziran 2012

Ay Vakti uzun soluklu yürüyüşünü 138. sayısında da sürdürüyor. Uzun yıllardır kalitesini ve istikrarını bozmadan yayın hayatına devam eden dergimiz bu sayısında da dopdolu bir gündemle okuyucusunu selamlamaktadır. Gündemin nabzını tutan giriş yazısıyla başlayan dergimiz Şeref Akbaba’nın “Kafdağı” isimli denemesiyle sayfalarını aralamaktadır. Naz Ferniba’nın “Cezada Elif Firarı”isimli öyküsünün ardından Recep Garip’in “Kitaplarla Baharı Yaşamak-I” isimli denemesiyle devam etmektedir. “Şehri Bekleyen Dağ “şiiriyle A.Vahap Akbaş “Görülmüyor Yıldızlar” şiiriyle Nurettin Durman bize şiir ziyafeti sunmaktadırlar.

Asuman Güzelce'nin Medine-i Münevverenin hat yazılarını yazan Hattatlardan Ali Hüsrevoğlu ile yapılan söyleşisi bizi hat sanatının inceliklerine ve milletimizin bu alanda ki büyüklüğüne götürürken medeniyetimizin sanat alanında şahikası olan hüsn-ü hat sanatını bize sevdirmektedir. Sayın Hüsrevoğlu’nun hatıralarının ve derinlikli bakışının eşliğinde bizi yepyeni bir dünyaya götürmektedir. Kalbimizi açan bu söyleşi ruhumuza inşirah vermekte ve bize manen başka âlemlerin kapısını açmaktadır.

“Sen Gel Ve Çoğalt Bu Acıyı” diyen İsmail Bingöl’ün ardından “Vakitsiz Savruluşlar Atlasıyla “Mehmet Baş seslenmektedir. Necmettin Evci’nin “Bir Yürüyüşü Taçlandıran Kitaplar” isimli incelemesi ay vakti kitaplığından çıkan nadide kitapları tanıtmakta bizi güzel bir davetle bu güzel kitaplara davet etmektedir. Ardından “Yaşamak Öldürür Beni” isimli yazısıyla Mehmet Baş, Necmettin Evci’nin düşünce yazılarından oluşan kitabını incelemektedir. “Yed-i Beyza” isimli öyküsüyle Ebubekir Koçak’ı “Özlemişim” isimli denemesiyle Faik Öcal takip etmektedir. “Virüslü Hayat” isimli öyküsü ile Duran Çetin “Hikâye Derler” isimli öyküsüyle Semra Saraç dergimizin sayfalarını süslemektedirler.” Eğitim Ve Düşünce “isimli denemesiyle Necmi Kılıç’ı ,” Gecenin Birinde” isimli öyküsüyle Samet Kara takip etmektedir. Fahri Tuna “Sait Faik Sadece İstanbul’u Yazdı “isimli denemesiyle, Burhan Barak “Hayat Fragmanı” isimli öyküsüyle dergimizde yer almaktadır. Rasim Demirtaş” Tutanak-Erik Dalları-Mutlaka-İlkyaz Gelince-Nisan Bir” isimli şiirleriyle seslenirken Nurten Can” İblisin Bastonu “isimli şiiriyle okuyuculara seslenmektedir. Abdullah Ömer Yavuz “Fetih 2012-Osmanlı Tarihinin Sinema İle İmtihanı” isimli sinema yazısıyla karşımızdadır.

Ay Vakti yine dopdolu yine heyecanlı bir sayı ile karşımızdadır. Hayırlı okumalar.

Mehmet Baş


İrtibat:

P.K. 160 Kadıköy/İSTANBUL
0216 341 11 66
ayvakti@gmail.com

2012-03-06

Ve vakit, 'Ay Vakti'

Ay vakti dergisi 137. sayısıyla ve dopdolu içeriğiyle yine karşınızda. Uzun soluklu bir yayın periyodu izleyen dergimiz kalıcı yazılarıyla tam bir edebiyat arşivi. Ay vakti durmadan yoluna revan olanların, aşk ile sabır ile kanatlanıp pervaz edenlerin dergisi.

Baharı karşılayan bir kapakla okuyucunun karşısına çıkan dergimiz sanal âlemin edebiyat üzerinde ki olumsuz etkilerini eleştirerek başlıyor. İnternet üzerinden yapılan edebi faaliyetlerin bir disipline ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Şiraze “saklı mektuplarda” edebiyat bahçesinden derlediği gümüş kanatlı kelimelerle sesleniyor bize. Onun kalemi hüznün heykelini yontuyor sevincin bahçesinde.

Nurullah Genç “iktidar türküleri “isimli şiiriyle vefanın ve unutulmayanların şirini haykırıyor dünyaya. Samimiyetin solmayan çiçeklerini derleyip getiriyor şu kış gününde.

Özcan Ünlü “özgür ceset” isimli şiirinde bir çocuğun gözlerine yansıyan ölümü ve yansımalarını anlatan mısralarla sesleniyor bize.

Recep Garip” Ruhun Dirilişi'nden Gün Saati'ne “isimli incelemesinde Üstat Sezai Karakoç'un diriliş isimli bestesinin notalarını okuyucuya aktararak, ruhumuzun saatini bir diriliş gününün saatine kuruyor.

Necmettin Evci ” hiç yoktan trajedi” isimli öyküsüyle hayatın içinden tam kalbimizin içinden derlediği kelimeleri sunuyor.

Reşit Güngör Kalkan “icat çıkarma” isimli denemesiyle ve kendi nev-i şahsına münhasır bir dille düşünmeye ve düşündürmeye devam ediyor.

Ahmet Kaya”münacaat” isimli şiirinde bizi sahte gündemlerin koynundan asıl gündeme zamanlar ve mekânlar üstünün kapısına götürüyor.

Şeref Akbaba” yumoş” isimli şiirinde bize merhamet ırmağından çağlayan bir çağlayanı getiriyor. Bir sokak kedisinin ıslanmış kirli tüylerinden bize hayatı sorgulatıyor.
Mehmet Baş” bilimsel iktidar ve aydınlar üzerine “isimli denemesinde bilimin ve aydınların masum olmayan yüzünü anlatıyor.

Ayla Coşkun Ceren”şimşir kaşık”isimli öyküsüyle bizi emeğin ve ekmeğin meydanına ve yanımızda olduğu halde fark etmediğimiz hayatlara götürüyor.

Onur Akbaş ”ve bir bahar günü doğdun sen” isimli denemesiyle bizi baharın kalbine giden bir yolculuğa çıkarıyor.

Senem Gezeroğlu “Vakit geç/tir,Düş/erk” isimli denemesinde; iğneyle kuyu kazan bir madenci titizliğiyle sesleniyor. Ve bir kelimenin kaç anlama gelebileceğini öğreniyoruz.

Yavuz Ertürk “buluşma” isimli şiirinde bir iç hesaplaşmanın masasından sesleniyor okuyucuya. Kendi kendimizle oturup konuşmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlıyoruz.
Berrin Sönmez “hamsin günleri “isimli denemesiyle bizi haksızlıklara karşı çıkmaya ve zorluklar karşısında yılmamaya çağırıyor. Bize hesap gününü hatırlatıyor.

Salih Uçak” bir roman kuramcısı olarak Orhan Pamuk” isimli incelemesinde bir roman yazarı olan Orhan Pamuk’u farklı bir yönüyle ele alarak roman kuramcısı Orhan Pamuk’u inceliyor.

Ömer Noyan “baharı beklemek” isimli denemede şiir tadında ve hüzün dolu bir yazıyla karşımızda.

Nurşah Karaca “elif gibi değil ,vav gibi” isimli öyküsüyle gariban rızanın doğumundan ölününe Allaha vasıl oluşunu anlatıyor.

Esra Ekinci “yağmur yürekli”isimli denemesiyle hüzünlü bir ikindiden sesleniyor.
İsa Karaaslan “kışbahar hüzün” isimli denemesinde duygu yüklü bulutlar gibi yağıyor şehrin üstüne.
Necip Fazıl Akkoç “gün gülü” isimli şiiriyle kelimeleri bir kılıç gibi çekip kalbin hisarlarını kuşatıyor.

Ayça Engin “mısra için” isimli şiirinde can mısrasını yazan kalemin şiirini yazıyor. Bir mısra için çöllere düşen şairleri çağırıyor soframıza.

Yavuz Ertürk” güzün son konuğunu karşılama “isimli kitap tanıtımında Reşit Güngör Kalkan'ın son kitabını tanıtıyor.

Dr.Ersoy Kutluk “muahhire ve müellifi “isimli kitap tanıtım yazısında “Mukaddime’den Muahhire’ye: Modern Dünya’nın, Ulus-Devlet’in, Din’in ve Milliyetçiliklerin Ekonomi, Kültür ve Siyaset Atlası” adlı eseri tanıtıyor.

Hayırlı okumalar.

Mehmet Baş

2012-01-27

'Ay Vakti' gürül gürül çağlamaya devam ediyor

Ocak-Şubat 2012, Sayı:136

Ay Vakti yürüyüşüne onikinci yılında da devam ediyor. Sevdayı kendine azık etmiş yüreklerin sanat ve estetik iklimine seyahati sürüyor. Edebi edebiyattan emeği ve saygıyı gündeminden düşürmeyen bir anlayışın ürünü bu dergi “İki dünya arasında sanatçı “kapağıyla okuyucuların yine karşısında. Zengin ve dopdolu bir içerikle göz dolduran bu sayı “aziz olan insandır” giriş yazısı ile başlıyor. Üstat Sezai Karakoçun örnek duruşundan söz ediliyor. Ve ay vakti kitaptan çıkan dört kitabın müjdesi veriliyor.

“yel değirmenleri savurmasın diye

Rutubet kokmasın diye akşamların

Gülüşüne saldım hüzünlerimi “diyerek "Kitap/yar" şiiriyle Şeref Akbaba şiir nöbetinden bize sesleniyor.

“Şuurdan şiire “denemesiyle Nurettin Durman şair ve şiir hakkındaki denemesinde “yeni baştan bir idrakin” “şair şiir ve şuurun” kapısını çalıyor.

“Cepheden selam “şiiriyle Mehmet Ragıp Karcı

“bana kurşun gibi yalnızlık biçtiler

Korktum ve ağladım” diye başladığı şiirini korkuyla ümit arasında ve cevabını arayan sorularla tamamlıyor.

“Neyi kaybettiğini düşün derdi babam birşeyi kazandığında”

Mısrasıyla şiirine başlayan

Özcan Ünlünün “ben meseli-1” şiiri bir sevgi ve merhamet çağlayanı olarak şiir ırmağında gürül gürül akmaya devam ediyor.

“İki dünya arasında sanatçı” denemesinde Necmettin Evci ontolojik ve epistemolojik çözümlemeler ve derin bir estetikle mümin şuurunu ortaya koyuyor.

Her zaman orijinal ve rikkatli bir üslüpla yazan Naz Ferniba “cezada elif çıkmazı” hikayesiyle kendini pür dikkat okutturmaya devam ediyor.

“Yüzün sarkar ecelerden

Toplanır âşıklar fevc fevc

Kirpiklerinde yağmur nöbetleri” diyen Selami Şimşek “gülüşün sarkar pencerelerden “şiiriyle insanın özünde ki mevcut aşk istidadını inkişaf ettiriyor.

“Bir ses” isimli öyküsüyle Ercan Köksal hayal aynamıza gerçekçi bir bakışla yazılan bizden bir hikâyeyi tutuyor.

“Şair ne anlatıyor “denemesinde Şadi Aydın sürükleyici bir üslüpla şark irfanının hazinelerini bir numune olarak sunarak hazırladığı güldeste gibi bir yazıyla bizi güzel iklimlere götürüyor.

Yunus Emre Tozal “uçurtma kalemi “denemesiyle batı insanıyla bizim farkımızı varoluş amacımızı ve cevabını arayan sorularını anlatıyor tatlı bir üslupla.

“Mecnun"un ay gazeli” şiiriyle Ahmet Doğru şakk-ı kamer mucizesine bir telmihle aşığın halini yansıtıyor bize.

İsa Karaaslan “gece yarısı günceleri “ile içindeki bir seyahat özlemini içinde ki yazarları mısralarını susuşlarını ve kendi kendisiyle sohbetini anlatıyor gecenin bir yarısında çıkıp gelen efkârıyla.

“Kışa "kış kış"demeyelim” denemesi ile Ömer Özden bize kışın hallerini ve güzelliklerini resmediyor. Yaşadığımız mevsimi sevdiriyor.

İsmail Bingöl “dağılırken sevdanın sesi zamanda “yazısında hayatı ve onun çelişkilerini sevgi ve sevgisizliği kini ve nefreti sorgulayan merhameti ana gündemine yerleştiren ve okundukça okunan bir üslüpla bizi hayatı ciddiye almaya çağırıyor.

“Göç” isimli hikâyesi ile Fahri Ayhan bize yoksulluğun ve çaresizliğin bir resmini çiziyor ve bizi anadolunun ortasında yaşanan acılara götürüyor.

“Sabrın eyyüpleri geldiler yaralı kalpleriyle kar yağıyordu o gün şehre

şuaybın ateş yağan göklerinden bir avuç gözyaşı akıyordu o gün şehre” diyen Mehmet Baş

“Bir korsan gösteridir hayat “isimli uzun şiirle şiirler yazmaya devam ediyor.

Bilal Kemikli” pierloti de seher vakti” ile istanbulu yeniden fethediyor ve bir ezan sesinde bayrağını medeniyetimizin burçlarını dikiyor.

“İstanbul yeniden açar kapılarını

allahu ekber allahu ekber “

“Konuşmayı unutup görmeyi öğrendiler” hikâyesi ile Ömer Eski şiir tadında derin anlamlarla yüklü bir hikâyeyle karşımıza çıkıyor.

Nurşah Karaca “sözün bittiği yer "de susmanın kalesine sığınırken “hayatı ve onun derin meselelerini sorguluyor.

Abdullah Ömer Yavuz her zaman ki kendine mahsus güzel üslübuyla sinema eleştirilerine devam ediyor. “Celal tan ve ailesi: bazen insan, insan değildir” yazısıyla karşımızda.

Her zaman ki şiir tadında mektuplarıyla ve kendine has diliyle Şiraze kalp bahçemizde bir çiçek gibi açıyor miski anberi andıran rahiyalarıyla ve bir bülbülü andıran şakımalarıyla gönül semalarımızı doldurmaya devam ediyor.

Hayırlı okumalar.

Mehmet Baş

2012-01-26

'Ay Vakti' düşünce, kültür ve edebiyat dergisinin 136.sayısı çıktı

Ocak-Şubat 2012

2012 yılında iki ayda bir yayınlanacak olan Ay Vakti dergisi iki dünya arasında sanatçı duruşunu manşetine taşıyarak, yeni çıkan kitapları okuruyla paylaşarak yürüyüşüne devam ediyor.

DENEME:

Şuurdan Şiire/ Nurettin DURMAN.

İki Dünya Arasında Sanatçı/ Necmettin EVCİ.

Şair Ne Anlatıyor/ Şadi AYDIN.

Uçurtma Kalemi / Yunus Emre TOZAL.

Gece Yarısı Günceleri/ İsa KARAASLAN.

Kışa ‘Kış Kış’ Demeyelim/ Ömer ÖZDEN.

Dağılırken Sevdanın Sesi Zamanda/ İsmail BİNGÖL.

Pierloti’de Seher Vakti/ Bilal KEMİKLİ.

Sözün Bittiği Yer/ Nurşah KARACA.

ŞİİR:
Kitap/Yar/ Şeref AKBABA.

Cepheden Selam / Mehmet Ragıp KARCI.

Ben Meseli - 1/ Özcan ÜNLÜ.

Gülüşün Sarkar Pencerelerden/ Selami ŞİMŞEK

Mecnun’un Ay Gazeli/ Ahmet DOĞRU

Bir Korsan Gösteridir Hayat/ Mehmet BAŞ

ÖYKÜ
Cezada Elif Çıkmazı/ Naz FERNİBA

Bir Ses / Ercan KÖKSAL

Göç/ Fahri AYHAN

Konuşmayı Unutup Görmeyi Öğrendiler/ Ömer ESKİ

SİNEMA
Celal Tan ve Ailesi: Bazen İnsan, İnsan Değildir/Abdullah Ömer YAVUZ

MEKTUP
Şiraze LXXI

İrtibat:
Selami Ali Efendi Cd. No: 27/5 Üsküdar-İSTANBUL
ayvakti@ayvakti.net
Tel: (216) 341 11 66

2011-12-06

'Ay Vakti' edebiyat, kültür, sanat


Üşüyen Şehir Bir Kaç Dakika Uyuyan Şair, diyerek açılıyor 135. sayısında Ay Vakti Dergisi ve ışığıyla dimağımızı ve ufkumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Tüm Ay Vakti okurlarına Aralık ayının soğuk günlerinde sımsıcak okumalar diliyoruz.


DENEME
Van: Yaşama ve Ölüme Bir Dakika Kala / Berivan Pervin AYBEK 40

ŞİİR
Hazret-i Pîrin Divânında / Mehmet Ragıp KARCI 26
Yarın Kuşlanmak / Alâaddin SOYKAN 27
Çerçi ve Peri / Yavuz ERTÜRK 28
Acıyor Sözlüğüm / Necip Fazıl AKKOÇ 28
Akrebin İğnesi Gibi / Mehmed BAŞ 29
Kör Testere / Şeref AKBABA 34
Gurbet Elde Hasret / Müjdat ER 45


ÖYKÜ
Cezada Elif Cümlesi / Naz FERNİBA 18
Aşk Sevdiğine Hırka Dokumaktır / Nurşah KARACA 20
Yüzleşme / Zeynep Sati YALÇIN 23
Siyah Çanta / Turan YILDIRIM 42
Açılmayan Kapı / Fahri AYHAN 44

İNCELEME
Mevlâna ve Şems Münasebeti / Şadi AYDIN 3
Âkif’te Tek Çare Neydi? / Muhsin İlyas SUBAŞI 9
Mehmed Âkif ve Vahdet-i Vücûd / Selami ŞİMŞEK 15
Diriliş Neslinin Manifestosu: Amentü / Salih UÇAK 30
Üç Beş Kişi / İbrahim BİRİCİK 32

ARAŞTIRMA
Akif’i Şiirlerle Anmak / Mustafa ÖZÇELİK GÜNLÜK 5

GÜNLÜK
Mevsim Van / Selim AKDEMİR 36
Van’da Bir Gün / Öznur ERTEKİN 39




İrtibat:

Selami Ali Efendi Cd. No: 27/5 Üsküdar-İSTANBUL
ayvakti@ayvakti.net
(216) 341 11 66

2011-11-02

'Ay Vakti' dergisi 12. yılında yürüyüşüne yeniliklerle devam ediyor

Öyküde iki yeni isim katılıyor aramıza. “Gizlenmek “ ile Burhan BARAK, “Ayin” diyerek Züleyha EKER selamlıyor Ay Vakti okuyucularını. Onlara “Yirmi Dört Numaralı Koltuk” ile Ercan KÖKSAL, “Bir Babanın Çöküşü” ile Musa ÖZER, “Grammar -R- Okunmayacak” ile Yener ÖZEN, “Yine ‘Gel’ Diye Çağıran Bir Ses Var-II” hitabıyla Ömer ESKİ katılıyorlar.
İnceleme yazısıyla aramıza yeni katılan isimlerden İbrahim BİRİCİK “Tarık Buğra’nın “Yalnızlar” Romanında Birey Yalnızlığı” yazısıyla farklı bir bakış açısı sunuyor, bizlere.

Araştırma alanında bizlere eşlik etmeye başlayan Tojiboyova Mahbuba RAHİMOVNA “İlk Divan” da Arapça Kelime Grupları'nı bize sunarken, Salime KAMAN "Kaygı Nesneleri" ile yeni bilgiler ekliyor dimağımıza. Yazarlarımızdan Zehra Betül BULUT ise “Kahvehane-Tekke-Zaviye-Kıraathaneler Üzerine Genel Bir Araştırma” diyerek katılıyor bu kervana.

Şiir Ay Vakti’nde bir başka zevk verir. Kasım ayında Şeref AKBABA “Eşkâl “, Mehmet BAŞ “Merhametin ve Zulmün Şiiri”, Yavuz ERTÜRK “Güzel He”, Mehmed IŞIK “Ketaki “ ve Muhsin İlyas SUBAŞI “ Yüzyılın Yalnızıyım Ben!” diyerek sesleniyorlar, şiir severlere.

Necmettin EVCİ “ Bütüncül Düşünce ve Sanat” ile Fatma Zehra MERİNOS ise “Toprağına Gül Koyarken Adın Yalnızlığımdı” denemeleriyle keyifli sanat yürüyüşümüze eşlik ediyorlar.

M. Ragıp KARCI, İsmail BİNGÖL ‘ün “Ay Düşleri” kitabını bizlere tanıtırken, Süleyman Arif ONAN “İnsanlar Sizi Nasıl Dinler?” isimli yazısı ile Prof. Dr. Abdülhakim Yüce tarafından kaleme alınan konuşma sanatı, Hitabet isimli eser ile tanıştırıyor Ay Vakti okuyucularını.

Abdullah Ömer YAVUZ sinama köşesinde Nuri Bilge Ceylan’ın ilerleyen çizgisinin son durağı “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmini kaleme alıyor.

Şiraze’ye gelince o bizleri alışalagelmişin dışında, ilk yazı olarak karşılıyor bu sayıda..

Ay Vakti bir ayrıcalıktır. Yolu sabır bilmiş, kalite ve sanat ile etiketlenmiş, erdemli duruşuyla bizleri uzun soluklu yürüyüşüne eşlik etmeniz için bekliyor.

2011-10-07

12. yılında 'Ay Vakti'

Düşünce - kültür ve edebiyat dergisi Ay Vakti, 12. yılında muhteşem bir sayıyla okurlarına merhaba diyor.

İçten ve samimi bir mektup

M. Şükrü AKKOCA’nın kaleme aldığı mektup bir anlamda yazarın bamtelinden Ay Vakti ile olan bağının yansımalarına şahit oluyoruz. “…Ben Isparta’dayım şu an. Her ay şehrimize gelirsin bir tanecik, koşarak gelirim yanına, sarılırım sana. Sonra beni içine almadığını görünce canım acır, dikenlerin batar. Şikâyet etmem, dertlenmem hiç. Zaten dikenlerin geceleri susayan gönlümü emziren bir gıdaya inkılap eder. Önce acır içim, sonra diner yalnızlığım ve kana kana içerim seni. Dedim ya şikayetçi değilim. Yıllar geçse de olmam, olamam.”

Prof. Dr. Durali Yılmaz röportajı

Günümüz Türk aydınının derin buhranını ve edebiyatımızdaki birçok hastalığa teşhis koyuyor. Durali Yılmaz, “Tanzimatla birlikte başla­yan aydınımızın kendine güvensizliği ve Batı karşı­sında ezilmişliği bir türlü bitmedi. Bitmek ne keli­me; daha da derinleşiyor. Bu aydın kendi halkının değerlerine düşman. Böyle bir aydın kimin romanı­nı, nasıl yazacak?”

Sanatın Amentü’sü

Sanat kelimesinin köküne inen AZLAL, “ İnsan, güzellik ölçülerini yalnız doğadan çıkarır. Her sanatçı­nın başka şey yapmak ve daha iyi yapmak, taklide, kopyaya yanaşmamak istemesini, öze gitmek, ilkel ve temel uyumları bulmak istemesini anlarım. Ama bunlar, ne kadar şaşırtıcı olurlarsa olsunlar, sanatçı gene de doğanın en son tutumlu­luğunu, tükenmez derinliklerini yaydıklarını umar. Gelenek ve görenek de güzelliğin ölçülerini belirlemede tabiatta ki kadar olmasa da bu ölçüleri belirlemede etkilidir.”

Şeref Akbaba yönetiminde hazırlanan derginin ekim ayı sayısında: On İki / Hilal / Ay Vakti /Giriş, Teklif / Şeref AKBABA /Deneme. Bir Mısrada Meçhul/Bir İsimde Bin Ses Bir Başkasının Şiirine Zeyl / M. Ragıp KARCI /Şiir. Prof. Dr. Durali Yılmaz İle Söyleşi / Şeref AKBABA & Öznur ERTEKİN /Söyleşi. Yalnızlığın İblis Gözlü Nazarı / Mehmet BAŞ /Şiir. Aydınlanmanın Karanlığı / Necmettin EVCİ /İnceleme.Sanat ve İnsan / Ömer ÖZDEN /Deneme.Sanatın Amentüsü / Eyüp AZLAL /İnceleme.Türk Edebiyatı Üzerine / Muammer YALÇIN /Deneme.Fıratın Çağrısı: Sanat / Mustafa UĞURLU /Deneme.Sıradan Bir Cumartesi / Mehmet ERİKLİ /Öykü. Sessiz Ölüm / Ercan KÖKSAL /Öykü. Kentte Bir Yürüyüşten Çıkarımlar... / İsmail BİNGÖL /Deneme. Yanmayı Göze Al(a)mayan İbrahim Olamaz / M. Nihat MALKOÇ /Deneme. Yol Düşünceleri / Sanrılar / Mehmet Sait CELAYİR /Hatıra. Ayna Kırılınca / Necip Fazıl AKKOÇ /Şiir. Yansıma / Nurten CAN /Şiir.Gazel / Yusuf ŞAHİN /Şiir.Randevu / Fahri AYHAN /Öykü. Devrik Cümlelerde Bir Kahve Falı / M. Şükrü AKKOCA /Öykü. Saklı Mektuplar LXIX / Şiraze /Mektup, yer alıyor.



Yüsra Dal

2011-09-07

12. yılında 'Ay Vakti' dergisi

11. yılını Eylül 2011 sayısı itibariyle geride bırakıp istikrarlı adımlarla; “Yol sabırdır, yürüyüşe devam!” diyerek yola devam eden Ay Vakti Dergisi, siz değerli okurlarına içten bir selam veriyor. Ay Vakti bu sayısında da birçok farklı okuyucu kitlesine hitap edebilecek düzeyde geniş bir yelpazede farklı yazın türlerinde, özenle derlenmiş çalışmaları sizlerin istifadesine sunuyor. Zengin içeriğini deneme, şiir, öykü, gezi, inceleme, kitap, sinema ve mektup türlerinde çalışmalar oluşturuyor.

Adım atmanın, harekete geçmenin gerekliliğinden bahsedip “Afrika” diyerek söze başlıyor Ay Vakti.

Denemede Şeref AKBABA, Afrika’da Serdengeçti Olmak adlı bir yazı kaleme almış ve “El uzatmak, su gibi aziz olmaktır” diye bitiriyor. Ayla Coşkun CEREN, "Ölümü unutarak değil, hatırlayarak mutlu oluruz" diyor Ölüm ve Hatırlanma isimli yazısında.Ve Faik ÖCAL’ın Öğretmenlere armağan ettiği Çocukluğumun Kâğıt Gemisi isimli çalışamasıyla tamamlanıyor deneme bölümü.

Şiirde de Afrika’yla kapı açıyor dergimiz. Nurettin DURMAN Coğrafyası Mazlum şiiriyle bizi “mazlum coğrafya bize ne kadar ırak?” sorusuyla karşı karşıya bırakıyor. Recep GARİP’in “Afrikalı Ali ve bütün Afrikalılara” armağan ettiği Afrika Su Duası şiiri. Yavuz ERTÜRK’ün Azalmak şiiri. Bir de Çeviri şiire yer vermiş Ay Vakti bu sayısında Mevlüt CEYLAN’ın Don MATTERA’dan çevirdiği Mahdut isimli şiir. Ve İsa KARAASLAN’ın Hatırlanmadığım Yaz Günleri İçin şiiriyle kapatıyor kapıyı.

Öykü Bölümünde, İnciler isimli öyküsüyle Oyhan Hasan BILDIRKİ çölde yaşayan bir sahabenin; Zahir’in öyküsünü bizlerle buluşturuyor. “azaldığını zannedersin çoğaldığından habersiz” diyerek başlıyor öyküsünü anlatmaya Naz FERNİBA: Cezada Elif Harfi. Adige BATUR, Enel Aşk öyküsüne devam ediyor: Enel Aşk -II-. Fatih KÜLAHÇI’nın Bir Can İki Çukur öyküsü ve Ömer ESKİ’nin Yine “Gel” diye Çağıran Bir Ses Var isimli öyküsüyle tamamlanıyor öykü bölümü.

Gezi Bölümünde iki çalışma yer alıyor. Linz’de ve Salzburg’da Mehmet Akif’i Anmak isimli gezi yazısıyla A. Vahap AKBAŞ yeşil tuna nehrinin içinden aktığı Linz’de bir konferans salonunda ve Salzburg’da bir cami kürsüsünde Mehmet Akif’i anıyor. Ve Avusturya yolculuğunda edindiği izlenimleri anlatıyor. İsfehan Nisfu Cihan isimli gezi yazısında ise İran seyehatinde olan Süleyman Arif ORAN’ın gözlemleri yer alıyor.

İnceleme Bölümünde Çiğdem ÇAM, Babalar ve Oğulları adlı yazısıyla kültürümüzde baba-oğul ilişkileri ve gerek Kur’an-ı Kerim’deki kıssalarda gerekse de birtakım nushiyye ve mesnevilerden babaların oğullarına nasihatlerini bize anlatmış. Saatleri Ayarlama Enstitüsü: Modernleşme ve Doğu-Batı Çekişmesi yazısıyla Mehmed IŞIK, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstütüsü kitabını incelemiş ve kitaptan Tanpınar’ın Modernizme sembolik göndermeleriyle beraber, Tanzimat öncesinden başlayıp devam eden Türk Modernleşmesini ele almış.

Kitap Bölümünde Yunus Emre TOZAL, Mahsuscuktan mı Seviyoruz? yazısında Murat Sabuncu’nun “Gazze: Mahsusçuktan Bir Aşk Hikâyesi” adlı kitabını ele almış ve Her geçen gün mahsuscuktan sevmenin yaygınlaştığı; sevginin özünden uzaklaşıldığı zamanımızda bizi yakamızdan tutup sarsma misyonu üstlenmiş.

Sinema bölümünde Abdullah Ömer YAVUZ, Bendeyar: Milli Sinemada Son Durum isimli yazısında bir risk göze alıp Ekim 2011’de gösterime girmesi beklenen Milli Sinemanın yeni filmi “Bendeyar” için taşıdığı kaygıları bizimle paylaşıyor.

Ve Şiraze’den mektup var: Saklı Mektuplar LXVIII

Ay Vakti sabırla yürüyüşüne devam ediyor. Merhaba 12. yıl...

2011-08-10

Ay Vakti Temmuz-Ağustos sayısı

AĞUSTOS AY VAKTİ TEMENNİ DEĞİL TEDBİR DİYOR

Ay Vakti Temmuz-Ağustos sayısı yeni imzalarla yine dolu dolu bir dergi. Gelenek olarak Temmuz-Ağustos her sene beraber çıkıyor ve yeni imzalara daha çok yer veriliyor. Kültür –sanat faaliyetlerinin soğumaya, nadasa bırakıldıkları aylarda derginin ve dergilerin bu aktiviteleri takdire şayan.
Yine giriş yazısı gündemi belirliyor.
“ Merkezde yer almak kolay değil.
Bir ülke ki sancıları dinmiyor.
Üç tarafı deniz, dört tarafı düşmanla çevrili diye anlatılırdı. Şimdilerde uzak-yakın komşularda sarsıntılar, iç zeminde her türden çalkantılar.
Osmanlı’nın vârisi, hilafet’in son merkezi olmanın beklentileri var..

Kimileri kabul etmese de, bizden kopanların diriliş için umutla takip ettiği ülkeyiz. Bu sebepledir ki, yanımızda-yöremizde olanları iyi okumalı, emperyalizmin güneydoğu üzerindeki hesaplarını, ülkemiz için ayırımcılık merkezli geçmişte yaptıkları, bugün de bölgesel krize dönüştürmeye çalıştıkları plan ve projelere fırsat vermemeliyiz.

Yanlışlar yapılmışsa ibret alınmalı, tekrar edilmemeli.
Hak ve hürriyet adına ihlaller giderilmeli, dışarıdan dayatılan talepler değil, insanların kendi talepleri her zaman değerlendirilmeli ve değerli görülmelidir.
Güzel düşünmek, temenniler, hak ve hürriyetlerden söz ediyoruz hep.
Sonrası.

Diyarbakır’dan şehit haberleri...
On üç askerimiz Berat kandili arifesinde şehit edildi.
İç çalkantılar bir yana, terörü ortadan kaldıracak tedbirler alınmalı.
Anneler ağlamamalı.
Lanetlemekle yetinmemeliyiz.
Büyük Türkiye, merkez ülke çözüm üretmeli...”

Mahmud Derviş’i gündeme taşımış Ay Vakti. Mehmed Işık hem Mahmut Derviş’i yazmış, hem de Mahmut Derviş’ten bir şiir tercümesini okurla buluşturmuş.
Ay Vakti’nin sinema yazarlarından Abdullah Ömer Yavuz “The Stoning of Soraya / Süreyya’yı Taşlamak” filmini ele almış, filmdeki karelere haklı eleştiriler yapmış. Bir oryanlıst iftirası diyor Yavuz. İlgilenenlerin dikkate alacakları bir yazı.
Süleymaniye Kütüphanesi Eski Müdürü Nevzat Kaya ile Söyleşiyi Süleyman Arif Oran ve Muhammed Erdoğan yapmışlar.

Cavit Marancı Hüsn ü Aşk mısralarından hareketle Şeyh Galip şiiri hakkında manzum yorumundan hareketle değerlendirmeler yapmış.

Bu sayıda şiirleriyle Mehmet Ragıp Karcı, Muhsin İlyas Subaşı,Taner Taştekin, Bekir Oğuz Başaran, Hilal Buğan, Mehmet Baş, Muammer Yalçın, Mustafa Yıldız, Necip Fazıl Akkoç yer almışlar.

Ve öyküler. Ay Vakti bu sayıda öyküye de ağırlık vermiş.. Adige Batur, Cihat Güler, Deniz Dengiz Şimşek, Ebubekir Koçak, İlhan Mete Koç, Selma Özeşer, Tülay Yılmaz öyküleriyle yer almışlar dergide.

Zeynep Satı Yalçın Urfa’dan, Halil İbrahim dergâhında duyumsadıklarını, Faik Öcal’ sa Aksam-ı Kelam’ı yazmış. Övgü Kafadar Erenlerin Şarkısı, Suhrobhon Bobokalonov Hoca İsmet Buhârî’nin Hayatı ve Eserleri’ni kaleme almış.

Şiraze’nin yokluğu kendini hissetiriyor.

Ve derginin yönetmeni Şeref Akbaba, Oruç ve İhsan başlıklı denemesinde, Ramazan’la alakalı güzel tesbitleri yer alıyor.

2011-06-17

'Ay Vakti' dergisinin 129.sayısı yayımlandı

SAYI 129 / HAZİRAN 2011

Hayat insana seçenek hakkı sunuyor.
Seçim ve seçenek hakkını doğru kullanmak.
Karar vermek, kendini seçimini yapmak esas olan.

Ay Vakti 129. sayısında seçim diyerek başlıyor. Gündemde olan seçimi kendi bahçesinde yorumluyor.

“Kendi irademizi ortaya koyacağız.
İrade beyanı.
Telkinler, tebliğler, propagandalar, planlar ve projeler.
Seçme ve seçilme hakkına sahip olmak.
İrade ortaya koymak.”

Şeref Akbaba Seçenek yazısıyla insanın seçenek hakkını doğru kullanması gerektiğini söylüyor.

“Asırları kucaklayan ve direnerek elde edilen haklar ve hürriyetler, yasala¬rın ya da devletlerin bağışı olmak¬tan çıkıp, bireyin ve toplumun hakkı olduğu anlayışıyla düzenlenmelidir. Zor olan Süleyman ve Sinan olmaktır .“

Masal kaybolan değerimiz ve kültürümüz. İnsanlar birbirini dinlemiyor ve anlamıyor artık. İnsan kendisini televizyon, internet ve teknolojinin ablukasından kurtaramıyor. Necmettin Evci bu denemesinde masal kültürünü kaleme alan güzel bir yazı sunuyor.

Usta şairler yine Ay Vakti’nin sayfalarında. Alaaddin Soykan Konuş Gönlüm, Sedat Umran Hayat ve Ölüm şiirleriyle yerini alıyor.

Türkiye’nin çok yönlü ve suskun sanatçısıdır Nuri Pakdil. Aslında yazılarıyla, kalemiyle her dem konuşan biridir o. Ama insanların çoğu ondan habersizdir. Diyerek Musa Özer Nuri Pakdil’i anlatıyor.

Osmanlı Türkçesinde Muamma Şiirleri, Elips ve Anti-Elipsa incelemeriyle Celaleddin Cürayev ve Fazilat İbragimova farklı bakış açılarıyla çalışmalarını ortaya koyuyor.

Denemede; Zülal Sahra Araftaki, Ceyhun Emre Teoman Üç Solucan Bir Sazan Nazlı Nur Yılmaz Yüzü Ölüme Dönmüş Gecenin Kevser Terzioğlu Denizin Rengi çalışmalarıyla okurun karşısına çıkıyor.

Ay Vakti; bu sayısını öyküyle zenginleştirmiş. Naz Ferniba Cezada Elif-i İklim, Üzeyir Süğümlü Bir Ruh Hikayesi, Ayla Ceren Coşkun Kırmızı M.A. N ve Babam, Duran Çetin Suçlu Kim, Fatih Külahçı Yolun Hafızası, Ercan Köksal Vasiyet, Muhammet Erdevir Müstesna Bir Ekim, Lekeli Bir Göz öyküleriyle buket sunuyor.

Hasan Tiyek Şair, Müjdat Er Ruh şiirleriyle hissiyatlarından geçenleri bizimle paylaşıyor.

Şair ve Gölge başlığıyla Necati Topçu Alim Yıldız’ın Şiirin Gölgesinde kitabını tanıtıyor.

Şiraze Saklı Mektuplardan gizemli bir mektup sunarak; Ay Vakti sayfalarına son veriyor.