2011-07-23

'Endülüs' adında bir dergi vardı hey!

İşte mütevazı bir memleket dergisi ve İstanbul+Ankara üdebası koalisyonunun bir ürünü: Endülüs. ‘Genel Sorumlu’su Adem Özbay, editörü Murat Karanfil. Üçüncü sayıdan itibaren editör: Hüseyin Akın, koordinatör: Murat Karanfil. 6. sayıda koordinatör: Jan Devrim. Derginin ‘değerlendirme-inceleme-yayın kurulu ise Nejat Turhan, Naim Öztürk, Mehmet Aycı, İbrahim Bülbül, Aşık Serdengeçti, Ahmet Yalçınkaya, Sadık Yalsızuçanlar, Hüseyin Akın ve İbrahim Tenekeci’den oluşmuş.

İlk sayısı Mayıs 1997’de çıkmış; Şubat-Mart 1998’de çıkan 7-8. birleşik sayısıyla yayınına son vermişti. Yalnız hemen belirtelim ki, bu son sayı, “Işığa Doğru: Hz. Muhammed (s.a.v) Özel Sayısı” idi. Mehmet Aycı’nın sürekli şiir yayınladığı dergilerdendir Endülüs; ilk sayının ‘kendinden kapağı’nda bir Gazel’i yer almıştır ve Aycı, şiirini diğer sayılarda da sürdürmüştür. Demek ki koalisyonun önemli elemanlarından biri odur.

Zarifoğlu’nun mektubunun tıpkıbasımı

Derginin ilk sayı arka kapağında, Cahit Zarifoğlu’nun dergi yazarlarından Ahmet Yalçınkaya’ya gönderdiği mektubun tıpkıbasımı yer alır: “Görüyorsunuz hiç şiirden sanattan söz etmedik. Başımızın üstüne bir çatı çatmazsak, nakışları nereye koysak ıslanacak harap olacak.” Tarih: 2.11.1981. Yalçınkaya, Zarifoğlu’nun kitaplaşan Okuyucularla’sında rastlanan bir isimdir. Sahi, Okuyucularla kitaplaştı da, bu vesileyle ‘mezkûr’ okuyuculara gönderilen cevâbî mektuplar niçin toparlanıp kitaplaştırılmıyor efendim? (Biraz zor sanırım) Bunca okuyucu (daha sonra şuarâ, üdebâ) kendilerine gönderilen mektupları saklamadılar mı ki?

Şairlerin ağır bastığı bir dergi kabul edebiliriz Endülüs’ü. Aycı’nın peşinden şiir alanındaki çabasını Ayane ve Kültür Edebiyat’tan sonra Endülüs’te sürdürdüğünü sevinçle müşahede ettiğimiz Osman Selvi’yi ikinci olarak analım. Selvi, daha sonra şiirleriyle gözükmedi bir yerlerde sanırım. Oysa biliyorum ki o, şiirle irtibatını asla kesemez.

Şair ağırlıklı bir dergi

Neyse efendim, sadede avdet edelim; şiir ağır basıyor Endülüs’te demiştik. İşte: Necati Dayı, Abdullah Çelik, Mevlana İdris, Nejat Turhan, İbrahim Bülbül, Murat Karanfil, Tayyib Atmaca, Ahmet Öztürk, Ahmet Veysel, Nurettin Durman, İbrahim Tenekeci, Hüseyin Akın, Mevlüt Işık, Fatma Kars, Hülya Gül, Eshabil Boran, Ümit Obalar, Cevat Akkanat, İbrahim Yolalan, Hakan Albayrak, Cengiz Coşkun, Aladdin Soykan, Fatma Özlü, Ümit Aktaş, Özcan Ünlü, Vural Kaya, Süleyman Teyek, İsmail Totan, R. Mithat Yılmaz, Ali Emre, Adem Turan, Ayşe Melis Hafez, Ahmet Aka, Hüseyin Hilmi Saran, Hayretin Orhanoğlu, Mustafa Celep, Süleyman Pekin, Yılmaz Cüre, Ercüment Gündoğdu, Suavi Kemal Yazgıç, Halil Güney, Cevat Özyurt, Mustafa Oğuz, İbrahim Taşköprülü, İbrahim Akkuş, Selçuk Küpçük, Duygu Ayberk, Serdar Kederoğlu, Mustafa Uçurum, Mehmet Uçar, Murat Soyak, Mehmet R. Karcı, Esma Akgül, Nazir Akalın, Yavuz Bülent Bakiler, A. Vahap Akbaş, Bekir Urfalı, Abdülbaki Kömür gibi, sekiz sayılık bir toplam için kalabalık sayılabilecek bir kadroya, Endülüs’te şiirleriyle rastlıyoruz.


İbrahim Bülbül’ün çağdaş Fars edebiyatından bolca şiir tercüme ettiğini ve Türk okuyucusuna Nimet Mirzazade, Kâzım Sedat Eşkeverî, Azad Tehranî, İmran Selâhî, Asgar Vakidî, Şefi-i Kedkenî, Muhammed Zuharî ve Furûğ Ferruhzâd’ın şiirlerini sunduğunu da belitmeliyiz. Rilke, Abdula Aripov, Peter Hartling, Yusuf Tahir tercümeleriyle Ahmet Yalçınkaya, Ruud’dan Mustafa Pınarbaşı ve Hâfız’dan Mehmet Aycı’nın tercümeleri de cabası. Endülüs’teki tek Hâfız tercümesiyle de olsa Aycı’nın Farsçaya olan ilgi ve vukufiyetini vurgulamadan geçmeyelim.

Hem matbu hem de internetten yayımlanan ilk dergi

Endülüs, Eylül 1997 tarihli 5. sayısının kapağında işaret edildiği gibi “İnternetteki İlk Elektronik Edebiyat Dergisi” idi. Gerçekten o yıllarda edebiyat daha pek internetleşmemişti. Yani Endülüs hem matbu olarak, hem de internet üzerinden yayın yapan bir edebiyat dergisi idi.

Endülüs vesilesiyle, eski dergileri karıştırırken gözüme çarpan bir hususu da dile getirmek isterim: Bu dergilerde sadece birkaç şiiriyle rastlanan ve fakat ‘keşke şiiri sürdürseymiş’ dedirten imzalara rastlanıyor. Bu zevat şiirle, en azından okuyucu olarak da olsa bağlarını koparmamışlardır, eminim. Edebiyat araştırmacılarımız eski dergileri tarasa; bu şairleri bir bir tespit ederek üzerlerine bir inceleme hazırlasa… Neden mi? Onlar şiiri sürdürmeyip ona bir tür ‘ihanet’ etmiş bulunsalar da dergi sayfalarında unutulup gitmelerine gönül razı olmuyor. Belki “Şiire İhanet Eden Şair Namzetleri Antolojisi” bile hazırlanabilir alimallah… Bu belki uyuyan (şiir) devi(ni) dahi uyandırabilir.

Siz bana bakmayın; sayıklıyorum…


Yusuf Turan Günaydın


23 Temmuz 2011
www.dunyabizim.com

1 yorum:

Osman Selvi dedi ki...

Sevgili Yusuf Turan Günaydın, sağol. Şairden önce şiir var sanki. Ve sanki şiir şairini eninde sonunda buluyor. Bu arada Osman Selvi'ye de zaman zaman uğradığı oluyor sevgili şiirin. Bizi unutmaması ancak bir iltifat olabilir.

SAFAHAT OKUMALARI

SAFAHAT OKUMALARI
Mehmet Âkif'i anlamak ve anlatmak için Safahat Okumaları...

DİRİLİŞ GÜNLERİ, DİRİLİŞ GÜLLERİ

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com