2012-06-11

Devletin tekeli özelleşti şiirin tekeli özelleşmedi

Şiirimiz -1

Bir kamyon dolusu şiir döküldü başıma. Kumarda kâğıt çalarken yakalanmış gibi utandım kendimden. Bir kamyon dolusu şiir sokaklardan aşağı akıyor akıyordu. Şiirin böyle akıp gitmesi hem de göz göre akıp gitmesi nasıl bir işti. Rajona tersti bunlar ağam.

Hem rajon herkesin elini öptüğü birşey değil miydi? Bunun kuralı böyleydi arslanım. El ayak öpecektin. Ellere bir sarıldın mı kimse alamayacaktı elinden. Dudakların öpe öpe kuruyacaktı. Ne biliyim işte durmadan yalayacak yalayacaktın.

Ah yine yürüdüm öylece çılgın bir at gibi yürüdüm yine. Tutun dedim elimden. Bak işte kayıp düşüyor öylece. Artislik yapmasını bana niye öğretmedin ah hocam.

Ya hocam nasıl artis olunur. Geçtim işte bilmediğim bir ülkeden. Ah nasıl artis olunur bir türlü öğrenemeden.

Ardında bir felsefesi bir davası olmayan mekanik sesler galerisinden geçtim.

Ellerinde bir mercekle şiirleri büyütüyorlar. Ellerinde bir mercekle şiirleri küçültüyorlardı. Kimisi kızdı kimisi oğlan. Ellerinde mercekler vardı. Ağam bir bak dedim bakmadı.

Ah kız bir kere bak dedim bakmadı. Söyle be akıllı kuşum senin derdin ne de hece hece dokudun egoizmi. Bunun neresi şiir allesen. Bunun adı şiir peki soyadı ne. Yoksa soyadı kanunu çıkmadan önce mi yazdın.

-Bak ben fakir bir şairim üstüme gelme.

Ya cüzdanın kadar mı itibarın ya bu mu kazanması bu kumarın. Kelimelerin izzeti nefsiyle mi oynamak şiir.

Kop hacı devir kopma devri diye facebook ta sayfa açmışlar. Ne bu ya. Orta anadoludan şöyle bir baktım da ;

-Herkes kopmuş gardaşım.

-Bakale didim nörüyüm didim. Şu kanaraların yaptığıda ne. Essahtan şiir olsa da ben gam yemesem.

Dübeş attım yek geldi. Ne umdum ne buldum. Editörler yazarı saymaz adamdan. Yazarlar kurtulamaz bu edebi idamdan. Kurtarsan yüce mevlam cümlemizi bu gamdan. Bunlar insanı saymaz insandan.

İnsanın arkasında bir kamyon dolusu şiir olacak değilmi. Başkasının başına dökmek için. Hem de bir kamyon dolusu şiir.

Hele o şair yok mu? O bayan olan şair. Hani adı ve soyadı kadar tanınan o şair yok mu?

Nedense mırıldanıyor durmadan. Nedense bir kedi gibi aynı.

Bir kamyon dolusu şiir dile kolay ayıkla ayıkla bitmiyor. Kiminin rengi sarı kiminin ki ak ah beni de vursalar bir kamyon dolusu şiir yerine, bir kamyon dolusu şiir bu usta. Yaz yaz bitmez.

-Armutun dalda kızların balkonda ballandığı coğrafyalarda şiir yazmak kolay mı. Değil mi gardaşım. Amandiyim nööörüyüm anam...

Yanardağın eteğinde lav gibi akıyordu günler... O günler ki bir sitem sitem sormayın gitsin. Şairler türbesiz gömülüyordu o eski mezarlıklara.

Ama unuttular kelimeleri aşıp gitmeyi ama unuttular gerçeğin kâğıttakilerden ötede olduğunu.

Şana şöhrete takıldılar. Kendi ayaklarına çelme taktılar. Kendilerini aldattılar.

Su yüzünde gezen manda pisliği gibi kendilerinden çıkanı yine kendileri kıskandılar.

-Dur lan sen burda kime manda dedin. Yok, ağabey lafın geliş öyle oldu. Söz sözü tartmadan kaçalım fazla dağıtmadan.

Rıfat Cantekin

Hiç yorum yok:

SAFAHAT OKUMALARI

SAFAHAT OKUMALARI
Mehmet Âkif'i anlamak ve anlatmak için Safahat Okumaları...

DİRİLİŞ GÜNLERİ, DİRİLİŞ GÜLLERİ

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com