2009-01-26

Sakarya’dan Haber Var !


Sakarya’da kültür – sanat -edebiyat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Matbuat alanında iyi adamların öncülüğünde bir çıkış yaşayan dergilerin varlığı, Sakarya’ya esaslı bir zenginlik katıyor,bu gerçek.

Rüstem Budak’ın büyük bir özveriyle sorumluluğunu yüklendiği , önemli ve derinlikli yazıların yer aldığı bir dergiden bahsetmek istiyorum.

Eğitim –Düşünce-Kültür- ve Sanat dergisi DEĞİRMEN , çıkan her sayısıyla bir önceki sayıyı aşan, eğitim yazılarından felsefi yazılara, şiirden hikâyeye , denemeden makaleye zengin zihinsel tasavvuruyla arzı endam ediyor.

Biz Değirmen dergisinin son 4 sayısına tanık olduk. Bu tanıklıkta bir zihin ışıması yaşadık.

Değirmen her sayısına bir dosya konusu belirleyerek felsefe dünyamıza dişe dokunur katkılarda bulunuyor.

Değirmen 16. sayısını POSTMODERNİZM dosya ismiyle çıkardı. Önceki sayının konusu TEKNOLOJİ VE İNSAN dı. İlgilenenler için MANİPİLASYON ve KİMLİK sayılarının da olduğunu hatırlatalım.

Şunu hemen belirmek gerekir ki bu gün DEĞİRMEN dergisi günümüzde yayınlanan –felsefi tarafıyla ele alırsak- felsefe/düşünce dergilerinden daha kaliteli ve nitelikli bir dergi olarak yer alıyor yayın dünyasında.

Yazarın problemi ele alış biçimi,meseleye vukufiyeti, yazıların derinlikli bir dile sahip oluşu, tematik açıdan bize has bir damarı yoklayışı, takındığı eleştirel tavır ve taşıdığı özentisiz duruş , Değirmen’i düzeyli ve seviyeli dergilerden görmemize sebep oluyor.

İsmet Özel’den mülhem, düşünce olarak öğütülmeyi göze alan herkes Değirmen dergisinin kapısına gelmek zorunda.

Bir tasavvur sahibi olmak isteyenlere Değirmen’in kapısı sonuna kadar açık.

Tabi bu kadarla bitmiyor; Değirmen dergisi 2009 yılında abone olanlara , Dr. H.Mustafa AÇIKÖZ’ün FELSEFİ SADALAR 1 –Muhtelif Konulara Dair Felsefi Yazılar- adlı eserini de hediye ediyor.

Mustafa Celep

"Değirmene" ulaşmak isteyenler aşağıdaki adreslerden ulaşabilirler:
rustem_budak@hotmail.com
degirmendergi@gmail.com
www.degirmendergi.com
05056470325

2009-01-24

Avantgardé Çıktı !


Avantgardé edebiyat dergisinin ikinci sayısı çıktı.

Sakarya’da yayına hazırlanan tek edebiyat dergisi olan avantgardé, ikinci sayısıyla okurların beğenisine sunuldu. Emin adımlarla ilerleyen genç ekibin çalışması farklı tasarımı ve zengin içeriğiyle kitapevlerinde ve seçkin mekânlarda yerini aldı. Dizer yaptığı açıklamada “Bu iş ruh ve ekip işidir.” diye konuştu

Ruh ve ekip işidir

Sakarya’da yayına hazırlanan ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerine ulaşan ‘avantgardé edebiyat dergisi’ ikinci sayısıyla okurlarına yeniden merhaba dedi. Üç ayda bir yayınlanan edebiyat dergisinin bu sayısı Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsıyor. Derginin editörlüğünü üstlenen Adnan Dizer, şehirde bu tür çabaların destek ve ilgi bulmasından dolayı memnuniyetini dile getirdikten sonra “Sakaryalı genç bir ekip olarak uzun bir zaman zarfında verdiğimiz gayretlerin sonucunda dergimizin ikinci sayısını okurlarımıza sunduk. Birinci sayımıza kıyasla inanıyorum ki çok daha ilerideyiz. Bu iş kesinlikle ruh ve ekip işidir. Arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Tanıdık isimler

Derginin bu sayısında Sakaryalıların yakından tanıdığı Zeynep Arkan ve Ercan Yılmaz şiirleriyle yer alırken bir dönem Sakarya milletvekilliği yapmış olan Süleyman Gündüz, İbrahim Özkahya, Yasin Şafak ve Servet Kızılay da yazılarıyla dergiye katkıda bulunuyorlar. Bu isimlerin yanı sıra yazılarıyla; Arzu Yıldırım, Adnan Dizer, Sümeyra Böcekçioğlu, Safa Polat, Ulaş Baltacı, Zahit Böcek okurlara hitap ederken, Ömer Aybars şiiriyle, Ali Görkem Userin de çevirisiyle şiir severlere ikramda bulunuyor. Ayrıca avantgardé edebiyat dergisi ekibi de çeviri ve portre çalışmasıyla dergiyi zenginleştiriyor. Ve avantgardé edebiyatımızın büyük şairi Turgut Uyar’ın ‘Göğe bakma durağı’ şiiriyle üç ay sonrasına kadar okurlarına veda ediyor.

Kitapevleri ve seçkin mekânlarda Farklı tasarımı ile de dikkat çeken ‘avantgardé edebiyat dergisi’ şehrimizin seçkin kitapevlerinde ve mekânlarında yerini aldı. Kayıp Ruhlar Kıraathanesi, İthaki Cafe, Xir Sahaf ve Değişim Kitabevi dergiyi temin edebileceğiniz noktalardan bazıları. Bunun yanı sıra internet üzerinden www.avantedebiyat.net adresinden ayrıntılı bilgi almak ve iletişim kurmak mümkün.

Murad Şen

"Aşkar" dergisi çıktı !


Sivas"tan Aşkar Edebiyat-Kültür-Sanat dergisi 7. kez okuruna merhaba diyor.

Aşkar"ın bu sayısında nitelikli eleştirel metinlerin yayınlandığını görüyoruz. Ali Ayçil"in şiiri üzerine İdris Ekinci"nin kaleme aldığı yazı, Ayçil şiirine dair önemli tespitler barındırıyor.

Ekinci"nin derginin önceki sayılarında da yer alan metinlerini de gördüğümüzde şiire yönelik bu dikkati takdirle karşılıyoruz. Anlaşılan Ekinci, şiir eleştirisini kendisine iş edinmiş. Emekle, sabırla şiirin üzerine eğiliyor. Bu tür metinler çoğalmalı ve Türk şiirine katkısı olan nitelikli şairler üzerine yazılan bu yazılar, Aşkar"ın hemen her sayısında yer almalı diyoruz.

Aziz Mahmut Öncel, Kalanlar ile mevsime ve dergilere dair kalıcı olanın altını çiziyor.

Duygu Deryaoğlu, Yahya Kemal, Elli Yıl Sonra"da geçen yılın dergilerinde Yahya Kemal ile ilgili yazılan yazıların görünümüne dair genel bir yazı kaleme almış.

Dergide Ferhat Nabi Güller, usta hikayecimiz Sait Faik ile ilgili sımsıcak bir yazısıyla yer alıyor.

Mehmet Eliusta , Mehmet Akif Üzerine Notlar düşüyor.

Mehmet Raşit, Okuma Notları"ında külyutmaz tavrıyla dergiye destek veren isimlerden.

Aşkar"a şiir ve hikayeleriyle destek veren isimlerse şöyle: Hüseyin Karacalar, İhsan Irmak, Aziz Mahmut Öncel, Eyüp Salih, İlhan Kayhan, Kahraman Çayırlı, Leyla Marankoz, Ceren Rende, Aykut Ertuğrul, Mustafa Çiftçi, Mustafa Aburşu, Mustafa Melih Erdoğan.

Dergiyle iletişime geçmek, ürün göndermek isteyen okurlar, aşağıdaki adreslerden ulaşabilirler.

Mustafa Celep

İrtibat:
www.askardergisi.com
askardergisi@gmail.com
idrisekinci58@hotmail.com
0505 260 93 47
Aydoğan Mah. 15. sokak no:3/2 SİVAS

"Yasakmeyve"şiir dergisi


Yasakmeyve 36 / Ocak-Şubat 2009
İki Aylık Şiir Dergisi


Yasakmeyve’nin 36. Sayısı: Şair ve Ayakkabısı

Yasakmeyve şiir dergisi, 36. sayısını ithaf ettiği Muntazar El Zeydi’nin Bush’a fırlattığı ayakkabıyı dosya konusu yaptı: “Şair ve Ayakkabısı”. Dosyada Sezai Sarıoğlu, Seyhan Erözçelik, Oğuzhan Akay, Küçük İskender, Sina Akyol, Altay Öktem, Metin Cengiz, Cihan Oğuz, Gülce Başer ve Mehmet Erte yer alıyor.

“Şair ve Okuru” sayfalarının bu sayıdaki konuğu ise Tuğrul Tanyol... Gonca Özmen, “Şair için yazmaktan duyduğu haz, okura geçen güzel bir hastalık gibidir” diyen Tuğrul Tanyol’la, şairin poetikasını konuştu.

Erdoğan Alkan’ın, Dağlarca’yla ilgili anılarının ilk bölümü bu sayıda yayımlanırken, Hüseyin Alemdar ve Çetin Yiğenoğlu da yazılarıyla, Dağlarca şiirinin arka planını yazdı. Mahmut Temizyürek, İlhan Berk’in şiirini irdelerken, Utku Özmakas da Edip Cansever’in “Masa da Masaymış Ha” şiirini masaya yatırdı. Bülent Kale, César Vallejo şiirini tanıtırken, Tahir Abacı ve Ramis Dara da şiiri, kitaplar arasından izlediler.

Bu ayın şairleri ise İzzet Yasar, Enis Akın, Yücel Kayıran, Emel Güz, Onur Behramoğlu, Ece Ürkmez, Mahir Karayazı, Caner Ocak, Mehtap Meral.

İçindekiler:

Şair ve Okuru: Tuğrul Tanyol / Gonca Özmen

Şiirin Uzun Tarihi: Nâzımlı İşgal

Şiirler: İzzet Yasar, Enis Akın, Yücel Kayıran, Emel Güz, Onur Behramoğlu, Ece Ürkmez, Mahir Karayazı, Caner Ocak, Mehtap Meral

Dosya / Şair ve Ayakkabısı: Sezai Sarıoğlu, Seyhan Erözçelik, Oğuzhan Akay, Küçük İskender, Sina Akyol, Altay Öktem, Metin Cengiz, Cihan Oğuz, Gülce Başer, Mehmet Erte

Dağlarca Anıları (1): Erdoğan Alkan

Göğül Alfabe “Ses Bayrağı” ya da Dağlarca’ya Çiçekler: Hüseyin Alemdar

Dağlarca’nın İsim Serüveni Şiiri Gibi: Çetin Yiğenoğlu

“Ruhum, Dünyadan İlhan Berk Geçti Duyuyor musun?”: Mahmut Temizyürek

Şiir / Hayat: Cihan Oğuz

Bir Molotof Kokteyl Olarak Masa: Utku Özmakas

Güzel B şluk: Hulusi Çınar

Şiir Kitapları Sözlüğü-28: Tahir Abacı

Hayatı Şiirleştiren Kitaplar: Ramis Dara

Bir Şairden / César Vallejo: Bülent Kale

Şairin Genci: Bekir Yusuf

Vaat Edilmiş Sayfalar: Deniz Dengiz, Naim Atabağsoy, Erbil Çare

Şiirin Uzun Tarihi: Çinli Yazarlar

Şiyir Sevişgenleri: Metin Üstündağ



İrtibat:

Rasim Paşa Mah, Yeldeğirmeni Sk, Alibey Apt, No:21, Kat:1, Daire:4, Kadıköy/İstanbul
0216 414 33 31
editor@yasakmeyve.com

Filistin duyarlığı Yedi İklim dergisi

Günlerdir yaşanan Filistin duyarlığına aydınlarımız, şairlerimiz, köşe yazarlarımız yoğunlaştılar. Bu insanlık dramının ve benzerlerinin kültür coğrafyamızda yaşanması bir rastlantı değil. Yıllardır, bu, belli bölgelere kaydırılıyor.

Üstat Sezai Karakoç bunu çok önce görmüş, bütün dikkatini kültür coğrafyamıza vermiş uyarıcı olmuştur. Kültür şehirlerimizi merkeze almış büyük şiirine onları katmış. Bağdat, Kudüs, Şam, Mekke ve Medine. Bu dikkat o zaman ciddi bir algı olmasına karşın siyasiler bunun farkına varamamışlardır. Onun şiirleri hem uyarıcı, hem bilgilendirici, hem de diriliş ruhlu. Bu, okur ve gelişecek aydınlar için bir büyük kapı olmuştur.

Nuri Pakdil Kudüs odaklı bakışı ise bugün için daha bir önem kazanıyor.

Cahit Zarifoğlu'nun günün ateşi içinde duyduğu acıyı, şiirini basit bir hamasete düşürmeden ve şiirin içinde kalarak şiirle seslenme duyarlığı kalıcıdır. Hama ve Afganistan onun şiirinde kendini buldu. Unutulmuş olsa bile Zarifoğlu'nun "Hama" şiiri tarihe tanıklık ediyor.

Kâmil Eşfak Berki'nin "Mostar Köprüsü" şiiri de bir kültür ve düşünce tanıklığıdır. Mimar Sinan'ın o muhteşem ve zarif eseri o şiirle yarına kaldı. Yerine yapılan köprü Mimar Sinan'ın köprüsü değil, ruhu da ona ait değil.

Mehmed Âkif, Çanakkale'ye tanıklık olan büyük "Çanakkale destanı" şiirini yazmamış olsaydı bugün Çanakkale algısı bile olmayacaktı. Mehmed Âkif'i yücelten şiiri de budur. En duyarlıklı şiiridir de diyebiliriz. Her dizesi farklı imgelerle yüklüdür ve metaforiktir.

Ne yazık ki, günümüz şairlerinin bir bölüğü bu duyarlıktan ve sorumluluktan kaçıyorlar. Günü yazmaktan kaçınmak sorumluluktan kaçınmak olmalı. Bu acıyı, dramı şairler, sanatçılar hissetmeyecek de kimler edecek?

*

Yedi İklim dergisinin sorumlusu olmam bakımından, dergiden söz etme ayıbını göze alarak bahsetmek zorundayım. Acı duymayan, hissetmeyen, katılmayan biri olamazdık. Günlerdir bu acıyı yüreğimizde ve ruhumuzda yaşıyoruz. Gazete yazılarımı da, bütün diğer konuları bir yana bırakarak bu drama ayırmış bulunuyor bu kalemin sahibi.

Yedi İklim dergisi başlangıçtan beri bu gibi dramlara tanıklık etmek adına da var. II. Dönemin ilk sayısı "Varayım Gideyim Urumeline" adıyla Bosna dramına tanıklık etti ve o sayı bir kıvılcım oldu. Bağdat'a tanıklık etti.

Yedi İklim'de sunuş yazısında dikkat çekilen şudur: "Bugün Yahudiler Batı uygarlığının bir parçasıdır. Ve bu Yahudiler bütün bir ulus olarak bir ölüm makinesine dönüşmüş; hiçbir ilke tanımadan önüne çıkan bütün canlıları; yaşlıları, kadınları, çocukları yok etmektedir. Ve onun parçası olduğu Batı uygarlığının diğer unsurları bu planlı ve kasıtlı öldürmeye destek vermektedir." Böyle bir durumda susmak, tanık olmamak sorumluluktan kaçıştır.

Dergi, kapakta fırtınada savrulan bulutların arasında fışkıran ışık, köşede Filistin bayrağından bir parça ve Yedi İklim logosunun üzerinden havalanan bir güvercin, Ahmet Mercan'ın şiirinden bir bölümle çıktı. Bölgeyi de içine alan kimi ürünleri birlikte verdik. Bu bir bakış. Ahmet Mercan'ın "Gazzeli Gülsüm" şiiri, Kâmil Yeşil'in "Filistinli Ateşböceği" öyküsü yer alıyor. Nizar Kabbani'nin "Belkıs Kasidesi"ni Ali Sözer çevirdi. Mahmud Derviş'in "Muhammed" şiiri ile Gassân Kenefânî'nin "Çalınmış Gömlek" öyküsünü Halim Öznurhan çevirdi. Mısırlı bir şair olan Emel Dunkul'un "Gümüş Kentin Hikâyesi" şiirini Nefise Zehra Küçükağa çevirdi.

Kâmil Eşfak Berki lirik, özgün ve çarpıcı dört şiirle uzun bir aradan sonra birden çıktı. Gül imgesi şairlerinden içten kaynayarak doğan bir şiirle seslenen şiirlerle geldi. Zafer Acar, uzun, özgün bir şiirle çıktı. "Koçaklama". Uzun şiirin zaaflarını ve riskini aşarak. Bu son dönem şiirimiz için önemli bir çıkış. Osman Bayraktar gezi yazılarını sürdürüyor ve yeni dikkatlerle bakıyor. "Yaşantılar" ve "Gökarmağanı" denemeleri. Ahıska Türkçesinde: "Namaz kılmak" "Namaz okumak olarak" ifade edilir. Selçuk Küpçük'ün "Tez dikilmiş Duvak" şiiri de yer alıyor. Öyküler: Kadir Tanır'ın "Çikitanya'nın Özgürleştiriliş Öyküsü", Nuhan Nebi Çam'ın "Bir yaşantı Düşünmek", Meral Afacan Bayrak'ın "Son Teselli", Fatma Rânâ Çerçi'nin "Kırk Köfteciler Yatırı". Burada Fatma Rânâ'nın öyküsünden özellikle söz etmek istiyorum. Uzun soluklu, tiplemesi, sıcaklığı ve yoğunluğu olan bir öykü. Bir de içten içe bir ironi ile öyküsün zenginleştirmiş. Halil Eser çizgileriyle katkısını sürdürüyor. Ali Haydar Haksal "Yahya Kemal'in Hüzünlü ve Duygulu Zamanları: Kur'an ve Ezan" incelemesiyle yer alıyor. W. H. Auden'in "Anlat Bana Aşkın Kanununu" şiirini Ali Görkem Userin çevirdi. Dergide tartışma bölümü epey hareketli. Ali Sözer: "Ayrık Otları ve Kulis Şairleri Arasında Türk Şirinin Durumu", Hüseyin Beheşti: "Edebiyat mı Dediniz?" denemesi, Hakan Arslanbenzer: "Adaletin Bu mu Dünya Yahut Türk Şiiri Yıllıklarının Müdafaası", Aykut Nasip Kelebek: "2008 yılında Birkaç Zayıf Şiir Eleştirisi"ni yazdılar. Yeprem Türk: " Dünya İşleri ve Şiir", İsmail Demirel: "Yepyeni Bir Safahat Bağlamında Birkaç Söz" yazısı yer alıyor.

Not: Dergiye ulaşmak için: 0216 399 19 14 ya da yedikilim@yahoo.com adresinden ulaşılabilir.

Ali Haydar Haksal

Kaynak:
Millî Gazete
20 Ocak 2009

Edebiyat Ortamı’ndan Beyaz Haberler !


Ankara’da yayınlanan kaliteli dergilerimizden Edebiyat Ortamı, 2. yılında 6. sayısını çıkardı. Sayılar içinde bir’in hatırı vardır diyen Edebiyat Ortamı’nın ömrü uzun olacak, durum onu gösteriyor. Dergi yeni yıla yeni projelerle girdi, gerçekten heyecan ve umut verici bir çaba! Takdirle karşılamak gerekiyor Edebiyat Ortamı’nı.

Peki durum nedir? Bizi bu kadar heyecana sevkeden ne ola ki!

Şiir ortamımızdaki genel görüntü, bizim çeteleşme dediğimiz, her kesimin kendi adamını savunduğu, kendi şairinin sırtını sıvazladığı öbek öbek kalınlaşan bir oluşum, bir yapı arz ediyor.

Her yapı her oluşum kendi şairini seviyor.

Buralardan çıkan şiir yıllıkları da nesnel bir tutum içeriyor görünse de aslında esasında kişisel bir beğeninin ötesine geçmiyor.

Öne sürülen ölçütler, kullanılan kriterler kötü şairi bile iyi ve nitelikli bir şair katına çıkarabiliyor.

Bu ya bir adam kayırmacılıkla ya da adam toplamayla alakalı bir husus.

Yıllıklarda niteliksiz şiirlerin oluşu da cabası.

Edebiyat Ortamı, yıllık noktasında şiire yönelik bu duruma donuklaştırıcı bir müdahale diyor.

Katılmamak elde değil.

2010 yılında Edebiyat Ortamı dergisi EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI adında bir yıllık yayınlayacak.

İkinci beyaz haber ise SERVER VAKFI EDEBİYAT ORTAMI 2009 ŞİİR ÖDÜLÜ'nün olması.

2009 Edebiyat Ortamı’nın yılı olacak bizce.

Ayrıca şiir ödülünün yanında gelecek yılda yarışmanın diğer dallarda da yapılacak olması, genç yazarlara yönelik umut verici bir gelişmedir .

Edebiyat Ortamı , yayınlayacağı yıllığı, yukarıda ifade ettiğimiz problemlerin ışığında/parelelinde, bu sorunları göz önünde bulundurarak yayınlamalı.

Mevcut yıllıklardan farkı ancak bu şekilde belirginleşecektir.

Şiir yıllığına kitap ve dergi göndermek isteyenler için adres:

Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı, GMK Bulvarı 24 / 8 Kızılay-Ankara

Sonraki yıllarda ÖYKÜ YILLIĞI nın da yayınlanacağını bildirmiş olalım.

Mustafa Celep

"Fayrap" dergisi

Fayrap'ın yeni sayısı (11.) çıktı. Artık aylık yayımlanmaya başlayacak olan dergi Hakan Arslanbenzer'in 'yenilik hastalığı' başyazısıyla açılırken, Eren Safi, Hakan Kalkan, Ali Akyurt, Murat Küçükçifci, İsmail Kılıçarslan, Ahmet Murat, Esma Güneş, Mehmet Fatih Çelikkaya, Müberra Güney, Ömer Yalçınova, Said Aydın ve Cahit Yıldız'ın şiirleri yer alıyor. Hikayeler Onur Ateş, Betül Benekçi ve Cihan Aktaş'tan. Nihan Kaya ile son romanı 'Disparöni' hakkında Suavi Kemal Yazgıç söyleşirken, Thomas Bernhard, Mahfil, Karagöz ve Murat Üstübal hakkında eleştirel yazılar yer alıyor.İyi okumalar...

Gazi Semerci


İrtibat:

0505 290 5867
0534 960 16 95
mehmetfatihcelikkaya@hotmail.com

"Andız" şiir ve edebiyat

Değerli arkadaşlar,
Mersin Silifke’den edebiyat evrenine merhaba diyen “Andız Şiir ve Edebiyat Konalgası”nın Ocak 2009, 14. sayısı ile ilgili bilgilendirmeyi saygıyla sunuyorum.

A.Uğur Olgar

"Andız" Şiir ve Edebiyat Konalgası, 14. Sayı İçeriği:
M. Mahzun Doğan / Eşkıya (Şiir)
Ahmet Günbaş / Çeper "Çit" (Azerice çeviri şiir)
A.Uğur Olgar / Merhaba
Dolunay Ünal / Delirium (Şiir)
Kadir Bilgin / Balkon Yalnızları (Aslıhan Tüylüoğlu ile söyleşi)
Candan Selman / Korkak / Yaz Bitti (Şiirler)
Fahrettin Koyuncu / Islığım Yok (Şiir)
Can Sinanoğlu / Ölmeden Önce Öpülmesi Gereken 50 Kadın (Şiir)
Ahmet Günbaş / Her Şey Yolunda (Yazı)
Ahmet Uysal / Nağıl "Masal" (Azerice çeviri şiir)
Aydan Yalçın / İstiridye'de Göç (Şiir)
Onur Aslan / Gece Demi (Şiir)
Tamer Özgür Yağcı / Hayalin (Şiir)
Ramazan Teknikel / Abdülkadir Bulut Şiir Ödülü / Yazı
Xosrov Barışan (İran'lı Azeri şair) / Qonamlıq – Zindan Sebebi (Şiir)
Aziz Kemal Hızıroğlu / Geldim Sana (Şiir)
Atila Er / Kambur Bakire (Şiir)
Nice Damar / Kızılderili Şiiri "Üç Dostça Uyarıdan İkincisi" (Çeviri şiir)
tan doğan / kısır (Şiir)
Perihan Baykal / Sezgiyle Aklın Soylu Birlikteliği: DAĞLARCA (Yazı)
Osmaniye Özgür / Geceler – Anılar (Şiirler)
Mehmet Oktan / Sözünde (Şiir)
Mehmet Rayman / Düzgün (Şiir)
Ferruh Alışır / Yolda (Şiir)
Mehtap Mutlu / İki Tanrı (Şiir)
Nefise Karataş / Evin Okçuoğlu ile söyleşi
Necdet Tezcan / Derin (Şiir)
Akman Gedik / Penceremde Yarımay (Şiir)
Yüksel Andız / Zamanın Kalbi H.Ş. (Şiir)
Veli Düdükçü / Zeyl VII, Zeyl VIII (Şiirler)
Selahattin Özakın / Ucuzundan Bir Romantizm Yaşamak / Deneme
Müslüm Danaoğlu / Sözün Arifesi (Şiir)
Sima Ennağı / Alleqoriya – Heyatı Öyreneq (Şiirler)
Semra Kocabaş / Ölüm, Elin, Gülüm (Şiir)
Uluer Aydoğdu / Şiir
A.Uğur Olgar / Pembe De Solar (Şiir)
Aysel Nesirzade / Ya Menimsen Ya Da Menim (Şiir)
Gülnar Atakişiyeva / Gecenin Şehzadesi (Şiir)


İrtibat:
P.K. 17, 33940-Silifke/MERSİN
http://andiz.sitemynet.com
andizdergi@mynet.com
olgar33@gmail.com

"Akatalpa" dergisi

AKATALPA ŞUBAT 2009 YAYIMLANDI

* Her kuşağın ve tarz şiirin iyi örneklerini sergileme, eleştirel gözle değerlendirme amacındaki Akatalpa’nın Şubat 2009 tarihli 110. sayısı aşağıdaki imzalarla yayımlanmış olup bazı noktalara PTT aracılığıyla ancak bir ayda ulaşabilme sıkıntısını erken yola çıkarak aşabileceğini ummaktadır.

Şubat 2009 Akatalpasında Yer Alan Şair ve Yazarlar:
Sina Akyol, Hüseyin Alemdar, Mehmet Arif B., İsmail Mert Başat, Enis Batur, Onur Caymaz, Ahmet Cemil, Gökçenur Ç., Müslim Çelik, Ramis Dara, Rasim Demirtaş, Refik Durbaş, Gültekin Emre, Ceyhun Erim, Seyhan Erözçelik, Mehmet Sadık Kırımlı, Hüsam Kurt, Cihan Oğuz, Ahmet Özbek, Fergun Özelli, Utku Özmakas, Abdurrahman Şenel, İlyas Tunç, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Halim Yazıcı, İrfan Yıldız, Nihat Ziyalan.

* Dergimizin eki olarak verilecek Şiirimizde Ufuk Turu 2008 (Onuncu Yıl), İhsan Üren’in atlattığı hafif sağlık sorunları nedeniyle mart sayımıza kalmıştır. Ufuk Turu’nda yer alacak şairleri İhsan Üren dışında henüz kimse bilmezken dergimizin mart sayısında yer alacak imzalardan bazıları aşağıdadır.

Mart Akatalpası:
Sina Akyol, Enis Batur, Mehmet Arif B., İsmail Mert Başat, Onur Caymaz, Mehmet Çakır, Ramis Dara, Soner Demirbaş, Refik Durbaş, Gültekin Emre, Osman Serhat Erkekli, Mustafa Eroğlu, Seyhan Erözçelik, Adil İzci, Emin Kaya, Osman Namdar, Cihan Oğuz, Utku Özmakas, Bengü Özsoy, Hüseyin Peker, Atalay Saraç, Betül Tarıman, Mehmet Mümtaz Tuzcu, İhsan Üren, Serdar Ünver, Ercan Y. Yılmaz…

* Gültekin Emre’nin Nisan sayımız için hazırladığı baharı karşılama sayımızın şiir dünyamızda güzelliklere ve iyiliklere pencere açacağının muştusunu verelim, son olarak…

Ramis Dara

İrtibat:
www.akatalpa.org

"Karagöz" edebiyat ortamını konuşuyor


Karagöz, Ocak sayısıyla ilk yılını doldurdu, birinci cildini tamamladı. 6. Karagöz İsmet Özel’in şiiriyle açılıyor. Geçtiğimiz yılın kapanışını yeni bir şiir kitabıyla yapan İsmet Özel, yeni yılın açılışını da yeni bir şiirle yapıyor: “Molla Değildi Sofu Sayıldı Sade.” “Dünyayı beğenmiyorsun beğenecek miydin bir de,” diyen İsmet Özel, adalet ve ahlâka İsmet Özel farkıyla dikkat çekiyor. Yıkıcı eleştiriler ve yakıcı sorularla yeni bir İsmet Özel şiiri daha.

Şiir

Oğuz Karakaş, Serkan Işın, Vural Kaya, Yavuz Altınışık, Berk İybar ve Hakan Şarkdemir 6. sayının şairleri.

Fasıl

Karagöz’ün 6. sayı faslı edebiyat ortamına ve şiirimizin ortalamasına ayrıldı. Ortam yazılarını Serkan Işın, Osman Özbahçe, Yavuz Altınışık, Zeynep Arkan ve Evren Kuçlu yazdı. Günümüz şiiriyle edebiyat ortamı arasındaki ilişkileri tartışmaya açan Karagöz, dergiler, polemikler, yıllıklar, manifestolar, fuarlar, ödüller, internet ve medya... gibi birçok hususun edebiyatımızın şekillenmesindeki etkilerini inceliyor.

Meydan Muhaveresi

Faslın devamındaki “Meydan Muhaveresi”nde edebiyat ortamımız tekrar tekrar teşrih masasına yatırılıyor: Necmiye Alpay, Mustafa Aydoğan, Cuma Duymaz, Enver Ercan, Cenk Gündoğdu, Ali Haydar Haksal, Necip Tosun, Hayriye Ünal edebiyat ortamıyla ilgili görüşlerini okuyucuyla paylaşıyor.

Ara Fasıllar Sinemanın

Karagöz’ün “Ara Fasıl”lar iyice sinema olmaya başladı: Karagöz’deki sinema yazılarıyla da dikkat çeken Yavuz Altınışık bu sayıda “Dersu Uzala”yı yazarken, Aybiçe Doğanay“Mrs. Dalloway’den Saatler’e: Zaman, Hayat, Sanat İlişkisi,” başlıklı sağlam bir yazıyla Karagöz’e katıldı.

Temaşalar Şiir ve Hikâye

“Temaşa”nın ilk bölümünü Murat Üstübal ve genç hikâyeci Pelin Emel, ikinci bölümünü Murat Zelan’ın “Enteller Meydanı” isimli harika hikâyesi oluşturuyor. 80 sonrası Türk şiirinde ben, öteki-ben ve ötesini araştıran Üstübal, günümüz şiirinin kavranışına katkıda bulunuyor.

Kıraathane Deyip Geçmeyin

Karagöz’ün kıraathanesini Samed Karagöz ve Erman Akçay hazırladı. Birbirinden kıymetli kitap ve dergilerin tanıtıldığı, masaya buyur edildiği bir bölüm Kıraathane. En temel özelliği, sunulan her kitabın, iş olsun diye değil, emek sarf edilerek sunulması.


İrtibat:
www.karagozedebiyat.com
karagoz@ebabilyayinlari.com
hsarkdemir@ebabilyayinlari.com
İstanbul: 0212.5116144 & 0505.9083548
Ankara: 0312.4182010 & 0312.3945264

2009-01-18

"Kur'anî Hayat" dergisi


Kuranî Hayat 4: Kuran Rabbani Terbiyenin Müfredatı


4. sayısına Mustafa İslamoğlu’nun ‘Kur’an: Rabbani Terbiyenin Müfredatı’ konulu başyazıyla giriş yapan dergi, Adnan İnanç’ın ‘Hz.Peygamber’den Bugüne Eğitim Faaliyetleri’ başlıklı kapsamlı yazıyla devam ediyor. İslamoğlu, ‘modern eğitimin yanlışlarını ve yeni bir modelin ilkelerini’ ortaya koyan çalışmasını üzerinde durarak okumanızı tavsiye ediyoruz.

Dergide ikisi de hocaların hocası olan Hayrettin Karaman ve Salih Tuğ hocalarla yapılan iki söyleşi yer alıyor. Ömrünü ilme ve eğitime adamış bu iki âlimin sorulara verdiği cevapları ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Kur’ani Hayat’ta iki de iktibas yer alıyor. Fethullah Gülen hocanın 1984’te yayımlanan ve nesillerin maariften ne beklediklerini anlatan özlü yazısıyla, Hıfzırrahman Raşit Öymen’in 1963’te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde basılmış olan ve İslamiyette eğitim ve öğretim hareketlerini inceleyen uzunca yazısını dikkatlerinize sunuyoruz.

Abdulcelil Candan’ın eğitimde rabbânîliği önceleyen incelemesinin ardından Ekrem Demir eğitimin önemini ve ülkemizde Kur’an eğitiminin yakın tarihini inceliyor. Kur’an’ın kavramları üzerine yapmış olduğu değerli çalışmalarıyla tanıdığınız Hüseyin Kerim Ece, Kur’ani eğitimde müjde ve uyarı metotlarının ehemmiyetini anlatıyor.

Zehra Çomaklı Türkmen çocuk eğitiminde yaşanan zaafları ve vahye uygun çözüm arayı¬şını, Abdulhamid Kahraman ise Kur’an’da insanın terbiye sürecini bizlerle paylaşıyor.

Fatih Okumuş’un şiirle de desteklenen ‘Ümidim Ümmîlikte’ yazısıyla Mehmet Birsin’in kaybolan anlamı ve yaygınlaşan sahte dindarlığı konu alan yazıları mutlaka okumanız gereken iki özgün deneme.

Kur’an’ın model şahsiyetleri olarak peygamberlerin bize neleri öğrettiğini anlatan Muhammed Emin Yıldırım’ın, bir hayat kılavuzu olarak Kur’an’ın ehemmiyetini anlatan

Murat Sülün’ün ve Tıbb-ı Nebevi konusunda yanlış bildiklerimizi ortaya koyan İdris Şahin’in yazıları, okuyuculara yeni ufuklar açabilecek çalışmaları dikkat çekici.

Aziz Kur’an’ın Hucurat Sûresi’nde verdiği mesajları Bünyamin Doğruer’in şiirinden okuyup en temel haklarımızdan ve görevlerimizden olan hakikat arayıcılığını konu alan çizgiyi Mevlana İdris’in çalışmasından izleyebilirsiniz.

Kur’ani Hayat Dergisi’nin son kısmında Kur’an Haberleri, Kur’an Kitaplığı ve Okuyucu Mektupları bölümleri bulunuyor. Dergi eğitim konulu 4. sayısını okuduktan sonra kanaatlerinizi paylaşmanızı bekliyor. Çünkü bu yolculuğu ancak okuyucularıyla birlikte ve okuyucularının aktif katkılarıyla yürütebileceğine inanıyor.

Kur’an’la terbiye olup Kur’an’la terbiye edenlerden olmak niyazıyla…

Not:‘Hayatın inşası için’ iki aylık periyotla yolculuğuna başlayan Kur’ani Hayat Dergisi Ocak ayı sonuna kadar abone olanların gelirlerini Gazze’ye gönderiyor.

İrtibat:
0212 531 30 30
www.kuranihayat.net

2008 Yılında Dergi Çalışmaları: Özel Sayılar ve Dosyalar

“Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür.” Cemil Meriç

Hür tefekkürün kalelerinden seslenen özgür sesleri, sıcak ve taze nefesleri dinlemek gerek… Dergi çıkarmanın ve dergiyi istikrar ile devam ettirmenin ne kadar zor olduğu herkesin mâlumu... Hâl böyle iken dergiler, edebiyat bahçesinin nadide gelincikleri gibi duruyor önümüzde… Bir sade rüzgârın hücumuyla dağılıverecek nazenin gelincikler gibi…

Gönül istedi ki, edebiyat bahçesinin bu has çiçekleri bir yazının etrafında toplansın, demet olsun. Bir yıl boyunca dergilerimiz hangi konular üzerinde durmuş, hangi çalışmalara ağırlık vermiş, hangi özel sayılar ve dosyalara imza atmış; haberimiz olsun.

Yayın dünyasında önemli bir iz bırakan, edebiyatımızın kalbi dergilerin bir yıl boyunca hangi özel sayılar, dosyalar ve konularla okuyucuyu selâmladığını daha somut ve daha derli toplu görmek için yazıldı bu yazı... Ne yazık ki, takip alanımıza girmeyen dergilerimizin yazıda yer almaması kısmî bir özre sebebiyet verse de asıl konunun “edebiyat” çerçevesiyle belirlenmiş olması ve yazının belirli bir hacimle sınırlandırılması bu özrü hafifletici sebepler arasında sayılabilir. Yine değinmeyi çok istediğimiz hâlde Dergah, Yolcu, Edebiyat Ortamı, Yüzakı, Sultan Şehir ve Buruciye Edebiyat gibi dergilerimize özel sayı yahut dosyaya yer ayırmamaları, sanal âlemden kaynaklanan bazı iletişim sorunları vb. nedenler yüzünden yer verilememiştir; lâkin her biri kütüphanemizde, gönülhânemizde her daim ayrı bir yerdedir.

Dergilerin kâğıt kokulu, mürekkep dokulu sayfaları çevrilsin ve dergilerimiz bu yıl bohçasına neler koymuş, gözler önüne gelsin. Alfabetik sıra ile…


AYVAKTİ


Gece zifiri karanlığa büründüğü vakit, dolunay gökyüzünden geceye ışık dağıttığı vakit sessizliğin ortasına “hoş bir seda” gibi düşüyor Ayvakti…
Yayın Yönetmenliğini Şeref Akbaba’nın yaptığı Ayvakti Dergisi, edebiyat çizgisinden taviz vermeden ilerleyerek, okuyucuya eşsiz vakitler sunmaya devam ediyor. Derginin Mart-2008 sayısında Yahya Kemal Beyatlı dosya konusu edilirken aynı sayıda konu olarak işlenen Kar da dikkatleri çekiyor. Bilhassa derginin sonunda yer alan merhum Yahya Kemal’e ait “Kar Mûsikîleri” dosyaya oldukça mutabık düşüyor.

Ayvakti’nin Nisan-2008 sayısı ise sanatının ellinci yılında Erdem Bayazıt’a ayrılıyor. Erdem Bayazıt ölmeden birkaç ay önce yapılan bu dosya, belki de şairin ölüm yolculuğuna çıkarken yanına alacağı son hediyelerden biri olarak akıllarda kalıyor.

Derginin Haziran sayısında ağırlıklı konuyu yine başka bir üstad, Necip Fazıl teşkil ediyor.

Balkanların incisi, medeniyetimizin hilâli Bosna Hersek ise derginin Eylül sayısında baş köşeye oturmuş, Mostar Köprüsü’nden âdeta selâm yolluyor.

Yıllara ve yollara meydan okuyan dergilerden biri olarak yayın hayatını idame ettiren Ayvakti’nin 100. sayısı fırından çıkmak üzere ve aç beyinlerin dimağını doyuracak tazelikte…


BERCESTE

Genel Yayın Yönetmenliğini Ümit Fehmi Sorgunlu’nun yaptığı Berceste’nin Yayın danışmanları ise Kayseri’nin çok önemli iki ismi, Bekir Oğuzbaşaran ve Vedat Ali Tok. Berceste’nin 2008 yılı boyunca hazırladığı özel sayı ve dosyaların sayısı epey fazla… Gelenekten beslenip gündemi takip ederek seçilen “konu”lar ve “şahıs”lar etrafında mümkün mertebe iki ayda bir özel sayı yahut dosyaya imza atan Berceste, bu yıl toplam yedi farklı özel çalışma ile meraklısına “merhaba” diyor.

Derginin bu yılki ilk dosyayı Abdullah Satoğlu adına… Şubat sayısını teşkil eden bu dosya ile Abdullah Satoğlu sevenlerine hoş bir hediye sunulmuş. Berceste’nin Nisan sayısında, nisan yağmurları gibi kalbimize düşen ve emsalsiz bir inciye dönüşen rahmet ve muhabbet peygamberimiz, Peygamber Efendimiz özel sayısı işlenmiş. Derginin bir diğer özel sayısı sanatının kırkıncı yılında Bekir Oğuzbaşaran’a ait… Haziran ayında ve yaklaşık otuz farklı yazıyla vücuda getirilen sayı, yaşayan edebiyatçılara duyulan vefanın göstergesi… Berceste’nin Temmuz sayısında ise ölümüyle edebiyat dünyasını yasa boğan iki isim konu edilmiş: Cengiz Aytmatov ve Dilaver Cebeci. Aynı hüzün ve aynı yas Ağustos sayısında da sürdürülmüş ve Erdem Bazayıt son yolculuğuna şiirlerle, yazılarla uğurlanmış. Günümüz insanının nesirden koptuğu ve kısa yazılara, kısa şiirlere yöneldiği bu çağda Berceste Dergisi, nesre hak etttiği değeri vermek amacıyla Eylül ayında Hikâye özel sayısı hazırlamış. Vefatının ellinci yılında Yahya Kemal özel sayısı ise derginin dosyalara yönelik son çalışması…

Yaklaşık yedi yıldır her ay vitrinde görücüye çıkan Berceste, Şubat ayında 80. sayısı ile okura merhaba diyecek.


BİZİM KÜLLİYE


Kar altında açmış kardelenler gibi büyük bir azim ve kararlılıkla çıkan Bizim Külliye, Elazığ’dan duyurduğu gür sesi tüm Türkiye’ye ulaştırmaya devam ediyor. “Bizim” olanı bize anlatarak, gökkubeye hoş bir seda bırakarak yolculuğuna devam eden Bizim Külliye’nin Genel Yayın Yönetmenliğini Nâzım Payam üstleniyor.

Daha önceki yıllarda Tasavvuf Edebiyatı, Edebiyatımızda Kadın, Edebiyatımızda Doğu-Batı, Eleştiri, Edebiyatımızda Çocuk, Edebiyatımızda Gurbet, Edebiyatımızda Aydın, Edebiyatımızda Küreselleşme, Edebiyatımızda Sağ-Sol, Edebiyatımızda Felek, Edebiyatımızda Tip ve Karakter, Türkçe, Şehir ve Cengiz Aytmatov özel sayı ve dosyalara imza atan dergi, 2008’de de edep kokulu bahçelerden güller devşirmeye devam ediyor. Yazarlar ve Yayınevleri’ni işlediği 35. sayısıyla yazar-yayınevi ilişkilerini ve meselelerini edebiyat gündemine taşıyor. Bizim Külliye’nin 36. sayısında okuyucusuna sunduğu dosya ise Yazarlar ve Hatıraları. Edebiyatımızın ünlü isimlerine ve onların edebî hatıralarına yer veren dergi, okuruna yazarları daha yakından tanıma ve edebiyatımıza samimi pencereler açma fırsatı sunuyor.

“Hatırlanmayı ve hatırlatmayı birlikte yaşamak” için… Bizim Külliye’nin 37. sayısı ise Ahmet Kabaklı’ya ayrılıyor. “Elazığ’ın yetiştirdiği ve Türk düşünce hayatına armağan ettiği Kabaklı hoca” birçok yazarın kaleminde can bularak memleketinde nefes almaya devam ediyor. Bizim Külliye 38. sayısında, diğer sayılarında olduğu gibi edebiyatımızın mühim konularına değinmeye devam ediyor ve Edebiyatımızda Edebî Türler ile nazmın ve nesrin dünyasına yeni pencereler açıyor.

Gün geçtikçe boy veren, boy verdikçe yeşeren ve yeşerdikçe meyveye duran Bizim Külliye, 39. sayısında Edebiyat ve Tarih dosyası ile karşımıza çıkacak.


HECE ve HECE ÖYKÜ


Yazı İşleri Müdürü İbrahim Çelik olan Hece’nin Yayın Yönetmenliğini Hüseyin Su sürdürüyor.

Derginin 133. sayısı Mehmet Âkif Ersoy’a ayrılmış ve özel bir sayı hazırlanmış. Takiben 134. sayıda dosya konusu olarak Yazınsal Türlerin Sınırları işlenmiş.

Çeşitli yazarların yer aldığı bu sayıda bilhassa edebiyatımızda türler üzerine kalem oynatılmış. Hece’nin 136. sayısında yer alan bir başka dosya konusu ise Çağdaş Filistin Şiiri…Hece, neredeyse her sayıyı diğer dergilerden farklı bir konuyla süslüyor. Derginin 137. sayısında ise Edebiyatta Dönüşümler/Başkalaşımlar dosyası yer almış. Hece’nin 138, 139 ve 140. sayıları birleştirilerek tek bir özel sayı hâlinde okuyucuya sunulmuş: Modernizmden Postmodernizme. Düşüncede, edebiyatta ve sanatta modernizmden postmodernizme geçişin sürecini ele alan dergi kapsamlı bir çalışma ile görücüye çıkmış. Derginin Eylül ayında çıkardığı son sayıda ise Tehlikeli Alaka Edebiyat ve Deneysellik işlenmiş.

Hece Öykü’nün çalışmalarından ise, kısaca şu şekilde bahsetmek mümkün:
25. sayısıda dosya konusu olarak Çağdaş Filistin Öyküsü işlenmiş, 26. sayıda hikâyeye dair ele alınan Öyküde Bilinçakışı Tekniği yer almış, 27. sayının dosya konusu Çağdaş Suriye Öyküsü olarak belirlenmiş ve son olarak 28. sayıyla Eylül ayında elimize geçen Dünden Bugüne Türk Öyküsü adlı çalışma derginin 2008 yılına son noktasını koymuş.


İSTANBUL BİR NOKTA DERGİSİ

Gerek şekil gerekse muhteva bakımından nev’i şahsına münhasır bir dergi olan İstanbul Bir Nokta’nın Yayın Yönetmeni Mürsel Sönmez… Renki kapak tasarımı ve edebiyatla yıkanmış içeriği ile dikkati çeken dergi, özel sayılar ve dosyalar bakımından bir iki çalışmaya imza atarak yılı tamalıyor. İstanbul Bir Nokta’nın ilk çalışması Ocak 2008’e ait. Ocak ayının Muharreme tesadüf etmesi sebebiyle İstanbul Bir Nokta, Kerbelâ, Muharrem ve Hz. Hüseyin dosyası oluşturmuş. Derginin bir diğer özel sayısı ise Eylül 2008’de hazırlanmış. Kısmen de olsa 80. sayısıyla Ramazan özel sayısına imza atan derginin 84. sayısını ise dört gözle bekliyoruz.


KUBBEALTI AKADEMİ MECMUASI

Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı bünyesinde çıkan Kubbealtı Akademi Mecmuası, yılların emek ve birikimiyle bugünlere dek gelebilmiş nadir dergilerden… İlim, fikir, sanat ve edebiyat ustalarının hizmet ve emek kokan çalışmalarını her taşına yansıtan Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, Türk kültürünü tek kubbe altında toplamaya devam ediyor.

“İlim, fikir ve sanatta Türk milletine has târihten gelen değerleri esas tutarak, nesilleri, millî bir düşünce ve sanat merkezi etrafında toplamaktır. Bu gayeye erişmek için ilim ve fikirde, sanatta, dilde, sosyal sâhada ve neşriyatta muhtelif çalışmalar yapmak” gayesi ile yola çıkan vakıf, Kubbealtı Akademi Mecmuası ile edebiyat ufkuna yelken açıyor.

Daha önce Sâmiha Ayverdi, Mevlânâ, Nihad Sami Banarlı gibi özel sayıları okura sunan dergi, 2008’in Ekim ayında hazırladığı Yahya Kemal özel sayısı ile üstadı günümüze taşıyor.

Dergi 2009’un Ocak ayısında çıkardığı Türkçe özel sayısı ile yeni yıla “merhaba” diyor.

Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın 150. sayısı ise meraklıları tarafından iple çekiliyor.


KUŞLUK VAKTİ

Gece nöbetinin gündüze devrettiği vakit, kuşlar yuvalarından çıkıp tabiata gülümsediği vakit, uzak diyarlardan sesi gelir bülbülün. Bir güle nağme yakarken bülbül, kuşluk vaktinde sesi duyulur bir gün… Bir bülbül gibi sesini uzak diyarlardan, tüm Türkiye’ye duyuran dergilerden biri de Kuşluk Vakti… “Gece ve gündüz… Birisi siyah birisi beyaz… Karanlıktan aydınlığa geçişin vaktidir kuşluk vakti…”

Manisa’da çıkan, Sahibi ve Yazı İşleri Sorumlusu Salih Güzel olan derginin editörlüğünü ise Fatma Zehra yapmakta…

Henüz yavru bir kuş olmasına rağmen getirdiği sesle birçok kesmin fikrini ve hissini okşayan Kuşluk Vakti, daha şimdiden birbirinden kaliteli sayılara imza atmış. Derginin bilhassa 6, 7 ve 8. sayılarında yer alan İkinci Yeni yazıları büyük bir ilgiyle okunup tartışıldı. Medeniyet, Şiir ve Modern Türk Şiiri’nin yeniden ele alındığı sayılar, denemeler, şiirler, günlükler, söyleşiler, hikâyeler ve tanıtım yazıları ile süslenerek alıcısına sunulmuş.

Kuşluk Vakti’ne bu uzun ve çileli yolda sabır ve başarı dilekleri ile…


KÜLTÜR DERGİSİ

Bir milleti ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biri de şüphesiz millî kültürdür. Kültürün tarihten devralınıp gelecek kuşaklara aktarılmasında en önemli söz hakkı ise edebiyata aittir. Edebiyatın kalbi olan dergiler ise mâzî ve âti arasında en sağlam köprülerden biridir.

Kültür dergisi, geçmiş ve gelecek arasında en sağlam köprülerden biri olarak yayın hayatını azim ve özveri ile sürdürmeye devam ediyor. Yazı İşleri Müdürlüğünü Sümeyra Güldal’ın yaptığı derginin Yayın Editörü ise Fatih Güldal…

2008 yılında ESKADER tarafından ödüle lâyık görülen dergi, aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği’nden de yılın dergisi ödülünü aldığını müjdeledi.

Üç aylık kültür, sanat ve araştırma dergisi olan Kültür, bahar sayısında 1. Dünya Savaşı özel sayısı ile savaşın siyasî tarihinin yanısıra sosyal ve ekonomik boyutunu da ele alan bir çalışmaya imza atmış. Savaşın gerçeklerini etraflıca bir çalışma ile gün yüzüne çıkaran dergi, savaşın bitişinin 90. yıldönümünde okuyucuları tarihî bir sahneye davet etmiş. 11. sayısında 555. yılında Fetih özel sayısı ile zaman tünelindeki yolculuğuna devam eden Kültür, tarihin en büyük hadiselerinden birini günümüze yeniden taşımış. Kültür, diğer dergilerden farklı bir çalışma hazırlayarak Osmanlı’da Çocuk özel sayısıyla Osmanlı sosyal hayatında çocuğa verilen değere yönelmiş. 2008’in kış sayısında Seyyahlar ve Seyahatnâmeler özel sayısıyla okuyanları manevî bir seyahate çıkaran dergi, mâzî ve âti arasında sağlam köprüler kurmuş.

Kültür’ün dört gözle beklenen gelecek sayısı ise Rumeli… Kültürümüz bâkî kalır umuduyla…


SOMUNCU BABA

Fırından yeni çıkan somunlar gibi taze ve sıcak bir muhabbet sunan Somuncu Baba, ekmeğin kokusu ve emeğin buğusunu birleştirerek aç gönülleri doyurmaya devam ediyor.
Somuncu Baba, Malatya’da var gücüyle yürümekte... Genel Yayın Yönetmenliğini Sebahaddin Ateş, Yayın Editörlüğünü ise Musa Tektaş’ın yaptığı dergi, 2005 yılından itibaren aylık periyotlarla edebiyat soframıza misafir oluyor. Ağırlıklı olarak dinî konular seçen ve işlediği temalarla ahlâk penceremizi aydınlık ufuklara açan derginin bu yılki tek özel sayısını Osman Hulusi Efendi çalışması teşkil ediyor.

Haziran 2008’de hazırlanan bu özel sayıyla mutasavvıf bir şair ve bir vakıf insanı olan Osman Hulusi Efendi’yi yâd etme gayesi ön plana çıkıyor.

99. sayısıyla yeni yıla giren derginin 100. sayısı merak ve iştiyak ile bekliyoruz.


TÜRK EDEBİYATI

Asırlık bir çınar gibi ayakta duran ve son 36 yıllık edebiyatımızın en yakın şahitlerinden biri olan Türk Edebiyatı, nefesini kesmeden sesini yükseltmeye devam etmekte…

Genel Yayın Yönetmenliğini Beşir Ayvazoğlu’nun yaptığı dergi, 2008 yılı boyunca birçok özel sayı ve dosyaya imza atmış. Derginin ilk dosyası Ocak 2008’e ait… Ocak ayının Muharreme tekabül etmesiyle Muharrem dosyası hazırlayan dergi, zengin bir çalışmaya imza atmış. Derginin 412. sayısını teşkil eden Şubat sayısı ise, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Tarık Buğra ağırlıklı bir çalışma olarak okura sunulmuş. İşlediği konularla dikkati üzerine çeken dergi, Nisan sayısında Ölüm dosyası ile ruhanî âlemlere kapılar aralamış. Türk Edebiyatı’nın kendine has bir diğer özel çalışması ise Haziran ayına ait… Mahalle kavramına değinerek, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” temini hatıra düşüren dergi, ilgi çekici çalışmalarıyla edebiyatımızda mahalle kavramını işliyor. Derginin sayfa itibarı ile en geniş sayılarından biri olan 417. sayı, İkinci Meşrutiyet 100 Yaşında adlı özel çalışması ile okuru selâmlıyor. Tarih ile edebiyatın iç içe olduğu bu özel sayı, okuyanların dimağını okşuyor. Türk Edebiyatı’nın sayfa bakımından zengin bir diğer özel sayısını Ağustos ayına tekabül eden 418. sayısı oluşturuyor. Cengiz Aytmatov özel sayısı ile edebiyat gündeminde iz bırakan dergi, ünlü yazara son hediyesini yollayarak vefa borcunu ödüyor. Türk Edebiyatı’nın diğer dergilerde yıl boyunca rastlanılmayan bir diğer dosyası ise Kâşgarlı Mahmud’a ait. Kâşgarlı Mahmud 1000 Yaşında adlı dosya çalışması ile Kâşgarlı Mahmud’un doğumunun 1000. yılını yâd eden dergi, okuyucudan tam puan alıyor. Derginin 2008 yılındaki son sayısı ise Kasım ayına ait… Vefatının 50. yılında Yahya Kemal özel sayısı hazırlayan dergi renkli içeriği, farklı resimleri ve özgün çalışmaları ile göz dolduruyor.


YEDİ İKLİM

Edebiyat dünyasında edebini hâlâ muhafaza eden ve “gerçek edebiyat dergiciliği”nin zorlu yollarında taviz vermeden ilerleyen dergilerden biri de hiç şüphesiz Yedi İklim’dir.

Genel Yayın Yönetmenliğini Ali Haydar Haksal’ın üstlendiği dergi, yedi ayrı iklimin bahçelerinden devşirilmiş çiçekler sunar edebiyat bahçesine…

Daha önce Mevlânâ, Peygamber Efendimiz ve Mehmed Âkif Ersoy özel sayıları ile gönülleri okşayan dergi, 2008’i de seçkin ve zengin çalışmalarla tamamlıyor. Şubat-Mart 2008 sayısında “Sebep Ey” diyerek gökyüzüne kanat açan dergi, Erdem Bayazıt özel sayısı ile öteleri müjdeliyor. Erdem Bayazıt’ın ölümünden önce hazırlanan bu çalışma bir nevi ölmeden önce ölümsüzlüğü tattırıyor. Yedi İklim’in diğer özel sayısını ise Oruç oluşturuyor. Sözün orucunu tutan ve az sözle çok şey anlatan derginin bu özel sayısı ise Eylül 2008’e tekabül ediyor. Necip Fazıl özel sayısıyla üstadları anmaya devam eden dergi, Aralık sayısında ise Yahya Kemal özel sayısı ile çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. Edebiyatımızın usta isimleri, usta kalemlerle anılarak ahde vefanın en güzel misalleri sergileniyor.

Mâsivâ’dan Mâverâ’ya uzanan yolda, Yedi İklim her daim yolculukta…


YENİ DÜNYA DERGİSİ

Üzerinde yaşadığımız dünyanın kasvet zincirleriyle ve maddiyat ipleriyle örülü olduğu bu zamanda kendi iç âlemine yolculuk yapacağı “yeni dünya”lar arıyor insan. Bu yeni dünya kimi zaman bir şahıs, çoğu zaman bir kitap ve bazen sıcak bir dergi oluyor âdeta…

Yeni Dünya dergisi de, içinde bulunduğu dünyanın zindanlarından kaçmak ve manevî bir iklimde buluşmak isteyenlerin menzili… Yeni Dünya, çizdiği ve izlediği yol ile “Gönül dünyamıza açılan kapı”dan içeri girerek farklı âlemlerin tadına vardıran bir dergi…

Yeni Dünya’nın Genel Müdürlüğünü Hüseyin Cerrahoğlu, Yazı İşleri Müdürlüğünü ise Mahmut Bıyıklı yapmakta…

Daha önceki yıllarda Kutlu Doğum, Mevlânâ, Şehir, Fatih Sultan Mehmed gibi özel sayılara imza atan Yeni Dünya Dergisi, 2008’in Ağustos ayında Nasreddin Hoca özel sayısı ile vitrine çıkıyor. “Nükte ile Hikmeti Birleştiren Sûfî Nasreddin Hoca”nın güldürürken düşündüren mizacı ile, sûfi kimliği de alınıyor. Yıl içerisinde diğer dergilerden farklı bir şahsa yönelip Nasreddin Hoca’yı kaleme döken dergi, büyük nükte ve hikmet ustasını doğumunun 800. yıldönümünde yâd ediyor.

Yeni Dünya dergisi, bir başka özel çalışmasıyla Aralık ayında, Mehmed Âkif Ersoy dosyası oluşturarak okuyucuyu selâmlıyor. “Bir Ahlak ve Karakter Âbidesi” olarak Mehmed Âkif Ersoy’un bütün yönleriyle ele alındığı 182. sayı vefatının 72. yılında millî şaire ayrılıyor.

Türk kültür, sanat ve edebiyatına hizmet eden kıymetli dergilerimizi bu uzun yolculuklarında muhabbet ile selâmlıyorum. Hür tefekkürün kaleleri hiç yıkılmasın, ilelebet bâkî kalsın ümidiyle...


Senem Gezeroğlu

Edebiyatın Kara Yazısı


Karayazı'nın 5. sayısı çıktı.

İki aylık edebiyat dergisi olarak yayın hayatına atılan Karayazı dergisi 2009"un ilk sayısı olan beşinci sayısıyla okuyucusuna ulaşıyor. Yayın hayatına Adana"dan başlayan Karayazı, fanzin bir dergi görünümünde olsa da içerik olarak edebiyat çevrelerinin dikkatini üzerine toplayacak bir nitelikte sürdürüyor yürüyüşünü. Dergi, kâr amacı gütmediği için okuyucunun talebine göre adrese gönderiliyor.

Dergi içerisinde eleştiri bazında oldukça sıkı metinleri görmek mümkün. Örneğin bu eleştiri metinlerinden Ersun Çıplak"a ait olan “İ"kinci Yeniyi Eskitmek” adlı metin bir yandan günümüz Türk şiirinin bir değerlendirmesi yaparken diğer yandan da günümüz şiirinin açılımlarının hâlâ ikinci yeni üzerinden yapıldığına dikkat çekiyor.

Diğer yandan Ömer Aksay"ın İkinci (yeni) Cumhuriyetin İçeriği başlığını taşıyan metni, Garip şiirinin cumhuriyet ideolojisiyle olan sıkı irtibatını ortaya sererken ikinci yeni şairlerinde böyle bir ideolojik sıkıntı olmadığını dile getiriyor. Bu durumun ikinci yeninin ideolojisizliğinden kaynaklanmadığını daha çok şiire verilen önemle irtibatlı olduğunu vurguluyor yazar.

Ayrıca dergi içinde Bıçkın ve Orta Halli romanıyla dikkatleri üzerine çeken Celal Gür"le de roman üzerine ilerleyen bir söyleşi bulunuyor.

Karayazı dergisi genel itibarla şiir ve eleştiriyi merkeze alan ve bu minvalde hayli önemli işlere imza atan bir dergi. Bu haliyle yayın hayatına devam ettiği sürece geniş bir çevrede adından sıklıkla söz ettireceğe benziyor.


Yavuz Altınışık

"Dil ve Edebiyat" dergisi

"DİL VE EDEBİYAT" dergisi 1. sayısı ile yayın dünyasına
“merhaba” dedi.

Dil ve Edebiyat Derneği dergi yayınlamaya karar verdiğinde bir tek hedef seçmişti: Alanında en kaliteli ve saygın dergiyi edebiyat dünyasına kazandırmak. İşte bu hedef doğrultusunda çalışmalar başladı. Dergimizde yer alan makaleler her biri kendi alanında uzman olan yazarlar tarafından kaleme alındı. Şiir, öykü ve denemelerimizde çoğunlukla genç yazarların eserlerine yer verdik. Böylelikle okurlarımıza ve gençlere bir mesaj vermek istedik. Yayın kurulumuzun onay verdiği eserlere, sayfalarımız her zaman açık olacak.

İlk sayımız olması sebebiyle, değerli okuyucularımıza derneğimizin kuruluşundan bahsetmemek olmazdı. Bunun için derneğimizin genel başkanı Ekrem Erdem’den kuruluş öykümüzü okuyucularımıza anlatmasını rica ettik. Başkanımız, Dil ve Edebiyat Derneği’ni kurmak için yola çıktıkları ilk günden bugüne yaşananları sizler için yazdı.

Türkçemizin içinde bulunduğu durum malum! Malumun ilamı da geçtiğimiz haftalarda açıklanan TBMM 2. Dil Komisyonu raporuydu. Kamuoyunun dikkatini bir defa daha bu konuya çekmek için rapora dergimizde ayrıntılarıyla yer verdik.

Türkçe deyince ülkemizdeki en yetkin bilim insanlarından biri olan Metin Karaörs hocamızdan destek istemeden olmazdı. Beykent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Karaörs de dergimizin ilk sayısına “Türkçenin zenginliği” başlıklı makalesiyle katkıda bulundu. Özellikle gençlerin dikkatle okumasını tavsiye ediyoruz.

Dile kolay ! Türkçemizin sıkıntılarına duyarlı isimlerin başında gelen Hakkı Devrim, tam 50 yıldır yayın hayatımızın içerisinde. Gazetedeki köşe yazılarında Türkçe yanlışlarını eleştiriyor, yanlış yapanları ikaz ediyor. Usta gazeteciyle, bir söyleşi gerçekleştirdik, Türkçenin içinde bulunduğu durum ve geleceği hakkında konuştuk.

Masallar çocukluğumuzun unutulmaz renkleridir. Hemen hepimizin aklında yer etmiş bir masal vardır. Başta söylenen, hani pirenin berber, devenin tellal olduğu girizgâhları da en az masallar kadar ilgi çekicidir. Bu ayki “Araştırma” dosyamızı masallar ve girizgâhlarına ayırdık. İlgiyle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

“Dil Akademisi” denince karşımıza hep aynı adres çıkıyor: Fransa Dil Akademisi. Yaklaşık 400 yıl önce kurulan ve alanında en ciddi çalışan kurum olarak bilinen akademi, Fransa’da dil konusunda adeta tek yetkili organ konumunda… Daha fazla ayrıntı vermeyelim, çünkü ayrıntılı bilgiyi dergimizde bulacaksınız. Unutmadan, ülkemizde de bir an önce dil akademisi kurulmasını diliyor bu konuda yetkilileri göreve çağırıyoruz.

TBMM'de kurulan I. Dil Komisyonu’nun üyeleri arasında derneğimizin yöneticileri de yer alıyordu. Türkçe için çalışmaya daha o günden başlamışlardı. Genel yayın yönetmenimiz Recep Garip de komisyon üyesiydi. “Sanat ve Edebiyat Dili Olarak Türkçe” başlıklı makalesinde dilimizin zenginliğine dikkatlerinizi çekmek istedi. Şair ve yazar Garipoğlu’nun kendine has üslubuyla yazdığı makaleyi beğeniyle okuyacaksınız.

Bir başka makalemiz “Kültür ve Edebiyatın Taşıyıcısı Olarak Dil” başlığını taşıyor. Yazar Üzeyir İlbak makalesinde, geçmişten günümüze dil konusunu ele aldı ve bundan sonra neler yapılması gerektiğini yazdı. Benzer bir konuda, derneğimizde verdiği konferans ilgiyle izlenmişti. İlbak’ın kalemi de konuşması kadar etkileyici. Tavsiye ediyoruz…

İstiklâl Marşımızın şairi Mehmed Âkif Ersoy’u ne kadar tanıyoruz? Bu büyük insana gerektiği kadar sahip çıkabiliyor muyuz? Kendimize bu soruyu sorduk. Cevap maalesef olumsuzdu. Mehmed Âkif Ersoy hakkında birçok değerli çalışmaya imza atan yazar Abdurrahman Şen’den dergimiz okurları için bir makale yazmasını istedik. Mehmet Rûyan Soydan arşivinden alınan fotoğraflar eşliğinde, Mehmed Âkif Ersoy’u anlamak ve hatırlamak için bu makaleyi okumanızı öneriyoruz.

Prof.Dr. Durmuş Yılmaz da Türkçe sevdalısı bir bilim insanı. Halen Selçuk Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan hocamızın, 22. Dilbilim Kurultayı’nda sunduğu bildirinin bir bölümünü dergimize aldık. “Türkçeyi Korumak” başlıklı yazıda hocamız bizlere, Türkçenin içinde bulunduğu sıkıntıları anlatıyor. Türkçemizi korumak için çözüm önerilerine ise bir başka sayımızda yer vereceğiz.

Derneğimizde faaliyetler hiç durmadan devam ediyor. Bir yandan konferanslar, bir yandan dergi hazırlıkları, genel ağ sitemizin (internet) kurulması derken, I. Olağan Genel Kurulumuzu da gerçekleştirdik. Bizler için coşkulu, heyecanlı ve gururlu bir gündü… Genel kurulu, o gün en çok yorulanlardan biri olan genel müdürümüz Ahmet Avcı sizler için yazdı.

Dergimizin her sayısında, “Ayın Dosyası” başlığıyla bir bölüm bulacaksınız. Burada her ay bir konu, ayrıntılarıyla işlenip size sunulacak. İşte birinci sayımızda, Türkçe deyince akla ilk gelen isim olan Kâşgarlı Mahmud ve onun ölümsüz eseri Divanü Lugat’it-Türk’ü sizlere tanıtmaya çalıştık. İlk dosyamızı, Millet Kütüphanesi emekli müdürü Mehmet Serhan Tayşi kaleme aldı. Hem değerli hocamıza, hem de desteklerinden dolayı Türk Dil Kurumu’nun değerli yöneticilerine teşekkür ediyoruz.

Yayın politikamızı oluştururken edebiyatın hemen her türüne sayfalarımızda yer vermeyi amaç edindik. Fırsat ayağımıza kadar gelmişti. Editörümüz Mehmet Kâmil Berse, Hindistan gezisini tamamlayıp yeni dönmüştü. Kendisinden bir “gezi yazısı” yazmasını istedik. “Türk Gözüyle Hindistan Gezisi” ilgiyle okuyacağınız keyifli bir gezi yazısı…

Başta söylediğimiz gibi, makalelerimizi “uzman kalemlere” emanet ettik. Bunlardan biri de Sakin Öner hocamız. Yazar, eğitimci ve en önemlisi “başöğretmen” Sakin Öner, “Fikir Adamı Olarak Yahya Kemal” başlıklı makalesinde büyük şairimizi anlattı. Hocamıza da gönülden teşekkür ediyoruz…

İşte, ilk sayımız ana başlıklarıyla bu şekilde oluştu.

Dergimizi okurken kullandığımız dil dikkatinizi çekecek. Bizler Türkçemizin kelime varlığına sahip çıkmayı, dilimizi fakirleştirmek değil zenginleştirmeyi ilke edindik. Bu amaçla; “hikâye” de diyeceğiz “öykü” de… “Misal” de bizim “örnek” de… Sizleri de Türkçemize sahip çıkmaya çağırırken, ikinci sayımızda buluşmak umuduyla diyoruz. Saygılarımızla…

Kubbealtı Akademi Mecmuası


Kubbealtı Akademi Mecmuası Türkçe Özel Sayısı

37 yıldan beri yayınına aralıksız devam eden Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın Ocak 2009sayısı çıktı. Mütefekkir yazar Sâmiha Ayverdi’nin ilk defa neşredilen yazısı, “Yirminci Asrın Yüzkarası” adını taşıyor. Dergide Beynun Akyavaş, Vicdan Özdingiş’in makaleleri ile Bekir Sıtkı Erdoğan’in dörtlükleri dikkat çekiyor. Türkçeye tahsis edilen bu sayının yazarları arasında Ergun Göze, Yavuz Bülent Bâkiler, Muhterem Yüceyılmaz, Zeynep Uluant, Zeki Önsöz, Meryem Aybike Sinan, Efecan Karagöz, Hüseyin Karaboğa, Kemâl Y. Aren ve Mehmet Nuri Yardım da bulunuyor. Dergide eleştirmen Hüseyin Movit ile Türkçenin günümüzdeki durumu üzerine gerçekleştirilmiş bir de mülâkat yer alıyor.

Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı bünyesinde çıkan Kubbealtı Akademi Mecmuasıyla ilgili olarak ayrıntılı bilgiye www.kubbealti.org.tr internet adresinden veya 0 (212) 5162356 - 5189209 telefonlarından öğrenmek mümkün. Köprülü Medresesi’nde hizmet veren vakfın adresi, Peykhane Sokağı, No. 3 Çemberlitaş / İstanbul

2009-01-10

"Genç Dergi" çıktı !..


Dünya Bizi Bekliyor!

20'ye yakın Genç gönüllüsü bu sene ilk defa kurban vesilesi ile yurt dışına açıldı. Asya, Avrupa ve Afrika'da ümmetin yetimleri, Osmanlı yetimleri ile buluştu. Bayram sevincini kardeşliği yeniden tatmaya başlayan uzaklardaki dostlarla beraber yaşamanın farklılığını hissetti. "Ey Osmanlı'nın torunları, neredesiniz?"çığlıklarını ta yüreklerinde duydu. Dosya konusu çerçevesinde çeşitli ülkelere giden Genç gönüllülerin intibaları var. Kırım'dan Tacikistan'a, Gürcistan'dan Burkine Faso'ya kadar geniş bir coğrafyadan, hem sevindirici, hem göz yaşartıcı haberler yer alıyor.

Yeni bir yılın içindeyiz. 2008 yılı takvimdeki yerini çoktan doldurdu. Ancak kendisinden sonraki pek çok yıl ve olayı etkilemeye devam edeceği kesin. Genç Dergi'nin bu görüş ve düşüncelerle hazırladığı almanakta yeni hiçbir haber bulamayacaksınız. Ancak, geçtiğimiz yıl yaşanan önemli olayların neden önemli olduğuna ve sebep ve sonuçlarına dair pek çok ve yeni bakış açıları yakalayacaksınız. Garanti veriyoruz. Dosya konusu çerçevesinde Mazhar Alanson, Osman Sınav, Yusuf Kaplan, Cihan Aktaş ve Kemal Sayar gibi tanınmış isimlerin 2008 değerlendirmeleri de yer alıyor.

Röportaj köşesinin bu ayki konuğu Bülent Akyürek. Son çalışması "İçinizdeki Öküze Oha Deyin" kitabından yola çıkarak, kişisel gelişim üzerine konuştuk kendisi ile. Kişisel gelişim kitaplarına karşı neden savaş açtığını sorduğumuzda, şu cevabı veriyor: "İnsanları pis bir avcıya dönüştüren felsefe nedir? diye düşünürken kişisel gelişim kitaplarıyla karşılaştım. Meğer insanlığın, tevazunun, yetinmenin, şükredebilme erdeminin katili bu kitaplarmış..." Kişisel gelişimi bir de Bülent Akyürek penceresinden okuyun, bakalım neler göreceksiniz?

Not: Genç Dergi, Ocak '09 sayısında 2009 cep ajandası hediyeli. İşi vaktinden çok olanların kaçırmamalarını tavsiye ederiz.

Genç Dergi'ye nasıl ulaşacağınız konusuna gelince: 0212. 671 07 00'dan (dahili 178) müşteri hizmetleri merkezini arayıp abone olabilir, size en yakın Kültür Dergi Dağıtım satış noktasının yerini öğrenebilir yahut derginizi NT ve Gökkuşağı mağazalarından temin edebilirsiniz.

İrtibat:
www.gencdergisi.com
gencdergihaber@gmail.com

"Bir nokta" edebiyat dergisi


"Bir nokta" edebiyat dergisi, Sayı:83, Aralık 2008

Sağ elinin işaret parmağını olabildiğince düz tutarak ve hatta gererek masanın üzerindeki bembeyaz kağıdın -ki bu kağıt çizgisiz bir kağıttı, bir ağacın hallerden hallere girmesi sonucu bu hale gelmiş, oracıkta, o masanın üzerinde sessiz bir boyuneğmişlikle öyle mahzun duruvermişti- üzerine parmak ucunu koyarken “Ah! Bir de ‘kör göze parmak’ söyleyivermeme izin vermese soyutlamanın ve örtüklüğün ilkesi” diye iç geçirdi ve burnundan o an sanki barut kokusu geliyor, ve edebiyatın edebiyatını yaparak üretmek yerine mevcutları tüketme peşinde olanların, eyyamcı, tırnakçı ve holiganların gözlerini korkudan belertmek; kendilerini pazarlamaktan başka amaçları ve değerleri olmayan, taptıkları benliklerini bu tapınıları ile kısırlaştırdıkça kısırlaştıran, sürekli olarak edebiyat iktidarı/iktidarları ihdas ederek put yapıp put satma çukuruna düşen, hiçbir şeyi beğenmemeyi bir yetkinlik göstergesi gibi gösterip kim daha büyüklenirse onun büyük olduğuna/olacağına inanan dar kafalı edebiyat asalaklarının sıfıronur kellerine basmak istiyordu ya, olmaz, olmazdı. Büyük ülkülerin, büyük acıların, büyük amaçların göğüne bakamayan ensesi çıbanlı bu tiplere de merhamet göstermeli, kirli mülkiyetin ve kara siyasanın zehirli ufunetine uğramalarını mazeret olarak görmeliydi. Öyle de yaptı.

Kurban bayramı geldi. Kurbanı ve kurbanlığı iyi düşünmek ve idare etmek gerekiyor. İsmail'ini kurban edebilen ancak İbrahim olabiliyor. Kierkegard haklı: Yalnızca bıçağı çeken İshak'a kavuşur. İsmail'e yani.

Bir nokta'nın daha çok insanla buluşması için göstereceğiniz çabanın size katkıları olacaktır.

“yalnız soğuk havalarda evine sığınılan yaşlı pansiyoncu kadın değildir, şiir” diyor Ece Ayhan, “Başıbozuk Günceler”inde. Ekleyelim, ve dahi edebiyat.

Esenlikler…

M.S.

İrtibat:
www.istanbulbirnokta.com
Örnek Mahallesi 35. Cad. No: 26 Üsküdar 81190 /İstanbul
0216 324 36 05
bilgi@istanbulbirnokta.com

"Edebiyat Ortamı" dergisi


EDEBİYAT ORTAMI'NDAN (OCAK - ŞUBAT 2009, 6. SAYI)

Sayılar içinde bir’in hatırı vardır. Hatta El-Kindî bu hatır meselesini öyle bir noktaya taşır ki sayıların iki’den başladığını söyler. Bir’i ayrıştırır, seçkinleştirir. Onun anlamını yüksek bir yere çıkararak ruhun nefesiyle yıkar, arıtır.

Biz de bir’in hatırını kırmadık.

Bu sayımızla birlikte bir’inci yılımızı tamamlamış olduk. Mutluluk ve tehlike arasında koşup durduk. Bir bir saydık. Az az biriktirdik. Çoğun yankısını duyduk. Her az çokluğun yanında kendini imha eder. Su görününce teyemmüm bozulurmuş. Ama bu durum az’ın değerini düşürmez. ‘Az olmak’ başka bir şey, ‘azalmak’ başka bir şey. Biz ‘azımızın çoğa sayıldığını’ umuyoruz.

*

Gelecek yıllara ilişkin iki projemiz var.

Birincisi, Server Vakfı ile birlikte düzenlediğimiz ve ilkini bu yıl şiir dalında vereceğimiz ödülü gelecek yıldan itibaren birkaç dalda birden vermeyi amaçlıyoruz.

İkincisi, gelecek yıldan itibaren şiir yıllığı düzenlemeyi planlıyoruz. İlki 2010 yılının Şubat veya Mart ayında dergimizle birlikte okura sunulacak. Yıllığın adı EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI olacak. Mümkün olursa bir de öykü yıllığı düzenlemeyi düşünüyoruz. Şiir yıllığına kitap ve dergi göndermek isteyenler için adresimiz şöyle: Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı, GMK Bulvarı 24/8 Kızılay- Ankara.

Bunların, mevcut yıllıklardan ne tür bir farkı olacağını hep birlikte göreceğiz.
Yıllık mevzuu bugüne değin ‘tek elden’ yürütüldü. Tek tük çıkışlar haricinde genel olarak böyle oldu. Bunun ne tür yanlışlar doğurduğunu burada sayacak değiliz. Mesele sadece şu ismi alıp bu ismi almamada kalsaydı geçip gidilebilirdi belki. Ama bu kadarla kalınmadı. Zülf-ü yâre dokunuldu. Şiirin canlı doğasına müdahale edildi. Donuklaştırıcı bir müdahaleydi bu.

Öte yandan, çoğu yıllık bir ‘seçki’ olmanın ötesine geçemedi. Yorumların katkısına pek itibar edilmedi. Şairler ve şiirler hakkında söz söylemekten kaçınıldı.

*

Bu sayımızın söyleşi konuğu çağdaş Amerikan şiirinin öncü şairlerinden Robert Bly. Söyleşi, iki farklı söyleşiden yapılan çevirilerin bir araya getirilmesi şeklinde oldu. Bütünlüğü bozmamaya özen gösterdik. Bu bölümün oluşmasına önerileriyle katkıda bulunan Sadık Yalsızuçanlar’a, çevirileriyle katkıda bulunan Naim Öztürk’e, Fatma Zehra’ya ve özellikle İrfan Çevik’e teşekkür ediyoruz.

Bly, ülkemizde pek tanınan bir isim değil. Çok fazla çeviri yapılmış olduğunu söyleyemeyiz. Oysa Amerikan şiirinin ilginç ve öncü şairlerinden biri olarak biliniyor ve birçok yabancı dile çevrilmiş kitapların sahibi. Sevgili dostumuz Sadık Yalsızuçanlar’ın esprili ifadesiyle ‘Amerika’nın Sezai Karakoç’u’. Söyleşiyi zevkle okuyacağınızı umuyoruz.

Ali Çolak, ‘Namahrem Ağaçlar’ adlı güzel bir denemeyle bu sayımıza katkıda bulundu. Çolak’ın katkıları diğer sayılarımızda da devam edecek.

Turan Karataş’ın, Orhan Pamuk’un son romanı Masumiyet Müzesi hakkındaki yazısını ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Karataş, hem Orhan Pamuk’a hem de Masumiyet Müzesi’ne farklı bir bakış açısıyla eğiliyor.

FotoğraflıYORUM bölümümüzün bu sayıdaki konuğu usta öykücümüz Mustafa Kutlu. İçinizi ısıtacak bir metin. Tam bir Mustafa Kutlu öyküsü. Tatlı ve derinlikli.

Okuyacağınız iki öykünün biri Gökhan Özcan’a diğeri Kahraman Çayırlı’ya ait. Çayırlı’yı önceki sayılarımızda yer alan şiirlerinden hatırlayacaksınız. Bu defa bir öyküyle yer alıyor dergimizde. Genç bir yazar için iyi haberler veren bir öykü.

Yusuf Turan Günaydın, kitap-kitabevi-okur ilişkileri bağlamındaki yazılarına devam ediyor. ‘Üzüm Kitap Bağ Yazar’ başlıklı yazısında kitap jenerikleri üzerinde duruyor. Bu yazılar sürecek.

Bu sayımızda dört şiir yer alıyor. Şiirler Arif Ay’a, Mustafa Aydoğan’a, İbrahim Eryiğit’e ve M.Bilge Biltekin’e ait.

Yazısaati ve Okuma Salonu bölümlerimizde yer alan değini ve eleştirileri de severek okuyacağınızı umuyoruz.

Bu sayımızın sayfa sayısı biraz kabarık oldu: seksen sayfa. Bu, hiçbir şeye işaret değildir. Bazen böyle olacak. Ama, genel olarak sayfa sayımızı altmış dörtte tutmaya çalışacağız.

Son bir not: Bu sayıyla birlikte abonelik süreleri dolan okurlarımızın aboneliklerini yenilemelerini istiyoruz. Dergimize olan ilgi, sevgi ve katkılarını aynen sürdürmelerini diliyoruz.

İyi okumalar…

İrtibat:
Server Vakfı GMK Bulvarı No:24/8 Kızılay/ANKARA
edebiyatortami@gmail.com
0.312.229 82 44

2009-01-08

"Temrin" düşünce ve edebiyat dergisi


"Temrin" düşünce ve edebiyat dergisi, Sayı:9, Ocak 2009

Aylık edebiyat dergisi Temrin, yeni yıla dokuzuncu sayısıyla girdi. Her sayısıyla daha tanınır, daha aranır, daha takdir edilir bir dergi durumuna gelen Temrin, sekizinci sayısını “Yahya Kemal Özel Sayısı” yapmıştı. Yedinci sayısında Tataristan’ın milli şairi Abdullah Tokay’ın Türkçe şiirlerine dikkat çeken derginin açtığı bu dosya Tataristan’da geniş yankı buldu. Tataristan Yazarlar Birliği tarafından dergiye teşekkür mektubu gönderildi ve dergi Tataristan basınında sürmanşetten verildi. Haberin detayı derginin ocak sayısında yer aldı.

Dergiye sahip çıkan, yazı gönderen veya ilgi duyan insanların sayısının her geçen gün arttığı belirtilen açıklamada şöyle denildi: “Dergi, dağıtım şirketlerinin dışında, ülke genelinde örgütlenmeye ve bayi sistemi kurmaya başladı. Derginin ‘bayi listesi’nde yer alan ‘Van, Maraş, İslâhiye, Sivas’ gibi bayiler bunlardan bazılarıdır. Derginin sadece Van’daki satışı iki ay içinde ‘iki’den ‘on’a çıkmış durumda… Bu sayı birçok yerde katlanarak artıyor. Dergi geçen sayıdan itibaren edebi türlere göre ‘hakem heyeti’ kurdu. Bu heyet, uzmanlık alanına göre, kendisine gelen yazıları inceliyor ve üç kategoriye ayırıyor: ‘Yayımlanabilir olanlar, düzeltilerek yayımlanabilir olanlar ve yayımlanacak durumda olmayanlar.’ Böylece yazıları daha detaylı inceleme imkânı oluyor.”

Temrin dergisinin Ocak sayısında şu isimler yer alıyor: “Yusuf Özkan Özburun, Şeref Yılmaz, Uğur Uzunok, Kemalettin Örs, Kamil Çağlar Aksu, Leyla N. Karaca, Hatice Uzun, Şeniz Bayır, Hatice Eğilmez Kaya, Selma Ayerdem, Fatih Kutlu, İmdat Akkoyun, Güzin Akyüz, Reyhane Gümüş, Rabia Avcı, Tuba Genç Fidanlı”

Temrin dergisi, ocak sayısında birbirinden değerli şiir, deneme, öykü ve biyografi yazılarıyla okuru selamlıyor.

İrtibat:
temrindergisi@gmail.com
Elit Özel Dersanesi Halit Ağa cad. No: 22 Kadıköy/İstanbul
Tel: (0216) 550 81 51

Kuşluk Vakti Dergisi’nin 9. sayısı yayımlandı !..

Beyaz düşleriniz bol olsun!

Merhabalar,
Sizleri beyaz düşler ülkesinden selamlıyorum.
Zifiri karanlıklar beyaz bir yürüyüşe çıkalıdan beri bizim de yolculuğumuz sürmekte. İnsandan insana, gönülden gönüle.

Beyaz düşleri, kutsal bir yolculuktur aslında. Sonu olmayan güzel bir masalda yaşar gibi yaşamak cümle güzel aşkları.
Masal vakti…

Doğan günle birlikte uyuyan çocuk doğruldu ve haykırdı. Beyaz bir düştü gördüğü. Hayır görmek için hayra yoruldu.

Çok zaman geçti. Çocuk büyüdü büyüdü ve bir beyaz adama dönüştü. İlkin beyazlarla karşılandı sonunda beyazlarla uğurlanacağından ötürü. Bembeyaz sayfalar açıldı önüne beyaz yazılar yazması için beyaz düşler kurması için.

Beyaz adam ilkin beyazından bir ev yaptı kendine. Bahçeli ve bahçesinde beyaz çiçekler açan meyve ağaçları.

Beyaza durmuş ağaçlar tıpkı beyaz düşleri gibi.Beyaz meyveler; beyaz çilek, beyaz domates, beyaz muz. Beyaz ,beyaz ve hep beyaz…

Ve beyaz düşler…

Beyaz adam beyaz düşleriyle önce sokakları yürüdü ve ardından caddeleri. Sonunda yolu kentlere düştü. Bir bir dolaştı kenti varoşlarına kadar ve boydan boya ve beyaz adımlarıyla.

Beyaza durdu şehrin göğü ve altında barındırdıkları.Beyaz bir gökkuşağı alışık olmadık biçimde sarıp sarmaladı tüm şehri.Bir sürü beyaz adam..

Gün geldi beyaz şehrin beyaz adamları beyaz yolculuklara çıktı deniz aşırı. Yeni yeni ülkeler çıktı karşılarına.Derken bu beyaz salgını tüm ülkeleri boydan boya kapladı, sarıp sarmaladı.

Artık ülkelerin beyaza çalmayan hiçbir şehri kalmadı. Gün bile beyaz doğar oldu her sabah. Yağmurlar beyaz beyaz tüştü toprağa.

Ve çocuk bildi.Kutsal bir yolculuğun ilk adımıydı gördüğü beyaz düşleri.

Sevgili dostlar,
Sizleri böyle mini bir masalla selamlamak istedim.Düşünsenize böyle bir ülke masallarda bile ne kadar güzel duruyor.Ya gerçeğinde!?
Güzellikten, incelikten yanadır tavrımız.İnsanları bir kırağı tanesinden selamlamasını bilmeyenlerin beyaz ülkeler kurması zor.

Bir kuşluk vakti bunun için çıkmıştı yola, düşe kalka sürdürdüğümüz yolculuğa. İstiyoruz ki yürüdüğümüz sokaklar, caddeler bizi kirletmesin, beton duvarlarıyla şehirler boğmasın. Bütün yollar Hira’ya çıksın.Bu kutsal yürüyüşe katılanlara şimdiden eyvallah!

Salih Güzel

***

Salih Güzel’in "Beyaz düşleriniz bol olsun!" dilek ve temennisi ile çıkan Ocak 2009sayısının şairleri; Murat Soyak, Rasim Demirtaş, Şahin Taş, Gürkan Gündüz, Hasan Hüseyin Cesur, İbrahim Gökburun, Salih Güzel ve Serap Arslan.

Melek Altun, "Kelimelerin Başkaldırısı" isimli yazısı ile "Yazıyorum Çünkü…"nün konuğu.

"Erie Gölünün Kıyısından" isimli yazısı ile "Dünyanın Kalbi"nde Ali Osman Kurun ABD den sesleniyor.

Tayyib Atmaca "Ebemkuşağının Altında" ile günlüklerine devam ediyor. Muhsine Arzu, Mustafa Ökkeş Evren, Reşit Güngör Kalkan denemeleriyle ve Gökhan Tirirtçi ise hikayesi ile katkı sağlamış.

İrtibat:
kuslukvakti46@gmail.com
www.kuslukvakti.blogcu.com
P.K:106 Manisa

2009-01-04

"Bozgunda Bir Fetih Düşü" Yahya Kemal Beyatlı


"Hece" dergisinin Ocak 2009 tarihli sayısı Yahya Kemal özel sayısı olarak yayımlandı. İçindekiler:

Hasan Aycın/Çizgi 10
1.Bölüm:
Hayatı, Kişiliği, Düşüncesi
Ercan Yıldırım/Türk Ruhu ve Cumhuriyet Kültürü Arasında Sahiciliği
Yakalayamayan Şair: Yahya Kemal 11
Süleyman Hayri Bolay/Yahya Kemal ve Din 25
Abdurrahim Karadeniz/Yahya Kemal’in Tarih Perspektifine Dair Bazı Dikkatler 46
Vefa Taşdelen/Yahya Kemal’in Şiirlerinde Zaman 52
Köksal Alver/Yahya Kemal Şiirinde Şehir ve Mekân 58
Selim Somuncu/Yahya Kemal ve İstanbul 64
Mehmet Narlı/Yahya Kemal Havza Medeniyeti ve Nev-Yunanilik 73
Süleyman Hayri Bolay/Yabancılaşma Karşısında Yahya Kemal 79
Kenan Çağan/Milliyetçi Muhafazakârlık ve Yahya Kemal Düşüncesi 86
Murat Erol/İsim, Şehir ve Tarih Eşittir Yahya Kemal 98
Ali Emre/“Türk Sağı” ve Yahya Kemal 115
Asım Öz/Yahya Kemal’in Kimliğinin Yapılanma Sürecinde Paris Yıllarının Etkileri 122
Süleyman Ceran/Yahya Kemal ve Türk Müslümanlığı 132
Hilmi Uçan/Üç Şair Üç Şiir: Tevfik Fikret, Yahya Kemal ve Baudelaire 137
Nurşen Aldı/Öze ve Eve Dönüşün Şairleri: Mehmed Âkif ve Yahya Kemal 149
Selahattin İpek/Yahya Kemal’de Kadın ve Aşk 154
Sadık Yalsızuçanlar/İhtiyar Şarkın Son Firarisi/Saraydaki Dergâhın Son Şairi 160
Mustafa Şerif Onaran/Yahya Kemal Beyatlı’nın Şiirinde
Rintlik Anlayışı ile Tasavvuf Öğeleri 167
Sermet Sami Uysal/Annesinin Ölümü Üzerine Göçebeleşen Yahya Kemal… 172
Dinçer Ateş/Yahya Kemal’in Cumhuriyet ve Çankaya’yla İlişkisi yahut
Kendi Kaleminden Siyasi Portresi 178
Kadir Can Dilber/Yahya Kemal’in “Ev”den Ayrılışları, Seyahatleri
ve Yurt Dışı Görevleri 183
II. Bölüm:
Şair Yahya Kemal (198-343)
Celâl Fedai/Şiirin Rejenerasyonu Kürsüsünde Yahya Kemal’in Poetik Tercihi 198
Mustafa Muharrem/Müze-Şiir mi, Saltık Olan mı? 203
Şaban Sağlık/Yahya Kemal’in Şiir Estetiği 208
Ali K. Metin/Sorumluluğun ve Kuruluşun Şairi Olarak Yahya Kemal 233
Ümit Apaydın/Eski Şiir ve Yahya Kemal 244
Bekir Şakir Konyalı/Kendi Gök Kubbemiz’den Hareketle Yahya Kemal Şiiri ve Sorunları 249
Yavuz Bayram/Divan Edebiyatı Bağlamında Yahyâ Kemâl Şiirinin Kaynakları 255
Ali Galip Yener/Muhafazakârlık ve Şiirde Yerlilik/Millilik
Bağlamında Yahya Kemal Şiiri Üzerine 275
Turan Koç/Yahya Kemal’in Şiirinde Din Duygusu 281
Dursun Ali Tökel/Bir Medeniyet ve Kültür Göstereni Olarak
Yahya Kemal’de Mitolojik Tavır 287
Mustafa Özbalcı/Vatanın ve “İstanbul’un Şâiri” Yahya Kemâl Beyatlı 304
İbrahim Tökel/Yahya Kemal ve Modern Şiirimizin Kuşluk Vakti Üzerine Fragmanlar 314
Gökhan Tunç/“Tanrı Şair” Yahya Kemal’in Bir Baba Figürü Olarak Türk Şiirine Etkisi 317
Mustafa Çıpan/Yahya Kemal Beyatlı’nın Bestelenmiş Şiirleri ve
“İstanbul’u Fetheden Yeniçeriye Gazel”i Şerh Denemesi 330
III. Bölüm:
Şair Yahya Kemal (344-398)
Cemal Şakar/Yahya Kemal: “Şiir, Şiir Olsun Kâfî Derim” 344
Hasanali Yıldırım/Yahya Kemal’in Yerine Dair Yedi Cümle 351
Mustafa Karaosmanoğlu/Eleştirinin Korku Temelleri veya Yahya Kemal Özelinde Eleştiri 353
Hüseyin Tuncer/Yahya Kemal’in Paris’teki Kazanımlarının
Tarih ve Edebiyatımıza Yansıyan Boyutları Üzerine Çıkarımlar 359
Gönül Utku/Siyasi Hikayeler’iyle Yahya Kemal 367
Özlem Fedai/Vatanın Hülâsası “Aziz” İstanbul, Öz Şiirin Hülâsası Yahya Kemal 371
Salih Nurdağ/Yahya Kemal’in Edebiyat ve Kültür Anlayışına
Aziz İstanbul ve Eğil Dağlar’dan Bakmak 377
Necati Mert/Yahya Kemal ve “Anne Sütü” 386
Recep Ayık/Yahya Kemal’in Sohbetleri 391
Ömer Aksay/Eskiz Defteri (10):Yahya Kemal Beyatlı 395
Iv. Bölüm:
AnIlarda Yahya Kemal (399-435)
Recep Duymaz/Yahya Kemal Beyatlı’nın Balkan Hatıraları 399
Zeki Gürel/“Kaybolan Şehir”de Yahya Kemal Tuttu Elimden 408
Abdülhak Şinasi Hisar/Bir Gün, Vasiyet Eder Gibi… 420
Mahir İz/Şiir ve Edebiyatla Alâkadar Bir Çevrede Yahya Kemal 421
Nihad Sami Banarlı/Bir İnsan Nasıl ve Hangi Şartlarda Yahya Kemal Olabilir? 423
Necip Fazıl /Tarih Muallimi Yahya Kemal 424
Baki Süha Ediboğlu/Yahya Kemal Beyatlı 426
Adile Ayda/Mülâkatın Hikâyesi 429
Hakkı Süha Gezgin /Yahya Kemal 431
Mina Urgan 434
V. Bölüm:
SoruŞturma (436-466)
Atasoy Müftüoğlu/Yahya Kemal ve Kimlik Hastalıkları 436
Cahit Tanyol/Yahya Kemal’de Tarih ve Devlet 438
Abdullah Uçman 441
Ertuğrul Günay/Yahya Kemal’e Ait Bir Şimdiki Zaman Düşü 443
Talât S. Halman/Kemal’e Erişmek İdeali 445
Vecihi Timuroğlu/Yahya Kemal Beyatlı Üzerine 446
Ahmet Oktay/Yahya Kemal’e Dair… 448
Doğan Hızlan/Yahya Kemal Beyatlı Yeterince İncelendi (mi?) 449
Oğuz Demiralp/Yahya Kemal’e Dair… 452
Veysel Çolak/Ses, Ölçü, Sözcük ve Konu Fetişisti Bir Şair: Yahya Kemal 454
Süreyya Berfe/İstanbullu Bir İhtiyar: Yahya Kemal 458
Yavuz Demir 459
Hüseyin Atlansoy/“Sipahi” 460
A. Ali Ural/Evi ve Kitabı Olmadı Fakat Vatanı ve Hayali Vardı 461
Hicabi Kırlangıç/Aruzun Pastırma Yazı 462
Ali Ayçil/İstanbul’un Büyüttüğü Ankara’nın Yuttuğu Dev 464
Gürsel Aytaç/Yahya Kemal Beyatlı 466
VI. Bölüm) ALBÜM (467-498)
VII. Bölüm: Kaynakça (499-576)
Yusuf Turan Günaydın/A. Yazılar-501 • B. Haberler-551 • C. Kitaplar-552 • D. Kitaplarda Bölümler-556 • E. Yazı Dizileri-563 • F. Antoloji, Edebiyat Tarihi, Yazar Sözlükleri,
Albüm ve Dizinler-564 • G. Ansiklopedi Maddeleri-567 • H. Dosyalar-569 • I. Özel Sayılar-569
J. Röportajlar-570 • K. Soruşturmalar ve Anketler-571 • L. İthaf Şiirler, Nazireler-571
M. Yahya Kemal’den Tercümeler-573 • N. Eserleri-574 • O. Tezler-574

İrtibat:
http://www.hece.com.tr

2009-01-03

Haksöz dergisinde Gazze



HAKSÖZ OCAK 2009, 214.SAYISI ÇIKTI

Haksöz Dergisi 2009 yılının ilk sayısını yayınladı. 214. sayıda Haksöz, Gazze’de yaşanan Siyonist katliamı manşete çekti: “Siyonizm Gazze’de İnsanlığı Katlediyor!” diyen Haksöz, herkese sorumluluklarını hatırlatan çağrılarda bulunuyor.

Gündem yazısında aylardır süregelen kuşatmayla zayıf düşürülmüş, gıdasız, yakıtsız, ilaçsız bırakılmış Gazze'nin soykırım boyutuna varan füze saldırılarına karşı başını dik tutmasının gurur vericiliğine dikkat çeken Haksöz, Türkiye ile İsrail arasında sürdürülen ilişkiyi hedef almaya çağırıyor. "Gazze kuşatmasını zincirin buradaki halkasını kırmak suretiyle zayıflatmalı ve böylece kardeşlerimize, Filistin'in özgürlüğü mücadelesine, İslami Direniş'e sahip çıktığımızı göstermeliyiz!" diyen Haksöz, somut taleplere işaret ediyor.

Derginin yayına hazırlandığı sırada gerçekleşen katliama duyulan öfkenin güncesinin verildiği dergide; ülkenin çeşitli şehirlerinde kuşatmaya ve katliama karşı ortaya konan tepkilerden ayrıntı ve fotoğraflara yer veriliyor.

"İşgalciler ve İşbirlikçileri" başlıklı yazısında Iraklı gazeteci Muntazar ez-Zeydi'nin ayakkabı eylemi üzerinden Irak'ta işbirlikçiliğin sefaletine değinen Rıdvan Kaya, konuyu Mısır'ın Gazze ambargosundaki rolüne dikkat çekerek genişletiyor.

Açık Toplum Enstitüsü ve Boğaziçi Üniversitesi'nin hezeyan dolu "mahalle baskısı" araştırmasını konu edindiği yazısında Bahadır Kurbanoğlu, araştırma/anketin çelişki ve tutarsızlıklarını ortaya konuyor. TRT'nin Kürtçe TV'sini ele alan Eta Bektaş ise Kürtçe TV'ye karşı çıkanlar ile bunu destekleyenlerin tezlerini kıyaslayarak TRT Şeş ile bastırılamayan toplumsal taleplerin manipülasyonun mu hedeflendiğini tartışıyor. M. Ali Aslan, Can Dündar'ın "Mustafa" filmine yönelik tepkiler üzerinden "Atatürk fetişizmi"ni ele alıyor.

Bir diğer yazısında Rıdvan Kaya, ülke gündeminde çokça tartışılan "Ermenilerden özür kampanyası"nı değerlendiriyor. Tartışmanın taraflarının tutarsızlıklarına ve ırkçı boyutlarına işaret eden Kaya, Ermeni tehciri üzerinden şoven zihniyetle hesaplaşmanın gerekliliğine dikkat çekiyor. Bildiriye karşı çıkanlarla birlikte bildirinin sorunlu taraflarını da eleştiren Kaya, özür bildirisini neden imzalamamız gerektiğine de cevap veriyor.

Bombay'da yaşanan saldırıları ele alan Murat Özer, olaydan ayrıntılara da yer verdiği yazısını Müslümanların Keşmir sorununa yaklaşımlarıyla bağlıyor. Bu çerçevede Hindu fanatiklerin Müslümanlara yönelik terör saldırılarını konu edinen Yusuf Abdullah'tan bir çeviri yazıya yer veriliyor. Bir diğer çeviri yazıda ise Dr. Pervez Şafi, küresel ekonomik kriz üzerinden ABD imparatorluğunun çöküş sürecini değerlendiriyor. ABD'nin Sovyetler benzeri bir süreç yaşama ihtimaline dikkat çeken Şafi, ABD'nin sonunun yapacağı tercihe bağlı olduğunu belirtiyor.

Kemalist resmi ideoloji tahakkümünün seküler kutsallar üretmesi, toplumu tek-tipleştirmesi, eğitim yoluyla öğütmesi gibi faktörlerle nasıl da bir niteliksizleşme ve toplumsal yozlaşmaya yol açtığını analiz eden Mehmet Pamak, daha özgür bir toplum için Kemalizm dininin zorba kuşatmasına son vermenin önemine değiniyor. Ufuk Aktaşlı ise Tanzimat'tan bugüne muhafazakârlık sürecini yorumlayarak Türk muhafazakârlığının özelliklerini irdeliyor. Cumhuriyet modernleşmesinde beliren iki damar çizgi olan Kemalizm ile muhafazakârlık arasındaki benzeşmelere dikkat çeken Aktaşlı, AKP süreciyle gelinen noktayı da ele alıyor.

Ayetler Işığında Hayat yazı dizisi kapsamında bu ay Fevzi Zülaloğlu akıl-vahiy çatışması ve İslam'da bilginin kaynağı konusunu ele alıyor. Hüseyin Alan, tevhidi uyanış ve arınma sürecimizdeki dinamikleri tartışırken Abdulhakim Beyazyüz, bir önceki sayıda işlemiş olduğu nefs tezkiyesindeki kazanımlarımız konusunu bu konudaki zaaflarımızla devam ettiriyor.

Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Erdem Bayazıt ve İsmet Özel gibi isimler üzerinden Türkiye'deki edebiyat ortamını değerlendiren Ahmet Örs, bu ortamın yaklaşımlarını tahlil ederek İslami düşünce ve siyasete etkilerini yorumluyor. Asım Öz, Cumhuriyetçi yazar Melih Cevdet Anday'ın "Bir Defterden" kitabı üzerinden bilinmeyen bir yönüne dikkat çekerken; Güven Yakar, dergideki son yazı olarak hac izlenimlerini ayetler, hac menasıkları ve bu ibadetin toplumsal yansımaları açısından paylaşıyor.

Derginin arka kapağı ise TC'nin bir çelişkisine ayrılmış: "Afganistan'ı ölüm tarlalarına çeviren işbirlikçi katil Raşid Dostum'a kucak açan Ankara, Çeçen mülteci İmran Abdulazimov'u sınırdışı ederek ölüme yolluyor."

Haksöz Dergisinde Bu Ay Yer Alanlar:

Gazze'nin Onuru İşbirlikçiliğin Zilleti
HAKSÖZ

İsrail Gazze'de İnsanlığı Katlediyor!
HAKSÖZ

Siyonizm'e ve İşbirlikçiliğe Karşı Safları Sıklaştıranların Güncesi
HAKSÖZ

İşgalciler ve İşbirlikçiler
RIDVAN KAYA

"Mahalle Baskısı" Retoriğine Bir Örnek Daha: Resmi İdeoloji Endeksli Anket Baskısı
BAHADIR KURBANOĞLU

Resmi İdeoloji Gölgesinde TRT-Kürd Bastırılmayan Toplumsal Taleplerin Manipülasyonu mu?
ETA BEKTAŞ

"Mustafa"ya Tepkilerin İfşa Ettiği Gerçek: Atatürk Fetişizmi
M. ALİ ASLAN

Özür Tartışmasının Ortaya Koyduğu Gerçek: Şoven Zihniyetle Hesaplaşmanın Gerekliliği
RIDVAN KAYA

Bombay Saldırıları ve Keşmir Sorunu
MURAT ÖZER

Hindu Din Adamları ve Ordunun Terör İşbirliği
YUSUF ABDULLAH

Süper Güçlerin İflası ve ABD İmparatorluğunun Çöküş Süreci
PERVEZ ŞAFİ

Kemalizm Dininin Kuşatması Altında Niteliksizleşme ve Toplumsal Yozlaşma
MEHMET PAMAK

Muhafazakar Düşünce ve Türk Muhafazakarlığı
UFUK AKTAŞLI

İslam Açısından Bilginin Kaynağı
FEVZİ ZÜLALOĞLU

Tevhidi Uyanış ve Arınma Süreci
HÜSEYİN ALAN

Tevhidi Uyanış Sürecimizde Nefs Tezkiyesiyle İlgili Kazanım ve Zaaflarımız
ABDÜLHAKİM BEYAZYÜZ

Türkiye'de Edebiyat Ortamının İslami Düşünce ve Siyasete Etkileri
AHMET ÖRS

"Bir Defterden"de Açığa Çıkan Önemli Bir Ayrıntı
ASIM ÖZ

Bir Hac Hissiyatının Paylaşımı
GÜVEN YAKAR

İrtibat:
haksozdergisi@gmail.com
0 212 524 10 28
http://www.haksozhaber.net

Kitap-lık dergisinde İroni


Sayı: 123 Ocak 2009

Daha önce Metafor (65, Ekim 2003), İmge (74, Temmuz-Ağustos
2004), Ütopya (76, Ekim 2004), Kara Mizah (79, Ocak 2005), Varoluşçu
Edebiyat (86, Eylül 2005), Kolaj (92, Mart 2006), Lirik Şiir (117,
Haziran 2008) gibi dosyalar yapmıştık... İroni de bu dosyaları oluştururken hazırlamayı tasarladığımız, konuştuğumuz bir konuydu.

Uzun süredir “moda”sı geçmeyen bu kavram çevresinde açımlanan
yazarlarımızın sayısı bir hayli. Ancak gölgeli, muammalı bir yanı var;
besbelli kafa karışıklığı da yaratıyor. O nedenle, bir parça “netlik
ayarı yapmak” niyeti beslediğimizi belirtelim hemen. Üstelik cogito
dergisiyle ortak kurduk ki, eski deyimle, “efradını câmi, ağyarını
mâni” olsun...

Dikkatinizi çekecektir, Rüzgâr Gülü’nü tek ama çok ilginç bir yazıyla
geçtik: Hüseyin Rahmi’nin 1921’de İkdam gazetesinde üç parça
yayımladığı “Sigarayı Nasıl Terk Ettim” bizi keyiflendirdi. Bu renkli
kalemin bugün de gündemden düşmeyen sigarayı ele alışı, anlatışı
keyfi çıkarılacak nitelikte.

Şiir, öykü gönderen arkadaşlar çoğunlukla ilgisizlikten yakınıyorlar.
Elbette dergiler yeni imzaların belirdiği, bir filizlenme, bir sürgün
yeridir. İletişimin hızlanması bu noktada rahatlık getirecek yerde tıkanmaya yol açıyor. Kimi zaman gelen maillerin açılması, okunması
bile bizi zorluyor. Yorumlara girmekten çekinmemizin, “olur-olmaz”
türünden kısa, tekdüze yanıtlarla yetinmemizin nedeni sağlıklı bir
yorumun geniş zamanlar, düzenli bir fikir alışverişi gerektirmesi.
Sanki hepimiz biraz daha yalnızız bunca haberleşme ağının ortasında.
Ama bildiğimiz bir yol var: Okumak.

Melih Cevdet’in son yıllarında bir gün Mehmet H. Doğan’a "okuyamadığı için yazamadığı”ndan yakındığını unutmayalım (Mehmet
H. Doğan’ın YKY’den çıkacak anı kitabı Şimdi Uzaklardasın bugün
aramızda olmayan birçok şair ve yazarı bize yaklaştırıyor).

İyi seneler, iyi okumalar.

Murat Yalçın

İçindekiler:

RÜZGÂR GÜLÜ

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Turgut Yüksel

ŞİİR

Hüseyin Peker -Yön Damgası

Gültekin Emre - Eksik Yüz

Mehmet Mümtaz Tuzcu - Ağıtlar

Murathan Mungan - Kuyuda, Derin Kara, Asıl, Tane

Metin Cengiz - Yaprak Dökümü

Ali Asker Barut - Seni Düşününce

Cem Uzungüneş - Köpek

Yücel Kayıran - ronin

Mehmet Can Doğan - Söz Saçısı

Uğur Aktaş - biz olmasak ölür

Seyyidhan Kömürcü - kış kahrı

Olcay Öztunalı - escasa/eskaza

Ahmet Hamit Yıldız - Kıyı

ÖYKÜ

İlhan Durusel - “Tüyübozuk Hikâyeler”den

Yiğit Bener - alaz

Seyit Göktepe - inziva

Pınar Sönmez - Böcek

Nalan Karaduman - Kervan

DENEME

Alâattin Karaca - Yahya Kemal Hangi Şehrin Şairiydi?

Adil İzci - Böyle Bir Sokakta...

Osman Çakmakçı - “Alınyazım Defteri”nden

Ahmet Bozkurt - Şiir ve Sinema

DOSYA

İRONİ

William van O’Connor - İroni

Northrop Frye - Kış Mitosu: İroni ve Hiciv

Cort Egan - İroninin Kurbanı

Gregory Currie - Yapıt ve Metin

Fredric Jameson - Biçimci Yansıtma

Pierre Schoentjes - Yazınsal İroni İmgeleri

Enrique Vila-Matas - İroni Üstüne

Hulki Aktunç - İroni mi? Ben nereden bileyim?

küçük İskender - Trajiironik Metinler

Oğuz Demiralp - Saatlerin Karıştığı Vakit

Necip Tosun - İronik Portreler: Tahsin Yücel Öykücülüğü

Nazmi Ağıl - Karanlığın Yüreği ya da Yüreğin Karanlığı

BABİL KULESİ

Zeynep Bayramoğlu - Sanat Eseri Gibi Bir Hayat: Tanpınar’ın Günlükleri ve Ötesi

Nalan Barbarosoğlu - Kasırganın İçinden Kasırgaya Kuşbakışı

Ömer Ayhan - Bir Eşik Romanı: Saat Altıda Gel

Orhan Kahyaoğlu - 2000’li Yıllarda Bir Şiir Açılımı: Kadın Şairler

Ramis Dara - Meşe Fısıltıları Mitolojisi

Gürgenç Korkmazel - John Clare’in Şiiri ve Doğa

Türk Edebiyatı dergisi


HASBIHAL

Sevgili Türk Edebiyatı okuyucuları,
Mehmed Âkif’in aile fotoğraflarını yayımladığımız aralık sayımız, tahminimizin de üzerinde ses getirdi. Her sayımızla edebiyat dünyasındaki yerimizin bir daha sağlamlaştığını biliyoruz. Bunda elbette sevgili okuyucularımızın teveccühü önemli rol oynuyor. Onların desteği, bütün imkânsızlıklara rağmen bizde her sayıyı bir öncekinden daha iyi hazırlama arzu ve heyecanı yaratıyor.

Yeni yıla ufak tefek değişikliklerle girdiğimizi, sayfaları çevirmeye başlayınca fark edeceksiniz. Başından beri sıkıntı yaratan başlık altı resimlerini kaldırarak yeni bir başlık düzeni geliştirdik. Ayrıca yazılarımızı bundan böyle 10 değil, 10.5 puntoyla okuyacaksınız. Böylece gözleriyle problemi olan okuyucularımızın şikâyetlerini gidermiş oluyoruz.

Yeni yılın ilk sayısını uzun zamandır düşündüğümüz “Resim ve Edebiyat” konusuna ayırdık. Bu sayımızda kadın yazarların çokluğu sanırım hemen dikkatinizi çekecektir. Edebiyat tarihçiliğimizin en velût imzalarından biri olan Prof. Dr. İnci Enginün hocamız, Türk romanında resim ve ressamlar üzerine yazdığı bilgi yüklü bir denemeyle dosyamızı zenginleştirdi. Cumhuriyet Döneminde Resim ve Edebiyat İlişkisi adlı bir de kitabı bulunan Dr. Hatice Bilen Buğra da bu sayıda hem bir yazıyla, hem de hocası Prof. Dr. Selçuk Mülayim’le gerçekleştirdiği bir mülâkatla yer aldı. Denemelerini severek okuduğunuzdan emin olduğum Hülya Atakan, Proust’un zengin dünyasında gezinerek bu büyük romancının resim sanatıyla ilişkisini enine boyuna irdeledi. Muhterem Yüceyılmaz, İstanbul’un yokuş ve merdivenlerinden söz ederken, Ayşe Göktük Tunceroğlu, zencilerin Amerika’ya köle olarak getirilmeye başladıkları tarihten Barack Hussein Obama’nın ABD Başkanı seçilişine uzanan uzun ve trajik hikâyeyi çarpıcı bir biçimde özetledi. Funda Özsoy Erdoğan ise Mustafa Kutlu’nun Huzursuz Bacak adlı son hikâye kitabını değerlendirdi. Evet, bu sayıda tam altı kadın yazarımız var.

Turgay Anar “Gözün Vicdanı” başlıklı yazısında, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın resim sanatıyla derin ilişkisini ele aldı. Geçen sayımızda İkinci Yeni hakkındaki sorularımıza doyurucu ve kapsamlı cevaplar veren Doç. Dr. Alâattin Karaca, bu sayıda da kısa bir süre önce kaybettiğimiz İlhan Berk’in modern resimle ilişkisini ve bunu şiirlerine nasıl yansıttığını anlattı. Senail Özkan’ın “Goethe’nin Bir Ressam Olarak Portresi” başlıklı yazısından Goethe’nin bizde az bilinen bir tarafını, ressamlığını öğreniyoruz. Ben de Tanzimat’tan 1950’lere kadar resim ve edebiyat çevrelerinin iç içeliğini anlatmaya çalıştım.

Bütün bu yazıları, resim-edebiyat ilişkisini yansıtan metinlerle zenginleştirdik. Mesela Tevfik Fikret’in “Resmini Yaparken” ve Asaf Hâlet Çelebi’nin “Bedri Rahmi” adlı şiirlerini, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Güzel Sanatlar Akademisi’nde estetik hocası olan Ahmet Hâşim’i anlattığı yazısını, Peyami Safa’nın Türk resmini değerlendirdiği kısa bir fıkrasını, Halide Edib’in bir romanından resimle ilgili bir bölümü ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Paris’te sergileri ve müzeleri gezerken tuttuğu notlardan bazılarını sizin için seçtik. Bütün bu metinleri zengin bir görsel malzemeyle desteklediğimizi söylemeye gerek var mı?
Bu sayının sürprizi ise Selim İleri’nin hikâyesi. Değerli yazar, son zamanlarda hatıra-hikâye karışımı ilgi çekici metinler yazıyor. Okuyacağınız hikâye bunlardan biri; eserlerini beğenerek okuduğu ve şahsen tanıdığı Fikret K.’nın, yani Dr. Fikret Ürgüp’ün karmaşık dünyasını anlatıyor.

Unutmadan söylemeliyim: Kırkambar’ımız yine dopdolu.
Geçen sayımızda mutlaka düzeltilmesi gereken iki hatamız var: Kapakta yayımladığımız fotoğrafta, Mehmed Âkif’in eşi İsmet Hanım’ın yanındaki çocukları Suat’la Feride değil, Tahir’le Suat’tır. Zafer Acar’ın yazısında Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Havaya Çizilen Bulut diye zikredilen şiir kitabının adı ise Havaya Çizilen Dünya olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.

Ve bir iyi, bir kötü haberimiz var: Kötü haberimiz, gelecek sayıdan itibaren derginize 1 YTL zam yapmak zorundayız. Bu ay içinde abone olanlar, yapılacak zamdan etkilenmeyecekler. İyi haberimize gelince, yeni bir derginin hazırlığı içindeyiz; yılda iki defa çıkacak hakemli, akademik bir dergi: Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları. Türk Edebiyatı Vakfı, aslında böyle bir dergiye çoktan sahip olmalıydı.

Bütün okuyucularımızın yeni yılını tebrik ediyor, hayırlı, verimli, mutlu bir yıl geçirmelerini diliyorum.

Muhabbetle, efendim.

Beşir Ayvazoğlu