2011-10-18

'Akpınar' dergisinin 35.sayısı Yunus Emre dosyasıyla çıktı


Akpınar dergisi, Eylül-Ekim 2011, Sayı:35

Bizde eksik olan aşk

Ne sihirli, ne ahenkli, muhteviyatı ne zengin, sazın ve sözün biraz duraladığı, biraz sendelediği cezbeli bir zaman parçasını hangi kelime ile ifade edebilirsiniz?
Büyülüdür, her muhayyile ona elbise biçmekte, giydirmekte bütün mahareti ile süsleyip anlatmakta ne kadar da heveskâr…

İstediğiniz kadar tekrarlayınız o her kafilenin başında bir bayraktar, her yüksek tepede bir alem, her duygulu yürekte bir sembol, bir tek taş pırlanta.
Söylerken nefes alışınız, gözlerinizdeki pırıltı, yüzünüzde ömürlük tecrübelerin tebessümü, tekrar tekrar söylemek veya ağzına yakışan birilerinden duymak bile bir tatmin olan kelime. İçinde nice manaların, nice manzaraların, tahayyüllerin şekillendiği, ilhama benzer semavi bir ses, bir çağrı, hangi mevkide ve hangi birikimde olursanız olun, dağarınızı zenginleştiren muhteva.

Uzun çöl yolculuğunda karşınıza çıkan vaha, kurak mevsimleri sona erdiren, bulutları ümit dolu, bereket dolu yağmur. Çocukların sebebi hayatları olan aile efradı, insanlığın ayıracı, yüksek frekansların boşluğa çizdiği manzara, ümitsizlerin ümidi, durağan zamanların şaha kalktığı iklim, gönülleri hoplatan fırtına, gönüllerin tatmin olup sükûnet bulduğu liman, her güzel şeyin adı.

Kimi çalışırken, kimi asası elinde yollara düşmüş derviş, kimi deney laboratuarının, kimi kitapların, kimi musiki dünyasının lezzet dağıtan gönüllüsü, yöneticisi, taciri, fakiri, zengini velhasıl insan ve insan eliyle yapılmış her mükemmeliyetin tabelasına ad olmuş, lezzetinden haberdar olanı başarılı kılmış bir sinerji, bir ateşleyici, bir şerare, zihinlerin ve gönüllerin.

Neye değse eli cevher oluyor, sanat oluyor, başarı oluyor, külleri savruluyor gönüllerin. Sen başarıya susuz kalmışların ekmeği, sen solgun yüzlerin sebebi, sen gülen yüzlerin iksiri, sihir dolu, anlam yüklü kelime, sen hangi renge, hangi şekle, hangi kıyafete bürünürsen bürün şu cümlede karar kıldım ve diyorum ki aşk bir zoru başarmaktır. Her başarının, her zaferin temelinde aşk vardır, işte bizde eksik olan bu…

Sevgili Akpınar okuyucuları, bu sayıda ne yapmak mı istedik, aşkın en parlak terennümcüsü ve aşkı Yaratan’a kadar götüren ve bunu elhak çok da güzel yapan, Türkçenin ve Türk şiirinin şaheserlerine imza atmış, birlik ve beraberliğin faziletini ifade etmiş, gönüller sefası Yunus Emre’yi bir hatırlatmak, kendi kendimize eli kalem tutan tutmayan şu Yunus 700 yıldır neden dillerden ve gönüllerden hiç düşmemiş, ne yapmış, nasıl yapmış bu aşkın kaynağı nedir, o mısralar nasıl bir ilhamın, nasıl bir gücün, nasıl bir malzemenin eseri? Bütün bunlar üzerine düşünelim ve gönlümüzü yoklayalım istedim.

Bir daha anladım ki Yunus Emre mevsimler üstü bir mevsim, duygular üstü bir duygu, söylemler üstü bir şiir, bir büyü, bir şaheser. Onun pınarından nasiplenmek, beslenmek, birlik ve beraberlik ruhu ile Türkçenin sırlarına ulaşmak gayreti içinde olalım istedim.

Daha güzel sayılarda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, hoşçakalın.

İsmail Özmel


İletişim:
Yeni Çarşı İş Merkezi B Blok No:1/5 NİĞDE
ismailozmel@hotmail.com
0388 2131250

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu makale, gerçeklik izleyebilirsiniz ışık verir.

SAFAHAT OKUMALARI

SAFAHAT OKUMALARI
Mehmet Âkif'i anlamak ve anlatmak için Safahat Okumaları...

DİRİLİŞ GÜNLERİ, DİRİLİŞ GÜLLERİ

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com