2009-01-24

Filistin duyarlığı Yedi İklim dergisi

Günlerdir yaşanan Filistin duyarlığına aydınlarımız, şairlerimiz, köşe yazarlarımız yoğunlaştılar. Bu insanlık dramının ve benzerlerinin kültür coğrafyamızda yaşanması bir rastlantı değil. Yıllardır, bu, belli bölgelere kaydırılıyor.

Üstat Sezai Karakoç bunu çok önce görmüş, bütün dikkatini kültür coğrafyamıza vermiş uyarıcı olmuştur. Kültür şehirlerimizi merkeze almış büyük şiirine onları katmış. Bağdat, Kudüs, Şam, Mekke ve Medine. Bu dikkat o zaman ciddi bir algı olmasına karşın siyasiler bunun farkına varamamışlardır. Onun şiirleri hem uyarıcı, hem bilgilendirici, hem de diriliş ruhlu. Bu, okur ve gelişecek aydınlar için bir büyük kapı olmuştur.

Nuri Pakdil Kudüs odaklı bakışı ise bugün için daha bir önem kazanıyor.

Cahit Zarifoğlu'nun günün ateşi içinde duyduğu acıyı, şiirini basit bir hamasete düşürmeden ve şiirin içinde kalarak şiirle seslenme duyarlığı kalıcıdır. Hama ve Afganistan onun şiirinde kendini buldu. Unutulmuş olsa bile Zarifoğlu'nun "Hama" şiiri tarihe tanıklık ediyor.

Kâmil Eşfak Berki'nin "Mostar Köprüsü" şiiri de bir kültür ve düşünce tanıklığıdır. Mimar Sinan'ın o muhteşem ve zarif eseri o şiirle yarına kaldı. Yerine yapılan köprü Mimar Sinan'ın köprüsü değil, ruhu da ona ait değil.

Mehmed Âkif, Çanakkale'ye tanıklık olan büyük "Çanakkale destanı" şiirini yazmamış olsaydı bugün Çanakkale algısı bile olmayacaktı. Mehmed Âkif'i yücelten şiiri de budur. En duyarlıklı şiiridir de diyebiliriz. Her dizesi farklı imgelerle yüklüdür ve metaforiktir.

Ne yazık ki, günümüz şairlerinin bir bölüğü bu duyarlıktan ve sorumluluktan kaçıyorlar. Günü yazmaktan kaçınmak sorumluluktan kaçınmak olmalı. Bu acıyı, dramı şairler, sanatçılar hissetmeyecek de kimler edecek?

*

Yedi İklim dergisinin sorumlusu olmam bakımından, dergiden söz etme ayıbını göze alarak bahsetmek zorundayım. Acı duymayan, hissetmeyen, katılmayan biri olamazdık. Günlerdir bu acıyı yüreğimizde ve ruhumuzda yaşıyoruz. Gazete yazılarımı da, bütün diğer konuları bir yana bırakarak bu drama ayırmış bulunuyor bu kalemin sahibi.

Yedi İklim dergisi başlangıçtan beri bu gibi dramlara tanıklık etmek adına da var. II. Dönemin ilk sayısı "Varayım Gideyim Urumeline" adıyla Bosna dramına tanıklık etti ve o sayı bir kıvılcım oldu. Bağdat'a tanıklık etti.

Yedi İklim'de sunuş yazısında dikkat çekilen şudur: "Bugün Yahudiler Batı uygarlığının bir parçasıdır. Ve bu Yahudiler bütün bir ulus olarak bir ölüm makinesine dönüşmüş; hiçbir ilke tanımadan önüne çıkan bütün canlıları; yaşlıları, kadınları, çocukları yok etmektedir. Ve onun parçası olduğu Batı uygarlığının diğer unsurları bu planlı ve kasıtlı öldürmeye destek vermektedir." Böyle bir durumda susmak, tanık olmamak sorumluluktan kaçıştır.

Dergi, kapakta fırtınada savrulan bulutların arasında fışkıran ışık, köşede Filistin bayrağından bir parça ve Yedi İklim logosunun üzerinden havalanan bir güvercin, Ahmet Mercan'ın şiirinden bir bölümle çıktı. Bölgeyi de içine alan kimi ürünleri birlikte verdik. Bu bir bakış. Ahmet Mercan'ın "Gazzeli Gülsüm" şiiri, Kâmil Yeşil'in "Filistinli Ateşböceği" öyküsü yer alıyor. Nizar Kabbani'nin "Belkıs Kasidesi"ni Ali Sözer çevirdi. Mahmud Derviş'in "Muhammed" şiiri ile Gassân Kenefânî'nin "Çalınmış Gömlek" öyküsünü Halim Öznurhan çevirdi. Mısırlı bir şair olan Emel Dunkul'un "Gümüş Kentin Hikâyesi" şiirini Nefise Zehra Küçükağa çevirdi.

Kâmil Eşfak Berki lirik, özgün ve çarpıcı dört şiirle uzun bir aradan sonra birden çıktı. Gül imgesi şairlerinden içten kaynayarak doğan bir şiirle seslenen şiirlerle geldi. Zafer Acar, uzun, özgün bir şiirle çıktı. "Koçaklama". Uzun şiirin zaaflarını ve riskini aşarak. Bu son dönem şiirimiz için önemli bir çıkış. Osman Bayraktar gezi yazılarını sürdürüyor ve yeni dikkatlerle bakıyor. "Yaşantılar" ve "Gökarmağanı" denemeleri. Ahıska Türkçesinde: "Namaz kılmak" "Namaz okumak olarak" ifade edilir. Selçuk Küpçük'ün "Tez dikilmiş Duvak" şiiri de yer alıyor. Öyküler: Kadir Tanır'ın "Çikitanya'nın Özgürleştiriliş Öyküsü", Nuhan Nebi Çam'ın "Bir yaşantı Düşünmek", Meral Afacan Bayrak'ın "Son Teselli", Fatma Rânâ Çerçi'nin "Kırk Köfteciler Yatırı". Burada Fatma Rânâ'nın öyküsünden özellikle söz etmek istiyorum. Uzun soluklu, tiplemesi, sıcaklığı ve yoğunluğu olan bir öykü. Bir de içten içe bir ironi ile öyküsün zenginleştirmiş. Halil Eser çizgileriyle katkısını sürdürüyor. Ali Haydar Haksal "Yahya Kemal'in Hüzünlü ve Duygulu Zamanları: Kur'an ve Ezan" incelemesiyle yer alıyor. W. H. Auden'in "Anlat Bana Aşkın Kanununu" şiirini Ali Görkem Userin çevirdi. Dergide tartışma bölümü epey hareketli. Ali Sözer: "Ayrık Otları ve Kulis Şairleri Arasında Türk Şirinin Durumu", Hüseyin Beheşti: "Edebiyat mı Dediniz?" denemesi, Hakan Arslanbenzer: "Adaletin Bu mu Dünya Yahut Türk Şiiri Yıllıklarının Müdafaası", Aykut Nasip Kelebek: "2008 yılında Birkaç Zayıf Şiir Eleştirisi"ni yazdılar. Yeprem Türk: " Dünya İşleri ve Şiir", İsmail Demirel: "Yepyeni Bir Safahat Bağlamında Birkaç Söz" yazısı yer alıyor.

Not: Dergiye ulaşmak için: 0216 399 19 14 ya da yedikilim@yahoo.com adresinden ulaşılabilir.

Ali Haydar Haksal

Kaynak:
Millî Gazete
20 Ocak 2009

Hiç yorum yok:

SAFAHAT OKUMALARI

SAFAHAT OKUMALARI
Mehmet Âkif'i anlamak ve anlatmak için Safahat Okumaları...

DİRİLİŞ GÜNLERİ, DİRİLİŞ GÜLLERİ

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com