
Bu biraz da hayatın bir özeti sayılamaz mı? Kazanmak ve kaybetmek ne kadar izafidir. Bir köyde erkek kardeşler önce sulu tarlaları seçip almışlar ve kıraç yerleri kız kardeşlerine bırakmışlar, iyi mi? Gel zaman git zaman, akarsular kesilmiş, kıraçlara yeraltı suları gelmiş, köy halkı hak yerini buldu diyor. Ama hak yerini bulur da, aradan geçen sıkıntılı zamanları nasıl telafi edeceğiz işte asıl mesele bu…
Derler ya altın kapı ağaç kapıya, ağaç kapı altın kapıya muhtaçtır. Konumuna bakıp da insafı elden bırakma. Ne kış sanıldığı kadar uzun sürer, ne de bahar o kadar uzakta…
32.sayı içindekiler:
Nurullah Çetin Hoca “Güneşi kurşunladık” adlı şiiri tahlil ediyor. İsmail Özmel “Mehmet Akif Ersoy’un Dünyası’nı, Abdullah Satoğlu “Bir Kapıdan Bir Kapıya”yı, Nihat Malkoç "Ergun Göze"’yi, Hadi Önal “Nefesin ve Sesin Gücü”nü, Nedim Bakırcı Akpınar’ı, Güner Özmel Başaytaç babası Nihat Özmel’in son günlerini, İsmail Sarıkaya Haberci’yi, Bedrettin Keleştimur “Kömürhan, Gönül Köprüsü", Murat Soyak “Gönül Sohbet İster” başlıklı hikayesini, Mustafa Demirci’nin “Ahmet Kabaklı’ya Vefa” yazısını ilgiyle okuyacaksınız.
Bekir Oğuzbaşaran, İsmail Özmel, Erdal Noyan, Ahmet Yılmaz Tuncer, Nihat Kaçoğlu, Mehmet Baş, Fatih Çelik şiirleriyle Akpınar’ı süslemişlerdir. Daha güzel sayılarda buluşmak dileği ile sağlıcakla kalın, hoşça kalın.
İsmail Özmel
İletişim:
ismailozmel@hotmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder