2008-07-30

"Türk Edebiyatı" dergisinden Cengiz Aytmatov özel sayısı


“Yıldırım Sesli Manasçı”ya en büyük ahde vefa:Türk Edebiyatı Cengiz Aytmatov Özel Sayısı “Türk Dünyası’nı ortak bir alfabede, dilde ve değerler etrafında birleştirerek dünya insanlığına örnek olmak” idealini sık sık telaffuz eden ve bu özel sayıda yer alan en son röportajında; “Ben evrensel anlamda insanı anlatıyorum” diyen Aytmatov’un, insanlığın kendisini bulma ve anlamasında verdiği edebî mücâdele, Türk Edebiyatı dergisinde bütün yönleriyle gözler önüne seriliyor. İlk baskı 25 bin… Kültür ve sanat dergiciliği bakımından rekor baskıyı sağlayacak ikinci 25 bin yolda…Türk Edebiyatı dergisi, eserleri 176 ayrı dile çevrilen Cengiz Aytmatov için özel sayı hazırladı ve Türk dünyasının Aytmatov ve Eserleri üzerine uzmanlaşmış en ünlü kalemlerini bu sayıda bir araya getirdi. Renkli resimli 112 sayfadan oluşan Cengiz Aytmatov özel sayısı, 25 bin adet basıldı. Cengiz Aytmatov hakkında hazırlanmış en kapsamlı ve geniş çerçeveli bu sayı, gerçek manada bir “anıt sayı” özelliği taşıyor. Dünyanın en ünlü Türk yazarı Aytmatov hakkında bütün bilinmesi gerekenler, Türk Edebiyatı dergisinin (Ağustos 2008 - 418’inci) Cengiz Aytmatov özel sayısında özlü bir şekilde sunuluyor. 10 Haziran’da kaybettiğimiz dünyanın önde gelen yazarlarından Cengiz Aytmatov, Türk Edebiyatı dergisinin bu sayısında bütün yönleriyle ele alınıyor. Aytmatov ve eserleri üzerine en yetkili kalemler, ünlü yazarın sanatı, dünya edebiyatına katkısı, fikir dünyası, mücadelesi, fikir coğrafyası ve neden büyük yazar olduğu konularını net bir şekilde anlatıyorlar.Beşir Ayvazoğlu yönetiminde hazırlanan Türk Edebiyatı’nın Cengiz Aytmatov özel sayısında, Türkiye’nin en tanınmış Aytmatov uzmanları Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Prof. Dr. Ahmet Buran, Doç. Dr. Orhan Söylemez ve Dr. Ali İhsan Kolcu ile birlikte birçok ünlü ilim ve fikir insanımız, Kırgızistan’ın Türk ve dünya edebiyatına hediye ettiği bu büyük yazar hakkında görüş ve kanaatlerini dile getiriyorlar.Kırgızistan İlimler Akademisi Cengiz Aytmatov Enstitüsü Müdürü Abduldacan Akmataliyev, Türkmenistanlı Yazar ve Şair Oraz Yağmur, Azerbaycanlı büyük şair, fikir ve devlet adamı Sabir Rüstemhanlı da Aytmatov’u bilinmedik yönlerini, sanat ve fikir dünyalarının geniş ufuklarıyla gözler önüne seriyorlar.Aytmatov’un hayran olduğu ve ilham aldığı Türk dünyasının en önemli destanlarından biri olan Manas Destanı’nı ve Manasçıları anlattığı “Kadim Kırgız Ruhunun Zirvesi” başlıklı yazısı da “anıt sayı”da yer alıyor.Vatanı Kırgızistan’la birlikte Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlığını kazandığı 90’lı yıllardan itibaren “Türk Dünyası’nı ortak bir alfabede, dilde ve değerler etrafında birleştirerek dünya insanlığına örnek olmak” idealini sık sık telaffuz eden ve bu özel sayıda yer alan en son röportajında; “Ben evrensel anlamda insanı anlatıyorum” diyen Aytmatov’un, insanlığın kendisini bulma ve anlamasında verdiği edebî mücâdele, Türk Edebiyatı dergisinde bütün yönleriyle gözler önüne seriliyor. Kendi milletine düşmanlaşıp başka milletlerin hesabına çalışan kişi demek olan “mankurt” kavramını icat ederek dünya dillerine orijinal haliyle sokan Cengiz Aytmatov, birçok Batı üniversitesinde hem edebiyat, hem de felsefe dallarında yakından takip ediliyor ve hakkında yüzlerce tez yaptırılıyor. Bu arada, her eserinde pek çok yeniliğe imza atan Aytmatov’un, tarihî efsanelerden hareketle günümüzün meselelerine yeni bir boyut getirdiği edebiyat eleştirmenlerince kabul ve itiraf ediliyor. Öte yandan, Aytmatov sayısından haberi olan bazı kurum ve kuruluşların öğrencilere ve kendi personeline dağıtmak üzere Türk Edebiyatı dergisini aradığı ve binlerce adet yeni siparişler verdiği bildirildi.Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı sıfatıyla Türk Edebiyatı dergisinin sahibi olan Gazeteci Yazar Servet Kabaklı, Cengiz Aytmatov özel sayısının daha satışa sunulmadan çok geniş kesimlerin ilgisini çektiğini söyledi. Yurt içinden ve Türk Dünyası’ndan çok geniş talepler aldıklarını belirten Kabaklı, “anıt kitap” mahiyetindeki özel sayının, ilk 25 bin baskının ardından en az bir o kadar daha basılabileceğini, böylece kültür ve sanat dergiciliği bakımından rekor baskıya ulaşılabileceğini ifade etti. Kabaklı, Cengiz Aytmatov’a gösterilen bu ilginin kendisini heyecanlandırdığını, ahde vefa ve sevgi seli karşısında Türkiye ve Türk Dünyası’nın geleceği adına büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.

İÇİNDEKİLER

Bahtiyar Aslan
Türk dünyası yazarları Aytmatov'u tartışıyor
4
Orhan Söylemez
Cengiz Aytmatov'un ardından Ata-Beyit'ten Ana-Beyit'e
12
-
Manas destanı ve sayakbay karalayev
14
Güzel Sarıgül Şonbaeva
"Sub Specie Mortis"
18
Konuşan: Mutlu Korkmaz
"Ben evrensel anlamda insanı anlatıyorum"
24
-
Turan ülkesi'nin rönesansı tomurcuk açıyor!
26
Nuri Sağlam
emine ele sormuş aşkını, Cemile yüreğine
30
Laouis Aragon
Dünyanın en güzel aşk hikayesi
36
Sabahattin Çağın
Tabiattan ve musukiden doğan aşk: Cemile
40
Bahtiyar Aslan
Hihaye tepeli toygar
46
Ramazan Korkmaz
Aytmatov anlatılarında "kutsal yunak" ana dile dönüş izleği
50
U. Asanova
Cengiz Aytmatov'un eserlerinde kültür bunalımının felsefesi
54
Hasan Çağlayan
Anka düştü şiir
58
Abdıldacan Akmataliyev
Cengiz Aytmatov'un eserlerinde özgürlük ve baş eğme fikri
60
-
Mankurt
64
Sabir Rüstemhanlı
Qırğızıstan'ın dünyaya en böyük hediyesi
68
Ali İhsan Kolcu
Bozkırdaki bilge'yi uğurlarken
72
Ahmet Buran
Kırgızistan'da Sovyet-Rus katliamı ve cengiz aytmatov
76
-
Bübüyra kıdıraliyeva çon taş katliamını anlatıyor
78
Gülçin Oğuz
Kassandra Damgası
82
Yağmur Atsız
Bozkırda bir eksin at
86
Oraz Yağmur
Dağa benziyen ağa şiir
88
D. Mehmet Doğan
cengiz aytmatov "Beyaz Gemi"de
89
Cengiz Aytmatov
Kadim kırgız ruhunun zirvesi
92
Emine Gürsoy Naskali
Aytmatov'un düşündürdükleri
95
Namık Açıkgöz
Küreselleşmeye direnen pars
98
Coşkun Çokyiğit
Aytmatov'un sinema dünyası
100
-
Kırkambar
105
İrtibat:
(0212) 526 16 15 / 527 50 32
tedev@turkedebiyati.com.tr

Orada bir dergi var uzakta !..

İlçe dergilerinin birleştiği nokta samimiyet. Okura düşense onları yaşatmak. Çünkü kapanan her dergi güzel bir dünya hayalimizin bir penceresini daha karartıyor. Bir zamanlar, Anadolu'nun ücra bir ilçesinde, Dinar'da 'Şairler Yaprağı' adıyla bir dergi çıkardı. Taşralı olmaktan gurur duyan edebiyat âşığı Nedret Gürcan, 1954-57 yıllarında bin bir emekle çıkardığı bu mütevazı edebiyat dergisinde İstanbul'un, Ankara'nın şairlerini, yazarlarını toplayabilme başarısını göstermişti. Kimler yoktu Şairler Yaprağı'nda; Tarık Dursun K, Cemal Süreya, Ahmet Oktay, Âşık Veysel, Orhan Duru, Özdemir Nutku, Güner Sümer, Yılmaz Gruda... Şairler Yaprağı'nın bütün taşralılığına, mütevazı cismine rağmen Tarık Dursun K'nın deyimiyle bugün çağdaş şiirde adı ustaya çıkmış ne kadar şairimiz varsa, hepsi ilk talimlerini bu dergide yapmıştı. Dergi için kendi matbaasını dahi kuran Gürcan, yazıları ve şiirleri mektup ile topluyordu. Hafızalarda yer etmiş bir Anadolu dergisi de Kahramanmaraş'ın şirin ilçesi Andırın'da çıkan İkindi Yazıları'ydı. Andırın Postası'nın edebiyat eki olarak hazırlanan dört sayfalık, sarı kağıda basılı sevimli ve sımsıcak bir dergi. Genç yaşta yitirdiğimiz M. Ali Zengin'in fedakârlığıyla Türkiye'nin her yerindeki okur yazarlara ücretsiz ulaşıyordu İkindi Yazıları. Hatırı sayılır bir tirajı da vardı. O sarı yapraklı dergi, bugün edebiyat dünyasında gördüğümüz pek çok yetkin ismin kalem oynattıkları ilk zemindi. Kemal Sayar, Mevlana İdris, Molla Kasım, Nazir Akalın, Gökhan Özcan, Hakan Albayrak, Şaban Abak, Salih Zengin... isimlerini orada duyuran imzalardı. Bugünün edebiyat dünyasında da Anadolu'nun kimi ilçelerinde çıkıp sesini 'merkez'e duyurabilen dergiler var. Genellikle bir edebiyat tutkununun özverisiyle çıkan bu dergiler, etrafında küçük de olsa bir hale oluşturuyor ve yayınlandıkları ilçenin kültür hayatını zenginleştiriyor. Bir de taşranın edebiyattan vazgeçmeyeceğini, 'temiz' edebiyatın taşrada yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Sincan'da şair Abdülkadir Budak'ın çıkardığı 'Sincan İstasyonu', Nazilli'de şair Kemalettin Bal tarafından çıkarılan 'az edebiyat' ve Sürmene Lisesi'nin 15. sayısını çıkardığı 'Tekne' bunlardan sadece birkaçı... 'Teknoloji, merkezin gücünü kırdı' 'Boşluğa Müdahale' manifestosu ile yayım hayatına başlayan 'Sincan İstasyonu', Abdülkadir Budak'ın çıkardığı dördüncü dergi. Dergi çıkarma alışkanlığına sahip şairlerden olduğunu belirten Budak, edebiyatın merkezden taşraya kaydığını, teknolojik gelişmelerin, merkezin eski gücünü yitirmesine yol açtığını söylüyor. Niteliğin nerede olursa olsun değerli olacağına inanan Budak, "Derginin İstanbul'da çıkmıyor olması ona taşra özelliğinden çok nitelikli bir edebiyat dergisinin bir ilçede de çıkabileceğini kanıtladı. Bu bir köyde de olabilirdi. Çünkü teknolojik gelişmeler şairin merkeze olan bağımlılığını kırmaya başladı." diyor. "Bir ilçe dergisi olarak yola çıkmadık." diyen 'az edebiyat' dergisinin Yazı İşleri Müdürü Kemalettin Bal da derginin çıkış amacını, "Edebiyatçıysanız ve etrafınızda da dağınık bir şekilde yazar arkadaşlarınız varsa, onları bir araya getirmek, söylenecek şeyleri aynı çatı altında söylemek çabası..." şeklinde açıklıyor. Bir derginin ilçede veya şehirde olmasının bir şeyi değiştirmeyeceğini; ama İstanbul dergilerinin de hegemonyasını kırmanın zor olduğunu belirten Bal, işe profesyonellik karışınca tadının kaçtığına inanıyor. Bu yüzden, onun için küçük bir ilçede samimi bir dergi çıkarmak daha önemli. Bir okul dergisi, daha doğrusu öğrenci dergisi olarak yayın hayatına başlayan 'Tekne'nin Genel Yayın Yönetmeni Hakan Sümer ise ilçede dergi çıkarmanın zorluklarından yakınıyor. Taşrada çıkan dergilerin künyelerinin yetersiz kalmasının kaçınılmaz olduğundan bahseden Sümer, küçük dergilerde bütün işlerin küçük bir ekibin özverisi ile ortaya çıktığının altını çiziyor. Bunların dışında Fatsa'da çıkan 'Kertenkele', Avanos'ta yayımlanan 'Şiiri Özlüyorum', Didim'in 'Akköy Dergisi' ve Söke'de 'Beş Parmak' edebiyatın sesini bulundukları yerlerden yükseltmeye çalışan yayınlar. Taşrada edebiyatın kalbinin atmasını sağlayan boyutları küçük, fakat anlamları büyük bu dergilerin hepsi ortak bir paydada birleşiyor; samimiyet. Şiirler, hikâyeler aynı samimiyetin ürünü ve o yörenin ülkeye, hatta dünyaya açılan kapısı. Okura düşense onların o içten sesine kulak vermek, abone olmak, okumak, okutmak ve yaşatmak. Çünkü kapanan her dergi, güzel bir dünya hayalimizin bir penceresini daha karartıyor.
Yavuz Ulutürk

Kaynak:
"Zaman" gazetesi
30 Temmuz 2008, Çarşamba

2008-07-29

"Hece Öykü"

Hece Öykü'nün 26. sayısı:


ÖYKÜ GÜNDEMİ
İshak Yetiş Duru 3
Osman Alagöz Saatleri Kurmak Gerek 4

ÖYKÜLER
Cemal Şakar Tekâsür 9
Mehmet Erkan Ben Galiba Birisini Öldürdüm 13
Mehmet Harmancı Biz de Ali’yi Severiz Hem de Nasıl? 18
Ömer Faruk Dönmez Formulation 19
Selim Erdoğan Kuşlar 21
İsmail Sert Eksik Yeşil 25
Ahmet Sarı Ba Noktasına Geri Dönüş 28
Ceren Bağışlar Çöpsüz Üzüm 31
Mustafa Mestûr Kabak Kafa 34

Hasan Aycın Çizgi
37
DOSYA ÖYKÜDE BİLİNÇAKIŞI TEKNİĞİ
Necip Tosun Modernizmin Eleştirel Dili Bilinç Akımı 39
Şaban Sağlık Türk Öyküsünde Bir Anlatım Tekniği Olarak Bilinç Akımı 49
Mehmet Narlı Öyküde Bilinçaltı ve İnsan 65
Sadık Yalsızuçanlar Bilincin Aktığı (Geleneksel) Yataklar 73
Ercan Yıldırım Modern İnsan, Zihnin Teşevvüşü, Bilinç Akışı 83
Cemal Şakar Bilinçdışının Bulanık Rüyaları 90
Esra Kara Psikanalizimden Anlatıya, Bilinç Akışı Tekniğinden... 95
Salih Nurdağ Psikanaliz ve Bilinç Akışı 102

ÖYKÜLER

Şeref Yılmaz Dilek 108
Hüseyin Avni Cinozoğlu Değirmen 115
Fuat Ovat Bir Çift Yavru Tomurcuk Gülden 121
Muammer Küçükergör Fısıltılı Günler 125
Mehmet Harmancı El Yordamı Göz Kararı Kıpkısa Öykü Yazıları-III... 129
Abdullah Harmancı’yla Öykü Üzerine 132
Ercan Yıldırım Kadın Medeniyetinin Erkekleri 141

SÖZLÜK

Hüseyin Su – Ömer Lekesiz Öykücüler ve Öykü Kitapları Sözlüğü-26 148

ÖYKÜ KİTAPLIĞI
Köksal Alver Öykü Yazmanın Sırları 168
Suavi Kemal Yazgıç Zilha Günü 169
Cihad Şahinoğlu Şekilsiz Korku 170
Vicdan Saatleri 171

İrtibat:
http://www.hece.com.tr/
hece@hece.com.tr
(312) 419 69 13

"Derkenar" dergisi

Derkenar dergisi, ikinci dönemin üçüncü sayısı ile (Temmuz-Ağustos, Sayı 21) bayilerdeki yerini aldı. Hüseyin Akın’ın genel yayın yönetmenliğini, Seyfullah Aslan’ın yazı işleri müdürlüğünü yaptığı dergi, bu sayısında da genç edebiyatçılara ağırlık vermiş. Derginin sunuş yazısı bile edebi metin derinliğinde: “Hayat ara sıra tutukluk yapsa da, hedeflediği noktayı vurmayı sürdürüyor. Hayatın hedeflediği nokta, kalplerin mevzilendiği anlama ve algılama noktasıdır. Belki yaz geliyor, belki tatile çıkıyor kitaplar ve vicdanlar; ama biz hayattan aldığımız enerjiyle aynı noktayı aynı ayarda vurmaya devam ediyoruz. Bu mevsimde; ‘bu ülkede her şey kendini sıcağın rehavetine bırakır, yaprak bile kımıldamaz’ diye bir kanı vardır öteden beri. Şiir bile birkaç adım geldiği yere geri çekilirmiş. Eğer varsa böylesi bir durum, herhalde edebiyatın ve yazmanın mevsimlik işçilerine mahsus bir şey olsa gerektir. Nasıl zulüm dört bir yanda kol geziyor ve tatil yapmıyorsa, kalemin ve kelamın nöbetini tutanlar da nöbet yerlerini terk edip tatile çıkacak ya da uyuyacak değildirler.”Ahmet Edip Başaran’ın “Bir ışığa göz” başlıklı şiiriyle aralanan dergi sayfaları; Mustafa Akar, Furkan Çalışkan ve Ünsal Ünlü’nün şiirleriyle devam ediyor. Diğer şairler ise Hüseyin Akın, Suavi Kemal Yazgıç, Bahadır Cüneyt ve Esra Elönü.Cihan Aktaş, Kâmil Yıldız ve Seyfullah Aslan, Derkenar’a hikâye ile katkı sağlayan isimler. Cihan Aktaş’ın “Sedef’e benzemek” başlıklı hikâyesi, son yılların en güzel eserlerinden biri. On altı sayfalık bu “uzun hikâye”, tek başına kitaplaşacak bir çalışma gibi duruyor. Dergide öne çıkan isimlerden biri de Ali Görkem Userin. Son birkaç yılda yayımladığı eleştiri yazılarıyla dikkat çeken Userin; bu yazısında, Prof. Dr. İsmail Kara’nın Cumhuriyet Türkiyesi’nde Bir Mesele Olarak İslâm (Dergâh Yayınları) isimli kitabına eğiliyor. Bir diğer kitap yazısı da Osman Toprak’a ait. Toprak, Ali Fuat Erden’in Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye Hatıraları (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) isimli kitabına değiniyor.Genç hikâyecilerimizden Mustafa Kılıç ise Mustafa Kutlu’nun Kapıları Açmak kitabını irdeliyor. Derkenar dergisi, her sayısında bir gezi yazısı yayınlamayı âdet edinmiş gibi. Müslim Coşkun’un dağcılılıkla ilgili yazısı, kendini bir solukta okutturuyor. Başlığı da: “Yüksek dağın kuşuyum, serviye konacağım.” Derkenar, her sayısında, birbirinin devamı olan birkaç yazı yayınlamaya gayret ediyor. 21. sayıdaki yazıların merkezinde “Doksan Kuşağı” var. Birinci yazı Mustafa Akar imzası taşıyor. Akar, yazısında “Doksan Şiirinin İmkânları”nı ele alıyor. Yazısında hem toparlayıcılık hem de önemli tespitler var. Mustafa Akar’ın peşinden, Furkan Çalışkan ve Hüseyin Akın, “Doksan Kuşağı”ndan bir şair seçip onu yazmışlar. Bu şair, İbrahim Tenekeci olmuş.Çalışkan’ın yazısı “Kolektif habersizliğe karşı gözlemci şiir”, Akın’ın yazısı “Dünyaya kapı aralığından bakan bir şairin fotoğrafı” başlığını taşıyor. Derkenar dergisi, Türk edebiyatını ayakta tutan bir grup dergiden biridir. Okuyucuya düşen de, bu dergileri ayakta tutmaktır.

2008-07-28

İzdiham


İzdiham: "Yaşamak Sağlığa Zararlıdır"


Yaşayarak sağlığımıza zarar verdiğimiz her geçen gün “ karşıdan karşıya geçerken eli bırakılan çocuklardık” diyerek yayın hayatına yeni bir kültür sanat dergisi başladı… İzdiham…
Derginin kapağında yer alan “Yaşamak Sağlığa Zararlıdır” cümlesi daha dergiyi elinize alır almaz gözünüze çarpıyor. Bugünlerde bizlere sürekli fındık, fıstık, karpuz yedireceğiz derken aslında yaşamı ve yılları tükettiğimizi aklınıza getiriyor manşetteki cümle ve haklılar diyorsunuz.
Luis Bunuel’in unutulmaz film sahnesi ile Picasso’nun karıncalı eli bir araya getirilerek değişik bir tasarım oluşturmuş İzdiham. Derginin ikinci sayfasıyla birlikte çok güzel bir tasarımla karşılaşıyorsunuz. Rahat, okunaklı, insanı yormayan bir sayfa tasarımı ile karşılaşıyorsunuz.
Derginin ilk sayısında Mehmet Girenizli, damarlarında kan yerine müzik dolaşan Bach ile müziğin dengesine kalem değdirirken, Zeliha Yurdaer, şahin görünümlü ruhunda militarist fırtınaları gizleyen dünya sinemasının imparatoru Akira Kurosawa ile Rashomon’un Kapısı’nı aralıyor.
Açlığın etkisini resimlerinde görüp geleceğine dair kaygıya düşen, akılların üzerine deliliğini boyayan Van Gogh’u, kendi mektuplarının içindeki ruhuyla bize tekrar anımsatıyor Özer Turan.
Aydoğan K., aç karnına okunmasını tavsiye ettiği “Açlık” ile midenin kitabını yazan Knut Hamsun’a değiniyor.
Dilek Akıcı; Türk sinemasının kültürümüze verdiği zararları inceleyerek, sinemamızın cenazesini kaldırıyor. İzdiham okuyucu rahatsızlarından mevtayı kaldıracak gönüllü imam arıyor!..
“Tanrım artık bir ateist olduğum için beni affet ama sen hiç Nietzsche okudun mu” diyerek yeraltından seslenen John Fante, Şeyda D. Erdem’in “burkuluş”undan okuyuca ulaşıyor.
Dünya Edebiyatı’nın “kırıklar”ından Jery Kozinski’ye değinen Fahrettin Dede; pergelle çağ okumalarına değiniyor. A. Can Trajedik’in “siyasi bir partiden derleme makas denemesi” ise sağlıktan ziyade toplum ahlakına zarar vereceği endişesiyle kısaltılıyor.
İzdiham, sağlığa şiirle zarar vermeye devam ediyor.
“İç sıkıntısı deliliktir, intihar ettirir” teşhisini koyan Antonin Artaud’a karşı :
“Doktor! Siyahlardan siyah göklerden gök yaram var” diyerek acil yardım çağırıyor.
Ve inanıyor: “Senin koşmana bakıp yaşamana inandım” diyor koşaradım giderken şiir yolunda.
Hakan Göksel’in yönetmenliğinde yayınlanan İzdiham’ın ilk sayısında Ahmet Can Kanser Zahi…, Zafer Ekin Karabay Trafik şiiri ile düş kazasında yitirilmiş çocukluğumuza geri döndürüyor bizleri. Züleyha Karadeniz Çirkin Kadın adlı eserinde şöyle sesleniyor bir şair yalnızlığıyla: Köşe başındaki köpekle arkadaş oldum; ben sırtını okşuyordum o gözlerime bakıyordu.
Emine Şimşek yenilgisine dergideki şiirinde Şanlı Yenilgi ismini takarken, “Doktor! Kirli bir elbiseden soyunacağım, içim yok” diyen Zuhurberk Silikhayta bize uzaklardan sesleniyor. Kentin Aşk Gerillası Serkan Engin, Noter Huzurunda Ölümünü ilan eden Bülent Parlak ve masalının huylarıyla yoğrulan Mustafa Yeşilkaya diğer şiiri olan şairler…
İzdiham , yaşamın en zehirli yerinden, “ bir şey ki haddini aşar, zıddına göç eder” diyerek bir kapı aralıyor…
İlk sayısı olmasının verdiği heyecanla çıktığı belli olan bu güzel derginin sonraki sayılarında İzdiham eğer kendini bulursa ülkede epey konuşulacağa benziyor…


Emine Şimşek


İrtibat Tel:

0 506 894 19 44
http://www.izdiham.com

2008-07-25

"Kardeş Kalemler" dergisinden Cengiz Aytmatov anısına özel sayı


Kardeş Kalemler Dergisi, Türk dünyasının ortak sesi olmaya devam ediyor. Kardeş Kalemler, Türk Dünyasının büyük kaybı Cengiz Aytmatov anısına hazırladığı özel sayıyla okuyucularının huzurunda.
Ali Akbaş’ın “Kırıldı Altın Kalemim” şiirinde zamanların ve mekânların bütünleştiğini görüyoruz. Bu şiirle, Beyaz Gemi’ye binerek Törekul’un ve Nagima’nın ruhlarına kavuşan Cengiz Aytmatov’un hâl tercümesi gözlerimizin önünden film şeridi gibi geçiyor.
Ünlü Kazak şairi ve Aytmatov’un yakın dostlarından Muhtar Şahanov’un “İki Cengiz ve Mankurtluk Derdi” şiirinde şöhretin zirvesine kılıçla çıkan Cengiz hanla, kalemiyle dünyayı fetheden Cengiz Aytmatov şairin keskin üslubuyla karşımızda.
İmdat Avşar’ın “Cengiz Aytmatov’a Ağıt”ında tarihi yeniden yaşıyor, Manas’ı, Törekul’u, Nayman Ana’nın hayallerini gözlerimizde canlandırıyor, bozkırdaki rüzgârı kulaklarımızda duyuyoruz.
Fazıl Ahmet Bahadır’ın “Vedâ” şiiri Kırgız elinin matemine ortak oluyor. KKTC’nden Mustafa Aslan bir dörtlükle bu acı habere düşürdüğü tarih de bu sayıda Gülzura Cumakunova’nın “Al Oğlunu Koynuna, Toprak Ana”, Bilge Ercilesun’un “Sanatkârın Sezgisi” yazılarında Aytmatovun sanatı, sanatçı kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler veriyor.
Cengiz Aytmatov’un kızkardeşi Roza Aytmatova’nın “Tarihin Ak Sayfaları” kitabından “Çontaş Toplu Mezarı Nasıl Bulundu?” yazısıyla 1937’de yapılan Kızıl Kırgın’ı birinci kaynaktan öğreniyoruz. Yine aynı kitaptan yapılan çeviri de Aytmatov’un şeceresi hakkında ayrıntılı bilgiler sunuyor.
Aytmatov’un Kırgız yazarları ile son sohbeti de bu sayıda yer alan ilginç yazılar arasında yer alıyor.
Oraz Yağmur, “Aytmatov-Yeni Çağın Mevlânâsı” yazısıyla Türkmenistan’dan sesleniyor. Yazarın Aytmatov’la alakalı ilginç hatırası bu yazıda anlatılıyor.
Cengiz Aytmatov Vakfı Başkanı Abdıldacan Akmataliyev’in “Aytmatov Uzayı-İnsan ve Âlem” incelemesi Halit Aşlar’ın çevirisiyle karşımızda.
Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Deliömeroğlu’nun “Edebiyatın İmparotoru Son Seferine Yürüdü”,Kırgızistan Yazarlar Birliği Başkanı Omor Sultanov’un “Aytmatov Fenomeni”, Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Nurlan Orazaliyev “Elveda Dünyanın Ulu Sanatkârı”, Kırım-Tatar Yazarlar Birliği Başkanı Şakir Selim “Dünya Edebiyatının Büyük Kaybı”, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar’ın “Onunla Biz de Gurur Duyuyoruz” yazılarında, Aytmatov’a Türk dünyasında, duyulan sevgi anlatılıyor.
Özbekistan’dan Tahir Kahhar’ın yazısında Özbek’in Cengiz’ini görüyoruz. Aytmatov’un Türk dünyası için ortak bir değer olduğunu bu yazıda daha iyi anlıyoruz.
Muharrem Sevil’in “Asrımın Eseriyim, Asrımın Esiriyim” incelemesinde, Aytmatov’un son romanı Ebedî Gelin hakkında bize bilgiler sunuyor.
Kazak aydını Oljas Süleymanov taziye dilekleri ve değerlendirmeleri, Abiş Kekilbayev’in Cengiz Aytmatov’la yıllar önce yaşadığı bir anısı, Kardeş Kalemlerin bu sayısında okuyucularla paylaşılıyor. Filolog Oğulmaya Semizade Saparova “Ebediyetten Ebediyete” yazısıyla İran Türkmensahrası’ndan sesleniyor.
Lütfü Şehsuvaroğlu’nun “Tanrı Dağlarından Kopan Çığ” incelemesi; Muhtar Şahanov’un değerlendirmeleri ve taziye dilekleri “Ulu Ömür Sahibi”; Bedrettin Keleştimur’un “Elazığ’ı Türk Halkının Manevî Azığı Görmek!” yazıları dikkat çekiyor.
Mirzahalim Karimov’un “Aytmatov’un Didarına Hayran Olmak” yazısında bir Tacik aydınının Aytmatov hakkındaki hislerini ve onun eserleri hakkındaki değerlendirmelerini okuyoruz. Zarılbek Moldo İsaoğlu, Süyünbay Eraliyev, Abdıldacan Akmataliyev gibi Kırgız münevverlerinin görüşleri Cengiz Aytmatov özel sayısında.
Saida Burhanidinova’nın “Aytmatov’u Dünyaya Tanıtan Aşk Hikâyesi” incelemesinde, Cemile hakkındaki değerlendirmeleri okuyoruz.
Aytmatov’un edebiyat hayatında önemli yeri olan Muhtar Avezov’un “Yolun Açık Olsun” yazısıyla Louis Aragon’un “Dünyanın Aşkı Anlatan En Güzel Hikâyesi” incelemesi Kardeş Kalemlerin bu sayısında okuyucuya sunuluyor.
Cengiz Aytmatov, onun eserleri, ailesi, edebî kişiliği, onun hakkında Türk dünyası aydınlarının değerlendirmeleri, dünyanın çeşitli ülkelerinde onun hakkında yapılan ilginç tespitler Kardeş Kalemlerin bu sayısında.
İrtibat:
İdare Yeri: Ceyhun Atıf Kansu Cad. 52/2 Balgat AnkaraTel: +90 312 287 80 43Faks:+90 312287 90 73

2008-07-22

"Akpınar" dergisi

"Akpınar" kültür, sanat ve edebiyat dergisinin 15. sayısı(Mayıs-Haziran 2008) yayımlandı. Derginin bu sayısında yer alan isimler ve yazı başlıkları:
Dilin Bağımsızlığı ve Şiirin Gücü- Prof.Dr. Sadık Tural
Şiir Aydınlığı- İsmail Adil Şahin
Koca Mustâpaşa'da Yahya Kemal'le Beraber Olmak- İsmail Özmel
Ey Can- A.Vahap Akbaş
Aşk- Namık Aslan
Hıdırellez ve Niğde'de Unutulan Bir Gelenek: Niğde Cumaları- Dr. Nedim Bakırcı
Mehmet Zeki Oral- Yard. Doç. Dr. Nevzat Topal
Bir Mutluluk Doğacak- İsmail Sarıkaya
Bosna Mektupları- Dr. Genç Osman Geçer
İnsanlar Yaşadıkça- Bekir Oğuzbaşaran
Şairin ve Şiirin Gücü- Yard.Doç. Dr. A. Vehbi Ecer
Bilmedim- Kadir Karaman
"Eylül Irmakları"nın Serinliği- Kibar Ayaydın
O ve Gölgesi- Emek Üşenmez
Aykız- Murat Durna
Simav'da Tarihi Günler- Bedrettin Keleştimur
3. Erciyes Şiir Günleri'nin Ardından- Dr. Nedim Bakırcı

Şair İsmail Özmel yönetiminde Niğde'de yayımlanan "Akpınar"a selâm. Daha nice iyiliklere, güzelliklere !..



İrtibat:
Yeni Çarşı İş Merkezi B Blok No:1/5 NİĞDE
0388 2131250
ismailozmel@hotmail.com
akpinardergisi@hotmail.com

2008-07-21

"Ay Vakti" dergisi

Sayı :95, Temmuz-Ağustos 2008

İÇİNDEKİLER

ERDEM BAYAZIT'I EBEDİ ÂLEME UĞURLADIK.
ÖLÜM EY!... Şeref AKBABA / ÖLÜM RİSALESİ Recep GARİP
ÖLÜM EY!/Deneme
Şeref AKBABA
HİCRAN DİLİYLE/Şiir
Mustafa ÖZÇELİK
ÖLÜM RİSALESİ/Anı
Recep GARİP
DUYGUSUZ YENİDÜNYA/Deneme
Necmettin EVCİ
OLMAK BİTİP, ÖLÜM BAŞTAN ALINCA YA DA AYNA/Şiir
Yavuz ERTÜRK
KAF DAĞININ ARDI/Anı
Ali KURT
HERCÜMERÇ MEKTUPLARIN İLAMI/Deneme
Yekta Haktan İNCİ
YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN SEVMEK/Deneme
Adem ÖZBAY
HAYAT RESİMLERİ/Deneme
Mustafa OĞUZ
HIZIRIN ELİ, TÖVBENİN ELİ/Şiir
Yeprem TÜRK
BOŞ ÇERÇEVEYİ DOLDURAN HAYKIRIŞ/Deneme
Yunus Emre TOZAL
ZAMANDA VE MEKANDA ÖLÇÜ/Deneme
Üzeyir SÜĞÜMLÜ
TAHAYYÜLÂT- AH!... MİNEL-AŞK VE HÂLÂTİHÎ/Deneme
Şuayp PİŞKİN
GECEYİ DİNLERKEN/Şiir
Adem ERDOĞAN
BENİM HİKÂYEM DEĞİL/Öykü
Muhammed Aşır KARABACAK
BİR YAZICININ KALEMİNDEN OLCAY YAZICI/Biyografi
Senem GEZEROĞLU
BİR TREN IŞIĞINA, GÜNEŞE ÇEKMEK SENİ.../Öykü
Nüzhet ARSLAN
HÛ MAKÂMI/Deneme
Ceyhun EMRE
RÜYA KIRIKLARI BİR RÜYA YONTUCUSU/Deneme
Yavuz ALBAYRAK
HUZUREVİ/Öykü
Hüseyin KAYA
KİTAP DOSTLARIM/Deneme
İmdat AKKOYUN
MEŞALESİ ÜMİT OLAN BİR ADAMIN FİRAKI/Kitap Tanıtımı
Fatih PALA
İHTİLALİN GÖLGESİNDE/Şiir
Murat KAYA
BİLMEM GECELER KAÇ SAAT/Şiir
Mustafa UĞURLU
EVROKA/Şiir
Nadir AŞÇI
SAKLI MEKTUPLAR-XXXXII/Mektup
Şiraze
İrtibat:
Selami Ali Efendi Cd. No: 45/5 Üsküdar İSTANBUL

"Yedi İklim" edebiyat dergisi


"Yedi İklim" edebiyat dergisinin 220. sayısı(Temmuz 2008) yayımlandı. İçindekiler:

Yedi İklim
-
Edebiyat Soluğu
Zafer Acar
-
SHARAB-NAME -IV-
Cafer Keklikçi
-
Cehennem Treni-1
Mustafa Celep
-
Tabancalar! Bıçaklar! Antidepresanlar!
Mustafa Uçurum
-
Rüyası Yetmiyor Savaşların
Rasim Demirtaş
-
Nisan Korkusu
Ümit Zeynep Kayabaş
-
Kadın Heykeli Ümit
Serdar Akdağ
-
Yara
Eyüp Akyüz
-
Biz mi Çocuktu Ey Ruhum
Hacer Akıcı
-
Sebep
Orhan Tepebaş
-
Bir Dost İle Ölüm Sonesi
Yunus Emre Özsaray
-
Toprak
Halil Eser
-
Çizgi
Osman Bayraktar
-
Yaşantılar
Ali Haydar Haksal
-
O Gitti Ben Kaldım / Ben / Hiçbir Şey / Adam / Eski Bir Not / Ben / Parmağımın Ucundaki
Cemal Şakar
-
Hikayat: İp / Diriliş / Dönüş / Örtü
Recep Şükrü Güngör
-
Can
Mustafa Oral
-
Cam Kırıkları
Mustafa Ökkeş Evren
-
Rüya / Sorular ve Cevaplar
Rabtndranath Tagore
-
Kabuliwallah
Türkçesi:Mustafa Burak Sezer
Nurettin Durman
-
İmgesiz Şiir Kurumuş Ağaç Gibidir
Ali Osman Dönmez
-
Tanpınar'ın Şiir Estetiği ve 'Bursa' Algısı Işığında "Bursa'da Zaman" Şiirini Okuma Denemesi
Ercan Köksal
-
Ömer Seyfettin'in Öykülerinde Alay ve İroni
Can Şen
-
Yeni Bir Başkaldırı: Rasim Demirtaş'ın "Kravat Makasım Güneşten" Şiiri
Mehmet Kurtoğlu
-
Şehir Şiir ve Savaş
Hatice Gündogan
-
Siyah Süt, Siyah Mürekkebe Dönüşürse
Fatma Korkutata
-
Acıyla Dolu Bir Yaşamın Hikayesi; Babam ve Oğlum

Yeni Okumalar


Mustafa Uçurum
-
Ateş Bandosu'nda Cenk Marşları
Rıdvan Ünal
-
"Muktedirliğin Son Fasılası Yahut Ölüme Düşürülen Heybetli Gölge"
İsmail Güleç
-
Yıllar Sonra Yeniden Peyami Safa
Hayrettin Durmuş
-
Cengiz Aytmatov Öldü! Tiyenşan Dağları Issız Alyazmalı Öksüz Kaldı
Hüseyin Beheşti
-
"Her Şey" Büyüsüz. Peki Ya Hikayemiz?
Saliha Malhun
-
Sükut Suikastı ve Tanpinar Günlükleri -II-
İrtibat:
Yedi İklim Yayıncılık ve Ticaret Ltd Şti
Bağdat Cad. No: 424/A Kat 4 Esenyurt DurağıMaltepe / İSTANBUL
Tel: 0 216 399 19 14 Fax: 0 216 352 04 11

"Yeni Dünya" dergisi

Tatil Yok Tebdil Var

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte çeşit çeşit tatil önerileri gündemimize kendiliğinden geliveriyor. Bir anlamda mutlaka tatil yapmalısın anlayışı bize dayatılıyor. Oysa kadim geleneğimizde bize tatil değil hep sefer öğütleniyor iç ve dış muarızlarımıza karşı hep zafer öğütleniyor. Şimdi modern zamanların işleyişine baktığımızda hayatındaki her şeyi çiğneyerek çok çalışmak gibi yüksek bedelli bir anlayış ile karşılaşıyoruz. Bunun sonucunda da çılgınlar gibi eğlenmek krallar gibi tatil yapmak. Çağın propaganda araçları bilinçaltlarına ezerek yükselmeyi kırarak büyümeyi helal haram dengesini gözetmeden kazanmayı bunları en azgın biçimde de tatilde eritmeyi yüklüyor. Aslında gerçek tatil denge ve uyumla mümkün. Peki bu denge ve uyum o kadar kolay mı? Değil elbette. Hakikatte tatil dinlenmeyi yeniden üretime geçmek için enerji toplamayı gerekli kılarken bize sunulan tatil seçenekleri çoğu zaman bedeni dinlendirip ruhu altüst edebilmekte. Pekiyi ruhun huzura ermediği bir tatilin bedene faydası var mı? Tatil için tatil köyü şart mı? Tatil anlayışımız sağlıklı mı?Bu ve benzeri sorulara cevaplar üreten Yenidünya dergisi Temmuz sayısında Tatil anlayışını yeniden masaya yatırıyor. Önceleri karşı durduğumuz aramızdaki mesafeyi koruduğumuz meselelere zamanla nasıl duyarsızlaştığımızı sorgulayan dergi ‘alışmak aşınmaktır’ cümlesiyle zihnimizi arınmaya çağırıyor.Usta kalemlerin engin düşüncelerini paylaştığı derginin temmuz sayısında Vehbi Vakkasoğlu Tatil Yok Tebdil Var yazısıyla Mehmet Emin Ay ise tatili manevi kazanca dönüştürmeliyiz yazısıyla okuyucularını tatil üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.Rasim Özdenören 80 yıllık cumhuriyet dönemini sorguladığı yazısını Türkiye’de Laikliği besleyecek kültür yoktur cümlesiyle özetliyor.Mustafa Armağan farklı bir üslupla ve hikâye tekniğiyle ele aldığı yazısında bir ilköğretim öğrencisinin babasına sorduğu ‘Tarihimizi bize niye kötü gösteriyorlar baba’ sorusuna cevap veriyor.Genç kuşağın önemli isimlerinden Ayşe Sevim ise farklı bir açıdan Ladikli Ahmet Ağa portresini okuyucunun irfanına sunuyor.Dergi editörü Mahmut Bıyıklı’nın Prof Dr Mustafa Kara ile yakın dönemin önemli şahsiyetleri üzerine yaptığı geniş röportaj ve dolu dolu kültür sanat sayfalarıyla Yenidünya dergisi son sayısında okuyucuyu dingin bir yolculuğa çıkarıyor.Okurlarına her ay Hanımefendi dergisi ve Beyza Çocuk dergisini hediye eden dergiye 2126358396 no’lu telefonlardan ulaşabilirsiniz.
Elif Bilge Ceylan

2008-07-15

20.Tasavvur

es’selâm!
tüketilen her mevsim, alın yazımızdan sökülüp atılan birer kurşun gibi. yaşarken farkına varamadığımız bu kurşunlar, çıkartıldıktan sonra acıveriyor bize. oysa biz, acı’larımızla yaşamayı sevenler kervanı. fakat,mülayim görünen bu tavrın bâtınında ziyâdesiyle sert bir tavır vardır. ‘düştüysem sana bakarken düştüm’ diyebilen bir zihin zemininde inşâ ederizgururu. allah’a, inanca ve aşka dâir taşıdığımız, taşıyabildiğimiz bütünacı’ların şerefine inanırız, güveniriz. bu böyle!...insanlar taş gibi bana yabancıağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlardabir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsao ışıksız pencereden ben onu bile bile duymuyor gibiyim. bu şehirden gidiyorum gömerek geceyi içime sabahın hüznünü beklemeden gidiyorum bu şehirden. erdem bayazıt…yirminci tasavvur, ‘erdem bayazıt’ ve ‘ahmed yüksel özemre’ merhumlarının azîz hatırâlarına ithaf olunur. ves’selâm!


İrtibat:


2008-07-14

"Yolcu"nun 49. sayısı çıktı

Samsun'da yayınlanan Yolcu Dergisi'nin 49. sayısı çıktı. Yeni sayısıyla okuyucu karşısına dopdolu çıkan değide bir birinden güzel konular dikkat çekiyor.

49. sayısı yayınlanan Yolcu Dergisi Samsun merkezli yayınlanan bir kültür ve edebiyat dergisi. Kendilerini ‘söz dergisi’ olarak adlandıran Yolcu’nun ‘Seyir Defteri’ başlıklı giriş yazısı Ferhat Kalender’e ait. Derginin genel yayın yönetmeni de olan Kalender yazısında son dönem Türkiye tahlili yaparak ezber bozan bir sürece işaret ediyor; ‘Ezber bozan bir sürece giriyoruz. Hitler'in propaganda bakanı Goebbels'in genetiğine sahip ulufeci kalemşorların devri kapanıyor. Devletin kanını emmeyi, bu halkın parasını iç etmeyi iş edinmiş adamların beslediği 'aydın takımı'nın bağlandıkları köşelerden kustukları kaos senaryolarına bakmayın. Muhayyel tertipler organize ederek bunları gazete ve tvlerine taşıyanların biçare atraksiyonları, ülke insanının farkına varmaya başladığı irfanı karşısında bir anlam ifade etmiyor. Tepeden seyrettiği toplumun her türlü değerine karşı açıkça cephe almış, eğer uygarlık var edilecekse köklerimizin yeni bir inşa ile zamanı anlamlandırması gibi zor bir uğraşı gerektiği çizgisini beceriksizliği ve gafleti nedeniyle görmemezlikten gelip başka yerlerden uygarlık çığırtkanlığı yapan bir tip olarak pozitivizmin bekçisi konumundaki Türk aydını kendini bitirmiştir. Böylelikle bu halk önemli bir asalaktan kurtulmuş olmanın rahatlığını yaşayabilir.’

Kapağında Nuri Pakdil’in ‘Sükut suretinde çok koyu düşer ses’ sözünü kullanan derginin bu sayısındaki orta sayfa konuğu aykırı düşünceleriyle gündeme gelen yazar Bülent Akyürek. Akyürek söyleşisinde kendi yaşam öyküsünde yola çıkarak hem iç hemde toplum eleştirisi yapıyor; ‘İnsanların içini bilen yalnız Allah'tır. Öyleyse biz insanlar için davranış ve kılık kıyafet önemli. Biz zahire bakarak kimin Müslüman olup olmadığını anlayabiliriz. Adamlar bir televizyonda "Biz kaç kişiyiz?" diye sayım yapıyorlardı. Onların kaç kişi olduklarını bir gökdelene çıksam ben de sayabilirim. Mini etekli, içen, sarmaş dolaş, dekolte, keçi sakallı kişileri sayın, rakam ortaya çıkar ama bir de Müslümanları sayalım deyin? Apışır kalırsınız. Niye? Çünkü biz de herkese benziyoruz.’

Bülent Sönmez’in ‘Yakınımızdakiler’ başlıklı çalışması, dergide dikkati çeken bir deneme olarak karşımıza çıkıyor. Biz ve öteki kavramlarının irdelendiği yazıda, yakîn kelimesinin çağrıştırdığı anlamlar üzerinde duruluyor.

Yolcu’nun 49. sayısında öne çıkan isimler şöyle; Ogün Kaymak, Mehmet Aycı, Ömer İdris Akdin, Mehmet Şamil, Mustafa Uçurum, Recep Yazgan, Eyüp Akyüz, Kahraman Tazeoğlu, Yahya Kurtkaya, Zahir Ertekin, Muhammet Emre, İlhami Ulupınar, Rainer Maria Rilke, Seyyit Köse, Bülent Sönmez, Himmet Karataş, Bilal Can, M. Fatih Kutan, Esra Demirci, Emine Şimşek, Gökhan Serter, Müslim Kılıç, Bünyamin Doğruer, Babek Ahmedi, Tahsin Gülhan, Şükrü Nimet.

İrtibat:
0 362 431 59 94
yolcudergisi@hotmail.com

"Telve" dergisinde deniz

Telve, dördüncü sayısıyla okurlarına merhaba diyor.
Bu merhabanın rengi mavi, ey sevgili okur!
Denize kıyısı olan yerlerinin hüznü var bu sayıda,
ılık rüzgârların esintisi, tebessüm soluyan dudaklarda.
Bırakıp gitmeler var,
Ufka fırlatılan bakışların yankısı kulaklarda.
Okyanusları umman yapan hikmeti soruyoruz yeri geldiğince,
Aşka sal bulan yolculuklara çıkıyoruz.
Bu bir keşif yolculuğu…
İnsanın kendi içine bulduğu yolu
ve fırtınanın kıyımından kurtulmak için uğranılan limanları soruyoruz.
Bu buluşma kumdan ve topraktan uzakta olacak.
Bu bekleyiş kesif bir deniz kokusuyla noktalanacak.
Suyun tarihi, benliği, usu ve kusurları uğraklarımız olacak yolculuklarımızda.
Şarkısına dokunacağız martıların maviye bestelediği.
Şairlerin zihnindeki dalgalarla tadacağız imgelerin tuzunu.
Kitaplara ve hikâyelere konu olan seferlere çıkacağız.
Ve sen ey sevgili okur, hazır mısın bu yolculuğa çıkmaya?
Sırlarını balıklarla paylaşmaya; şairin dediği gibi:
“sırrımı söylüyorum vefakâr balıklara
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi”
Sizleri bu kıyıda bekliyoruz; bu dünyada.


İçindekiler:

Dosya: Mavinin Masalı 'DENİZ'

Alper Sarı – Akdeniz’in Belleği: Sırlar ve Sınırlar
Nisa Ayfer Çakın – Dalgaları Martı Kokan Şarkı
Emel Akbal – Yahya Kemal ve Deniz
Yusuf Gündüz – Aytmatov’dan Denize Dair Bir Hikâye
Yusuf Aydoğdu – Joseph Conrad ve “Ölüm Seferi” Üzerine
Yavuz Ulutürk – Sembolizmin Kıyılarında Deniz

Hikâye:

Handan Gökçek – Bir Adam Bir Mavi Bir Çocuk
Ceyhun Emre Teoman - Asırlık Tozlar
Yunus Emre Çoşan – Deniz Kabuklarının Grevi

Deneme:

Mustafa Oğuz – Hüzünlü Zamanlar
Hatice Yılmaz – Mavi
Neslihan Huri Sancak – Bende Kalarak Gittin

İnceleme:

Orhan Oğuz – Cahit Zarifoğlu’nun ‘Gül Suyu’
Gülbin Özdemir – Cevat Yetim!
Semiha Erdek – Varlık

Söyleşi:

Yavuz Ulutürk – Onur Caymaz’la “Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri” Üzerine

Şiir:

Fatih B. İsmailoğlu – Gül İle Bülbül
Karin Karakaşlı – Çifte Kavrulmuş
Cevher Kara – Uçurumlar Alır Günahkâr Atlarımı
Yusuf Aydoğdu – Doğu Kar Ekspresi
Alper Sarı – Karanfil Kıyısı
Mücahit Yılmaz – Kelimelerin Küçük Çocuğu: Deniz
Serap Erk – Gazel
Taner Cindoruk – Sesler
Serkan Engin - Çünkü


Telve

Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi
ISSN: 1307 4091

İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni:
Yusuf Gündüz

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:
Yavuz Ulutürk

Editör:
Alper Sarı

Yayın Kurulu:
Neslihan Huri Sancak
Nisa Ayfer Çakın
Semiha Erdek
Yusuf Aydoğdu

Danışman:
Sabahattin Çağın

Yazışma Adresi:
Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi,
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği,
Buca/İzmir

E-posta:
telvedergisi@hotmail.com

Web:
http://www.telvedergisi.com/

- Gelecek Sayı -

Dosya

Korkulu Rüya
“Karanlık”

Telve dergisi, beşinci sayısında karanlığa bir kibrit çakıyor.
Bilinmeyenler, korkular, belki de karanlıkla yeşeren umutlar...
Sizlerin de görülmemiş rüyaları varsa paylaşacak,
Ve varsa çakacak bir kibritiniz bu kör karanlığın tam ortasına,
sizleri de bu yolculukta görmek isteriz.

2008-07-12

Kurtuba 36

İnternet üzerinden yayın hayatına devam eden Kurtuba Dergisi'nin 36. sayısı çıktı. 5 Temmuz 2008 tarihinde kaybettiğimiz Diriliş Şairi Erdem Beyazıt'la ilgili olarak, Selman Maltaş, Cesur Küçük ve Sümeyye Küçük'ün hazırladıkları "Erdem Bayazıt Dosyası" dikkat çekiyor. Selman Maltaş, "Gidenlerin Ardından: Adil Erdem Bayazıt", Sümeyye Küçük, "Dördüncü Güzel Adam" ve Cesur Küçük, "Buradan Bir Acı Kanamış Boyuna" başlıklı çalışmalarla dosyaya katkı yapıyorlar. Cumhuriyet tarihimizin önemli simalarından olan Osman Yüksel Serdengeçti'ye dair Suphi Giz'in hazırladığı portre okuyucularını bekliyor. Ayrıca Sümeyye Ş. Akkök'ün, "Ateş" isimli şiiri ve V.Hüseyin Kaya'nın, "Öykü-Masal" isimli hikaye yeni sayının ürünleri arasında yer alıyor.

2008-07-10

"Yağmur" dergisi


Sayı: 40, Temmuz - Ağustos - Eylül 2008
Hasbihâl
Muhterem Yağmur okurları, bu sayımız da hakikate tercüman olmak mefkûresiyle yazıldığını hissedeceğimiz bir başyazıyla açıyor sayfalarını. Bu ay, geçen sayımızda başladığımız “Peygamberimiz ve Söz” yazı dizisinin ikincisini okuyacaksınız. Efendimizin, temas ettiği hususları bir kanaviçe gibi tasvir ettiğinden, tasvirde kullandığı malzemenin hususiyetlerinden, beyanındaki hareket, işaret, resim ve mûsıkî gücünden, bütün edebî sanatları tekellüfsüz ve yerli yerinde kullanmasından ve sözlerindeki muhteva derinliğinden bahsedilen yazıdan her bir Yağmur okurunun kendi enginliği ölçüsünde istifade edeceği kanaatindeyiz.Müteakip yazıda, ‘ölümden kaçan canlara’ korktuklarının ölümün değil, kendilerinin çirkin yüzleri olduğunu hatırlatan Mevlana’nın, eserlerinde ‘ölmeden önce ölmek’ düsturuna yaptığı vurgular anlatılıyor. İnceleme; ölümün, ağacı can olan bir yapraktan ibaret olduğu gerçeğini kavramaya gönüllü olanlar için çok şey söylüyor. Lebriz, aramıza yeni katılan bir kalemin hikâyesi. Bu vesileyle Yasemin Civelek’e hoş geldiniz diyoruz. Her defasında farklı avluya açılan bir kapının, her hareketinde farklı zamanlara yaptığı yolculuğun hikâyesi Lebriz. Bir konak kapısının gözüyle uzun zaman dilimlerinin biz insanları maruz bıraktığı içtimaî hırpalanmayı okumak, sizi heyecanlandıracak.Mustafa Oğuz, ‘hicret hikâyeleri’ne bir yenisini daha ekliyor Duvara Vuran Uzun Gölge ile. Bundan çok değil, on on beş sene evvel kalpten kelimelerle yazılmaya başlanan bir destanın; ‘Hicret’ destanının, harften kelimelerle buluşup iki kapak arasına girme macerası hız kazanıyor.Az Gittik Uz Gittik’le, alt başlığı ‘Evliya Çelebi’nin Romanı’ olan yeni bir seriye daha başlıyoruz bu sayıda. Evliya Çelebi’nin hayatını Cihan Okuyucu’nun kalemiyle buluşturan serinin bu bölümünde, çelebiyi evvela saray mektebinde, sonra Ahi Çelebi Camii’nde bir rüyada daha sonra da İstanbul’un sokaklarında takip edeceksiniz. Devam eden bir diğer seri yazımız da Hikâye Mektupları. Takipçilerinin ilgiyle beklediklerini düşündüğümüz serinin ikinci yazısı, hikâyede kişilik çözümlemesi ve merak unsurunu ele alan bir mektuptan ibaret. A. Erdem Sözeri’nin mektubu, ilerleyen sayfalarda siz okurlarını bekliyor. Bahsedeceğimiz son hikâye İffet Oral imzasını taşıyor. Zihinsel özürlü bir insanın odak noktasına alındığı hikâyede evvela ‘dışarı’nın daha sonra da öz annesinin bakışıyla merkezdeki karakter tahlil ediliyor. Aradaki farkın vahametinin bizler gibi sizleri de nefis muhasebesine sevk edeceğini tahmin ediyoruz.Doğu Türkçesinin teşekkülünde oldukça mühim bir noktada duran Ali Şîr Nevâyî’nin ülkemizde henüz layıkıyla tanınmadığı ve hakkında yapılan çalışmaların eserlerinin tenkitli metinlerinden öte gidemediği tezini öne süren Dr. Ersin Teres makalesinde, Nevâyî’nin pek de öne çıkarılmayan bir yönüne temas ediyor. Ali Şîr Nevâyî’nin Dini Tasavvufî Eserleri bu bakımdan dikkate değer bir çalışma. Yağmur sayfaları bu ay, İslâm Bilim İnsan ve Tarih kitabı ekseninde yaptığımız mülakat vesilesiyle Ali Ünal’ı ağırlıyor. Kur’ânı, mektep ehli olan nesillere kâinat, insan ve tarih kitapları üzerinde anlatabilmenin gerekliliğine dikkat çekilen söyleşiyi bitirdiğinizde, çağın ilimlerini İslâm’ın penceresinden okuma ihtiyacı hissedeceksiniz.Hâli hazırda gözlerinize temas eden şu biricik sayfanın ardında neler olduğu düşüncesi sizi heyecanlandırıyorsa, Yağmur yağmaya başlıyor demektir. Daha bereketli Yağmur’larda buluşmak temennisiyle.

Dergide bu ay neler var?
Hasbihâl ( Editör'den )Yağmur Peygamberimiz (s.a.s.) ve Söz – 2 ( Başyazılar )Yağmur Ölmeden Önce Ölmek -Mesnevi-i Şerif’te Ölüm- ( İnceleme )Nurefşan Kapal Genç Kahramanlara Hitâbe (1995-1999)* ( Hitâbe )Edip İbrahim Debbağ Umut ( Şiir )Abdulhak Tekiner Lebriz.. Ata Yadigârı ( Hikaye )Yasemin Civelek Selam Ve Sevda İle ( Şiir )Mehmet DOĞAN Duvara Vuran Uzun Gölge ( Hikaye )Mustafa OĞUZ Dünya Geçmez Bu Yoldan ( Deneme )M. Said Türkoğlu Derinden Bekleyen ( Şiir )A. Bahşi Aynaların Eşiğinde Bir Şair ( İnceleme )Melek Çakar İstanbul’da Ağaçlar, Çiçekler ve Bahar... ( Deneme )Gülbahar REÇBER Az Gittik Uz Gittik (Evliya Çelebi Romanı - Bir) ( Hikaye )Cihan OKUYUCU İğretilikten Şıklığa… ( Deneme )Nihat Dağlı Necip Fazıl’ın Hayatının Mistik Aynası:Visal ( Tahlil )Zehra Öksüz Münâcât ( Şiir )Fuzûli Gazel ( Şiir )Ketencizâde Rüştü Karanlık Efe ( Hikaye )Mehmet Ersoy Hasta Anneler Ülkesi ( Şiir )Hasan Ejderha Ali Şîr Nevâyi’nin Dinî-Tasavvufî Eserleri ( Makale )Ersin Teres Dost İçindir ( Şiir )Bestami Yazgan Zaman Gibi Akmak Habersizce ( Deneme )Sebahattin Yenilmez Hikâye Mektupları ( Mektup )Ahmet Erdem SÖZERİ Esir Sözleri ( Şiir )Ömer Faruk ŞEHSUVAR Takıntı ( Hikaye )Selami Gün Eve Dönme Vakti ( Şiir )Sümeyye Kocaman Bir Portre ( Biyografi )Haydar Yıldırım Leylimiz Nehar Olur ( Şiir )Muhammed Adnan Kızıloğlu O ( Deneme )Recep Şükrü Güngör Şair ve Yağmur ( Şiir )Ali Osman KURUN Son Dilek ( Hikaye )İffet Oral Yurda Varılır Bir Gün ( Şiir )Hatice Eğilmez KAYA Ali ÜNAL: Kur’ânı Ehl-i Mektep Olan Bugünkü ve Gelecek Nesillere Kâinat İnsan ve Tarih Kitapları Üzerinen Anlatabilmeliyiz ( Mülakat )Tahir Taner Nurefşan (2) ( Şiir )Hasan ÇAĞLAYAN
İrtibat:

2008-07-09

"Yalnızlık Sözleri" dergisi


Yalnızlık Sözleri 13 ( Haziran - Ağustos) çıktı.

*atilla akın- sen

*yusuf yavuzyılmaz- ismet özel'de ahlak ve modernite

*metin aksöz- sokrates ve ethik

*peren birsaygılı- insanlığın panzehiri: ahlak

*çev:murat sürmen- unutulmuş bir devrimci ali şeriati

*ahmet faruk- intizar

*bahaeddin sağlam- varlık ve tarih felsefesi


İrtibat:

"Filbahar" dergisi

mevsimleri ardılıyorken/ellerimizi ellerine değdirecek bir sayfa arıyorken/bildiğimiz renkleriyle yine delişmen bir sözle çıktı filbahar

‘’-ki biz aslında susarken konuşuruz’’

kavline sadık kalmanın eksik kaldığı şu dünyada/ devinen fikirlerimizin kafa taslarımıza sığmadığı sözleri önümüze getirmek için/çabalamak için sözlemek/sözlemek için çaba harcamanın en güzel söz olduğunu duyurmaya geldik.

duruşun gönlümüze sardığı bilgiçlikle değil/uzaklarda bir yerde özleyen taraflarımızı özlenenle birleştirerek/acımız kadar varız/var olduğumuz kadar acımaya devam ederek/garipliğin hükümdarlığını duyarak geldik.

süsümüzü hapsine ekleyerek elimizi elinize değdirmeye geldik/hiçbir nazarın kıvrımlarından kaçınmadan/sözün aslında bir duruş olduğunu/ve bu duruşun en güzel şekilde/suskun çığlıklarda olduğunu duyurmaya geldik/tahammülü eksilen ihtiyar dünyamıza.

yakın bir bahara şahit kıldığımız gönlümüzle/ tanıdık sesleri ekleyerek/tanımadığımız seslere kulak vererek/ altı demeye geldik.

6. solukta filbahar
6. baharla filbahar
Oldu.


filbahar@gmail.com
filbahardergisi@hotmail.com

kapat gözlerimi kimse görmesin/eda aktaş
bir yusuf kısası/tuba yılmaz
bu yol nereye gider/can varol
düş yüzünde söz tutuldu/gülay sağlıcak
gece yanığı/gülistan banu özbek
haya tufanı/abdulkadir akdemir
hayata dair kafa yoruşlar/mustafa çolak
haziran kırıyorum yanağımda/bilal can
huzursuz ikindi/özgül başar
ışık bağdat sokaklarından yunan agorasına
kadar uzanıyordu/ramazan yıldız
kaçak bahar/sümeyye betül
kalemsiz/asude zeynep toprak
mat renklere bürünen zaman/mehmet altun
mey uğrakları/leyla karaca
sevda çaldı kapımı/başak doğru
şiir kendini yaşamaktır/fatih akça

http://www.filbahar.com

"Haksöz" Dergisi



Haksöz Dergisi 208. Sayısı Çıktı!
Haksöz Dergisi'nin 208. sayısı (Temmuz 2008) okuyucularla buluştu. “Yargı Zorbalığı”nın manşete taşındığı 208. sayı, halk iradesine düşmanlığı içeren bu yargı zorbalığının adresini Kemalist Dogmatizm olarak belirlemekle birlikte; Müslümanları bu sürece yönelik kararlı bir tutum almaya davet ediyor:

Haksöz Dergisi'nin 208. sayısı (Temmuz 2008) okuyucularıyla buluştu. "Yargı Zorbalığı"nın manşete taşındığı yeni sayı, halk iradesine düşmanlığı içeren yargı zorbalığının adresi Kemalist dogmatizm olarak belirtiliyor ve Müslümanlar bu sürece yönelik kararlı bir tutum almaya davet ediliyor. "Yargı Cübbesi Giydirilmiş Zorbalığa Boyun Eğmeyeceğiz!" manşeti, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararını protesto eylemlerinde yer alan bir pankartla birlikte veriliyor: "Allah'ın Emrini Kaldırmaya Mahkemenin Gücü Yetmez!"
Darbeciliğin düzenin karakteri olduğunun belirtildiği dergide ayrıca Atatürk üzerinden başörtülü öğrencilerin medya lincine tabi tutulması da ele alınıyor. Kimi sevip sevmeyeceğimize medya zaptiyelerinin karar veremeyeceğinin altının çizildiği yazılarda Resmi İdeoloji ve Atatürkçülük dayatması eleştiriliyor.
Anayasa Mahkemesi ve cübbeli darbe düzeni eksenli yazıların yanı sıra "Genelkurmay Cumhuriyeti"nin ifşası anlamına gelen TSK Acil Eylem Planı, ÖSS'de yaşanan başörtüsü zulmü, futbol gündemiyle ivme yapan milliyetçilik ve Gazze'deki ateşkes konuları da değerlendiriliyor.
Özgür-Der imzalı "Kendimiz Olamazsak Hiçbir Şey Olamayız" yazısı ise Özgür-Der'in Taksim'de yapılan "Darbe Yürüyüşü"ne neden katılmadığını izah ediyor ve eylem birlikteliklerindeki ölçüye değiniyor.
Bahadır Kurbanoğlu'nun "Din-Devlet İlişkileri Bağlamında Muhafazakarlık", Şefik Sevim'in "Hayat-İdeal İlişkisi ve Müslümanların Pratiği Üzerine" başlıklı makaleleri didaktik ve araştırmacı bir birikimle sunulurken; Şükrü Hüseyinoğlu ve Cengiz Duman'ın Kur'an çalışmaları Kur'an'ın aydınlığına doğru yürüyüşün bu sayıdaki usuli yansımaları olarak dergide yer alıyor.
Kültür-sanat içeriğinin yine hayli zengin olduğu dergide Asım Öz, Laiklik Tipolojileri, Muhammed Arkoun ve Kemalizm Üzerine Düşünceler" başlıklı makalesiyle gündemden kopmadan Arkoun ile ilgili tahlillerde bulunuyor. Hamza Türkmen'in İslamcılık kitaplarının değerlendirmelerine de yer verilen dergide, ayrıca şiir, deneme ve kitap eleştirileri de okuyabilirsiniz.


Derginin İçinde Yer Alan Yazılar:


Darbecilik Düzenin Karakteridir!Haksöz
Kemalist Dogmatizm Halk İradesinin Düşmanıdır!Haksöz
Atatürk'ün Türkiyesi ve AydınlarıRıdvan Kaya
Boğucu Atmosferin Devamına Katkıda BulunanlarKenan Alpay
Kimi Sevip Kimi Sevmeyeceğimize Medya Zaptiyeleri mi Karar Verecek?Özgür-Der
Medya Lordları İstedi, Savcılık Harekete Geçti!Özgür-Der
Mahkeme Tokmağı Parlamentonun TepesindeHalit Çağdaş
Siyasetsiz Bir Parti Hikayesinin Kapanış CümleleriBeytullah Emrah Önce
Anayasa Mahkemesi Kararı Yok Hükmündedir!Haksöz
"Genelkurmay Cumhuriyeti" Lahikaları Tahkim Ediliyor'Güney Uzun
Kendimiz Olamazsak Hiçbir Şey Olamayız!Özgür-Der
ÖSS Vesilesiyle Bir Kere Daha: Tabana Vuran İnsanlık ve Tavan Yapan CanavarlıkRıdvan Kaya
Futbol Kime Hizmet ediyor?Akın Atalay
Gazze'de Ateşkes Direnişin BaşarısıdırOktay Altın
BahsetBünyamin Doğruer
Din-Devlet İlişkileri Bağlamında Muhafazakarlık -1Bahadır Kurbanoğlu
Hayat-İdeal İlişkisi ve Müslümanların Pratiği ÜzerineŞefik Sevim
Mesajı Tersyüz Edilen Bir Kıssa: Firavun'un Sarayında İmanını Gizleyen MüminŞükrü Hüseyinoğlu
İstisnai Bir Peygamber Hz. Harun ve Yardımcı ResullükCengiz Duman
Laiklik Tipolojileri, Muhammed Arkoun ve Kemalizm Üzerine Bazı DüşüncelerAsım Öz
İslamcılık İslam'ı Yaşama ve Yaşatma MücadelesidirHaşim Ay
Dublörün Dilemması: Zeki, Eğlenceli ve BoşAhmet Örs
Bir "Güzel İnsan"ın Ardından…Ahmet Kartal
Yargı mı, O Şimdi AskerAli Değirmenci
HAKSÖZ DERGİSİ
İrtibat: 0212 534 58 08
haksozdergisi@gmail.com




2008-07-06

"Yedi İklim" edebiyat dergisi, Erdem Bayazıt özel sayısı


[İçindekiler]

Yediiklim - Sebeb Ey
Erdem Bayazıt - Günah Denizi
Arif Ay - Bir Portre: Erdem Bayazıt
Ömer Aksay - Pes Çarem Sensin İstanbul
Rasim Özdenören - Erdem Bayazıt: Sabaha Koşan Adam
Durali Yılmaz - Erdem Bayazıt Şiirinin Kaynakları
İsmail Kıllıoğlu - "Tabiat Risalesi" Neyi Anlatır-I
Osman Bayraktar - Erdem Bayazıt Şiiri
Nazif Gürdoğan - Şiir Erdem'dir Erdem Şiirdedir
Alim Kahraman - Erdem Bayazıt'ın Şiiri: Yerden Ğöğe Doğru
Ali Haydar Haksal - Erdem Bayazıt'ın Şiirinde Ses ve Unsurlar
Osman Özbahçe - Erdem Bayazıt'ın Şiiri
Osman Sarı - Şiirimizin Gür ve Yiğit Sesi: Erdem Bayazıt
Mehmet Ragıp Karcı - Bir Şiirin Hüznüyle Erdem Bayazıt'ı Okuma Denemesi
Arif Ay - Kar altında Erdem Bayazıt Hüznü
Mustafa Özçelik - Mehmet Akif'den Erdem Bayazıt'a
Ömer Aksay - Modernizme Karşı Modern-İslamcı-Yerli Bir Tavır
Mehmet Doğan - Erdem Bayazıt "Şiirleri"nde Aşk ve Sevgili
Kadir Tanır - Yiğit Duruşlu Şair/Anılar
Cemil Çiftçi - Adil Erdem Bayazıt ve Hayatından Kesitler
Hüseyin Yorulmaz - Soylu Bir Süvari
Ali Doğru - Kar Altında Bir Deneme
Zafer Acar - Edebiyat Denizinde Bir "Kız Kulesi" Erdem Bayazıt'ın Şiiri Üzerine Biçimli Düşünmeler
Ömer Erinç - "Çorak Toprakta Akıp Giden Ses" Erdem Bayazıt
Bilal Kemikli - Şehir Bir Mahşer Gibi İçimizde Ölür
Ethem Erdoğan - Aşk Uygarlığına Ölümcül Bir Katkı
Adem Turan - Bize Ey Demeyi Belleten Adam: Erdem Bayazıt
Selçuk Küpçük - Toplumcu Duyarlılığı Yerli Söyleme Yaslanan Poetiği: Erdem Bayazıt Şiiri
Hamdi Oruç - Şairler Erdem Bayazıt Sebeb Ey
Ahmet Edip Başaran - Erdem Bayazıt Şiiri ya da Sürüp Gelen Çağlarda Bir Nida
Betül Tekin - Ölümü Hayata Döndüren Şair Erdem Bayazıt
Ali Sözer - Çağın Tanığı Bir Şair ve Savaşın Kelimeleri
Mustafa Könençoğlu - "Karanlık Duvarlar" Ya da Bir Modern Dünya Fotoğrafı
Nurettin Duman - Erdem Bayazıt Şiirnde Ses ve Öfke
Kibar Ayaydın - Erdem Bayazıt'ın "Ölüm Risalesi"nde Ölümün Halleri
Mücahit Koca - Kanatları Şiir Olan Güzel Adam Erdem Bayazıt
Necdet Karasevda - Erdem Bayazıt'ta Ölüm Telakkisi
Murat Soyak - Diriliş Şairi Erdem Bayazıt
Mehmet Kurtoğlu - Ölü Şehirlerin Soylu Şairi
Mustafa Oğuz - İçimde yankılana Ses Erdem Bayazıt
Musa Güner - Kaplan Şiirin Uzağında
M. Nihat Malkoç - Şair Erdem Bayazıt'ın Zor Zamanları
İmdat Akkoyun - Şairler Bilirim Ülkeme Dair
İbrahim Eyibilir - Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına (ve Şaire) Dair
İsmail Fatih Maraşbey - Kelimelerden Ordular Kuran Adama
Yasin Doğru - Erdem Bayazıt Kitaplığı Adil Erdem Bayazıt
İrtibat:
Yedi İklim Yayıncılık ve Ticaret Ltd Şti
Bağdat Cad. No: 424/A Kat 4 Esenyurt DurağıMaltepe / İSTANBUL
Tel: 0 216 399 19 14Fax: 0 216 352 04 11
yediiklim@yahoo.com

2008-07-05

"Mostar" dergisinde Evliya Çelebi


Şu bizim Evliya Çelebi! Mostar dergisi, Temmuz sayısında Ünlü seyyah Evliya Çelebi ile ilgili hazırladığı dosyada, şu tespitlere yer veriyor: “Tarihçiler gibi edebiyatçılar için de vazgeçilemez bir başucu eser olma özelliğini koruyan Seyahatname’nin hakkında yüzlerce kitap ve makale kaleme alınması tesadüf değildir. "Aylık medeniyet ve kültür dergisi Mostar’ın Ağustos sayısı okurlarıyla buluştu. Dergi, dolu bir içerik ve ilgi çekici bir dosyayla 41. kez okurlarına merhaba diyor. Tarihimizde, bize maceracılığı ile anlatılan fakat eksik bilgilendirmeler yüzünden yanlış tanıdığımız bir seyyahımız var: Evliya Çelebi. Biz onu, başında kavuğu ve uzun sakalları ile canının istediği yere giden basit bir gezgin olarak tanıyoruz, fakat son dönemde yapılan araştırmalar bugüne kadar bildiklerimizin çoğunun yanlış olduğunu gösterdi bize. Meğer Evliya Çelebi, basit bir seyyah olmaktan çok öte, bir devlet görevlisi ve önemli bir ilim adamıymış. Mostar Dergisi, temmuz sayısında, yanlış tanıtılan bu önemli şahsiyeti tüm yönleriyle ele alan bir dosya sunuyor. Dosya yazılarında Şeref Bilsel, Evliya Çelebi’nin gözüyle şehirleri, Saadettin Acar Çelebi’nin gezdiği coğrafyayı, Önder Kaya Evliya’nın gözüyle İstanbul’u anlatıyor. Konuyla ilgili olarak Marmara Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Yücel Dağlı ile bir röportaj gerçekleştirilmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi üzerine çalışan Yücel Dağlı, Ali Ayçil’in sorularına verdiği cevaplarda, Evliya’nın pek de bilinmeyen bazı yönlerine ışık tutuyor: " Evliya Çelebi çok zeki biridir. Herhangi bir şekilde para sıkıntısı çekmeden, devrin en iyi ilimlerini alarak büyüyor. Kuyumcu olan babasının yanında çalışan Simyon Usta’dan Latince ve Yunanca öğreniyor. İlme, tarihe ve sanata meraklı. Bunların yanı sıra bir müzik âlimi, müzik üstadı." Dağlı, Çelebi’nin bizim bildiğimizden çok farklı bir insan olduğunu ifade ederek şu noktaların altını çiziyor: "Oradaki insanın başında ne vardır, ayağında ne vardır, ne renk elbise giyer? Bunu bilemezsiniz. Kadınlarını, kızlarını, erkeklerini, çocuklarını bilmezsiniz. Ne yerler, ne içerler? Bunları tarihi kaynaklarda bulamazsınız. Evliya Çelebi’de bunları buluyorsunuz. Seyahatnameye yemek kültürü açısından bakıyorsunuz, o devrin damak kültürünü yansıtıyor. Meselâ botanik açısından bakıyorsunuz, o devirde bitkileri buluyorsunuz. Evliya Çelebi büyük bir botanikçi ama botanik âlimi olayım diye incelememiş bitkileri. O devirde ata ne yedireceğini bilmek için otları öğrenmiş." Yücel Dağlı, Seyahatname’nin yalnızca bir gezi kitabı olmadığını, Evliya’nın gezip gördüğü yerlerle ilgili bir çok bilgiyi kitabına aktardığını da vurguluyor. Dergide bu ay Naci Bostancı 1980’lere damgasını vuran, ancak trajik bir şekilde hayatına son veren ünlü Banker Kastelli’yi anlatıyor. Rasim Özdenören "Ödünç kavramlarla düşünmek", Ali Yurtgezen "Yüksek Yargı’nın Dil İle İkrar Eylediği", Ahmet İnam "Dinin Anlamı Üzerine" başlıklı yazılarıyla ufkumuzu açmaya devam ediyorlar. Genç yazarlar Elif Tunca, Şamil Potur ve Yakup Öztürk de dergiye omuz veren isimlerden.

2008-07-02

"Edebiyat Ortamı" dergisi, yeniden !..

Her diri ses, kendi doruğunun rüzgârıyla nefes alır, nefeslenir, can bulur. Arayan insanın gövdesi evrenin gövdesinden daha iri, daha kıvrak ve daha coşkuludur. Dorukların tadı, acının, sabrın ve samimi gayretin müziği, neşesi ve kıvamından oluşur. O tada ulaşmak için kimler ne yükler yüklendiler! Bazılarının beli kırıldı. O kırılış ânının acı dolu haykırışını yine de o acıya aday olanlar duydu. Kulağına bu acının feryadı değmiş olanlara ne mutlu!
Şiirin kimsesiz kalmış sesine, yazının hışırtısına, anışın, övüşün ve ince eleyip sık dokuyuşun ipeksi örtüsüne bir tutku, bir sevinç, bir tatlı atılışla dokunmaya çalışan ellerin heyecan dolu kıvrılışını, ritmini dergimizin küçücük odasından gördük. Hep birlikte onlara baktık. Şarkılarımızın aynı hakikat tarafından bestelenmiş olduğunu bir daha gördük ve bu mucizeye inandık.
Bizler, Edebiyat Ortamı’nın kadrosunda yer alanlar, bu kadroya yürekleriyle destek olanların yüzlerindeki mutlu ışıltıya bir serinlikle karşılık verdiğimizi düşünüyoruz. Kalplerimiz karşılıklı hey hey’lediler.
Önceki iki sayımızın sayfaları arasına sakladığımız mücevherleri erbabı olanlar gördü, aldı ve zengin oldular. Böylece biz de zenginliğimize zenginlik kattık.
İnsan, ‘ummadığı kadar’ yakınına gelen güzellik karşısında panikleyiveriyor. Güzelliğin armağanı sağlam, görkemli, yeni ve apaydınlık çünkü.
Kelimenin içinde barındırdığı nefes, insana ait bir nefestir. Yoksa, onu nasıl anlar ve kendimizi nasıl ifade edebilirdik? Gökhan diyor ki, şu dilin, ağzımızdaki şu uzun et parçasının bir sesler armonisi oluşturabilmesi ne muhteşem bir şey! Evet. Basit, yalın ve istediğimiz her an elimizin altında olanın mucizevî işlevinden doğuyoruz. Ama onu başka şartlar altında ve başka bir biçimde yeniden bulduğumuzda yakınımıza kadar sokulmuş olan hakikati fark etmenin sevinciyle panikleyiveriyoruz.
Bu panikte, titreyişin ve arınışın ve yeniden yola koyuluşun sabah aydınlığı var. Özünde bu aydınlık var. Türkiye’nin iki eli arasından uçup gitmiş olanı geri çağıran, onu dünyanın merkezine davet eden düşüncenin derin sükûtu var. İki kişinin mutmain bir kalple göz göze geldiği ânın alelacele oluşturuverdiği geleceğin içinde koşan şiirin ihtişamı ve masumiyeti var.
*
Edebiyat Ortamı, geçen aylar içinde birçok mutlu anlara şahit oldu. Bu anlar da yeni projelere ve yeni heyecanlara yol açtı, açıyor, açacak. Gelecek sayılarımızda bunları duyurmaya çalışacağız. Şimdilik bizde mahfuz duruyor.
*
Bu sayımızda, bize katılan, albümümüzde yer almak isteyen yeni isimler bulacaksınız. Onların taze ve diri şiirlerini, yazılarını, öykülerini beğeneceğinizi umuyoruz.
Bu sayımızın şairleri Arif Ay, Emre Döğer, Cihat Duman, Mediha İstanbullu, Gözde Burcu Narin, Suavi Kemal Yazgıç, Âdem Turan ve Elif Ebru Okyay.
Üçüncü sayımız öykü ağırlıklı oldu. Bu sayıda, değerli bir öykücümüzü, Ethem Baran’ı söyleşi bölümümüze konuk ettik. Söyleşiyi arkadaşımız Eyüp Önder yaptı. Zevkle okuyacağınızı umuyoruz. Ethem Baran’ın hem öyküye hem de öykü-hayat ilişkisine bakışını merak edenler için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.
Rasim Özdenören, fotoğraflıYORUM’un konuğu oldu. Gökhan Özcan’ın fotoğrafını yorumladı. Kısa ama tam bir Rasim Özdenören öyküsü.
Ayrıca, dört öykü yer alıyor. Eyüp Önder, Nuran Başaran, Kamil Yeşil ve Hüseyin Kaya’ya ait bu öyküleri de beğeneceğinizi umuyoruz.
Geçen ay kaybettiğimiz Türk dünyasının büyük romancısı Cengiz Aytmatov’u iki yazıyla anıyoruz. Salim Çonoğlu ve Erdal Çakır’ın yazılarında Aytmatov’un dünyası farklı bakış açılarıyla okurlarımızın ilgisine sunuluyor.
Erdal Çakır, sanat ve yetenek bağlamındaki yazılarını sürdürüyor. Bu sayımızda yer alan ‘Yetenek, Evrene Verilen Ödüldür” başlıklı yazısı dikkatle okunması gereken bir yazı.
Nermin Yazıcı, Orhan Alkaya’nın şiirini değerlendirdi.
Hicabi Kırlangıç, İran edebiyatından yaptığı çevirilerle dergimiz sayfalarında yer almaya devam ediyor. Bu sayımızdaki çevirisi Nîmâ Yûşic’den. Mektuplar şeklinde yazılmış poetik metinler. Bu metinlerde yeni bir sözden çok, bir şairin şiire ilişkin derinlikli bakışı var. Ayrıca ifadelerin yumuşaklığı, çevirinin güzelliği bu mektup-poetika karışımı metinleri okur için zevkli hale getiriyor.
Arif Ay’ın dergilere ilişkin değinileri ile Turan Karataş’ın kitap değinileri ise dergimizin en sıcak yazılarından.
Gelecek sayımızda buluşmak dileğiyle.

Dergi irtibat:
edebiyatortami@gmail.com
http://edebiyatortami.blogspot.com/

"Sincan İstasyonu" edebiyat dergisi

Şiir mi önemli, şair mi?
Bu ay 11. sayısına ulaşan 'Sincan İstasyonu' dergisi, eski bir edebî tartışmayı yeniden açıyor: "Şiir mi daha önemli, şair mi?" Abdülkadir Budak, kapaktaki yazısında 'şair yoktur, şiir vardır' düşüncesinin yanlışlığına dair yaptığı tespitleri örneklerle sıralıyor. Tunçer Uçarol, 'Şair Önemli Değildir' başlığı altında, şiir-şair ve şiir-eleştiri ilişkisi, eleştirinin kapsamı, eleştirisiz bir ortamda dergilere ve yayınevlerine düşen görevler gibi konulara değiniyor. Dergideki bir başka yazıda ise Necmi Selamet, 1920'lerden bugüne Türk edebiyatında poetikaya yüklenen anlamlara, bu çerçevede yapılan kavramsal tartışmalara ve poetikasız şiirin durumunun ne olacağına değiniyor. Engin Berk, 'Şiir ve siyaset' başlığı altında Nazım Hikmet'ten Cemal Süreya'ya ve Edip Cansever'e kadar şiir-siyaset ilişkisini değerlendiriyor. Lütfiye Aydın'ın 'Ara'da Kalmak' adlı yazısı da ilgi çekici nitelikte. Dergide ayrıca, Fergun Özelli, İrfan Yıldız, Cuma Duymaz gibi şairlerin şiirleri de yer alıyor.

***
Sincan istasyonu AYLIK EDEBİYAT DERGİSİ Yayın Yönetmeni: Abdülkadir Budak
TEMMUZ 2008, SAYI: 11 Adnan Binyazar * Fikret Demirağ * İrfan Yıldız * Seyit Göktepe * Tuncer Uçarol * Necmi Selamet * Nur Sicimoğlu * Dinçer Sezgin * Cuma Duymaz * Lütfiye Aydın * Gökhan Göçer * Fergun Özelli * Engin Berk * Hakan Cem * Derya Çolpan * Abdülkadir Budak Çiçeği Dalından Şiiri Şairinden Koparmayalım * Poetika/Yazınbilim * Saçları Kıvırcık Taralı * Şair Önemli Değildir * Şiir ve Siyaset * Hangi Şair Ergin Günçe’nin Hangi Dizesini Seçti? * Bu Sevinç Nasıl Anlatılır Acaba? * Ara’da Kalmak * Şiir Gibi Öykü Yazmak Değil Amacım * Şairlere Sorduk * 12 'ye 1 Kaldı * İmzayı Yayımlamak * Kim İçin Ne Denmişti* Ne var Ne Yok + FİDAYDA EKİ: Sanki Yalnızdım (T.Asi Balkar) * Şavkar Altınel Şiirinde Mekân (Kemal Tekin) Bizim Vangölü Canavarı (Hüseyin Atabaş)


Dergi irtibat:
www.sincanistasyonu.com
P.K.6 Sincan/Ankara
sincanistasyonu@mynet.com
Tel: (0312) 269 38 00

2008-07-01

Az Edebiyat


Edebiyat adına beni en çok heyecanlandıran eylemlerin başında bir derginin kapağında yazan Yıl:1 Sayı:1 ifadesidir. Bir derginin başlangıcı umuttur, heyecandır, yepyeni yürekleri fethetmektir. Memleketin herhangi bir köşesinde yakılan ateş eğer sağlam bir kuşanılmışlıkla yola çıkmışsa gelecek adına umut ışıkları yakmak için birçok sebep vardır demektir.

Az Edebiyat, Aydın/Nazilli’den edebiyat dünyamıza katılan yepyeni bir dergi. Yani bir ilçeden ülke geneline yayılan bir dergi. İlk bakışta bütün önyargıları yıkan bir çalışma olduğunun ipuçlarını veren dergi, sayfalar açıldıkça bir ilk sayıya göre son derece titiz bir çalışmanın eseri olduğunun kanıtı olacak ürünlerle bezenmiş durumda.

Dergilerde ilk sayılar önemlidir. Kalıcılığın, çıkış amacının ne yapmak istendiğinin aynası gibidir ilk sayılar. Bunun bilincinde olduğunu gösteren Az Edebiyat’ın sahibi, yazıişleri sorumlusu ya da özetle tek başına her şeyi Kemalettin Bal, hem içerik olarak hem de mizanpaj olarak ilk sayı için hazırlıklı olduğunu gösteren bir dergi ile edebiyat dünyamıza merhaba dedi.

Derginin giriş yazısında Kemalettin Bal; “Buradayız AZ edebiyattayız. Okumalarınız ve niyetleriniz. Yazdıklarımızın ‘AZ’ yahut A’dan Z’ye edebiyat olduğunu söyleyecek.” diyerek derginin adı ile ilgili oluşacak söylentilerin önünü açmak istemiş. Bulunduğu yeri tarif ederken de “Birilerinden uzak değiliz; birlilerine de yakın. Ancak birileri bizi illa da tanımlama yoluna giderse; ondan da biz mesul değiliz. Herkes kadar yerli ve herkes kadar yabancı ve farklıyız.” diyerek ne kadar geniş bir yelpazeden sesleneceğinin sinyallerini veriyor.

Dergi ilk yazısına bir ustayla -Berat Demirci ile- başlıyor. Bu başlangıç bile derginin geniş bir nefes alacağının habercisidir aslında. Berat Demirci “Düşünüyorum O Halde Descartes Var!” yazısında günümüzün tartışmalı birçok konusuna değinerek düşünmenin ülke şartlarında o kadar da kolay bir fiil olmadığını vurguluyor.

Dergide yazıları ile; İsmail Karakurt, Adem Turan, Hasan Çağlayan, M. Said Türkoğlu, Recep Şükrü Güngör, Kadim Gültekin, Mithat Tanrıkulu, Endican Mutlu, Mevlüde Alparslan, Hüseyn Kaya, Münire Daniş yer alan isimler.

Dergide şiirleri ile; Mehmet Aycı, Yelda Karataş, Cafer Keklikçi, Nurettin Durman, Mehmet Şamil Baş, Müştehir Karakaya, Mustafa Oğuz, Mustafa Uçurum, Tayyip Atmaca, Kemalettin Bal, Mustafa Karasoy, Filiz Bedük, Esra Güzelipek yer alan isimler. Bir de Nizar Kabbani’den Ali Sözer çevirisi yer alan çalışmalar arasında.

Dergide görünen çeşitlilik de göze çarpıyor. Bir dergide bulunması gereken her türlü çalışma Az Edebiyatta yer alıyor. Kemallettin Bal Cezmi Ersöz’le uzun ve sıcak bir sohbet gerçekleştirmiş. Özel hayattan Cezmi Ersöz’ün kitaplarına kadar uzanan sohbette en önemli nokta Cezmi Ersöz gibi önemli bir yazarın bir derginin ilk sayısı için söyleşi yapmasıdır. Ayrıca sonsöz olarak söyledikleri de fildişi kulesinde yaşamayı erdem sayan, dergileri küçümseyen, Anadolu’yu unutup yönünü İstanbul’dan başka tarafa çevirmeyen kişiler açısından son derece manidardır. Cezmi Ersöz yeni çıkan bir dergi hakkındaki düşüncelerini dile getirdiği sözlerinde; “Tabii ki desteklerim. Bana yakınsa, derdi varsa, tavrı varsa, aykırı bir duruşu varsa, lobilerin dışında var olmaya çalışıyorsa elimden gelen desteği gösteririm…” diyerek dergiciliğe verdiği önemi vurguluyor.

Az Edebiyat; söyleşisi, çeviri şiiri, dergide yer alan isimleri ile iyi bir başlangıç olarak edebiyat dünyamızdaki yerini alacağının ilk belirtilerini göstermiştir. Artık bundan sonra önemli olan derginin alacağı mesafedir. Bunu da zaman ve duyarlı okuyucular belirleyecektir. A’dan Z’ye edebiyatın dünyasına girmek isteyenler için AZ Edebiyat iyi bir sebeptir. Bu sebebe ulaşın lütfen.


Mustafa Uçurum


Dergi İrtibat:
Vergi Dairesi Karşısı (Kitapçı) Nazilli/ AYDIN
e posta: kemalettin_bal@hotmail.com
Tel: 0 506 582 95 94
Kaynak:
www.degirmendergi.com

"Yüzakı" dergisi


YÜZAKI DERGİSİ TEMMUZ 2008
Tarihtekiyle Aynı
ÇAĞDAŞ TUZAKLAR
Yüzakı Dergisi 41. sayısında;
Yoga, meditasyon, reiki, karma, nirvana ve benzeri Uzak Doğu dinlerinden neş’et eden teknik ve felsefelerin dünyada ve ülkemizde yayılışını sebep ve neticeleriyle ele alıyor.
Takdimde Mevlânâ’nın;
Bıksa herkes, bir balık bıkmaz sudan
Gün uzar şâyet nasipsiz kalsa can… (Trc: Seyrî)
beytinden hareketle şu ifadelere yer veriliyor:
“Evet, hayatımızı bir umman gibi bütünüyle saran medeniyetimiz içinde, müspet mânâda aradığımız, ihtiyaç duyacağımız her şey var.
Fakat böylesine bir zenginlik içindeyken nasipsiz mi kaldık ki; o huzur deryasının içinde, bu her yanı saran nimetten habersiz çırpınmaktayız? Çırpındıkça her taraftan bizi boğulmaktan kurtarma heveslisi «eller» uzanmakta!. Çağdaş Tuzaklar....”
Genel Yayın Yönetmeni M. Ali EŞMELİ, «Çağdaş Tuzaklar»ın sunuluşuna dikkatleri çekiyor:
“Beşeriyetin imtihanı olan çeşit çeşit tuzaklar, her zaman var. Evvelki gün vardı, dün de vardı, bugün de var. Değişen sadece, zamana göre bu tuzakların yeni yeni elbiseler, kaportalar, kılıflar, ambalâjlar ve vitrinler kullanması.”
Dergide, «Uzak Doğunun Maneviyet Tuzakları» mevzuu üzerine Prof. Dr. Ali Murat DARYAL ile doyurucu bir mülâkat var.
Din Psikoloji uzmanı Daryal;
“Küreselleşmenin aslında kültür istîlâsı olduğu, batının, kendi insanını İslâm’dan uzak tutmak için Hind’i gösterdiği, yoga vs. uygulamaların dinî köklerinden koparılarak kullanılmasının mümkün olmadığı” gibi mühim hususlara temas ediyor.
Dosyada H. Kübra ERGİN, Aynur TUTKUN, Sadettin KAPLAN, Mustafa KÜÇÜKAŞCI ve Dr. Harun ÖĞMÜŞ gibi kalemlerin incelemeleri yer alıyor.
Binlerce yıllık şiir geleneğinin günümüzdeki temsilcisi Yüzakı; şiirleriyle de kültür ve medeniyetimizi anlatmanın derdinde;
Seyrî “kayıp ilânı” ile kaybolan kıymetlerimizi anlatıyor.
Tâlî ve Mecnun, Göz Nûru Namaz’ı şiirleştiriyor:
«Bizi yâ Rabbi, namaz dostu olanlardan kıl,
Bizi yâ Rab onu hakkıyla kılanlardan kıl!»
Çağdaş tuzaklara yakalanmamanın yolu;
Kendini tanımaktan geçiyor.
Bunun için yola çıkmış bir dergi: Yüzakı ...

İsteme Adresi: Yüzakı Dergisi PK 11 Üsküdar / İSTANBUL
İdare Merkezi: Toygar Hamza Mah. Hacı Mutlu Sok. No: 7 K: 3 34672 Üsküdar/İSTANBUL
Tel : 0216 532 44 44 GSM : 0 533 200 41 78
Faks : 0216 532 44 46
E-posta : abone@yuzaki.com http://www.yuzaki.com/

"Türk Edebiyatı"dergisinde "2.Meşrutiyet" dosyası



Hasbıhal

Sevgili Türk Edebiyatı okuyucuları, Bildiğiniz gibi, içinde bulunduğumuz yıl, II. Meşrutiyet’in ilanının 100. yılıdır. Sadece siyasî tarihimiz açısından değil, edebiyat, sanat ve düşünce tarihimiz açısından da önemli bir dönemeç olan 10 Temmuz 1324 (24 Temmuz 1908), etkileri günümüze kadar uzanan büyük bir hareketliliğe yol açmıştı. Türk Edebiyatı olarak bu önemli yıldönümünü ihmal edemezdik. Bu yılın başlarında Temmuz 2008 sayımızı bütünüyle II. Meşrutiyet dönemine tahsis etmeye karar vererek çalışmaya başladık. Böylece, II. Meşrutiyet’in daha ziyade Türk düşünce tarihi, edebiyat ve sanat açısından değerlendirildiği 112 sayfalık bir “özel sayı” doğdu. Arşiv değeri taşıdığına ve her kütüphanede bulunması gerektiğine inandığımız bu sayının “görsel” malzeme açısından da çok zengin olduğunu, II. Meşrutiyet’in âdeta fotoromanına dönüştüğünü söyleyebilirim. Bu sayımız da, her zaman olduğu gibi bir röportajla başlıyor. Bahtiyar Aslan’ın Prof. Dr. İsmail Kara’yla yaptığı röportajın sizi yakın tarihimiz hakkında yeniden düşünmeye zorlayacağını sanıyoruz. Başta İslâmcılık olmak üzere, Türk düşünce tarihi üzerinde son derece önemli çalışmalara imza atan İsmail Kara, II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki fikrî hareketliliğin sebep ve sonuçlarını analiz etti. Prof. Dr. İnci Enginün de “II. Meşrutiyet’in Hatırlattıkları” başlıklı yazısında, bu dönemin fikir hareketleri ve edebiyat açısından ne kadar zengin olduğu üzerinde duruyor. Prof. Dr. M. Fatih Andı “istibdad”a şiddetle karşı çıkıp Meşrutiyet’in ilanını destekledikleri hâlde sonraki gelişmeler yüzünden “nedamet” getiren üç şairin Tevfik Fikret, Mehmet Âkif ve Rıza Tevfik’in yaklaşımlarını değerlendirirken, Ali ?ükrü Çoruk ilk defa gün ışığına çıkardığı, “inkılâb”ı hızlandıran iki belgeden söz ediyor. Birinin orijinalini ve çeviriyazısını sunduğumuz bu belgelerden, Rumeli Umumî Müfettişi Hüseyin Hilmi Paşa’nın İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından ölümle tehdit edildiği anlaşılmaktadır. Mehmet Narlı, II. Meşrutiyet’in ilanından Cumhuriyet’e uzanan sosyal ve edebî gelişmeleri topluca değerlendirdi. Prof. Dr. Fazıl Gökçek ise Meşrutiyet’in Mehmet Âkif’in Süleymaniye Kürsüsünden nasıl göründüğünü anlatıyor. Prof. Dr. Abdullah Uçman’ın tarihe “Sopalı Seçimler” diye geçen 1328 (1912) seçimlerini anlattığı yazısını da hayretle okuyacaksınız. Bu seçimlerde muhalif olarak yer alan Rıza Tevfik, İttihatçılar tarafından Gümülcine’de öldüresiye dövülmüştü.Yağmur Atsız’ın Abdülhamid’in siyasetine ve II. Meşrutiyet’e farklı bakışı da eminim dikkatinizi çekecektir. Prof. Dr. Hasan Akay’la Hümeyra Yuva da edebiyatımızda 1901-1908 arasındaki derin sessizliği değerlendirdiler. Cafer ?en, Meşrutiyet devrinin önemli edebî hareketlerinden biri olan Fecr-i Âti’nin kuruluş ve faaliyetlerini ele aldı. Tabii ünlü “Fecr-i Âti Beyannamesi”nin sadeleştirilmiş metnini de okuyucularımızın dikkatine sunduk. Mehmet Hastaş, İttihat ve Terakki’nin uygulamalarına karşı çıktıkları için fedailere öldürtülen gazetecilere, Hasan Fehmi, Ahmet Samim ve Zeki beylere yakından baktı. Bilindiği gibi, Meşrutiyet’in ilanının hemen ardından mizahta da bir patlama yaşanmış, iki ay gibi kısa bir zaman diliminde otuzdan fazla mizahî gazete ve mecmua çıkmıştır. Bu gazetelerden biri de Eşşek adını taşıyordu. M. Selim Gökçe, bu gazeteden yola çıkarak söz konusu dönemin mizah anlayışını gözler önüne serdi. Hatice Buğra ise, Türk resminde Meşrutiyet’ten sonraki gelişmeleri anlatıyor. II. Meşrutiyet’in işlendiği romanlarla ilgili yazılarımız da var. Safvet Nezihi’nin bugüne kadar kimsenin dikkatini pek çekmeyen Kadınlar Arasında adlı romanını Doç. Dr. Handan İnci, Nahid Sırrı Örik’in Sultan Hamid Düşerken’ini Hülya Atakan, Ahmet Altan’ın İsyan Günlerinde Aşk’ını Prof. Dr. Kâzım Yetiş, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun Uzak Ülke’sini de Funda Özsoy Erdoğan değerlendirdi.Bu sayıda ne yazık ki yeni şiir ve hikâyelere yer veremedik.Geçen ay ebediyete uğurladığımız Cengiz Aytmatov’u unuttuğumuzu zannetmeyiniz. Ağustos sayımız, bu büyük Kırgız yazarı hakkındaki yazılarla dolu olacak. Hazırlıklarımıza vefat haberini alır almaz başladığımızı bilmenizi isterim. Elinizdeki sayının Kırkambar bölümünde de onunla ilgili küçük bir haber ve güzel bir deneme bulacaksınız.Son olarak belirtmek istediğim bir husus var. Geçen ay, Selim İleri’yle yapılan röportajda, büyük Fransız romancısı Mercel Poust’un soyadı “Prost” şeklinde dizilmiş ve maalesef dikkatimizden kaçmıştır. Okuyucularımızın bu yanlışı kendi nüshalarında düzetmelerini rica ediyor, özür diliyoruz.Daha güzel, daha zengin sayılarda buluşmak üzere hoşça kalınız.Muhabbetle efendim.


Beşir Ayvazoğlu



YAZILAR:

Beşir Ayvazoğlu Hasbıhal

Konuşan: Bahtiyar Aslan “Batıcılar, Türkçüler, İslâmcılar, Hepsi Modernist!”

İnci Enginün II. Meşrutiyet’in Hatırlattıkları

Zeki Taştan Hunhar Timurlenk’ten En Büyük Hükümdar Timur’a

M. Fatih Andı “Bir Çürük İpliğe Hülya Dizmişiz” Meşrutiyet Ve Nedamet

Ali Şükrü Çoruk II. Meşrutiyet Nasıl İlan Edildi?

Hüseyin Hilmi Paşa’ya Tehdit Mektubu

Mehmet Narlı Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Sosyal-Edebî Bir Fotoğraf

Fazıl Gökçek “Çamlıbel Sanki Şehir, Zabıta Yok, Rabıta Yok!” . Meşrutiyet’in Süleymaniye Kürsüsünde’n Görünüşü

Abdullah Uçman II. Meşrutiyet’in Garip Bir Cilvesi ‘1328 İntihâbâtı’ Yahut ‘Sopalı Seçimler’

Handan İnci Kadınlar Arasında II. Meşrutiyet

Yağmur Atsız Târih Böler, Kültür Bağlar

Hasan Akay Suskunluk Dönemi-Yalancı Şafak 1900’lü Yıllardan Sonra Edebiyat Ve Hayat Üzerine

Hümeyra Yuva Türk Edebiyatında Yedi Yıllık Fâsıla

Cafer Şen* II. Meşrutiyet Devri Edebiyatını Temsil Eden Topluluk Fecr-İ Âti Encümen-i Edebîsi

Fecr-İ Âti Edebî Topluluğu Beyannâmesi

Mehmet Hastaş II. Meşrutiyet’te Öldürülen Gazeteciler

M. Selim Gökçe II. Meşrutiyet Yıllarında Bir Mizah Gazetesi: “Eşşek”

Hatice Bilen Buğra Meşrutiyet Döneminde Türk Resmi

Kâzım Yetiş “İsyan Günlerinde Aşk”

Funda Özsoy Erdoğan Her Kadın Bir Ülkedir, Fatma Aliye ‘Uzak Ülke’

Hülya Atakan “Sultan Hamid Düşerken”

Kahraman Bostancı 10 Temmuz’un Resimli Kitap’a Akseden Çehresi

Türk Edebiyatı Kırkambar


ŞİİRLER
Rıza Tevfik Zindan Destanı

Tevfik Fikret Yegâne Feylesofumuz





İrtibat:
Telefon : (0212) 526 16 15 / 527 50 32
Fax : (0212) 513 77 49
Adres : Divanyolu Cad. No:14 Sultanahmet / istanbul
E-Posta Adreslerimiz
tedev30@gmail.com - tedev@turkedebiyati.com.tr

E-POSTA GRUBU

Dergi~lik e-posta
dergilik@googlegroups.com