Kasım 2011, Yıl:11, Sayı:118
Kasım-Aralık 2011, Sayı:28
Kasım 2011

Türkiye Dergi Editörleri ve Yayın Yönetmenleri Birliği (TÜRDEB) tarafından elliden fazla derginin katılımıyla, geçen yıl ilki gerçekleşen dergi fuarı bu yıl ikincisini düzenliyor.
Kasım-Aralık 2011
Anadolu’da dergiler vardır ve kıt kanaat yaşamlarını devam ettirmenin çabasındadırlar. Birkaç esnafın destekleyici ve sınırlı sayıda edebiyat sevdalısının abonelik desteği ile yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar. İşte bunlara en güzel örnek de Tokat Kültür Derneğinin yayın organı olan Tokat Kümbet Altında dergisidir.
Tasfiye 35, Kasım 2011
Kertenkele edebiyat ve düşünce dergisi, yoğun ve sıkı metinleri ve işaret ettiği konularıyla göz dolduruyor.
Yerel dergiler, çok uluslu ve çok kollu kültür emperyalizmine ya da farklı bir söylemle emperyalist kültüre karşı ulusal basından daha dirençlidirler. Bu bakımdan ulusal çıkarların gözetilmesinde, ulusal kültürün korunmasında, geliştirilmesinde yerel dergilere duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.
Kasım 2011
TYB Akademi; yeni sayısıyla, Said Halim Paşa'yı, şehid edilişinin 90. yıldönümünde yâd ediyor
Yıllar boyunca dergi fikri üzerine konuştuğumuzda, her seferinde o derginin bir okul olması fikrini de zikrettik. Bizim için vazgeçilmez bir husustu bu.
Öyküde iki yeni isim katılıyor aramıza. “Gizlenmek “ ile Burhan BARAK, “Ayin” diyerek Züleyha EKER selamlıyor Ay Vakti okuyucularını. Onlara “Yirmi Dört Numaralı Koltuk” ile Ercan KÖKSAL, “Bir Babanın Çöküşü” ile Musa ÖZER, “Grammar -R- Okunmayacak” ile Yener ÖZEN, “Yine ‘Gel’ Diye Çağıran Bir Ses Var-II” hitabıyla Ömer ESKİ katılıyorlar.
15. sayısına ulaşan Kertenkele düşünce ve edebiyat dergisi artık görmezden gelinemez bir yayın boyutuna ulaştı. 114 sayfa olarak çıkan dergi birbirinden önemli yazı ve şiirler ile ciddi bir külliyat oluşturmaya doğru yol alıyor. Yayın Yönetmenliğini şair Muammer Yavaş‘ın, editörlüğünü Şermin Hüküm‘ün yaptığıKertenkeleözellikle yeni yayın döneminde ortaya koyduğu performansla adı büyük harfler ile yazılan nice dergiden çok daha sıkı ürünler sunuyor okuruna. Kesinlikle bir ölçü değil ama Kitap-lık dergisinin yeni yayınlanan şiir yıllığında da adı sıkça anılan ve alıntılar yapılan bir dergi bugün Kertenkele. Çünkü kayıtsız kalınamayacak kadar işini önemsiyor ve bu fark edilmek zorunda.
Mustafa, dünyaya Müslümanca bakıyor, kendini, yanlış bir vatan inanışı içerisinde konumlandırmıyor. “Misak-ı Milli”yi aşarak bütün bir İslam coğrafyasının acılarına ortak olmaya çalışıyor. “İnsanı Aşan Kan” da geçen “dirilmek”, “dirim”, “diriliş” gibi göstergeler, onun bu bilinci zamanımızın en yakın büyük tanığı Sezai Karakoç’tan aldığını gösteriyor. Tam da burada, yazının girişinde sözünü ettiğimiz o usta şairden ödünç zihinden kurtulduğunu ve kendini bulduğunu görüyoruz. Mustafa’nın gürül gürül bir edayla konuşması da bunun bir göstergesidir. O, en dingin durumlardan en şedit olaylara yağdan kıl çekercesine geçiş yapabiliyor; bu kitaptaki şiirlerini bizi tasavvufa ulaştıran yol haliyle yazmış gibi; kutsal bir davaya inandığı için, şiirini sıradana yaklaştırmıyor, konuşma diliyle yazdığı zamanlarda bile birçok solcu şairde gördüğümüz gibi sokak diline düşmüyor, yüce temaları kendine işaret taşı biliyor. Berrak etkilere açık, ama sel suyuna kapılmayan bir şiiri var Mustafa’nın, şiirini hele de şairseniz takip etmek zorundasınız. Onun şiirinde sindirilip özümsenmiş bir modern Türk şiirinin panoramasını görmek de mümkün.

Ekim 2011
Kulaklarımızın duyması için bir alt ve üst sınır var. O eşiklerin altını da üstünü de işitmiyoruz. Bir an bu eşiklerin olmadığını düşünsek, yerin altında, üstünde ve göklerdeki muazzam sistemleri bir işitsek; buna tahammül edebilir miydik?..